Sonra Musa, Rabbine, "Bunlar günahkar bir toplumdur" diye seslendi.

فَدَعَا رَبَّهُ اَنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمٌ مُجْرِمُونَ

fe deǎā rabbehu enne hā'ulā'i ḳavmun mucrimūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَدَعَاfe deǎāد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmeksonra du'a etti
2رَبَّهُrabbehuر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbine
3اَنَّenneki gerçekten
4هٰٓؤُ۬لَٓاءِhā'ulā'ibunlar
5قَوْمٌḳavmunق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir toplumdur
6مُجْرِمُونَmucrimūneج ر مBir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir şeyi bitirmek veya sonlandırmak [tamamlandığında].suç işleyen

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken Rabbine duâ edip şüphe yok ki bunlar demişti, mücrim bir topluluk.

Abdulkadir Gölpınarlı

Derken Rabbine duâ edip şüphe yok ki bunlar demişti, mücrim bir topluluk.

Adem Uğur

Bunun üzerine Musa: Bunlar suç işleyen bir toplumdur, diye Rabbine arzetti.

Ahmed Hulusi

(Musa da) Rabbine yöneldi: "Bunlar suçlu (şirk koşan) bir toplum!"

Ahmet Tekin

Mûsâ: 'Bunlar İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsi, suçlu ve günahkâr bir kavim' diyerek yardım etmesi için Rabbine dua etti.

Ahmet Varol

Sonunda Rabbine: 'Bunlar suçlu bir kavimdirler' diye dua etti.

Ali Bulaç

Sonunda Rabbine: "Gerçekten bunlar, suçlu günahkar bir kavimdirler" diye dua etti.

Ali Fikri Yavuz

Sonra Mûsa Rabbine şöyle dua etti: “- (Ey Rabbim, bu müşriklere müstahak oldukları cezayı ver; çünkü) bunlar günahkâr bir kavimdir.”

Ali Rıza Safa

Sonra, Efendisine yakarışta bulundu: "Bunlar, suçlu bir toplumdur!"

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine Musa, bunların suç işleyen bir toplum olduğunu Rabbine arzetti.

Bekir Sadak

Bunlar, suclu bir millet oldugu icin, Rabbine yardim etmesi icin yalvardi.

Celal Yıldırım

Sonra da Rabbına, «bunlar suçlu günahkâr bir millettir,» diye duâ etti.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonuç alamayınca rabbine, “Bunlar günaha batmış bir topluluk!” diye arzıhal etti.

Diyanet İşleri

Sonra Musa, Rabbine, "Bunlar günahkar bir toplumdur" diye seslendi.

Diyanet İşleri (eski)

Bunlar, suçlu bir millet olduğu için, Rabbine yardım etmesi için yalvardı.

Diyanet Vakfi

Bunun üzerine Musa: Bunlar suç işleyen bir toplumdur, diye Rabbine arzetti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Musa: «Şüphesiz ki bunlar suçlu bir kavimdir.» diyerek yardım etmesi için Rabbine yalvardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra: "Bak bunlar suçlu bir kavimdir!" diyerek Rabbine dua etti.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra rabbına dua etti: bak bunlar mücrim bir kavim dedi

Erhan Aktaş

"Bunlar, suç işleyen bir toplumdur." diye Rabb'ine yakardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Bunlar, suç işleyen bir toplumdur." diye Rabb'ine yakardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Bunlar, suç işleyen bir toplumdur." diye Rabb'ine yakardı.

Fizilal-il Kuran

Sonra Musa: «Bunlar, suç işleyen bir toplum» diye Rabbine dua etti.

Gültekin Onan

Sonunda rabbine: "Gerçekten bunlar, suçlu günahkar bir kavimdirler" diye dua etti.

Hamdi Döndüren

Sonra Musa, “Kuşkusuz bunlar suç işleyen bir toplumdur!” diye Rabbine dua etti.

Hasan Basri Çantay

Nihayet Rabbine "Bunlar hakıykat günahkarlar güruhudur" diye düa etdi.

Hasib Asutay

Sonra (Musa,) 'Şüphesiz bunlar suç işleyen bir toplumdur' diye Rabbine seslendi.

Hayrat Neşriyat

Buna rağmen (kavminin îmân etmemesi üzerine, Mûsâ): 'Doğrusu bunlar, bir günahkârlar topluluğudur' diye Rabbisine duâ etti.

İbni Kesir

Bunlar, suçlu bir kavimdir, diyerek Rabbına dua etti.

Mehmet Okuyan

(Musa:) “Bunlar suç işleyen bir toplumdur.” diye Rabbine dua etmişti.

Muhammed Esed

Ama sonra, (onların düşmanlığından bezdiğinde,) "Bunlar (gerçekten) günaha batmış bir toplumdur!" diye Rabbine seslendi.

Mustafa İslamoğlu

Olan oldu, o (da) Rabbine şöyle şikayet etti: "İşte bunların günaha batmış bir toplum olduğu kesinleşmiştir."

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra Rabbine dua etti ki: «Muhakkak bunlar, günahkârlar olan bir kavimdir.»

Ömer Öngüt

"Bunlar günahkâr bir topluluktur. " diye Rabbine niyazda bulundu.

Suat Yıldırım

Onlar kabul etmeyince Rabbine şöyle yalvardı: "Ya Rabbî, onlar suçlu bir güruh! (Onları sana havale ettim, Sen onların hakkından gel.)"

Süleyman Ateş

Sonra (Musa): "Bunlar, suç işleyen bir toplumdur!" diye Rabbine du'a etti.

Süleymaniye Vakfı

Daha sonra Rabbine şöyle yalvardı: "Bunlar günaha batmış bir topluluk."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Daha sonra Sahibine yalvararak: "Bunlar suça (günaha) batmış bir topluluk." dedi.

Şaban Piriş

Musa: -Bunlar, suçlu bir toplumdur, diyerek Rabb'ine dua etmişti.

Tefhim-ul Kuran

Sonunda Rabbine: «Gerçekten bunlar, suçlu günahkâr bir kavimdirler» diye dua etti.

Ümit Şimşek

Musa Rabbine dua ederek 'Bunlar bir mücrimler güruhu' dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra Rabbine, "Bunlar suç işleyen bir topluluktur." diye yakardı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sonra o, Rəbbinə yalvarıb dedi: “Həqiqətən, bunlar günahkar adamlardır!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sonra (Musa) Rəbbinə belə dua etdi: ″Həqiqətən, bunlar günahkar bir qövmdür! (Pərvərdigara! Bunlara layiq olduqları cəzanı ver!)″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er rief Seinen Herrn an: ʺDiese Menschen sind ein verbrecherisches Volk.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Da rief er zu seinem Herrn: ʺDiese sind ein Volk von Übeltätern.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Dann rief er zu seinem Herrn: ʺDies ist ein sündhaftes Volk.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann richtete Bittgebet an seinen HERRN: ʺDiese sind doch schwer verfehlende Leute.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then did Mussa make devout and humble supplications to Allah his Creator, praying for His aid, setting forth in words by reference to their wicked characteristics.

Abdul Haleem

[Moses] cried to his Lord, ‘These people are evildoers!’

Abdullah Yusuf Ali

(But they were aggressive:) then he cried to his Lord: "These are indeed a people given to sin."

Abul A'la Maududi

Then he called upon his Lord: "These are a criminal people."

Aisha Bewley

He called out to his Lord, ‘These are evildoing people. ’

Al-Hilali & Khan

(But they were aggressive), so he [Mûsâ (Moses)] called upon his Lord (saying): "These are indeed the people who are Mujrimûn (disbelievers, polytheists, sinners, criminals)."

Ali Quli Qarai

Then he invoked his Lord, [saying,] ‘These are indeed a guilty lot. ’

Amatul Rahman Omar

Thereupon (when they denied him) he (- Moses) called to his Lord (saying), `These are a people guilty indeed. '

Arthur John Arberry

And he called to his Lord, saying, 'These are a sinful people. '

Bijan Moeinian

Finally Moses gave up and said: "[My Lord] These people are indeed criminals. "

E. Henry Palmer

Then he called upon his Lord, 'Verily, these are a sinful people. '

Edip-Layth

Subsequently, he called on his Lord: "These are a criminal people."

George Sale

And when they accused him of imposture, he called upon his Lord, saying, these are a wicked people.

Hamid S. Aziz

Then he called upon his Lord, "These are a guilty people".

Mahmoud Ghali

"These are a criminal people. "

Marmaduke Pickthall

And he cried unto his Lord, (saying): These are guilty folk.

Mohamed Ahmed - Samira

Then he called to his Lord: "These are a sinful people. "

Muhammad Asad

But then, [when they beset him with their enmity,] he called out to his Sustainer, "These are [indeed] people lost in sin!"

Mustafa Khattab

Ultimately, he cried out to his Lord, "These are a wicked people!"

Progressive Muslims

Subsequently, he called on his Lord: "These are a criminal people. "

Sahih International

And [finally] he called to his Lord that these were a criminal people.

Sam Gerrans

And he called to his Lord that these were a people of lawbreakers.

Shabbir Ahmed

So he cried unto his Lord, "This is an exploitive people. " ('Mujrim' = One who thrives on the fruit of others' toil = Exploitive).

Syed Vickar Ahamed

(But they were angry and haughty) then he cried to his Lord: "Truly, these are a criminal people used to sin. "

Taqi Usmani

Then he prayed to his Lord saying, "These are a guilty people."

The Monotheist Group

Subsequently, he called on his Lord: "These are a criminal people."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il invoqua alors son Seigneur: ʺCe sont des gens criminelsʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Li hemberî vê, Mûsa gazî Xwedayê xwe kir, got: Ev ên ha qewmekî sûcdar in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen riep hij zijn Heer aan: ʺDezen zijn misdadige mensen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen zij hem van bedrog beschuldigden, riep hij zijn Heer aan, zeggende: Dit is een zondig volk.

Hollandaca — Siregar

En hij bad toen tot zijn Heer: ʺVoorwaar, zij zijn een misdadig volk.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (затем) [после того, как Фараон и его приспешники не признали Мусу посланником Аллаха] он [Муса] обратился с мольбой к Господу своему: «Эти (являются) взбунтовавшими (против Аллаха) людьми [неверующими]!»

Rusça — Osmanov

И затем он воззвал к своему Господу: ʺОни - народ грешныйʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(När Moses såg deras omedgörlighet) bad han till sin Herre (och sade): ʺDessa (människor) är djupt sjunkna i synd!ʺ