(Gönderilen uyarıcı,) "Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" dedi. Onlar, "Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkar ediyoruz" dediler.

قَالَ اَوَلَوْ جِئْتُكُمْ بِاَهْدٰى مِمَّا وَجَدْتُمْ عَلَيْهِ اٰبَٓاءَكُمْ قَالُوا اِنَّا بِمَا اُرْسِلْتُمْ بِهِ كَافِرُونَ

ḳāle e ve lev ci'tukum bi ehdā mimmā vecedtum ǎleyhi ābā'ekum ḳālū innā bimā ursiltum bihi kāfirūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
2اَوَلَوْe ve levşayet
3جِئْتُكُمْci'tukumج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakben size getirsem de mi?
4بِاَهْدٰىbi ehdāه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.daha doğrusunu
5مِمَّاmimmāşeyden
6وَجَدْتُمْvecedtumو ج دkaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmakbulduğunuz
7عَلَيْهِǎleyhiüzerinde
8اٰبَٓاءَكُمْābā'ekumا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmekbabalarınızı
9قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
10اِنَّاinnādoğrusu biz
11بِمَاbimāşeyi
12اُرْسِلْتُمْursiltumر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalesizinle gönderilen
13بِهِbihionu
14كَافِرُونَkāfirūneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar ediyoruz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Peygamber, onlara, ben dedi, atalarınızdan bulduğunuz dinden daha doğru bir dinle gelsem de gene atalarınızın yoluna mı gideceksiniz? Şüphe yok ki biz dediler, sizin gönderildiğiniz şeyleri zâten inkâr etmedeyiz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Peygamber, onlara, ben dedi, atalarınızdan bulduğunuz dinden daha doğru bir dinle gelsem de gene atalarınızın yoluna mı gideceksiniz? Şüphe yok ki biz dediler, sizin gönderildiğiniz şeyleri zâten inkâr etmedeyiz.

Adem Uğur

Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz (din)den daha doğrusunu getirmişsem (yine mi bana uymazsınız)? deyince, dediler ki: Doğrusu biz sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz.

Ahmed Hulusi

(Hz. Rasulullah) dedi ki: "Eğer size, atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğruyu getirmişsem de mi?" Dediler ki: "İrsal olunduğun bilgiyi reddederiz!"

Ahmet Tekin

Gönderilen uyarıcı: 'Eğer size, bildiğiniz, gördüğünüz babalarınızın yolundan, hayat tarzından daha doğrusunu, hak olanını getirmişsem de mi, bana uymazsınız?' deyince, onlar: 'Biz sizin özgürce tebliğ ile görevlendirildiğiniz dini kabul etmiyoruz, inkâr ediyoruz' dediler.

Ahmet Varol

(Peygamberlerin her biri): 'Ya ben size atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha doğrusunu getirdiysem?' dedi. Onlar: 'Doğrusu biz sizinle gönderileni inkâr edenleriz' dediler.

Ali Bulaç

(O peygamberlerden her biri de şöyle) Demiştir: "Ben size atalarınızı üstünde bulduğunuz şeyden daha doğru olanını getirmiş olsam da mı?" Onlar da demişlerdi ki: "Doğrusu biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeye kafir olanlarız."

Ali Fikri Yavuz

(Her peygamber de ümmetine şöyle) demişti: “Atalarınızı, üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu size getirdimse de mi? (bunu kabul etmiyeceksiniz?)” Onlar da dediler ki: “- Biz, sizin peygamber olarak getirdiğiniz şeylere inanmıyoruz.”

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğru bir yol gösteren getirmiş olsam da mı?" Şöyle dediler: "Aslında, sizinle gönderileni inkar ediyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

Peygamberler, "Size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsakda mı?" diye sormuştu. Onlar da, "Şüphesiz biz, seninle gönderileni kesinlikle inkar ediyoruz" diye cevap vermişlerdi.

Bekir Sadak

Gonderilen uyarici: «Eger size, babalarinizi uzerinde buldugunuz dinden daha dogrusunu getirmis isem de mi bana uymazsiniz?» derdi. Onlar: «Dogrusu sizinle gonderilen seyi inkar ediyoruz» derlerdi.

Celal Yıldırım

(Uyarıcı peygamber onlara): «Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirecek olsam da mı ?» dedi. «Biz, şüpheniz olmasın ki, sizinle gönderileni inkâr edip tanımıyoruz,» diye cevap verdiler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Peygamber, “Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirsem de mi?” diye sordu. Onlar da, “Biz sizin getirdiğiniz mesajı inkâr ediyoruz” cevabını verdiler.

Diyanet İşleri

(Gönderilen uyarıcı,) "Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" dedi. Onlar, "Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkar ediyoruz" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

Gönderilen uyarıcı: 'Eğer size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş isem de mi bana uymazsınız?' dedi. Onlar: 'Doğrusu sizinle gönderilen şeyi inkar ediyoruz' dediler.

Diyanet Vakfi

Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz (din)den daha doğrusunu getirmişsem (yine mi bana uymazsınız)? deyince, dediler ki: Doğrusu biz sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Gönderilen uyarıcı; «Eğer size babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmişsem de mi bana uymazsınız?» deyince, onlar: «Gerçekten biz sizin tebliğ için gönderildiğiniz şeyi tanımıyoruz.» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Uyarıcı): "Size atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğrusunu getirdimse de mi?" deyince, onlar: "Biz sizin gönderildiğiniz şeylere inanmıyoruz" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya, dedi: size atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğrusunu getirdimse de mi? Ha! dediler: biz o sizin gönderildiğiniz şeylere inanmıyoruz

Erhan Aktaş

Size, "Atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" deyince, onlar: "Biz, sizinle gönderilene kafirlik ediyoruz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Size, "Atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" deyince, onlar: "Biz, sizinle gönderilene Kafirlik ediyoruz." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Size, "Atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" deyince, onlar: "Biz, sizinle gönderileni inkar ediyoruz." dediler.

Fizilal-il Kuran

Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da yine babalarınızın yolunu mu tutacaksınız? deyince, dediler ki: «Doğrusu biz seninle gönderileni inkar ediyoruz.»

Gültekin Onan

(O peygamberlerden her biri de şöyle) Demiştir: "Ben size atalarınızı üstünde bulduğunuz şeyden daha doğru olanını getirmiş olsam da mı?" Onlar da demişlerdi ki: "Doğrusu biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeye kafir olanlarız."

Hamdi Döndüren

Gönderilen uyarıcı, “Ben size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı, bana uymayacaksınız?” dedi. Onlar da, “Doğrusu biz, sizinle gönderilen mesajı tanımıyoruz.” dediler.

Hasan Basri Çantay

(O peygamberlerden her biri şöyle) dedi: "Ben, atalarınızı üstünde bulunduğunuzdan daha doğrusunu size getirdimse de mi"? Onlar da "Biz, dediler, o sizin gönderildiğiniz şeylere (doğru da olsa) küfr edicileriz".

Hasib Asutay

(Gönderilen uyarıcı,) 'Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?' deyince, dediler ki: 'Doğrusu biz sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz.'

Hayrat Neşriyat

(Peygamberleri onlara:) '(Ben) size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?' dedi. (Onlar:) 'Doğrusu biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeyi inkâr edicileriz' dediler.

İbni Kesir

Şayet size atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha doğrusunu getirmişsem; yine mi bana uymazsınız? deyince, dediler ki: Doğrusu sizin gönderildiğiniz şeyi, biz inkar ediyoruz.

Mehmet Okuyan

(Elçi) “Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz (din)den daha doğrusunu getirmişsem (yine de bana uymaz mısınız?)” deyince, onlar “Doğrusu biz sizinle gönderileni inkâr ediyoruz!” demişlerdi.

Muhammed Esed

(Bunun üzerine her peygamber) "Nasıl?" derdi, "Atalarınızı inanır bulduğunuzdan daha iyi bir kılavuz getirmiş olsam da mı?" Berikiler, buna, "Sizin mesajlarınızda bir doğruluk payı olduğunu inkar ediyoruz!" diye cevap verirlerdi.

Mustafa İslamoğlu

(O peygamberler de): "Ne yani, ben size atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu göstersem de mi?" dedi(ler). Cevapları şu oldu: "Sizinle gönderildiğini (iddia ettiğiniz) şeylerin gerçekliğini kabul etmiyoruz."

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Ya size atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha doğrusunu getirdimse de mi?» Dediler ki: «Şüphe yok biz, kendisiyle gönderilmiş olduğun şeyi inkâr edicileriz».

Ömer Öngüt

"Şayet ben size atalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" deyince, dediler ki: "Doğrusu biz sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz. "

Suat Yıldırım

Peygamber onlara: "Peki, size babalarınızın bağlandığı dinden daha doğrusunu getirmişsem, yine de sürüp gidecek misiniz?" deyince onlar: "Şunu bilin ki," dediler, "biz, sizinle gönderilen mesajı reddediyoruz."

Süleyman Ateş

"Ben size, babalarınızı, üzerinde bulduğunuz(din)den daha doğrusunu getirmiş olsam da (yine babalarınızın yolunu)mu (tutacaksınız)?" dedi. "Doğrusu biz sizinle gönderilen mesajı tanımıyoruz." dediler.

Süleymaniye Vakfı

O da: "Peki ya size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz inançtan daha doğrusunu getirdiysem?" deyince, onlar şöyle dediler: "Biz sizinle gönderilen mesajları tanımayız."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Uyarıda bulunan kişi de onlara:"Size getirdiğim, atalarınızı bağlı bulduğunuz dinden daha doğruysa ne olacak?" deyince şöyle demişlerdir: "İşin doğrusu biz sizinle gönderilen dinin kafirleriyiz (onu görmek ve duymak istemiyoruz)".

Şaban Piriş

-Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğru bir şey getirmiş olsam da mı? dedi. Onlar: -Biz, sizinle gönderileni tanımıyoruz, dediler.

Tefhim-ul Kuran

(O peygamberlerden her biri de şöyle) Demiştir: «Ben size, atalarınızı üstünde bulduğunuz şeyden daha doğru olanını getirmiş olsamda mı?» Onlar da demişlerdir ki: «Doğrusu biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeye (karşı) kâfir olanlarız.»

Ümit Şimşek

Peygamberleri, 'Ya ben size atalarınızdan gördüğünüz şeyden daha doğrusunu getirmişsem?' dedi. Onlar ise 'Biz sizinle gönderileni inkâr ediyoruz' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Uyarıcı dedi: "Peki, ben size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha iyi yol göstereni getirmiş olsam da mı?" Dediler: "Doğrusu, biz seninle gönderilen şeyi tanımıyoruz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Peyğəmbər dedi: “Əgər sizə atalarınızın tutduğu o yoldan daha doğrusunu göstərsəm necə?” Onlar dedilər: “Biz sizinlə göndərilənləri inkar edirik”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Hər peyğəmbər öz ümmətinə) belə dedi: ″Əgər sizə atalarınızın sitayiş etdiyini gördüyünüz dindən daha doğrusunu gətirmiş olsam necə?!″ Onlar: ″Biz sizinlə göndərilənləri (şəriəti, möʼcüzələri) inkar edirik!″ – deyə cavab verdilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er sagte: ʺAuch wenn ich euch etwas bringe, was euch zielsicherer rechtleitet, als was ihr bei euren Vätern vorgefunden habt?ʺ Darauf sagten sie: ʺWir leugnen die Botschaft, mit der ihr entsandt worden seid.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺEtwa auch, wenn ich euch bringe, was eine bessere Rechtleitung enthält als das, worin ihr eure Väter vorgefunden habt?ʺ Sie sagten: ʺWir verleugnen ja das, womit ihr gesandt worden seid.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

(lhr Warner) sagte: ʺWie? Auch wenn ich euch eine bessere Führung bringe als die, welche ihr eure Väter befolgen saht?ʺ. Sie sagten: ʺWir leugnen das, womit ihr gesandt worden seid.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺSelbst dann, wenn ich euch etwas Rechtleitenderes brachte als das, wobei ihr eure Ahnen vorgefunden habt?ʺ Sie sagten: ʺGewiß, wir sind dem gegenüber, womit ihr entsandt wurdet, kufrbetreibend!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when the Messenger said to them: " Even if I present you with what belongs to the highest region of thought and reality and is more guiding than that you found your fathers bent on and it guides you into all truth"? Yet they said: "But we do not acknowledge your mission nor do we give credence to your message".

Abdul Haleem

The messenger said, ‘Even though I bring you a truer religion than what you saw your fathers following?’ and they replied, ‘But we do not believe the message you bring.’

Abdullah Yusuf Ali

He said: "What! Even if I brought you better guidance than that which ye found your fathers following?" They said: "For us, we deny that ye (prophets) are sent (on a mission at all)."

Abul A'la Maududi

Each Prophet asked them: "Will you do so even if we were to show you a way better than the way of your forefathers?" They answered: “We disbelieve in the religion with which you have been sent.”

Aisha Bewley

Say: ‘What if I have come with better guidance than what you found your fathers following?’ They say, ‘We reject what you have been sent with. ’

Al-Hilali & Khan

(The warner) said: "Even if I bring you better guidance than that which you found your fathers following?" They said: "Verily, we disbelieve in that with which you have been sent."

Ali Quli Qarai

He would say, ‘What! Even if I bring you a better guidance than what you found your fathers following?!’ They would say, ‘We indeed disbelieve in what you are sent with. ’

Amatul Rahman Omar

(Thereupon the Warner to them) said, `(Would you still follow the wrong course in their footsteps) even though I bring a (teaching giving) better guidance than that on which you found your fathers. ' They said, `We are disbelievers altogether (in the teaching) with which you are sent.'

Arthur John Arberry

Say: 'What, though I should bring you a better guidance than you found your fathers upon?' They say, 'We disbelieve in that you were sent with. '

Bijan Moeinian

Every Prophet would ask, "What if I guide you to a better path than the footsteps of your forefathers?" They would simply reply: “We do not care about your way!”

E. Henry Palmer

Say, 'What! if I come to you with what is a better guide than what ye found your fathers agreed upon?' and they will say, 'Verily, we, in what ye are sent with disbelieve!'

Edip-Layth

He said, "What if I brought to you better guidance than what you found your fathers upon?" They said, "We reject the message you deliver."

George Sale

And the preacher answered, what, although I bring you a more right religion than that which ye found your fathers to practise? And they replied, verily we believe not that which ye are sent to preach.

Hamid S. Aziz

He (The Warner) said, "What! Even if I bring to you a better guide than that in which you found your fathers?" They said, "Lo! We deny that you are sent (or that with which you are sent). "

Mahmoud Ghali

He said, " (Even) if I should come to you with a better guidance than you found your fathers upon?" They said, "Surely we are disbelievers in what you have been sent with. "

Marmaduke Pickthall

(And the warner) said: What! Even though I bring you better guidance than that ye found your fathers following? They answered: Lo! in what ye bring we are disbelievers.

Mohamed Ahmed - Samira

"Even if I bring you a better guidance, " he rejoined, "than the one you found your fathers on?" Still they said: "We do not believe in what you have brought. "

Muhammad Asad

[Whereupon each prophet] would say, "Why, even though I bring you guidance better than that which you found your forefathers believing in?" - [to which] the others would reply, “Behold, we deny that there is any truth in [what you claim to be] your messages!”

Mustafa Khattab

Each ˹warner˺ asked, "Even if what I brought you is better guidance than what you found your forefathers practicing?" They replied, “We totally reject whatever you have been sent with.”

Progressive Muslims

He said: "What if I brought to you better guidance than what you found your fathers upon" They said: "We are disbelievers in that with which you have been sent. "

Sahih International

[Each warner] said, "Even if I brought you better guidance than that [religion] upon which you found your fathers?" They said, "Indeed we, in that with which you were sent, are disbelievers. "

Sam Gerrans

He said: “What — though I bring you better guidance than what you found your fathers upon?” They said: “We are deniers of that wherewith you have been sent,”

Shabbir Ahmed

(Whereupon the Prophet would say), "Why! Even though I bring you better guidance than that you found your ancestors following?" They replied, "Behold, We deny what you are sent with. "

Syed Vickar Ahamed

He (the warner) said: "Even if I brought you better guidance than that which you found your fathers following?" They said: "Verily, for us, we deny that you (prophets) are sent (for any purpose at all). "

Taqi Usmani

He said, "Even if I bring to you something better in guidance than that on which you have found your fathers?" They said, “We totally disbelieve in what you are sent with.”

The Monotheist Group

He said: "What if I brought to you better a guidance than what you found your fathers upon?" They said: "We are disbelievers in that with which you have been sent."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il dit: ʺMême si je viens à vous avec une meilleure direction que celle sur laquelle vous avez trouvé vos ancêtres?ʺ Ils dirent: ʺNous ne croyons pas au message avec lequel vous avez été envoyésʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Pêxemberê wan ji wan re got: Ma eger min ji bo we, ji ola ku we bavên xwe li serê dîtiye dînekî rasttir anîbe jî (disa hûn ê li pey min neyên?) Gotin: Em dînê ku hûn bi wî hatine hinartin, înkar dikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺEn als ik dan tot jullie kom met een betere leidraad dan die waarvan jullie gemerkt hebben dat jullie vaderen zich eraan hielden?ʺ Zij zeiden: ʺWaarmee jullie gezonden zijn, daaraan hechten wij geen geloof.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En de prediker antwoordde: Wat! niettegenstaande ik u eenen meer waren godsdienst breng, dan die welken gij bevondt dat door uwe vaderen werd gevolgd? En zij hernamen: Waarlijk, wij gelooven datgene niet, wat gij gezonden zijt te prediken.

Hollandaca — Siregar

Hij (de Boodschapper) zei: ʺOok als ik jullie een rechtere Leiding heb gebracht do wat jullie bij jullie voorvaderen hebben aangetroffen?ʺ Zij zeiden: ʺVoorwaar, wij verwerpen dat waar jullie mee gezondest zijn.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказал он [пророк]: «Неужели даже если я пришел к вам с более верным, чем то (учение и религия), на чем вы нашли ваших отцов?» Они сказали: «Поистине, мы не верим в то, с чем вы посланы».

Rusça — Osmanov

[Мухаммад] сказал: ʺА если я явился к вам с тем, что более верно, чем то, чему были привержены ваши отцы?ʺ Они ответили: ʺВоистину, мы не веруем в то, с чем послали тебяʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Och när profeten) sade: ʺMen om jag ger er bättre vägledning än den som ni har förstått att era fäder följde?ʺ blev deras svar (alltid): ʺVi avvisar det (budskap) som (ni profeter påstår att) ni har anförtrotts!ʺ