(30-31) Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.
وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَنِي اِسْرَٓاءِيلَ مِنَ الْعَذَابِ الْمُهِينِ مِنْ فِرْعَوْنَ اِنَّهُ كَانَ عَالِيًا مِنَ الْمُسْرِفِينَ
ve leḳad necceynā benī isrāīle mine l-ǎƶābi l-muhīni / min fir'ǎvne innehu kāne ǎāliyen mine l-musrifīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Firavun'dan; şüphe yok ki o haddi aşanlardan yücelik satan, ululanan biriydi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Firavunʼdan; şüphe yok ki o haddi aşanlardan yücelik satan, ululanan biriydi.
Adem Uğur
Yani Firavun'dan. Çünkü o bir zorba idi, aşırı gidenlerdendi.
Ahmed Hulusi
Firavun'dan (benliğin sembolü)! Muhakkak ki O, üstünlük taslayan, israf edenlerden (hakikatindeki kuvveleri boşa harcayan) idi.
Ahmet Tekin
Firavun’dan da kurtardık. O, cahilce davranarak üstünlük taslayıp haddi aşan, günah, isyan ve inkâr bataklığında olanlardan bir zorba, bir diktatördü.
Ahmet Varol
Firavun'dan. Şüphesiz o ölçüyü taşıranlardan bir büyüklenici (zorba) idi.
Ali Bulaç
Firavun'dan. Çünkü, o, ölçüyü taşıran bir mütekebbirdi.
Ali Fikri Yavuz
Firavun’dan (esaretinden ve oğullarının öldürülmesinden). Çünkü o azgın müsriflerdendi, (şirke varanlardandı).
Ali Rıza Safa
Firavun'dan. Kuşkusuz, büyüklük taslayarak ölçüyü aşanlar arasındaydı.
Bayraktar Bayraklı
- Andolsun biz, İsrailoğulları'nı o alçaltıcı azaptan,yani Firavun'dan kurtardık.Çünkü o, aşırı gidenlerden bir zorba idi.
Bekir Sadak
(30-31) And olsun ki, Israilogullarini, azgin bir zorba olan Firavun'un alcaltici azabindan kurtardik.
Celal Yıldırım
(30-31) And olsun ki, biz, İsrail oğulları'nı horlayıcı aşağılayıcı olan o azâbdan, Fir'avn(ın zulüm ve haksızlığın)dan kurtardık. Şüphesiz ki o, ölçüyü kaçıranların, aşırı gidenlerin kendini yüksekte göreni (başkalarına tepeden bakanı) idi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(30-31) Gerçekten İsrâiloğulları’nı aşağılayıcı bir azaptan, Firavun’un işkencesinden kurtarmış olduk. O haddi aşan, ululuk taslayan birisiydi.
Diyanet İşleri
(30-31) Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.
Diyanet İşleri (eski)
(30-31) And olsun ki, İsrailoğullarını, azgın bir zorba olan Firavun'un alçaltıcı azabından kurtardık.
Diyanet Vakfi
Yani Firavun'dan. Çünkü o bir zorba idi, aşırı gidenlerdendi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Firavun'dan da kurtardık çünkü o üstünlük taslayıp haddi aşan bir zorbaydı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Firavun'dan, çünkü o haddi aşanlardan bir üstündü.
Elmalılı Hamdi Yazır
Fir'avinden, çünkü o üstün müsriflerden idi
Erhan Aktaş
Firavun'un zulmünden. Kuşkusuz o, müsriflerdendi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Firavun'un zulmünden. Kuşkusuz o, müsriflerdendi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Firavun'un zulmünden. Kuşkusuz o, müsriflerdendi.
Fizilal-il Kuran
Yani Firavun'dan. Çünkü o haddi aşanlardan bir zorba idi.
Gültekin Onan
Firavun'dan. Çünkü, o, ölçüyü taşıran bir mütekebbirdi.
Hamdi Döndüren
Yani Firavun’dan. Çünkü o, sınırı aşan bir zorba idi.
Hasan Basri Çantay
(30-31) Andolsun ki biz İsrail oğullarını o zillet verici azabdan, Fir'avndan kurtardık. Hakıykat o, haddi aşanlardan bir mütekebbirdi.
Hasib Asutay
Firavun'dan. Çünkü o haddi aşanlardan bir zorba idi. (8) (8. Firavun İsrailoğullarını kendine kul ve köle yapıyor, oğullarını öldürüyordu.)
Hayrat Neşriyat
(30-31) And olsun ki, İsrâiloğullarını o (pek) aşağılayıcı azabdan, Fir'avun’dan kurtardık. Çünki o üstünlük taslayan bir kimse idi, haddi aşanlardandı.
İbni Kesir
Firavun'dan. Doğrusu o, azgın bir zorba idi.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz, İsrailoğullarını küçük düşürücü o azaptan yani Firavun’dan kurtarmıştık. Şüphesiz ki o, haddini aşanlardan bir zorbaydı.
Muhammed Esed
Firavun(un onların başına sardığı azap)tan; zaten o, kendi kişiliklerini harcayıp duranların en başta gelenlerindendi;
Mustafa İslamoğlu
Firavun'dan... Çünkü o, haddini bilmez küstahlardan biriydi.
Ömer Nasuhi Bilmen
Fir'avun'dan, şüphe yok ki, o, müsriflerden bir mütekebbir olmuştu.
Ömer Öngüt
Firavun'dan. Doğrusu o, azgın bir zorba idi.
Suat Yıldırım
(30-31) Böylece, İsrailoğullarını gerçekten zelil eden, aşağılayan o işkenceden, Firavun’un işkencesinden kurtardık. Doğrusu, bu adam, haddini aşan, büyüklük taslayan zorbanın teki idi.
Süleyman Ateş
Fir'avn'dan. Çünkü o, (insanları ezip) ululanan, sınırı aşanlardan biri idi.
Süleymaniye Vakfı
Firavun'un çektirdiği azaptan... O, kesinlikle bir zorbaydı, aşırı gidenlerdendi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Firavun'un çektirdiği azaptan... Çünkü o, kendini yüce gören ve aşırılıkları olan biriydi.
Şaban Piriş
Firavundan, çünkü o, haddi aşan bir zorba idi.
Tefhim-ul Kuran
Firavun'dan. Çünkü o, ölçüyü taşıran bir mütekebbirdi.
Ümit Şimşek
Onları Firavun'dan kurtardık. Gerçekten o haddini aşmış bir zorba idi.
Yaşar Nuri Öztürk
Firavun'dan kurtardık. Firavun, haddi aşanların büyüklük taslayanlarından biriydi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Firondan. Həqiqətən, o, özünü yüksək tutan və həddi aşanlardan idi.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Firʼondan (xilas etdik). Həqiqətən, o, təkəbbür göstərən, həddi aşanlardan idi!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
die Pharao ihnen auferlegte. Er war hochmütig und maßlos.
Almanca — Der Edle Quran
von Firʹaun. Er war überheblich und einer der Maßlosen.
Almanca — M. A. Rassoul
vor Pharao; denn er war hochmütig, einer der Maßlosen.
Almanca — Muhammad Zaidan
von Pharao. Gewiß, er war ein Arroganter von den Maßlosen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Inflicted by Pharaoh who beheld his unfortunate people from an exalted throne and was extravagant in his account of himself and was fond of his own way which he saw but the one way to erect tyrannies in all his cities.
Abdul Haleem
at the hands of Pharaoh: he was a tyrant who exceeded all bounds.
Abdullah Yusuf Ali
Inflicted by Pharaoh, for he was arrogant (even) among inordinate transgressors.
Abul A'la Maududi
from Pharaoh who was most prominent among the prodigals.
Aisha Bewley
from Pharaoh – he was haughty, one of the profligate.
Al-Hilali & Khan
From Fir‘aun (Pharaoh); verily he was arrogant and was of the Musrifûn (those who transgress beyond bound in spending and other things and commit great sins).
Ali Quli Qarai
from Pharaoh. Indeed he was a tyrant among the profligates.
Amatul Rahman Omar
From (the torment of) Pharaoh. He was surely haughty (and one) of the transgressors.
Arthur John Arberry
from Pharaoh; surely he was a high One, of the prodigals;
Bijan Moeinian
the Pharaoh who was indeed the most prominent tyrant.
E. Henry Palmer
- from Pharaoh; verily, he was haughty, one of the extravagant!
Edip-Layth
From Pharaoh; he was a transgressing tyrant.
George Sale
from Pharaoh; for he was haughty, and a transgressor:
Hamid S. Aziz
From Pharaoh; surely he was haughty, (and) one of those who committed excesses.
Mahmoud Ghali
From Firaawn; (Pharaoh) surely he was exalted, of the extravagant.
Marmaduke Pickthall
(We delivered them) from Pharaoh. Lo! he was a tyrant of the wanton ones.
Mohamed Ahmed - Samira
They (had experienced) under the Pharaoh. He was certainly a tyrant, guilty of excess.
Muhammad Asad
[inflicted on them] by Pharaoh, seeing that he was truly outstanding among those who waste their own selves;
Mustafa Khattab
of Pharaoh. He was truly a tyrant, a transgressor.
Progressive Muslims
From Pharaoh; he was a transgressing tyrant.
Sahih International
From Pharaoh. Indeed, he was a haughty one among the transgressors.
Sam Gerrans
From Pharaoh: — he was a high one among the committers of excess.
Shabbir Ahmed
From Pharaoh, for he glorified himself to the extent of wasting his own "Self. "
Syed Vickar Ahamed
Caused by Firon (Pharaoh), indeed he was proud (haughty and arrogant, even) among unruly transgressors.
Taqi Usmani
from Fir‘aun. Indeed, he was haughty, one of the transgressors.
The Monotheist Group
From Pharaoh; he was a transgressing tyrant.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
de Pharaon qui était hautain et outrancier.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
van Firʹaun. Hij had de overhand en behoorde tot de onmatigen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Van Pharao; want hij was hoovaardig en een zondaar.
Hollandaca — Siregar
Van Firʹaun: voorwaar, hij was een hoogmoedige onder de buitensporigen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(которое исходило) от Фараона (когда убивались их сыны и порабощались женщины). Ведь поистине он [Фараон] был высокомерным тираном, и (также был он) из числа излишествующих (в неверии и зле).
Rusça — Osmanov
Фирʹауном, ибо он был спесив и необуздан.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
som Farao (lade på dem) - han var en förtryckare som gick till de värsta överdrifter. -