Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?

وَاِذَا قِيلَ لَهُمْ تَعَالَوْا اِلٰى مَا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَاِلَى الرَّسُولِ قَالُوا حَسْبُنَا مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَا اَوَلَوْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ لَا يَعْلَمُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ

ve iƶā ḳīle lehum teǎālev ilā mā enzele (a)llahu ve ilā r-rasūli ḳālū Hasbunā mā vecednā ǎleyhi ābā'enā e ve lev kāne ābā'uhum lā yeǎ'lemūne şey'en ve lā yehtedūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāve zaman
2قِيلَḳīleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledendiği
3لَهُمْlehumonlara
4تَعَالَوْاteǎālevع ل وYüksek olmak, yükseltilmiş olmak, yüce olmak, yüceltilmek, yükselmek, üstesinden gelmek, gururlu olmak, üstünde olmak, yukarı çıkmak, yükselmek, rütbe veya onurda yükselmek, kaldırmak, yukarı almak, binmek, üstüne çıkmakgelin
5اِلٰىilā
6مَاşeye
7اَنْزَلَenzeleن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirdiği
8اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
9وَاِلَىve ilāve
10الرَّسُولِr-rasūliر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleElçi'ye
11قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelederler ki
12حَسْبُنَاHasbunāح س بDüşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu varsaymak veya düşünmek, bir kişiyi yastıkla desteklemek veya onurlandırmak, hesap vermek veya sorumlu tutmak, bir kişiye yeten veya tatmin eden şeyi vermek, bir kişiyi memnun etmek, bir kişiye memnun eden şeyi vermek, çok vermek, haber peşinde koşmak, haberle ilgili sormak/soruşturmak, casus gibi haber aramak, yastığa yaslanmak, ödül beklemek veya aramak.bize yeter
13مَاşey
14وَجَدْنَاvecednāو ج دkaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmakbulduğumuz
15عَلَيْهِǎleyhiüzerinde
16اٰبَٓاءَنَاābā'enāا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmekbabalarımızı
17اَوَلَوْe ve levolsa da mı?
18كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
19اٰبَٓاؤُ۬هُمْābā'uhumا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmekbabaları
20لَا
21يَعْلَمُونَyeǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmeyen
22شَيْـًٔاşey'enش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişhiçbir şey
23وَلَاve lāve
24يَهْتَدُونَyehtedūneه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.doğru yolu bulamayan

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlara, gelin Allah'ın indirdiğine ve Peygambere dendi mi bize yeter atalarımızın yapageldikleri şeyler, böyle bulduk biz derler. Fakat ya ataları da bir şey bilmiyorlardı ve doğru yola gitmiyorlardıysa.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlara, gelin Allahʼın indirdiğine ve Peygambere dendi mi bize yeter atalarımızın yapageldikleri şeyler, böyle bulduk biz derler. Fakat ya ataları da bir şey bilmiyorlardı ve doğru yola gitmiyorlardıysa.

Adem Uğur

Onlara, "Allah'ın indirdiğine ve Resûl'e gelin" denildiği vakit, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter" derler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi?

Ahmed Hulusi

Onlara: "Allah'ın inzal ettiğine ve Rasule geliniz" denildiğinde, "Babalarımızdan gördüğümüz bize yeter" dediler. . . Babaları bir şey bilmeyen ve hidayet üzere olmayanlarsa da mı?

Ahmet Tekin

Onlara: 'Allah’ın indirdiğine, Kur’ân’a ve ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasulullah’a, sünnetine gelin' denildiği zaman: 'Gördüğümüz, bildiğimiz, babalarımızın yolu, hayat tarzı bize yeter' derler. Ataları hiçbir şey bilmez ve hak yolu benimsememiş, doğruyu, aydınlığı, hayrı ve refahı bulamamış kimseler ise de mi, onların yolundan gidecekler?

Ahmet Varol

Onlara: 'Allah'ın indirdiğine ve Peygamber'e gelin' dendiği zaman: 'Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter' derler. Babaları hiçbir şey bilmiyor veya doğru yolu bulamamış idilerse de mi?

Ali Bulaç

Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve elçiye gelin" denildiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter" derler. (Peki,) Ya ataları bir şey bilmiyor ve hidayete ermiyor idilerse?

Ali Fikri Yavuz

Onlara: “- Allah’ın indirdiği Kur’an hükümlerine ve Peygamberin sünnetine gelin”, denildiği zaman: “- Bize, atalarımızı üzerinde bulduğumuz din yeter”, diyorlar. Ataları bir şey bilmiyor ve doğru yola gitmiyor idiyseler de mi?

Ali Rıza Safa

"Allah'ın indirdiğine ve elçiye gelin!" denildiğinde, şöyle derler: "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter!" Ataları, bir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayanlar olsa bile mi?

Bayraktar Bayraklı

Onlara, "Allah'ın indirdiğine ve peygamberine geliniz" denildiğinde, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter" derler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi?

Bekir Sadak

Onlara, «Gelin Allah'in indirdigi Kitab'a ve peygambere uyun» dendiginde, «Atalarimizi uzerinde buldugumuz yol bize yeter» derler; ya atalari bir sey bilmeyen ve dogru yolda olmayan kimseler idiyseler?

Celal Yıldırım

Onlara, «Allah'ın indirdiği Kitab'a ve Peygamberin (Sünnetine) yüzçevirip gelin!» denilince, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeter, derler. Ya ataları bir şey bilmeyenler ve doğru yolu bulmayanlar idiyse..

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara “Allah’ın indirdiğine ve peygambere gelin” dendiğinde, “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter” derler. Ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda gitmeyen kimseler olsa da mı?

Diyanet İşleri

Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?

Diyanet İşleri (eski)

Onlara, 'Gelin Allah'ın indirdiği Kitap'a ve peygambere uyun' dendiğinde, 'Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter' derler; ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyseler?

Diyanet Vakfi

Onlara, «Allah'ın indirdiğine ve Resûl'e gelin» denildiği vakit, «Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter» derler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlara: «Allah'ın indirdiği (kitabı)ne ve peygamber'e gelin» dendiği zaman: «Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter» derler. Ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolu da bulamayan kimseler olsa da mı?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunlara: "Gelin Allah'ın indirdiği hükümlere ve peygambere." denildiği zaman: "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter!" derler. Ya ataları birşey bilmeyen ve doğru yolda bulunmayan kimseler idiyseler de mi?

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunlara gelin Allahın indirdiği ahkama ve Peygambere denildiği zaman da "bize atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler yeter" diyorlar, ya ataları bir şey bilmez ve doğru yola gitmezler idi ise de mi?

Erhan Aktaş

Onlara, Allah'ın indirdiğine ve Resul'e gelin dendiği zaman, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter." dediler. Peki ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimselerse?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, Allah'ın indirdiğine ve resule gelin dendiği zaman, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter." dediler. Peki ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimselerse?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, Allah'ın indirdiğine ve rasule gelin dendiği zaman, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter." dediler. Peki ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler ise?

Fizilal-il Kuran

Onlara Allah'ın indirdiği Kur'an'a ve Peygambere uyunuz denildiğinde, «Atalarımızın miras bıraktığı düzen bize yeter» derler. Peki ya, ataları hiçbir şey bilmeyen, doğru yoldan uzak kimseler idiyse?

Gültekin Onan

Onlara: "Tanrı'nın indirdiğine ve elçiye gelin" denildiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter" derler. (Peki,) Ya ataları bir şey bilmiyor ve hidayete ermiyor idilerse?

Hamdi Döndüren

Onlara, “Allah’ın indirdiğine ve elçiye gelin” denildiğinde, “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter!” derler. Ama ya ataları hiçbir şey bilememiş ve doğru yolu da bulamamış idiyseler!

Hasan Basri Çantay

Onlara: "Allahın indirdiğine ve o peygambere gelin" denildiği zaman "Atalarımızı üstünde bulduğumuz şeyler bize yeter" dediler. Ya ataları hiç bir şey bilmiyorlar ve doğru yola gitmiyorlar idiyse?..

Hasib Asutay

Onlara 'Allah'ın indirdiğine ve peygambere gelin' denildiği zaman 'Atalarımızın üzerinde bulduğumuz şey bize yeter' derler. Ya ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yolu bulmamış olsalar da mı?

Hayrat Neşriyat

Hem onlara, 'Allah’ın indirdiğine (Kur’ân’a) ve peygambere (sünnetine) gelin!' denildiği zaman: 'Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeter!' dediler. Ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolu (da) bulamayan kimseler idiyse! (Yine de onlara mı tâbi' olacaklar?)

İbni Kesir

Onlara; Allah'ın indirdiğine ve peygambere gelin, denildiği zaman; atalarımızı üstünde bulunduğumuz şey bize yeter, dediler. Ya ataları, bir şey bilmiyor ve doğru yola gitmiyorlar idiyse?

Mehmet Okuyan

Onlara “Allah’ın indirdiğine (kitaba) ve Elçi'ye gelin!” dendiği zaman, “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter!” derler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi?

Muhammed Esed

Zira onlara, "Allahın indirdiğine ve Elçisine gelin!" denildiğinde, "Atalarımızdan gördüğümüz inançlar ve fiiller bizim için kafidir" diye cevap verirler. Ya ataları hiçbir şey bilmeyen ve doğru yoldan uzak kimseler idiyseler de mi?

Mustafa İslamoğlu

Ve onlara "Allah'ın indirdiğine ve Peygamber'e gelin!" denildiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz inanç bize yeter!" diyorlar. Ya ataları hiçbir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyse de mi?

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlara, Allah Teâlâ'nın indirdiğine ve Peygambere geliniz denildiği vakit, «Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeter,» derler. Ya babaları hiçbir şey bilmiyorlar ve doğru yola gitmiyorlar idiyseler de mi?

Ömer Öngüt

Onlara: “Allah'ın indirdiği Kitab'a ve Peygamber'e gelin!” denildiği zaman: “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter. ” derler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi?

Suat Yıldırım

Kendilerine: "Allah’ın indirdiğine ve Resule (onların hakemliğine) gelin denildiğinde "Atalarımızı ne halde bulmuşsak o bize yeter!" derler. "Ataları hiçbir şey bilmeyen, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı onlara tabi olacaklar?"

Süleyman Ateş

Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve Elçi'ye gelin!" dense, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter!" derler. Babaları hiçbir şey bilmeyen, doğru yolu bulamayan kimseler olsa da mı?

Süleymaniye Vakfı

Onlara "Allah'ın indirdiğine yani resulün getirdiğine gelin!" denildiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter!" derler. Ya ataları bir şey bilememiş ve doğru yola da girmemişlerse?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara: "Allahın indirdiğine ve Elçisine gelin" dense, "Atalarımızda gördüğümüz bize yeter" derler. Ya ataları bir şeyi bilememiş ve doğru yolu bulamamışlarsa?

Şaban Piriş

Onlara: -Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin, denildiğinde: -Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter." derler. Ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayanlar idiyse ya?

Tefhim-ul Kuran

Onlara: «Allah'ın indirdiğine ve peygambere gelin» denildiğinde, «Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter» derler. (Peki,) Ya ataları bir şey bilmiyor ve hidayete ermiyor idilerse?.

Ümit Şimşek

Onlara 'Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin' dendiğinde, 'Atalarımızdan gördüğümüz şey bize yeter' derler. Ya onların ataları hiçbir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler ise?

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara, Allah'ın indirdiğine ve resule gelin dendiğinde şöyle derler: "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter." Peki, ataları hiçbir şey bilmiyor, doğru yolu bulamıyor idiyseler de mi?

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlara: “Allahın nazil etdiyinə və göndərdiyi Elçiyə tərəf gəlin”– deyildikdə: “Atalarımızın tutduğu yol bizə bəsdir”– deyirlər. Əgər ataları bir şey bilməyib, doğru yola yönəlməyiblərsə onda necə olsun?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlara: ″Allahın nazil etdiyinə və Peyğəmbərə tərəf gəlin!″ – deyildiyi zaman: ″Atalarımızın getdiyi yol bizə yetər″, - deyə cavab verirlər. Bəs ataları heç bir şey bilməyib doğru yolda deyildilərsə necə?!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wenn ihnen gesagt wird: ʺKommt, hört auf die Offenbarung, die Gott herabgesandt hat, und hört auf die Ermahnung des Gesandten!ʺ sagen sie: ʺWir begnügen uns mit dem, woran unsere Väter geglaubt haben.ʺ Wie können sie so etwas äußern, da ihre Väter um die Wahrheit nicht wußten und den rechten Weg nicht kannten?

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn man zu ihnen sagt: ʺKommt her zu dem, was Allah (als Offenbarung) herabgesandt hat, und zum Gesandtenʺ, sagen sie: ʺUnsere Genüge ist das, worin wir unsere Väter (vor)gefunden haben.ʺ Was denn, auch wenn ihre Väter nichts begriffen und nicht rechtgeleitet waren?

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn ihnen gesagt wird: ʺFügt euch dem, was ALLAH hinabgesandt hat, und dem Gesandtenʺ, sagten sie: ʺEs genügt uns, was wir bei unseren Ahnen vorgefunden haben.ʺ Selbst dann, wenn ihre Ahnen nichts wußten und keiner Rechtleitung folgten?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When told to recourse to what Allah has sent down of divine revelations, and to the Messenger for help and advice, they simply refuse. They say: "We are quite satisfied with the particular system of faith and worship our fathers were bent on. But how will it be if their fathers had lacked the soundness of judgement and had missed the path of righteousness.

Abdul Haleem

when it is said to them, ‘Come to what God has sent down, and to the Messenger,’ they say, ‘What we inherited from our forefathers is good enough for us,’ even though their forefathers knew nothing and were not guided.

Abdullah Yusuf Ali

When it is said to them: "Come to what Allah hath revealed; come to the Messenger": They say: "Enough for us are the ways we found our fathers following." what! even though their fathers were void of knowledge and guidance?

Abul A'la Maududi

When they are asked: 'Come to what Allah has revealed, and come to the Messenger', they reply: 'The way of our refathers suffices us.' (Will they continue to follow their forefathers) even though their forefathers might have known nothing, and might have been on the wrong way?

Aisha Bewley

When they are told, ‘Come to what Allah has sent down and to the Messenger,’ they say, ‘What we found our fathers doing is enough for us. ’ What! Even if their fathers did not know anything and were not guided!

Al-Hilali & Khan

And when it is said to them: "Come to what Allâh has revealed and unto the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم for the verdict of that which you have made unlawful)." They say: "Enough for us is that which we found our fathers following," even though their fathers had no knowledge whatsoever nor guidance.

Ali Quli Qarai

And when they are told, ‘Come to what Allah has sent down and [come] to the Apostle,’ they say, ‘Sufficient for us is what we have found our fathers following. ’ What, even if their fathers did not know anything and were not guided?!

Amatul Rahman Omar

And when it is said to them, `Come to what Allâh has revealed and to this perfect Messenger. ' They say, `Sufficient for us is that (tradition) whereon we have found our forefathers.' What! (would they follow them blindly) even though their forefathers had no knowledge whatsoever and had no guidance?

Arthur John Arberry

And when it is said to them, 'Come now to what God has sent down, and the Messenger, they say, 'Enough for us is what we found our fathers doing. ' What, even if their fathers had knowledge of naught and were not guided?

Bijan Moeinian

When it is said to them: "Follow the laws of the Lord which is revealed to the Prophet, " they reply: “We prefer to follow our forefathers way of life [even though it implies nonsense such as the above mentioned practices. ]” What if their forefathers knew nothing and their “way of life” would lead them nowhere?

E. Henry Palmer

And when it is said to them, 'Come round to what God has revealed unto His Apostle,' they say, 'Enough for us is what we found our fathers agreed upon. ' What! though their fathers knew nothing and were not guided.

Edip-Layth

If they are told, "Come to what God has sent down, and to the messenger;" they say, "We are content with what we found our fathers doing." What if their fathers did not know anything nor were they guided?

George Sale

And when it is said to them, 'Come to what Allah has revealed, and to the Messenger,' they say, 'Sufficient for us is that wherein we found our fathers. ' What! even though their fathers had no knowledge and had no guidance.

Hamid S. Aziz

And when it is said to them, "Come round to what Allah has revealed unto His Apostle," they say, "Enough for us is that wherein we found our fathers. " What! Even though their fathers had no knowledge whatever and no guidance?

Mahmoud Ghali

And when it is said to them, "Come to what Allah has sent down and to the Messenger, " they say, "Enough (Literally: enough reckoning) for us is what we found our fathers (doing). " And even if their fathers did not know anything and were not guided?

Marmaduke Pickthall

And when it is said unto them: Come unto that which Allah hath revealed and unto the messenger, they say: Enough for us is that wherein we found our fathers. What! Even though their fathers had no knowledge whatsoever, and no guidance?

Mohamed Ahmed - Samira

When you say to them: "Come to what God has revealed, and the Prophet," they say: "Sufficient to us is the faith that our fathers had followed," even though their fathers had no knowledge or guidance.

Muhammad Asad

for when they are told, "Come unto that which God has bestowed from on high, and unto the Apostle" - they answer, "Enough for us is that which we found our forefathers believing in and doing. " Why, even though their forefathers knew nothing, and were devoid of all guidance?

Mustafa Khattab

When it is said to them, "Come to Allah’s revelations and to the Messenger," they reply, “What we found our forefathers practicing is good enough for us.” ˹Would they still do so,˺ even if their forefathers had absolutely no knowledge or guidance?

Progressive Muslims

And if they are told: "Come to what God has sent down, and to the messenger;" they Say: "We are content with what we found our fathers doing. " What if their fathers did not know anything nor were guided

Sahih International

And when it is said to them, "Come to what Allah has revealed and to the Messenger," they say, "Sufficient for us is that upon which we found our fathers. " Even though their fathers knew nothing, nor were they guided?

Sam Gerrans

And when it is said to them: “Come to what God has sent down, and to the Messenger,” they say: “Sufficient for us is that upon which we found our fathers.” Even though their fathers knew not anything and were not guided?

Shabbir Ahmed

When it is said to them, "Come to that which Allah has revealed and to His Messenger, they say, "Enough for us is what we found our parents doing. " What! Even though their parents had no knowledge whatsoever and no guidance?

Syed Vickar Ahamed

When it is said to them: "Come to what Allah has revealed, and come to the Messenger (Muhammad):" They say: "The ways we found our fathers following are enough for us. " What! Even though their fathers did not have the knowledge and guidance?

Taqi Usmani

When it is said to them, "Come to what Allah has sent down, and to the Messenger;" they say, “Sufficient for us is that on which we have found our forefathers.” Is it so, even though their forefathers knew nothing, and had no guidance either?

The Monotheist Group

And if they are told: "Come to what God hassent down, and to the messenger;" they say: "We are content with what we found our fathers doing." What if their fathers did not know anything nor were guided?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand on leur dit: ʺVenez vers ce quʹAllah a fait descendre (la Révélation), et vers le Messagerʺ, ils disent: ʺIl nous suffit de ce sur quoi nous avons trouvé nos ancêtres.ʺ Quoi! Même si leurs ancêtres ne savaient rien et nʹétaient pas sur le bon chemin...?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema ji wan re dihate gotin werin bal wehya (Qur’ana) ku Xwedê ew aniye xwarê û werin cem Pêxember. Dibêjin: Ev a ku me bav û bapîrên xwe li ser dîtî besî me ye. Erê, ma eger bav û bapîrên wan bi tiştekî nizanibin û ne li ser rêka rast bin jî?!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer tot hen gezegd wordt: ʺKomt tot wat God heeft neergezonden en tot de gezantʺ, zeggen zij: ʺDat waarvan wij gemerkt hebben dat onze vaderen eraan gewoon waren is goed genoeg voor ons.ʺ En als hun vaderen nu eens niets wisten en het goede pad niet volgden?

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen tot hen gezegd werd: Komt tot hetgeen God heeft geopenbaard en tot den apostel, antwoordden zij: Het geloof dat wij bij onze ouderen vonden, is toereikend voor ons, terwijl hunne vaders niets kenden en niet geleid werden.

Hollandaca — Siregar

En toen tot hen werd gczcgd: ʺKomt tot wat Allah geopenbaard heeft en tot Zijn Boodschapper,ʺ zeiden zij: ʺOns is voldoende wat wij (aan leafregels) bij onze vaderen vonden.ʺ En dat terwijl hun vaderen niets wisten en geen Leiding volgen?

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Когда неверным говорят: ʺСледуйте за тем, что ниспослал Аллах, и за Посланникомʺ, - они отвечают: ʺДовольно нам того, что исповедовали наши отцыʺ. Неужели так, если даже их отцы ни о чем не ведали и не следовали прямым путем?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och när de hör uppmaningen: ʺKom och slut upp kring det som Gud har uppenbarat och kring Profetenʺ, svarar de: ʺFör oss räcker det som var våra förfäders tro.ʺ Men om deras förfäder inte använde sitt förstånd och saknade all vägledning