(2-3) Apaçık Kitab'a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur'an yaptık.

وَالْكِتَابِ الْمُبِينِ اِنَّا جَعَلْنَاهُ قُرْءٰنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

ve l-kitābi l-mubīni / innā ceǎlnāhu ḳur'ānen ǎrabiyyen leǎllekum teǎ'ḳilūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالْكِتَابِve l-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitaba andolsun ki
2الْمُبِينِl-mubīniب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinapaçık
1اِنَّاinnāelbette biz
2جَعَلْنَاهُceǎlnāhuج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakonu yaptık
3قُرْءٰنًاḳur'ānenق ر اOkumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathanebir Kur'an
4عَرَبِيًّاǎrabiyyenع ر بsaf, açık, sade, yalın, pürüzsüz, hatadan-kusurdan uzak, berrak su; farklı-ayırt edici, fasih, açıklayıcı konuşmak, fesahat; tutkulu, aşk dolu, neşeli, hayat dolu, coşkulu akan nehir; Arap, Arapça, AraplaşmakArapça
5لَعَلَّكُمْleǎllekumumulur ki
6تَعْقِلُونَteǎ'ḳilūneع ق لBağlamak, alıkoymak, akıllı olmak, bilge olmak, anlamak, birisi için kan bedeli ödemek, bir dağın zirvesine tırmanmak, anlayış kullanmak, sakınmak.düşünüp anlarsınız

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz, akıl edesiniz, anlayasınız diye Kur'ân'ı Arap diliyle meydana getirdik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz, akıl edesiniz, anlayasınız diye Kurʼânʼı Arap diliyle meydana getirdik.

Adem Uğur

Biz, anlayıp düşünmeniz için onu Arapça bir Kur'an kıldık.

Ahmed Hulusi

Kesinlikle biz Onu Arapça bir Kur'an olarak meydana getirdik, ta ki (anlayıp) aklınızı kullanarak (değerlendiresiniz)!

Ahmet Tekin

Biz Kur’ân’ı bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, açık, edebî, Arapça, okunan bir kitap halinde planlayıp hazırlayarak açıkladık. Umulur ki, aklınızı kullanarak anlarsınız.

Ahmet Varol

Olur ki akıl edersiniz diye onu Arapça bir Kur'an kıldık.

Ali Bulaç

Gerçekten Biz onu, belki aklınızı kullanırsınız diye Arapça bir Kur'an kıldık.

Ali Fikri Yavuz

Biz onu, anlayasınız diye, Arabca bir Kur’an yaptık.

Ali Rıza Safa

Aslında, Onu, çok kolay anlaşılacak Kur'an yaptık; belki aklınızı kullanırsınız diye.

Bayraktar Bayraklı

Biz, anlayasınız diye onu Arapça bir Kur'an yaptık.

Bekir Sadak

(2-3) Apacik Kitap'a and olsun ki, akledesiniz diye Kuran'i arapca okunan bir Kitap kilmisizdir.

Celal Yıldırım

Biz, aklınızı kullanırsınız diye Arapça bir Kur'ân indirdik.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Anlayıp düşünesiniz diye onu Arapça Kur’an olarak indirdik.

Diyanet İşleri

(2-3) Apaçık Kitab'a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur'an yaptık.

Diyanet İşleri (eski)

(2-3) Apaçık Kitap'a and olsun ki, akledesiniz diye Kuran'ı Arapça okunan bir Kitap kılmışızdır.

Diyanet Vakfi

(2-3) Apaçık Kitab'a andolsun ki biz, anlayıp düşünmeniz için onu Arapça bir Kur'an kıldık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(2-3) Apaçık kitaba andolsun ki biz onu iyice anlayasınız diye Arapça bir Kur'an yaptık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu, Biz onu Arapça olarak okunacak bir Kur'an yaptık ki akıl erdiresiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hakka biz onu Arabi olarak okunacak bir Kur'an kıldık ki akıl irdiresiniz

Erhan Aktaş

Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kuran yaptık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kuran yaptık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kur'an yaptık.

Fizilal-il Kuran

Düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'an yaptık.

Gültekin Onan

Gerçekten biz onu Arapça bir Kuran kıldık ki akledesiniz.

Hamdi Döndüren

Biz, onu düşünüp anlamanız için Arapça bir Kur’an yaptık.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat biz onu, (Onun manalarını) anlayasınız diye, Arabca bir Kur'an yapdık.

Hasib Asutay

Gerçekten biz düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'an kıldık.

Hayrat Neşriyat

(2-3) Apaçık beyân eden Kitâb’a and olsun ki, şübhesiz biz, (anlayıp) akıl erdiresiniz diye onu Arabca bir Kur’ân kıldık.

İbni Kesir

Düşünüp anlayasınız diye gerçekten Biz, onu arabça bir Kur'an kılmışızdır

Mehmet Okuyan

Şüphesiz biz akıl edesiniz diye onu Arapça bir Kur’an kıldık.

Muhammed Esed

Onu, düşünüp kavrayabilmeniz için Arapça bir hitabe yaptık.

Mustafa İslamoğlu

Ki zaten Biz, onu anlayabilesiniz diye Arapça bir hitap kıldık.

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak Biz onu bir Arapça Kur'an kıldık, umulur ki, siz akıl erdirirsiniz.

Ömer Öngüt

Muhakkak ki biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir Kur'an kılmışızdır.

Suat Yıldırım

Biz düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur’ân olarak indirdik.

Süleyman Ateş

Biz, düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'an yaptık.

Süleymaniye Vakfı

şüphesiz biz onu, aklınızı kullanasınız/ doğru bağlantılar kurasınız diye Arapça kur'anlar /ayet kümeleri haline getirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onu, Arapça (ayetler) kümesi haline (kuranlar haline) getirdik; belki aklınızı kullanırsınız.

Şaban Piriş

Biz onu anlayasınız diye Arapça okuma/Kur'an kıldık.

Tefhim-ul Kuran

Gerçekten biz onu, belki aklınızı kullanırsınız diye Arapça bir Kur'an kıldık.

Ümit Şimşek

Düşünüp anlamanız için Biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onu akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an yaptık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz Quranı ərəbcə nazil etdik ki, onu anlayasınız.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz onu, anlaya biləsiniz deyə, ərəbcə Qurʼan etdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben es zu einem arabischen Koran gemacht, auf daß ihr darüber nachdenken möget.

Almanca — Der Edle Quran

Wir haben es ja zu einem arabischen Qurʹan gemacht, auf daß ihr begreifen möget;

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich Wir haben ihn zu einem Quran in arabischer Sprache gemacht, auf daß ihr (es) verstehen möget.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, WIR ließen sie einen arabischen Quran werden, damit ihr euch besinnt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

A Book, We have made in Arabic literary form that you may hopefully comprehend its inimitability and employ the faculty of reason in forming conclusions,

Abdul Haleem

We have made it a Quran in Arabic so that you [people] may understand.

Abdullah Yusuf Ali

We have made it a Qur'an in Arabic, that ye may be able to understand (and learn wisdom).

Abul A'la Maududi

verily We have made it an Arabic Qur'an that you may understand.

Aisha Bewley

We have made it an Arabic Qur’an so that hopefully you will use your intellect.

Al-Hilali & Khan

Verily, We have made it a Qur’ân in Arabic that you may be able to understand (its meanings and its admonitions).

Ali Quli Qarai

We have made it an Arabic Qur’ān so that you may apply reason,

Amatul Rahman Omar

Verily, We have made it a Qur'ân, such (a Scripture) as brings (the nations) together, and (a Scripture) eloquently expressive so that you may make use of your understanding.

Arthur John Arberry

behold, We have made it an Arabic Koran; haply you will understand;

Bijan Moeinian

This Qur’an is revealed in Arabic to you [who were expecting it in another language as a sign of miracle] so that you read it in your own maternal language and understand it.

E. Henry Palmer

verily, we have made it an Arabic Qur'an; haply ye will have some sense.

Edip-Layth

We have made it into an Arabic compilation, perhaps you may understand.

George Sale

verily We have ordained the same an Arabic Koran, that ye may understand:

Hamid S. Aziz

Surely We have made it an Arabic Lecture (Quran) that you may understand.

Mahmoud Ghali

Surely We have made it an Arabic Qur'an that possibly you would consider;

Marmaduke Pickthall

Lo! We have appointed it a Lecture, in Arabic that haply ye may understand.

Mohamed Ahmed - Samira

That We made it a distinctly lucid Qur'an that you may understand.

Muhammad Asad

behold, We have caused it to be a discourse in the Arabic tongue, so that you might encompass it with your reason.

Mustafa Khattab

Certainly, We have made it a Quran in Arabic so perhaps you will understand.

Progressive Muslims

We have made it into an Arabic Quran, perhaps you may understand.

Sahih International

Indeed, We have made it an Arabic Qur'an that you might understand.

Sam Gerrans

We have made it an Arabic recitation, that you might use reason,

Shabbir Ahmed

Behold, We have made it a Monograph in clear Arabic language that you may fully understand. (7:158), (12:3), (13:37), (14:4), (25:1), (39:28), (41:3), (42:7).

Syed Vickar Ahamed

Verily, We have made it a Quran in Arabic that you may be able to understand (and learn).

Taqi Usmani

We have made it an Arabic Qur’ān, so that you may understand.

The Monotheist Group

We have made it an Arabic revelation, perhaps you may comprehend.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous en avons fait un Coran arabe afin que vous raisonniez.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Birastî Me ev Quran bi zimanê erebî nazil kiriye da ku hûn têbigihîjin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben het tot een Arabische Koran gemaakt; misschien zullen jullie verstandig worden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, wij hebben dit als een Arabischen Koran bevolen, opdat gij dien zoudt begrijpen.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, Wij hebben hem als een Arabische Koran gemaakt Hopelijk zullen jullie begrijpen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Мы сделали ее [эту Книгу] в виде Корана на арабском языке, чтобы вы размышляли (над ее смыслом).

Rusça — Osmanov

Воистину, Мы создали его арабским Кораном, - быть может, вы постигнете.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi har utformat den som en förkunnelse på det arabiska språket för att ni helt och fullt skall förstå (dess budskap).