Bir kötülüğün karşılığı, onun gibi bir kötülüktür (ona denk bir cezadır). Ama kim affeder ve arayı düzeltirse, onun mükafatı Allah'a aittir. Şüphesiz O, zalimleri sevmez.

وَجَزٰٓؤُ۬ا سَيِّئَةٍ سَيِّئَةٌ مِثْلُهَا فَمَنْ عَفَا وَاَصْلَحَ فَاَجْرُهُ عَلَى اللّٰهِ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِمِينَ

ve cezā'u seyyietin seyyietun miṧluhā fe men ǎfā ve eSleHa fe ecruhu ǎlā (a)llahi innehu lā yuHibbu Z-Zālimīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَجَزٰٓؤُ۬اve cezā'uج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekve cezası
2سَيِّئَةٍseyyietinس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekkötülüğün
3سَيِّئَةٌseyyietunس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekbir kütülüktür
4مِثْلُهَاmiṧluhāم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.yine onun gibi
5فَمَنْfe menfakat kim
6عَفَاǎfāع ف وAffetmek, bağışlamak, çoğalmak, üzerinden geçmek, vazgeçmek, büyümek, çoğalmak, tüm izleri silmek, bağışlamak, hak edilenden fazlasını vermek, hakkından tamamen veya kısmen vazgeçmek. Afina (afin'in çoğul hali) - affedici. Afuvvan - çok affedici, Allah'ın bir ismi. Afvun - bağışlama, hoşgörü, fazlalık, bolluk. Ya'fu - affetmek. Ufiya - o affedildi. (Bu kelime, hakkında kullanılan kişinin günah işlediği anlamını zorunlu olarak içermez.)affederse
7وَاَصْلَحَve eSleHaص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.ve barışırsa
8فَاَجْرُهُfe ecruhuا ج رödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, karonun mükafatı
9عَلَىǎlāaittir
10اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
11اِنَّهُinnehudoğrusu O
12لَا
13يُحِبُّyuHibbuح ب بSevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek, bir şeyi (su veya içecekle) doldurmak/doyurmak, pıhtılaşmak/pıhtı oluşturmak, sivilce/kabarcık/küçük püstüllerle ortaya çıkmak. Sevmek, hoşlanmak, dilemek.sevmez
14الظَّالِمِينَZ-Zālimīneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzalimleri

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve kötülüğün karşılığı, ona benzer bir kötü cezâdır. Gerçekten de kim bağışlar ve barışı sağlarsa mükâfâtı, Allah'a âittir; şüphe yok ki o, zulmedenleri sevmez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve kötülüğün karşılığı, ona benzer bir kötü cezâdır. Gerçekten de kim bağışlar ve barışı sağlarsa mükâfâtı, Allahʼa âittir; şüphe yok ki o, zulmedenleri sevmez.

Adem Uğur

Bir kötülüğün cezası, ona denk bir kötülüktür. Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun mükâfatı Allah'a aittir. Doğrusu O, zalimleri sevmez.

Ahmed Hulusi

Bir kötülüğün karşılığı, onun benzeri bir kötülüktür! Kim affeder ve barışırsa, onun ecri Allah'ın üzerinedir. . . Muhakkak ki O, zalimleri sevmez.

Ahmet Tekin

Bir kötülüğün cezası, o kötülüğe denk bir ceza olmalıdır. Kim sorgusuz sualsiz affeder ve sulha vesile olursa, onun mükâfatı Allah’a aittir. Allah zâlimleri, haksız davranışlarda bulunanları sevmez.

Ahmet Varol

Bir kötülüğün cezası onun benzeri bir kötülüktür. Kim affeder ve barışı sağlarsa onun ecri Allah'a aittir. Doğrusu O, zalimleri sevmez.

Ali Bulaç

Kötülüğün karşılığı, onun misli (benzeri) olan kötülüktür. Ama kim affeder ve ıslah ederse (dirliği kurup sağlarsa) artık onun ecri Allah'a aittir. Gerçekten O, zalimleri sevmez.

Ali Fikri Yavuz

Kötülüğün cezası da ona denk bir kötülüktür. Fakat kim bağışlar ve (kendisiyle düşmanı arasını) düzeltirse, onun mükâfatı Allah’a aiddir. Elbette O, zalimleri sevmez.

Ali Rıza Safa

Kötülüğün karşılığı, tıpkısı bir kötülüktür. Ama kim bağışlar ve barışırsa, onun ödülü, artık Allah'a kalmıştır. Kuşkusuz, O, haksızlık yapanları sevmez.

Bayraktar Bayraklı

Bir kötülüğün cezası, ona denk bir cezadır. Kim affeder ve barışı sağlarsa, onun ödülü Allah'a aittir. Doğrusu Allah zalimleri sevmez.

Bekir Sadak

Bir kotulugun karsilgi, ayni sekilde bir kotuluktur. Ama kim affeder ve barisirsa, onun ecri Allah'a aittir. Dogrusu O, zulmedenleri sevmez.

Celal Yıldırım

Bir kötülüğün cezası, misliyle kötülüktür. Artık kim affeder de barıştan yana olursa, onun mükâfatı Allah'a aittir. Çünkü Allah elbette zâlimleri sevmez.

Diyanet İşleri

Bir kötülüğün karşılığı, onun gibi bir kötülüktür (ona denk bir cezadır). Ama kim affeder ve arayı düzeltirse, onun mükafatı Allah'a aittir. Şüphesiz O, zalimleri sevmez.

Diyanet İşleri (eski)

Bir kötülüğün karşılığı, aynı şekilde bir kötülüktür. Ama kim affeder ve barışırsa, onun ecri Allah'a aittir. Doğrusu O, zulmedenleri sevmez.

Diyanet Vakfi

Bir kötülüğün cezası, ona denk bir kötülüktür. Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun mükâfatı Allah'a aittir. Doğrusu O, zalimleri sevmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bir kötülüğün cezası yine onun gibi bir kötülüktür, ama kim affeder, bağışlarsa onun mükafatı Allah'a aittir. Şüphesiz ki Allah, zalimleri sevmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kötülüğün cezası yine onun gibi bir kötülüktür. Ama kim affedip islah ederse onun mükafatı Allah'a aittir. Şüphesiz o zalimleri sevmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kötülüğün cezası da misli kötülüktür, fakat her kim afvedip ıslah ederse onun da ecri Allahadır, her halde o zalimleri sevmez

Erhan Aktaş

Bir kötülüğün karşılığı o kötülük ölçüsündedir. Ama kim bağışlar ve düzeltici olursa artık onun karşılığı Allah'a aittir. Kuşkusuz O, haksızlık yapanları sevmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bir kötülüğün karşılığı o kötülük ölçüsündedir. Ama kim bağışlar ve düzeltici olursa artık onun karşılığı Allah'a aittir. Kuşkusuz O, haksızlık yapanları sevmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bir kötülüğün karşılığı onun aynısı bir kötülüktür. Ama kim bağışlar ve düzeltici olursa artık onun karşılığı Allah'a aittir. Kuşkusuz O, haksızlık yapanları sevmez.

Fizilal-il Kuran

Kötülüğün cezası, yine onun gibi bir kötülüktür. Kim affeder, barışırsa onun mükafatı Allah'a aittir. Doğrusu Allah zalimleri sevmez.

Gültekin Onan

Kötülüğün karşılığı, onun misli (benzeri) olan kötülüktür. Ama kim affeder ve ıslah ederse (dirliği kurup sağlarsa) artık onun ecri Tanrı'ya aittir. Gerçekten O, zalimleri sevmez.

Hamdi Döndüren

Bir kötülüğün karşılığı, onun gibi bir kötülüktür. Bununla birlikte, kim affeder ve barışırsa, (bilsin ki) onun karşılığı Allah’a aittir. Çünkü Allah, zâlimleri sevmez.

Hasan Basri Çantay

Kötülüğün karşılığı ona denk bir kötülük (bir misilleme) dir. Fakat kim afveder, barışı sağlarsa mükafatı Allaha aiddir. Şübhe yok ki O, zaalimleri asla sevmez.

Hasib Asutay

Bir kötülüğün cezası, ona denk bir kötülüktür. Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun mükâfatı Allah'a aittir. Doğrusu O, zalimleri sevmez.

Hayrat Neşriyat

Bir kötülüğün cezâsı ise, onun misli olan bir kötülüktür. Artık kim affeder ve ıslâh eder (arayı düzeltir)se, işte onun mükâfâtı Allah’a âiddir. Muhakkak ki O, zâlimleri sevmez.

İbni Kesir

Kötülüğün karşılığı; ona denk bir kötülüktür. Kim, affeder ve ıslah ederse; ecri Allah'a aittir. Muhakkak ki Allah; zalimleri sevmez.

Mehmet Okuyan

Bir kötülüğün cezası, (en çok) ona denk bir kötülüktür. Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun ödülü Allah’a aittir. Şüphesiz ki O, zalimleri sevmez.

Muhammed Esed

Ama (unutma ki,) kötülüğü cezalandırma (teşebbüsü) de, bizatihi bir kötülük olabilir; o halde, kim (düşmanını) affeder ve barış yaparsa mükafatı Allah katındadır, çünkü O, zalimleri sevmez.

Mustafa İslamoğlu

Ama kötülüğün cezası, ancak ona denk bir karşılık olabilir; ne var ki kim affeder ve barış yaparsa, işte onun mükafatı Allah'a aittir: Şüphe yok ki O, zalimleri asla sevmez.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bir kötülüğün cezası da onun misli bir kötülüktür. Fakat kim affeder ve ıslahta bulunursa artık onun mükâfaatı da Allah'a aittir. Şüphe yok ki O, zalimleri sevmez.

Ömer Öngüt

Kötülüğün cezası yine onun gibi kötülüktür. Amma kim affeder, barışırsa, onun mükâfatı Allah'a âittir. Doğrusu O, zulmedenleri sevmez.

Suat Yıldırım

Ama unutmayın ki haksızlığın karşılığı, yapılan haksızlık kadar olabilir, fazlası helâl olmaz. Bununla beraber kim affeder, haksızlık edenle arasını düzeltirse onun da mükâfatı artık Allah’a yaraşan tarzda olur.Şu kesindir ki Allah zalimleri sevmez.

Süleyman Ateş

Kötülüğün cezası, yine onun gibi bir kötülüktür. Kim affeder, barışırsa onun mükafatı Allah'a aittir. Doğrusu O, zalimleri sevmez.

Süleymaniye Vakfı

Bir kötülüğün cezası, onun dengi bir kötülüktür. Kim affeder de arayı düzeltirse ödülünü Allah verir. O, yanlışa dalanları sevmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir kötülüğün cezası, onun dengi bir kötülüktür. Kim bağışlar da arayı düzeltirse karşılığını Allah verir. O, yanlış yapanları sevmez.

Şaban Piriş

Bir kötülüğün cezası, onun benzeri bir kötülüktür. Kim de affeder ve düzeltirse, onun mükafatı Allah'a aittir. Allah, zalimleri sevmez.

Tefhim-ul Kuran

Kötülüğün karşılığı, onun misli (benzeri) olan kötülüktür. Ama kim affeder ve ıslah ederse (dirliği kurup sağlarsa) artık onun ecri Allah'a aittir. Gerçekten O, zalimleri sevmez.

Ümit Şimşek

Kötülüğün karşılığı, ona denk bir kötülüktür. Fakat kim bağışlar ve barış yolunu seçerse, onun ödülü Allah'a aittir. O ise zalimleri hiç sevmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir kötülüğün cezası, tıpkısı bir kötülüktür. Fakat affedip barışmayı esas alanın ücretini bizzat Allah verir. O, zalimleri hiç sevmez.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Pisliyin cəzası özü kimi pislikdir. Amma kim bağışlasa və barışsa, onun mükafatı Allaha aid olar. Həqiqətən, O, zalımları sevmir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Hər hansı bir pisliyin cəzası onun özü kimi bir pislikdir. Bununla belə hər kəs (pislik edəni) bağışlasa və (onunla) barışsa, onun mükafatı Allaha aiddir. Həqiqətən, O, zalımları sevməz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Eine böse Tat wird mit einer gleichen vergolten. Wer jedoch verzeiht und sich versöhnt, den wird Gott belohnen. Gott liebt nicht die Ungerechten.

Almanca — Der Edle Quran

Die Vergeltung für eine böse Tat ist etwas gleich Böses. Wer aber verzeiht und Besserung bringt, dessen Lohn obliegt Allah. Er liebt ja nicht die Ungerechten.

Almanca — M. A. Rassoul

Die Vergeltung für eine Übeltat soll ein Übel gleichen Ausmaßes sein; dessen Lohn aber, der vergibt und Besserung bewirkt, ruht sicher bei Allah. Wahrlich, Er liebt die Ungerechten nicht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und die Vergeltung für eine Schlechtigkeit ist eine ähnliche Schlechtigkeit. Und wer verziehen und sich versöhnt hat, so obliegt dessen Belohnung ALLAH. Gewiß, ER liebt nicht die Unrecht-Begehenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The return of a wrong is a wrong of a like nature, but he who forgives and reconciles himself with his own heart and with Allah, shall Allah credit him with what is due; He detests the wrongful of actions

Abdul Haleem

Let harm be requited by an equal harm, though anyone who forgives and puts things right will have his reward from God Himself––He does not like those who do wrong.

Abdullah Yusuf Ali

The recompense for an injury is an injury equal thereto (in degree): but if a person forgives and makes reconciliation, his reward is due from Allah: for (Allah) loveth not those who do wrong.

Abul A'la Maududi

The recompense of evil is evil the like of it. But he who forgives and makes amends, his reward lies with Allah.Surely He does not love the wrong-doers.

Aisha Bewley

The repayment of a bad action is one equivalent to it. But if someone pardons and puts things right, his reward is with Allah. Certainly He does not love wrongdoers.

Al-Hilali & Khan

The recompense for an evil is an evil like thereof; but whoever forgives and makes reconciliation, his reward is with Allâh. Verily, He likes not the Zâlimûn (oppressors, polytheists, and wrong-doers).

Ali Quli Qarai

The requital of evil is an evil like it. So whoever excuses and conciliates, his reward lies with Allah. Indeed He does not like the wrongdoers.

Amatul Rahman Omar

And (they keep in mind that) the recompense of an evil done is a punishment equal to it (for an evil merits an equal evil). But he who pardons (an offender) and (thereby) improves the matter (and effects thereby a reform in the offender) shall have his reward from Allâh. Behold! He does not love the wrong doers.

Arthur John Arberry

and the recompense of evil is evil the like of it; but whoso pardons and puts things right, his wage falls upon God; surely He loves not the evildoers.

Bijan Moeinian

[Principle #1:] An evil act should be retaliated by an equal act [eye for an eye]; however, [principle #2:] God rewards those who pardon and lead a righteous life. [Principle #3:] God does not love the wrongdoers [who retaliate excessively].

E. Henry Palmer

For the recompence of evil is evil like unto it; but he who pardons and does well, then his reward is with God; verily, He loves not the unjust.

Edip-Layth

The recompense for a crime shall be its equivalence, but whoever forgives and makes right, then his reward is upon God. He does not like the wrongdoers.

George Sale

-- And the retaliation of evil ought to be an evil proportionate thereto: -- But he who forgiveth, and is reconciled unto his enemy, shall receive his reward from God; for He loveth not the unjust doers.

Hamid S. Aziz

And the recompense of evil is punishment like it, but whoever forgives and amends, he shall have his reward from Allah; surely He does not love the unjust.

Mahmoud Ghali

And the recompense of an odious deed is an odious deed the like of it; yet whoever is clement and acts righteously, then his reward is up to Allah. Surely He does not love the unjust.

Marmaduke Pickthall

The guerdon of an ill-deed is an ill the like thereof. But whosoever pardoneth and amendeth, his wage is the affair of Allah. Lo! He loveth not wrong-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

The retribution of evil is the equal of evil (done); yet those who forgive and rehabilitate will be rewarded by God. Verily He does not like those who do wrong.

Muhammad Asad

But [remember that an attempt at] requiting evil may, too, become an evil: hence, whoever par­dons [his foe] and makes peace, his reward rests with God - for, verily, He does not love evildoers.

Mustafa Khattab

The reward of an evil deed is its equivalent. But whoever pardons and seeks reconciliation, then their reward is with Allah. He certainly does not like the wrongdoers.

Progressive Muslims

The recompense for a crime shall be its equivalence, but whoever forgives and makes right, then his reward is upon God. He does not like the wrongdoers.

Sahih International

And the retribution for an evil act is an evil one like it, but whoever pardons and makes reconciliation - his reward is [due] from Allah. Indeed, He does not like wrongdoers.

Sam Gerrans

(And the reward of evil is evil the like thereof; but whoso pardons and makes right, his reward is upon God; He loves not the wrongdoers.

Shabbir Ahmed

But requiting evil may become an evil in itself! Hence, whoever pardons and makes peace, his reward rests with Allah. Verily, He loves not the violators of human rights.

Syed Vickar Ahamed

The recompense for an injury (or evil) is an injury (or evil) equal to it (in degree): But if a person forgives and makes reconciliation, his reward is due from Allah: Verily He, (Allah) does not love those who do wrong.

Taqi Usmani

The recompense of evil is evil like it. Then the one who forgives and opts for compromise has his reward undertaken by Allah. Surely, He does not like the unjust.

The Monotheist Group

The recompense for a crime shall be its equivalence, but whoever forgives and makes right, then his reward is upon God. He does not like the wrongdoers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

La sanction dʹune mauvaise action est une mauvaise action (une peine) identique. Mais quiconque pardonne et réforme, son salaire incombe à Allah. Il nʹaime point les injustes!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Cezayê neqenciyekê bi neqenciyeke eynî mîna wê ye. Lê belê kî ku bibore, aştiyê saz bike teqez xelata wî li ser Xwedê ye. Bêguman Xwedê ji zaliman hez nake.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

De vergelding voor een slechte daad is een overeenkomstige slechte daad. Maar als iemand kwijtscheldt en het weer goedmaakt, dan is zijn beloning Gods taak; Hij bemint de onrechtplegers niet.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En de wedervergelding van het kwaad daaraan geëvenredigd doet zijn; maar hij die vergeeft en met zijn vijand verzoend is, zal zijne belooning van God ontvangen; want hij bemint de onrechtvaardigheid niet.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И воздаяние (кому-либо) (за совершение им) обиды (должна быть) обида, подобная [равная] ей (но не больше). А кто же простит (обидчика) и примирится (стремясь этим к довольству Аллаха), (то) награда его (будет) у Аллаха [Аллах Сам вознаградит его]. Поистине, Он [Аллах] не любит беззаконников [которые вторгаются в права других]!

Rusça — Osmanov

Воздаяние за зло - равноценное зло. Но тот, кто простит и уладит [дело] миром, будет вознагражден Аллахом. Ведь Он не любит нечестивцев.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Svaret på ett ont (som någon har lidit) är ett motsvarande ont (tillfogat gärningsmannen); men den som förlåter och söker försoning (med sin fiende) skall få sin lön av Gud; Han är inte vän till dem som begår övergrepp.