Göğün açık bir duman getireceği günü bekle.
فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَاءُ بِدُخَانٍ مُبِينٍ
fe rteḳib yevme te'tī s-semāu bi duḣānin mubīnin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık gözetle gökyüzünden apaçık, gözle görünür bir dumanın geleceği günü.
Abdulkadir Gölpınarlı
Artık gözetle gökyüzünden apaçık, gözle görünür bir dumanın geleceği günü.
Adem Uğur
Şimdi sen, göğün, açık bir duman çıkaracağı günü gözetle.
Ahmed Hulusi
Semanın apaçık bir duhan (duman) olarak geleceği (insani hakikatin fark edileceği) süreci gözetle!
Ahmet Tekin
Şimdi sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle.
Ahmet Varol
Artık sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle.
Ali Bulaç
Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
Ali Fikri Yavuz
O halde (Ey Rasûlüm), semanın aşikâre bir duman (kıtlık ve açlık) getireceği (azab) gününü gözle.
Ali Rıza Safa
Artık, gökyüzünde apaçık bir Büyük Duman belireceği günü gözle.
Bayraktar Bayraklı
- Artık sen, göğün, insanları bürüyecek apaçık bir duman çıkaracağı günü bekle! Bu, elem verici bir azaptır.
Bekir Sadak
(10-11) GOgun, insanlari buruyecek ve gozle gorulecek bir duman cikaracagi gunu bekle; bu, can yakan bir azabdir.
Celal Yıldırım
(10-11) (Ey Peygamber!) Artık göğün, insanları saracağı bir dumanla geleceği günü gözetle. Bu elem verici bir azâbdır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(10-11) Göğün bütün insanları kuşatan belirgin bir dumana bürüneceği günü bekle. Bu acı veren bir azaptır.
Diyanet İşleri
Göğün açık bir duman getireceği günü bekle.
Diyanet İşleri (eski)
(10-11) Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.
Diyanet Vakfi
(10-11) Şimdi sen, göğün, insanları bürüyecek açık bir duman çıkaracağı günü gözetle. Bu, elem verici bir azaptır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(10-11) Ey Muhammed! Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle! Bu acı bir azabdır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O halde o göğün açık bir duman ile geleceği günü gözetle
Elmalılı Hamdi Yazır
O halde gözet o Semanın açık bir duman ile geleceği günü
Erhan Aktaş
Artık göğün, apaçık bir duman getireceği günü bekle.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Artık göğün, apaçık bir duman getireceği günü bekle.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Artık göğün, apaçık bir duman getireceği günü bekle.
Fizilal-il Kuran
Göğün gözle görülür bir duman getireceği günü gözetle.
Gültekin Onan
Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
Hamdi Döndüren
Şimdi sen, göğün açık bir duman çıkaracağı günü gözetle!
Hasan Basri Çantay
O halde semanın apaşikar bir duman getireceği günü gözetle (Habibim).
Hasib Asutay
(Resulüm!) Göğün, açık bir duman (3) getireceği günü gözetle. (3. Tefsir bilginlerinin çoğuna göre bu duman, kıyametin alametlerindendir.)
Hayrat Neşriyat
(10-11) O hâlde, göğün insanları bürüyecek apaçık bir duhân (bir duman) getireceği günü gözetle! Bu (pek) elemli bir azabdır.
İbni Kesir
Öyleyse sen gözle. Göğün açıkça bir duman çıkaracağı gün;
Mehmet Okuyan
(Şimdi) sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle!
Muhammed Esed
Öyleyse, gökyüzünde (Son Saat'in yaklaştığını) haber veren bir duman tabakasının belireceği Gün'ü bekle,
Mustafa İslamoğlu
Şu halde, göğün (felaket) taşıyan bir dumanla kaplanacağı günü bekle!
Ömer Nasuhi Bilmen
(9-10) Fakat onlar, şekk içinde oynarlar. Artık gözet bir günü ki, gök, bir apaçık duman ile gelecektir.
Ömer Öngüt
Resulüm! O halde sen göğün apaçık bir duman getireceği günü bekle.
Suat Yıldırım
(10-11) O halde sen göğün, bütün insanları saracak olan aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle. Bu, gayet acı bir azaptır.
Süleyman Ateş
Göğün, açık bir duman getireceği günü gözetle.
Süleymaniye Vakfı
Göğün apaçık bir duman getireceği (üzerlerine çaresizlik çökeceği) günü gözle.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bunların dünyasının, işin aslını gösteren bir dumanla kararacağı günü bekle.
Şaban Piriş
Göğün apaçık bir duman getireceği günü gözle!
Tefhim-ul Kuran
Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
Ümit Şimşek
Sen göğün aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle.
Yaşar Nuri Öztürk
Artık sen göğün açıkça izlenen bir duman getireceği günü gözle.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sən göydən aşkar bir tüstü gələcəyi günü gözlə.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Peyğəmbər!) Sən göyün aşkar bir dumana bürünəcəyi günü gözlə! (O gün müşriklərə elə bir aclıq üz verəcəkdir ki, gözləri qaranlıq gətirib yerlə göyün arasını, sanki bir duman bürüdüyünü görəcəklər!)
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Warte nur den Tag ab, an dem am Himmel deutlich Rauch zu sehen ist,
Almanca — Der Edle Quran
So erwarte den Tag, an dem der Himmel deutlichen Rauch hervorbringt,
Almanca — M. A. Rassoul
Darum aber erwarte den Tag, an dem der Himmel einen sichtbaren Rauch hervorbringt
Almanca — Muhammad Zaidan
Also warte auf den Tag, wenn der Himmel mit deutlichem Rauch kommt,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
You just wait the course of events O Muhammad; there comes a Day when the heavens shall stir smoke-like dust and things end into smoke.
Abdul Haleem
[Prophet], watch out for the Day when the sky brings forth clouds of smoke for all to see.
Abdullah Yusuf Ali
Then watch thou for the Day that the sky will bring forth a kind of smoke (or mist) plainly visible,
Abul A'la Maududi
So watch for the Day when the sky will come down with a pall of smoke,
Aisha Bewley
So be on the watch for a day when heaven brings forth a distinctive smoke,
Al-Hilali & Khan
Then wait you for the Day when the sky will bring forth a visible smoke,
Ali Quli Qarai
So watch out for the day when the sky brings on a manifest smoke,
Amatul Rahman Omar
So (Prophet!) watch for the day when the sky will bring about a clear drought;
Arthur John Arberry
So be on the watch for a day when heaven shall bring a manifest smoke
Bijan Moeinian
Your doubt will certainly be removed, when you see the mass of smoke descending from the heaven.
E. Henry Palmer
But expect thou the day when the heaven shall bring obvious smoke
Edip-Layth
Therefore, watch for the day when the sky will bring a visible smoke/gas.
George Sale
But observe them on the day whereon the heaven shall produce a visible smoke,
Hamid S. Aziz
Therefore, keep waiting for the day when the heaven shall bring evident smoke (or mist),
Mahmoud Ghali
So be on the watch for a Day when the heaven will come up with an evident smoke,
Marmaduke Pickthall
But watch thou (O Muhammad) for the day when the sky will produce visible smoke
Mohamed Ahmed - Samira
So watch for the day when the sky begins to emit clear smoke,
Muhammad Asad
WAIT, THEN, for the Day when the skies shall bring forth a pall of smoke which will make obvious [the approach of the Last Hour],
Mustafa Khattab
Wait then ˹O Prophet˺ for the day ˹when˺ the sky will be veiled in haze,[1] clearly visible,
Progressive Muslims
Therefore, watch for the day when the sky will bring a visible smoke.
Sahih International
Then watch for the Day when the sky will bring a visible smoke.
Sam Gerrans
So watch thou for the day the sky will bring obvious smoke
Shabbir Ahmed
Wait, then, for the Day when the sky will bring forth a pall of visible smoke.
Syed Vickar Ahamed
Then you watch for the Day on which the sky will bring out a kind of clearly visible smoke (or mist),
Taqi Usmani
So, wait for a day when the sky will come up with a visible smoke
The Monotheist Group
Therefore, watch for the day when the heaven will bring a visible smoke.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Eh bien, attends le jour où le ciel apportera une fumée visible
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca tu çavnêriyê bike, wê roja ku asîman dûmaneke aşkera tîne…
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wacht dan de dag maar af waarop de hemel met duidelijke rook zal komen
Hollandaca — Siregar
Wacht dan op de Dag waarop in de hemel duidelijke rook verschijnt.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(О, Посланник) так жди же (с этими многобожниками) (того) дня, когда небо принесет очевидный дым,
Rusça — Osmanov
Так жди же того дня, когда небо извергнет ясно видимый дым,