Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir.

وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُكَلِّمَهُ اللّٰهُ اِلَّا وَحْيًا اَوْ مِنْ وَرَٓائِ۬ حِجَابٍ اَوْ يُرْسِلَ رَسُولًا فَيُوحِيَ بِاِذْنِهِ مَا يَشَاءُ اِنَّهُ عَلِيٌّ حَكِيمٌ

ve mā kāne li beşerin en yukellimehu (a)llahu illā veHyen ev min verā'i Hicābin ev yursile rasūlen fe yūHiye bi iƶnihi mā yeşā'u innehu ǎliyyun Hakīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māve yoktur, olmaz
2كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
3لِبَشَرٍli beşerinب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüşbir insanla
4اَنْen
5يُكَلِّمَهُyukellimehuك ل مKonuşmak, ifade etmek.(karşılıklı) konuşması
6اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
7اِلَّاillādışında
8وَحْيًاveHyenو ح يİşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece dinleyenin duyabileceği fısıltı tonunda bir şey söylemek ama yanında duran kişinin duyamayacağı şekilde.vahiy
9اَوْevyahut
10مِنْmin-ndan
11وَرَٓائِ۬verā'iو ر يAteş yakmak/üretmek, dolaylı/belirsiz şekilde ima etmek, bir şeyi kastederken başka bir şeyi kastetmiş gibi yapmak, saklamak/gizlemek/örtmek, gizleyen/örten bir şeyin arkasında, yardımcı/takipçi.arkası-
12حِجَابٍHicābinح ج بEngelleme/önleme/engelleyen/gizleyen/örten/koruyan/araya giren, saklamak, soyutlamak, bir şeyi örtmek/gizlemek/saklamak/gizlemek, iki şey arasına girmek.perde
13اَوْevyahut
14يُرْسِلَyursileر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalegönderir
15رَسُولًاrasūlenر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalebir elçi
16فَيُوحِيَfe yūHiyeو ح يİşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece dinleyenin duyabileceği fısıltı tonunda bir şey söylemek ama yanında duran kişinin duyamayacağı şekilde.vahyedecek
17بِاِذْنِهِbi iƶnihiا ذ نkulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasretizniyle
18مَاne
19يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdiliyorsa
20اِنَّهُinnehuşüphesiz O
21عَلِيٌّǎliyyunع ل وYüksek olmak, yükseltilmiş olmak, yüce olmak, yüceltilmek, yükselmek, üstesinden gelmek, gururlu olmak, üstünde olmak, yukarı çıkmak, yükselmek, rütbe veya onurda yükselmek, kaldırmak, yukarı almak, binmek, üstüne çıkmakyücedir
22حَكِيمٌHakīmunح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm ve hikmet sahibidir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve hiçbir insana söz söylemez Allah, ancak vahiyle, yahut perde ardından, yahut da bir elçi gönderir de, izniyle dilediğini vahyeder ona; şüphe yok ki o, pek yücedir, hüküm ve hikmet sâhibidir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve hiçbir insana söz söylemez Allah, ancak vahiyle, yahut perde ardından, yahut da bir elçi gönderir de, izniyle dilediğini vahyeder ona; şüphe yok ki o, pek yücedir, hüküm ve hikmet sâhibidir.

Adem Uğur

Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur, yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. O yücedir, hakîmdir.

Ahmed Hulusi

Bir beşer için Allah'ın kendisiyle konuşması mümkün değildir! Ancak vahiy yollu yahut perde arkasından ya da bir Rasul (melek) irsal edip izniyle dilediğini vahyetmesi hariç! Muhakkak ki O, Aliy'dir, Hakiym'dir.

Ahmet Tekin

Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur, yahut bir Rasul gönderir, ilmi, planı dâhilinde izniyle sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olanları vahyeder. O yücedir, hikmet sahibi ve hükümrandır.

Ahmet Varol

Allah, vahiy yoluyla yahut perde arkasından ya da bir elçi göndererek o (elçi)nin dilediğini ona vahyetmesi dışında bir insanla konuşmaz. Şüphesiz O, uludur, hikmet sahibidir.

Ali Bulaç

Kendisiyle Allah'ın konuşması, bir beşer için olacak (şey) değildir; ancak bir vahy ile yada perde arkasından veya bir elçi gönderip kendi izniyle dilediğine vahyetmesi (durumu) başka. Gerçekten O, yüce olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Fikri Yavuz

Hiç bir insan yoktur ki, Allah’ın onunla (doğrudan doğruya) konuşması olsun; ancak vahy ile, yahud perde arkasından, yahud bir peygamber gönderib de kendi izniyle dileyeceğini vahyetmesi suretiyle olur. Çünkü O, çok yücedir, hikmet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Allah, bir insanoğlu ile ancak Tanrısal bildirim yoluyla veya perde arkasından konuşur. Veya bir elçi gönderip, Kendi izniyle, dilediğini ona bildirir. Kuşkusuz, O, Çok Yücedir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

Allah, bir insanla ancak ilham yoluyla, yahut perde arkasından konuşur, yahut izniyle dilediğini vahyedecek bir elçi/Cebrail gönderir. Allah yücedir; hikmet sahibidir.

Bekir Sadak

Allah bir insanla ancak vahiy suretiyle veya perde arkasindan konusur, yahut bir elci gonderir; izniyle, dildigini vahyeder. Dogrusu O yucedir, Hakim'dir.

Celal Yıldırım

Allah'a yaraşır ve yakışır olmaz bir insanla konuşsun, ancak ya vahiy ile, ya perde arkasından konuşur, ya da elçi gönderip kendi izniyle dilediğini vahyeder. Şüphesiz ki O, yücedir, hikmet sahibidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Herhangi bir beşer ile Allah’ın konuşması ancak vahiy ile yahut perde arkasından ya da bir elçi gönderip, izni ile, dilediğini vahyetmesi şeklinde olabilir. Muhakkak ki O çok yücedir, engin hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri

Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah bir insanla ancak vahiy suretiyle veya perde arkasından konuşur, yahut bir elçi gönderir; izniyle, dilediğini vahyeder. Doğrusu O yücedir, Hakim'dir.

Diyanet Vakfi

Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur, yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. O yücedir, hakîmdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur. Yahut da bir elçi gönderir de izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz ki O çok yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bununla beraber hiçbir insan için Allah'ın şu üç suret dışında doğrudan doğruya ona söz söylemesi mümkün değildir; ancak, ya vahiy ile, ya perde arkasından ya da bir elçi gönderir, izniyle ona dilediğini vahyeder. Çünkü O, çok yüksek ve çok hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bununla beraber hiç bir beşer için kabil değildir ki Allah ona başka suretle kelam söylesin, ancak vahyile veya bir hicab arkasından ve yahud bir Resul gönderip de izniyle ona dilediğini vahyettirmesi müstesna, çünkü o çok yüksek, çok hakimdir

Erhan Aktaş

Allah'ın, bir beşer ile konuşması söz konusu değildir. Ancak, vahiy ile veya bir perde arkasından veya bir resul göndererek, izni ile dilediğini vahyetmesi dışında. Kuşkusuz O, Çok Yüce'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın, bir beşer ile konuşması söz konusu değildir. Ancak, vahiy ile veya bir perde arkasından veya bir resul göndererek, izni ile dilediğini vahyetmesi dışında. Kuşkusuz O, Çok Yüce'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın, vahiy yolu ile veya bir perde arkasından veya bir elçi göndererek izni ile dilediğini vahyetmesi dışında, bir beşer ile konuşması söz konusu değildir. Kuşkusuz O, Çok Yüce'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Fizilal-il Kuran

Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasında konuşur. Yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. O, yücedir ve her yaptığı yerindedir.

Gültekin Onan

Kendisiyle Tanrı'nın konuşması, bir beşer için olacak (şey) değildir; ancak bir vahy ile yada perde arkasından veya bir elçi gönderip kendi izniyle dilediğine vahyetmesi (durumu) başka. Gerçekten O, yüce olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hamdi Döndüren

Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. O, gerçekten çok yüce, tam hüküm ve hikmet sahibi olandır.

Hasan Basri Çantay

(Ya) bir vahy ile, ya bir perde arkasından, yahud bir elçi gönderib de kendi izniyle dileyeceğini vahyetmesi olmadıkça Allahın hiçbir beşere kelam söylemesi (vaaki) olmamışdır. Şübhesiz ki O, çok yücedir, mutlak bir hukum ve hikmet saahibidir.

Hasib Asutay

Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla (23) veya perde arkasından konuşur (24); yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir, hikmet sahibidir. (23. Kalbine ilham edilmek suretiyle.) (24. Hz. Musa ile konuşması bu şekilde olmuştur.)

Hayrat Neşriyat

Hem bir insan için, Allah’ın kendisiyle konuşması, ancak vahiy ile veya bir perde arkasından veya bir elçi gönderip de izniyle (ona) dilediğini vahyetmesiyle olur. Şübhesiz ki O, Âliyy (çok yüce)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.

İbni Kesir

Bir beşer için Allah'ın kendisiyle konuşması olacak şey değildir. Meğer ki bir vahy ile veya perde arkasından, yahut bir elçi gönderip de izni ile dilediğini vahyetsin. Muhakkak ki O; Aliyy'dir, Hakim'dir.

Mehmet Okuyan

Allah bir insana ancak vahiy yoluyla yani (manevi bir) perde arkasından konuşur yani bir elçi (melek) gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz ki O çok yücedir, doğru hüküm verendir.

Muhammed Esed

Allah, insanla, ancak apansız gelen bir ilham aracılığıyla yahut bir perde arkasından (seslenerek,) yahut (vahyedilmesini) dilediği şeyi kendi izniyle vahyeden bir elçi göndermek suretiyle konuşur. O, şüphesiz yücedir, hikmet Sahibidir.

Mustafa İslamoğlu

Hiçbir ölümlüyle Allah'ın (yüz yüze) konuşması olacak şey değildir; ancak O ani ve içe tesir eden ilahi bir ilham yoluyla, veya bir perde arkasından, ya da O'nun dilediği şeyi yine O'nun izniyle bildirsin diye bir elçi göndermek suretiyle konuşur: Şüphesiz O aşkın ve yücedir, her hükmünde tam isabet sahibidir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve bir beşer için sahih değildir ki, Allah onunla mükâlemede bulunsun. Ancak vahy ile veya bir hicap arkasından (kelâm ile) veyahut bir elçi göndererek kendi izniyle dilediğini vahyettirmesi ile (olan mükâleme) müstesna. Şüphe yok ki O, pek yücedir, çok hikmet sahibidir.

Ömer Öngüt

Allah'ın bir insanla konuşması mümkün değildir. Ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. O, yücedir, hikmet sahibidir.

Suat Yıldırım

Allah bir insana ancak vahiy yoluyla veya bir perde arkasından hitab eder, yahut ona Kendi izniyle dilediğini vahyedecek bir elçi gönderir.Çünkü O yüceler yücesidir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleyman Ateş

Allah bir insanla (karşılıklı) konuşmaz. Ancak vahiyle (kulunun kalbine dilediği düşünceyi doğurarak), yahut perde arkasından konuşur; yahut izniyle dilediğini vahyedecek bir elçi gönderir. O, yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

Allah, bir insanla sadece vahiy (ilham) yoluyla veya perde arkasından konuşur. Ya da bir (meleği) elçi gönderir, o da Allah'ın gerekli gördüğünü Allah'ın izniyle o insana vahyeder. O, pek yüce olan ve daima doğru hükümler verendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, bir insanla ilham yoluyla, perde arkasından veya tercih ettiği şeyi kendi izniyle içine fısıldasın diye elçi gönderme dışında bir yolla konuşmaz. Yüce olan ve doğru kararlar veren O'dur.

Şaban Piriş

Bir insanın, vahiy dışında veya perde arkasından ya da bir elçi gönderilmeksizin Allah ile konuşması mümkün değildir. İşte bu şekilde O, dilediğine kendi izni ile vahyeder. O, çok yüce ve hakimdir.

Tefhim-ul Kuran

Kendisiyle Allah'ın konuşması, bir beşer için olacak (şey) değildir; ancak bir vahy ile yada perde arkasından veya bir elçi gönderip kendi izniyle dilediğine vahyetmesi (durumu) başka. Gerçekten O, yüce olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ümit Şimşek

Allah'ın bir beşerle konuşması ancak vahiyle veya perde gerisinden olur; yahut ona bir elçi gönderir de, Onun izniyle, Onun dilediği şeyi elçi ona vahyeder. Şüphesiz ki O pek yücedir ve sonsuz hikmet sahibidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla yahut perde arkasından konuşur; yahut da bir resul gönderir de kendi izniyle dilediğini vahyeder. Yüceler yücesi O'dur; hüküm ve hikmet sahibi O'dur.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah insanla ancaq vəhylə və ya pərdə arxasından danışır, yaxud bir elçi göndərir və o da Allahın izni ilə Onun istədiyini vəhy edir. Həqiqətən, O, Ucadır, Müdrikdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Heç bir bəşər övladına Allahla danışmaq müyəssər olmaz, çünki bəşər övladı olan peyğəmbərlər maddi aləmdə, zaman və məkan daxilində olduqları halda, Allah qeyri-maddidir, zaman və məkan xaricindədir. Allahla onlar arasında minlərlə zülmət və nur pərdəsi vardır. Buna görə də Allahın peyğəmbərlərlə bir yerdə qarşı-qarşıya durub danışması qeyri-mümkündür). Allah bəşər övladı ilə (Musanın anası ilə olduğu kimi) ancaq vəhylə (ilham və röʼya ilə), yaxud (Musa kimi) pərdə arxasından danışar (Allahın kəlamı eşidilər, amma Özü görünməz). Və ya bir elçi (mələk) göndərər ki, o da Allahın izni ilə (göndərildiyi kimsəyə) Onun istədiyini vəhy edər. Həqiqətən, O (hər şeydən) ucadır, hikmət sahibidir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Es steht keinem Menschen zu, daß Gott zu ihm spricht, es sei denn durch Eingebung oder hinter einer Trennwand, oder indem Er einen Boten schickt, der mit Seiner Erlaubnis eingibt, was Er will. Er ist erhaben und weise.

Almanca — Der Edle Quran

Und es steht keinem menschlichen Wesen zu, daß Allah zu ihm spricht, außer durch Eingeben (von Offenbarung) oder hinter einem Vorhang, oder indem Er einen Boten sendet, der (ihm) dann mit Seiner Erlaubnis (als Offenbarung) eingibt, was Er will. Gewiß, Er ist Erhaben und Allweise.

Almanca — M. A. Rassoul

Und keinem Menschen steht es zu, daß Allah zu ihm sprechen sollte, außer durch Eingebung oder hinter einem Vorhang oder, indem Er einen Boten schickt, um durch Sein Geheiß zu offenbaren, was Er will; Er ist Erhaben, Allweise.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und es steht keinem Menschen zu, daß ALLAH zu ihm spricht außer durch Wahy oder von hinter einem Sichtschutz oder ER entsendet einen Gesandten, dann läßt ER Wahy mit Seiner Zustimmung zuteil werden, was ER will. Gewiß, ER ist allhöchst, allweise.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

No human would qualify to be spoken to directly by Allah without the intervention of a medium, nor is it befitting; but only by inspiration or vision, or from behind a veil or through a spirit who would actuate him with what Allah has ordained and with what He will; He is indeed ?Aliyun (Supreme) above all and beyond all and He is Hakimun (the Source of wisdom and wise mysterious dispensations. )

Abdul Haleem

It is not granted to any mortal that God should speak to him except through revelation or from behind a veil, or by sending a messenger to reveal by His command what He will: He is exalted and wise.

Abdullah Yusuf Ali

It is not fitting for a man that Allah should speak to him except by inspiration, or from behind a veil, or by the sending of a messenger to reveal, with Allah's permission, what Allah wills: for He is Most High, Most Wise.

Abul A'la Maududi

It is not given to any human being that Allah should speak to him except through revelation, or from behind a veil, or that a messenger (an angel) be sent to him who reveals to him by Allah's leave whatever He wishes. He is All-High, Most Wise.

Aisha Bewley

It does not befit Allah to address any human being except by inspiration, or from behind a veil, or He sends a messenger who then reveals by His permission whatever He wills. He is indeed Most High, All-Wise.

Al-Hilali & Khan

It is not given to any human being that Allâh should speak to him unless (it be) by Revelation, or from behind a veil, or (that) He sends a Messenger to reveal what He wills by His Leave. Verily, He is Most High, Most Wise.[1]

Ali Quli Qarai

It is not [possible] for any human that Allah should speak to him except through revelation or from behind a curtain, or send a messenger who reveals by His permission whatever He wishes. Indeed He is all-exalted, all-wise.

Amatul Rahman Omar

It is not given to a human being that Allâh should speak to him except by direct revelation or from behind a veil or by sending a messenger (- an angel) who should reveal (to him) by His command what He pleases. Indeed, He is the Most Sublime, the All-Wise.

Arthur John Arberry

It belongs not to any mortal that God should speak to him, except by revelation, or from behind a veil, or that He should send a messenger and he reveal whatsoever He will, by His leave; surely He is All-high, All-wise.

Bijan Moeinian

It is beneath the dignity of God, the Most High and the Most Wise to directly communicate with man. His form of communications are through inspiration [which is the source of so many inventions], talking behind a veil [Moses is the only one known in this respect] or through revelation to his prophets.

E. Henry Palmer

It is not for any mortal that God should speak to him, except by inspiration, or from behind a veil, or by sending an apostle and inspiring, by His permission, what He pleases; verily, He is high and wise!

Edip-Layth

It is not for any human being that God would speak to him, except through inspiration, or from behind a barrier, or by sending a messenger to inspire whom He wills by His leave. He is the Most High, Most Wise.

George Sale

It is not fit for man, that God should speak unto him otherwise than by private revelation, or from behind a veil, or by his sending of a messenger to reveal, by his permission, that which He pleaseth; for He is high and wise.

Hamid S. Aziz

And it is not for any mortal that Allah should speak to them unless it be by revelation or from behind a veil, or He sends a messenger to reveal what He will by His leave. Lo, He is Exalted, Wise.

Mahmoud Ghali

And in no way is it feasible for a mortal that Allah should speak to Him, except by revelation or from beyond a curtain, or that He should send a Messenger; then He reveals whatever He decides, by His permission. Surely He is Ever-Exalted, Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

And it was not (vouchsafed) to any mortal that Allah should speak to him unless (it be) by revelation or from behind a veil, or (that) He sendeth a messenger to reveal what He will by His leave. Lo! He is Exalted, Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

It is not given to man that God should speak to him except by suggestion or indirectly, or send a messenger to convey by His command whatsoever He please. He is all-high and all-wise.

Muhammad Asad

And it is not given to mortal man that God should speak unto him otherwise than through sudden inspiration, or [by a voice, as it were,] from behind a veil, or by sending an apostle to reveal, by His leave, whatever He wills [to reveal]: for, verily, He is exalted, wise.

Mustafa Khattab

It is not ˹possible˺ for a human being to have Allah communicate with them, except through inspiration, or from behind a veil, or by sending a messenger-angel to reveal whatever He wills by His permission. He is surely Most High, All-Wise.

Progressive Muslims

And it is not for any human being that God would speak to him, except through inspiration, or from behind a barrier, or by sending a messenger to inspire whom He wills by His leave. He is the Most High, Most Wise.

Sahih International

And it is not for any human being that Allah should speak to him except by revelation or from behind a partition or that He sends a messenger to reveal, by His permission, what He wills. Indeed, He is Most High and Wise.

Sam Gerrans

And it is not for a mortal that God should speak to him save by revelation or from behind a partition, or that He send a messenger and that he reveal, by His leave, what He wills; He is exalted and wise.

Shabbir Ahmed

And it is not for any human being that Allah will speak to him other than through direct Revelation (on the heart of His Messengers) or from behind a barrier (such as at Mount Sinai to Moses) or by sending a Messenger to convey His Words with His Permission (as all Messengers did). Verily, He is the Most High, the Wise.

Syed Vickar Ahamed

It is not fitting for a man that Allah should speak to him except by Revelation, or from behind a veil (or a curtain), or by sending of a messenger to reveal, with Allah’s permission, what Allah wills: For He is most High (Ali'i), Most Wise (Hakeem).

Taqi Usmani

It is not (possible) for a human being that Allah speaks to him, except by way of revelation, or from behind a curtain, or that He sends a messenger, and he reveals, with His permission, what He wills. Surely, He is All-High, All-Wise.

The Monotheist Group

And it is not for any human being that God would speak to him, except through inspiration, or from behind a barrier, or by sending a messenger to inspire whom He wills with His permission. He is Most High, Wise.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il nʹa pas été donné à un mortel quʹAllah lui parle autrement que par révélation ou de derrière un voile, ou quʹIl (Lui) envoie un messager (Ange) qui révèle, par Sa permission, ce quʹIl (Allah) veut. Il est Sublime et Sage.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji tu kesî re ne mimkun e ku Xwedê pê re biaxive, ji bilî ku bi riya wehyê be yan ji pişt perdê yan jî qasidekî jê re bişîne, vêca bi destûra Xwedê ya ku Xwedê bivê jê re wehî bike. Birastî jî Xwedê bilind e, karbinecih e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En het is een mens niet gegeven dat God tot hem spreekt, anders dan door openbaring of vanachter een afscheiding of doordat Hij een gezant zendt die met Zijn toestemming openbaart wat Hij wil. Hij is verheven en wijs.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Het is niet weggelegd voor den mensch, dat God op eene andere wijze tot hem zou spreken dan door afzonderlijke openbaring, of van achter een sluier. Of door een gezant af te vaardigen, om, door zijn verlof, datgene te openbaren, wat hem behaagt; want hij is hoog en wijs.

Hollandaca — Siregar

Het past de mens niet dat Allah tot hem spreekt, behalve door middel van een openbaring of van achter een scherm of door het zenden van een gezant (Djibrîl), die het dan openbaart met Zijn toestemming, zoals Hij wil. Voorwaar, Hij is Verheven, Alwijs.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не было так, чтобы Аллах говорил с человеком иначе, как (только) через откровение (которое Он ему внушал наяву или во сне), или через завесу (когда человек слышал Его, но не видел), или посылал посланника [ангела], (который) открывал ему [человеку] по Его дозволению, что Он желал. Поистине, Он – высокий (Своей сущностью, Своими именами, описаниями и деяниями), мудрый!

Rusça — Osmanov

Не удостоился человек того, чтобы с ним разговаривал Аллах иначе, чем посредством откровения, или через завесу, или же через посланца, который возвестил бы по Его дозволению то, что Он желает. Воистину, Он - высокий, мудрый.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Det är inte människan givet att Gud talar till henne på annat sätt än genom ingivelse eller från andra sidan av ett förhänge eller genom ett sändebud som Han sänder och som uppenbarar det Han vill (skall uppenbaras). Gud är upphöjd, vis.