(30-31) Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.

وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَنِي اِسْرَٓاءِيلَ مِنَ الْعَذَابِ الْمُهِينِ مِنْ فِرْعَوْنَ اِنَّهُ كَانَ عَالِيًا مِنَ الْمُسْرِفِينَ

ve leḳad necceynā benī isrāīle mine l-ǎƶābi l-muhīni / min fir'ǎvne innehu kāne ǎāliyen mine l-musrifīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2نَجَّيْنَاnecceynāن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.biz kurtardık
3بَنِيbenīب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileoğullarını
4اِسْرَٓاءِيلَisrāīleاسراءيلİsrail
5مِنَmine-dan
6الْعَذَابِl-ǎƶābiع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azab-
7الْمُهِينِl-muhīniه و نHafif olmak, değersiz olmak, borçlu olmak, aşağılık, sessiz, zayıflamak, nazik, hor görülen, bayağı. Kolaylaştırmak, hor görmek, kınamak. Hor görmek, küçümsemek.küçültücü
1مِنْmin-dan
2فِرْعَوْنَfir'ǎvneفرعونFir'avn-
3اِنَّهُinnehuçünkü o
4كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinidi
5عَالِيًاǎāliyenع ل وYüksek olmak, yükseltilmiş olmak, yüce olmak, yüceltilmek, yükselmek, üstesinden gelmek, gururlu olmak, üstünde olmak, yukarı çıkmak, yükselmek, rütbe veya onurda yükselmek, kaldırmak, yukarı almak, binmek, üstüne çıkmakululanan
6مِنَmine-dan
7الْمُسْرِفِينَl-musrifīneس ر فAşırı gitmek, haddi aşmak, israf etmek, savurganlık yapmak, müsrif olmak, saçıp savurmak, fazla harcamak, ölçüyü kaçırmak, gereksiz yere harcamaksınırı aşanlar-

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Firavun'dan; şüphe yok ki o haddi aşanlardan yücelik satan, ululanan biriydi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Firavunʼdan; şüphe yok ki o haddi aşanlardan yücelik satan, ululanan biriydi.

Adem Uğur

Yani Firavun'dan. Çünkü o bir zorba idi, aşırı gidenlerdendi.

Ahmed Hulusi

Firavun'dan (benliğin sembolü)! Muhakkak ki O, üstünlük taslayan, israf edenlerden (hakikatindeki kuvveleri boşa harcayan) idi.

Ahmet Tekin

Firavun’dan da kurtardık. O, cahilce davranarak üstünlük taslayıp haddi aşan, günah, isyan ve inkâr bataklığında olanlardan bir zorba, bir diktatördü.

Ahmet Varol

Firavun'dan. Şüphesiz o ölçüyü taşıranlardan bir büyüklenici (zorba) idi.

Ali Bulaç

Firavun'dan. Çünkü, o, ölçüyü taşıran bir mütekebbirdi.

Ali Fikri Yavuz

Firavun’dan (esaretinden ve oğullarının öldürülmesinden). Çünkü o azgın müsriflerdendi, (şirke varanlardandı).

Ali Rıza Safa

Firavun'dan. Kuşkusuz, büyüklük taslayarak ölçüyü aşanlar arasındaydı.

Bayraktar Bayraklı

- Andolsun biz, İsrailoğulları'nı o alçaltıcı azaptan,yani Firavun'dan kurtardık.Çünkü o, aşırı gidenlerden bir zorba idi.

Bekir Sadak

(30-31) And olsun ki, Israilogullarini, azgin bir zorba olan Firavun'un alcaltici azabindan kurtardik.

Celal Yıldırım

(30-31) And olsun ki, biz, İsrail oğulları'nı horlayıcı aşağılayıcı olan o azâbdan, Fir'avn(ın zulüm ve haksızlığın)dan kurtardık. Şüphesiz ki o, ölçüyü kaçıranların, aşırı gidenlerin kendini yüksekte göreni (başkalarına tepeden bakanı) idi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(30-31) Gerçekten İsrâiloğulları’nı aşağılayıcı bir azaptan, Firavun’un işkencesinden kurtarmış olduk. O haddi aşan, ululuk taslayan birisiydi.

Diyanet İşleri

(30-31) Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.

Diyanet İşleri (eski)

(30-31) And olsun ki, İsrailoğullarını, azgın bir zorba olan Firavun'un alçaltıcı azabından kurtardık.

Diyanet Vakfi

Yani Firavun'dan. Çünkü o bir zorba idi, aşırı gidenlerdendi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Firavun'dan da kurtardık çünkü o üstünlük taslayıp haddi aşan bir zorbaydı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Firavun'dan, çünkü o haddi aşanlardan bir üstündü.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fir'avinden, çünkü o üstün müsriflerden idi

Erhan Aktaş

Firavun'un zulmünden. Kuşkusuz o, müsriflerdendi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Firavun'un zulmünden. Kuşkusuz o, müsriflerdendi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Firavun'un zulmünden. Kuşkusuz o, müsriflerdendi.

Fizilal-il Kuran

Yani Firavun'dan. Çünkü o haddi aşanlardan bir zorba idi.

Gültekin Onan

Firavun'dan. Çünkü, o, ölçüyü taşıran bir mütekebbirdi.

Hamdi Döndüren

Yani Firavun’dan. Çünkü o, sınırı aşan bir zorba idi.

Hasan Basri Çantay

(30-31) Andolsun ki biz İsrail oğullarını o zillet verici azabdan, Fir'avndan kurtardık. Hakıykat o, haddi aşanlardan bir mütekebbirdi.

Hasib Asutay

Firavun'dan. Çünkü o haddi aşanlardan bir zorba idi. (8) (8. Firavun İsrailoğullarını kendine kul ve köle yapıyor, oğullarını öldürüyordu.)

Hayrat Neşriyat

(30-31) And olsun ki, İsrâiloğullarını o (pek) aşağılayıcı azabdan, Fir'avun’dan kurtardık. Çünki o üstünlük taslayan bir kimse idi, haddi aşanlardandı.

İbni Kesir

Firavun'dan. Doğrusu o, azgın bir zorba idi.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz, İsrailoğullarını küçük düşürücü o azaptan yani Firavun’dan kurtarmıştık. Şüphesiz ki o, haddini aşanlardan bir zorbaydı.

Muhammed Esed

Firavun(un onların başına sardığı azap)tan; zaten o, kendi kişiliklerini harcayıp duranların en başta gelenlerindendi;

Mustafa İslamoğlu

Firavun'dan... Çünkü o, haddini bilmez küstahlardan biriydi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Fir'avun'dan, şüphe yok ki, o, müsriflerden bir mütekebbir olmuştu.

Ömer Öngüt

Firavun'dan. Doğrusu o, azgın bir zorba idi.

Suat Yıldırım

(30-31) Böylece, İsrailoğullarını gerçekten zelil eden, aşağılayan o işkenceden, Firavun’un işkencesinden kurtardık. Doğrusu, bu adam, haddini aşan, büyüklük taslayan zorbanın teki idi.

Süleyman Ateş

Fir'avn'dan. Çünkü o, (insanları ezip) ululanan, sınırı aşanlardan biri idi.

Süleymaniye Vakfı

Firavun'un çektirdiği azaptan... O, kesinlikle bir zorbaydı, aşırı gidenlerdendi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun'un çektirdiği azaptan... Çünkü o, kendini yüce gören ve aşırılıkları olan biriydi.

Şaban Piriş

Firavundan, çünkü o, haddi aşan bir zorba idi.

Tefhim-ul Kuran

Firavun'dan. Çünkü o, ölçüyü taşıran bir mütekebbirdi.

Ümit Şimşek

Onları Firavun'dan kurtardık. Gerçekten o haddini aşmış bir zorba idi.

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun'dan kurtardık. Firavun, haddi aşanların büyüklük taslayanlarından biriydi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Firondan. Həqiqətən, o, özünü yüksək tutan və həddi aşanlardan idi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Firʼondan (xilas etdik). Həqiqətən, o, təkəbbür göstərən, həddi aşanlardan idi!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

die Pharao ihnen auferlegte. Er war hochmütig und maßlos.

Almanca — Der Edle Quran

von Firʹaun. Er war überheblich und einer der Maßlosen.

Almanca — M. A. Rassoul

vor Pharao; denn er war hochmütig, einer der Maßlosen.

Almanca — Muhammad Zaidan

von Pharao. Gewiß, er war ein Arroganter von den Maßlosen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Inflicted by Pharaoh who beheld his unfortunate people from an exalted throne and was extravagant in his account of himself and was fond of his own way which he saw but the one way to erect tyrannies in all his cities.

Abdul Haleem

at the hands of Pharaoh: he was a tyrant who exceeded all bounds.

Abdullah Yusuf Ali

Inflicted by Pharaoh, for he was arrogant (even) among inordinate transgressors.

Abul A'la Maududi

from Pharaoh who was most prominent among the prodigals.

Aisha Bewley

from Pharaoh – he was haughty, one of the profligate.

Al-Hilali & Khan

From Fir‘aun (Pharaoh); verily he was arrogant and was of the Musrifûn (those who transgress beyond bound in spending and other things and commit great sins).

Ali Quli Qarai

from Pharaoh. Indeed he was a tyrant among the profligates.

Amatul Rahman Omar

From (the torment of) Pharaoh. He was surely haughty (and one) of the transgressors.

Arthur John Arberry

from Pharaoh; surely he was a high One, of the prodigals;

Bijan Moeinian

the Pharaoh who was indeed the most prominent tyrant.

E. Henry Palmer

- from Pharaoh; verily, he was haughty, one of the extravagant!

Edip-Layth

From Pharaoh; he was a transgressing tyrant.

George Sale

from Pharaoh; for he was haughty, and a transgressor:

Hamid S. Aziz

From Pharaoh; surely he was haughty, (and) one of those who committed excesses.

Mahmoud Ghali

From Firaawn; (Pharaoh) surely he was exalted, of the extravagant.

Marmaduke Pickthall

(We delivered them) from Pharaoh. Lo! he was a tyrant of the wanton ones.

Mohamed Ahmed - Samira

They (had experienced) under the Pharaoh. He was certainly a tyrant, guilty of excess.

Muhammad Asad

[inflicted on them] by Pharaoh, seeing that he was truly outstand­ing among those who waste their own selves;

Mustafa Khattab

of Pharaoh. He was truly a tyrant, a transgressor.

Progressive Muslims

From Pharaoh; he was a transgressing tyrant.

Sahih International

From Pharaoh. Indeed, he was a haughty one among the transgressors.

Sam Gerrans

From Pharaoh: — he was a high one among the committers of excess.

Shabbir Ahmed

From Pharaoh, for he glorified himself to the extent of wasting his own "Self. "

Syed Vickar Ahamed

Caused by Firon (Pharaoh), indeed he was proud (haughty and arrogant, even) among unruly transgressors.

Taqi Usmani

from Fir‘aun. Indeed, he was haughty, one of the transgressors.

The Monotheist Group

From Pharaoh; he was a transgressing tyrant.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

de Pharaon qui était hautain et outrancier.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

van Firʹaun. Hij had de overhand en behoorde tot de onmatigen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Van Pharao; want hij was hoovaardig en een zondaar.

Hollandaca — Siregar

Van Firʹaun: voorwaar, hij was een hoogmoedige onder de buitensporigen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(которое исходило) от Фараона (когда убивались их сыны и порабощались женщины). Ведь поистине он [Фараон] был высокомерным тираном, и (также был он) из числа излишествующих (в неверии и зле).

Rusça — Osmanov

Фирʹауном, ибо он был спесив и необуздан.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

som Farao (lade på dem) - han var en förtryckare som gick till de värsta överdrifter. -