Sana ancak, senden önceki peygamberlere söylenenler söylenmektedir. Hiç şüphesiz senin Rabbin hem bağışlama sahibidir, hem de elem dolu bir azap sahibidir.

مَا يُقَالُ لَكَ اِلَّا مَا قَدْ قِيلَ لِلرُّسُلِ مِنْ قَبْلِكَ اِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ وَذُو عِقَابٍ اَلِيمٍ

mā yuḳālu leke illā mā ḳad ḳīle li r-rusuli min ḳablike inne rabbeke le ƶū meğfiratin ve ƶū ǐḳābin elīmin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1مَاdeğildir
2يُقَالُyuḳāluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesöylenen
3لَكَlekesana
4اِلَّاillābaşka bir şey
5مَاolandan
6قَدْḳad
7قِيلَḳīleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesöylenmiş
8لِلرُّسُلِli r-rusuliر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleelçilere
9مِنْmin
10قَبْلِكَḳablikeق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmeksenden önceki
11اِنَّinnekuşkusuz
12رَبَّكَrabbekeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbin
13لَذُوle ƶūsahibi
14مَغْفِرَةٍmeğfiratinغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekbağışlama
15وَذُوve ƶūve sahibidir
16عِقَابٍǐḳābinع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.azab
17اَلِيمٍelīminا ل مacı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmişacı

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Zâten sana söylenen, ancak senden önceki peygamberlere de söylenen sözlerdir; şüphe yok ki Rabbin, suçları örtme sıfatına sâhip olmakla berâber elemli bir azâba da sâhiptir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Zâten sana söylenen, ancak senden önceki peygamberlere de söylenen sözlerdir; şüphe yok ki Rabbin, suçları örtme sıfatına sâhip olmakla berâber elemli bir azâba da sâhiptir.

Adem Uğur

(Resûlüm!) Sana söylenen, senden önceki peygamberlere söylenmiş olandan başka bir şey değildir. Elbette ki senin Rabbin, hem mağfiret sahibi hem de acı bir azap sahibidir.

Ahmed Hulusi

(Ey Allah Rasulü!) Senden önceki Rasullere söylenmiş olandan başkası sana söylenmiyor! Muhakkak ki Rabbin hem bağışlayıcıdır hem de feci azap yaşatandır.

Ahmet Tekin

Sana karşı söylenen sözler, senden önceki Rasullere söylenmiş olanlardan farklı bir şey değildir. Senin Rabbin tevbe eden mü’minlere karşı, elbette af ve mağfiret sahibidir. Allah düşmanlarının, senin tebliğe memur olduğun hususları yalanlayanların, işledikleri suça denk, can yakıp inleten âdil cezayı da O verir.

Ahmet Varol

Sana söylenen senden önceki peygamberlere söylenmiş olandan başka bir şey değildir. Şüphesiz Rabbin hem mağfiret sahibi hem de acıklı bir azap sahibidir.

Ali Bulaç

Sana söylenen şeyler, senden önceki elçilere söylenenden başkası değildir. Şüphesiz, Rabbin, hem elbette mağfiret sahibidir, hem de acı bir azab sahibidir.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), sana, senden önceki peygamberlere söylenen küfür ve tekzibden başka bir şey söylenmiyor. Şübhe yok ki senin Rabbin, hem bir merhamet sahibidir, hem de acıklı bir azab sahibi...

Ali Rıza Safa

Senin için söylenenler, senden önceki elçiler için söylenenlerden daha değişik değildir. Kuşkusuz, Efendin, kesinlikle, hem bağışlayıcıdır hem de acı veren ağır bir cezalandırması vardır.

Bayraktar Bayraklı

Sana söylenenler, senden önceki peygamberlere söylenenlerden başkası değildir. Şüphesiz senin Rabbin, hem affedicidir; hem de acı bir azap sahibidir.

Bekir Sadak

Senin icin soylenenler, senden onceki peygamberler icin de soylenmisti. Dogrusu Rabbin hem bagislayan ve hem de can yakici azap verendir.

Celal Yıldırım

Sana söylenen sözler, senden önceki peygamberlere de söylenenden başkası değildir. Şüphesiz ki, Rabbin mağfiret sahibidir ve elem verici azâb sahibidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sana, senden önceki peygamberler için söylenenlerden farklı bir şey söylenmemektedir. Gerçekten rabbin hem mağfiret sahibidir hem de O’nun çok yakıcı bir azabı vardır.

Diyanet İşleri

Sana ancak, senden önceki peygamberlere söylenenler söylenmektedir. Hiç şüphesiz senin Rabbin hem bağışlama sahibidir, hem de elem dolu bir azap sahibidir.

Diyanet İşleri (eski)

Senin için söylenenler, senden önceki peygamberler için de söylenmişti. Doğrusu Rabbin hem bağışlayan ve hem de can yakıcı azap verendir.

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) Sana söylenen, senden önceki peygamberlere söylenmiş olandan başka bir şey değildir. Elbette ki senin Rabbin, hem mağfiret sahibi hem de acı bir azap sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey Muhammed! Sana senden önceki peygamberlere söylenenden başka bir şey söylenmiyor. Şüphesiz ki senin Rabbin hem mağfiret sahibidir hem de acı verecek bir azap sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sana senden önceki peygamberlere denilenden başkası denilmiyor ve şüphe yok ki, Rabbin hem bir bağışlama sahibidir, hem de elem verici bir azap.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sana senden evvelki Resullere denilenden başka bir şey denilmiyor ve şübhe yok ki rabbın hem bir mağrifet sahibidir hem de elim bir ıkab

Erhan Aktaş

Sana, senden önceki Resullere söylenmiş olandan başka bir şey söylenmiyor. Senin Rabb'in, kesinlikle bağışlamanın ve acı veren azabın sahibidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana, senden önceki resullere söylenmiş olandan başka bir şey söylenmiyor. Senin Rabb'in, kesinlikle bağışlamanın ve acı veren azabın sahibidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana, senden önceki rasullere söylenmiş olandan başka bir şey söylenmiyor. Senin Rabb'in, kesinlikle bağışlamanın ve acı veren azabın sahibidir.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed! Sana söylenen, senden önceki elçilere söylenmiş olandan başka birşey değildir. Senin Rabb'in hem bağışlama sahibi, hem de acı azap sahibidir.

Gültekin Onan

Sana söylenen şeyler, senden önceki elçilere söylenenden başkası değildir. Şüphesiz, rabbin, hem elbette mağrifet sahibidir, hem de acı bir azab sahibidir.

Hamdi Döndüren

Sana söylenen, senden önceki elçilere söylenmiş olandan başka bir şey değildir. Elbette ki senin Rabbin, hem mağfiret sahibi hem de can yakıcı bir azap sahibidir.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) sana, senden evvelki peygamberlere de söylenmiş olandan başka bir şey söylenmiyor. Şübhe yok ki senin Rabbin hem mutlak mağfiret saahibidir, hem çok elem verici azab saahibi.

Hasib Asutay

Sana, senden önceki peygamberlere söylenenden başka bir şey söylenmiyor. Şüphesiz Rabbin, hem bağışlama sahibi ve hem de can yakıcı bir azap sahibidir.

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Sana ancak senden önceki peygamberlere söylenen şeyler söyleniyor. Şübhesiz ki Rabbin, hem çok mağfiret sâhibi, hem de pek elemli bir azab sâhibidir.

İbni Kesir

Senin için söylenenler, mutlaka senden önceki peygamberler için de söylenmiştir. Elbette ki Rabbın; hem mağfiret sahibidir, hem de elim bir azab sahibidir.

Mehmet Okuyan

Sana söylenmekte olan, senden önceki elçilere söylenmiş olandan başka bir şey değildir. Şüphesiz ki senin Rabbin hem bağışlama sahibidir hem de elem verici bir azabın sahibidir.

Muhammed Esed

(Sana gelince, ey Muhammed,) senin için söylenenler, senden önceki (Allah'ın) elçiler(i) için söylenenlerden başka bir şey değildir. Bak, senin Rabbin bağışlayıcıdır, ama aynı zamanda en şiddetli şekilde cezalandırmaya da kadirdir!

Mustafa İslamoğlu

(Ey Nebi!) Sana söylenenler, senden önceki elçilere söylenenlerden başka bir şey değildir. Şüphe yok ki senin Rabbinin bağışlayıcılığı kesindir, ama (aynı zamanda) can yakıcı bir cezanın da sahibidir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Sana senden evvelki resûllere denilmiş olan şeyden başkası denilmiyor. Şüphe yok ki, Senin Rabbin elbette mağfiret sahibidir ve pek acıklı ikâb sahibidir.

Ömer Öngüt

Resulüm! Sana söylenen şeyler, senden önceki peygamberlere söylenmiş olandan başka bir şey değildir. Şüphesiz ki senin Rabbin hem mağfiret sahibi, hem de acı verecek bir azap sahibidir.

Suat Yıldırım

Sana söylenenler, senden önceki peygamberlere söylenen sözlerden başka bir şey değildir. Senin Rabbin hem mağfiret, hem de gayet acı bir azap sahibidir.

Süleyman Ateş

Sana söylenen, senden önceki elçilere söylenmiş olandan başka bir şey değildir. Kuşkusuz Rabbin, hem bağışlama sahibi, hem de acı azab sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

Sana, senden önceki elçiler için söylenenlerden başkası söylenmiyor. Senin Rabbin hem çokça bağışlayan hem de cezası acıklı olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Senin için söylenenler senden önceki elçiler için söylenenlerden farklı değildir. Senin Rabbinin (Sahibinin) hem affı hem de pek acıklı azabı vardır.

Şaban Piriş

Sana söylenenler, senden önceki elçilere söylenenlerden başka bir şey değildir. Süphesiz Rabbin, hem mağfiret sahibidir, hem de acı bir azap sahibidir.

Tefhim-ul Kuran

Sana söylenen şeyler, senden önceki peygamberlere söylenenden başkası değildir. Şüphesiz senin Rabbin, hem elbette mağfiret sahibidir, hem de acı bir azab sahibidir.

Ümit Şimşek

Sana söylenen şey de senden önceki peygamberlere söylenenden başka birşey değildir. Rabbinin ise bağışlaması bol, cezası acıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Senin için söylenen, senden önceki resuller için söylenenden başka şey değildir. Hiç kuşkusuz, senin Rabbin hem çok affedicidir hem de acıklı bir azabın sahibidir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sənə ancaq səndən əvvəlki elçilərə deyilənlər deyilir. Həqiqətən, sənin Rəbbin bağışlayandır, ağrılı-acılı cəza verəndir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Sənə ancaq səndən əvvəlki peyğəmbərlərə deyilənlər deyilir. Həqiqətən, sənin Rəbbin həm bağışlayandır, həm də şiddətli cəza verəndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Was dir gesagt wird, wurde vor dir schon den früheren Gesandten gesagt. Dein Herr ist voller Vergebung, Er verhängt aber auch qualvolle Strafen.

Almanca — Der Edle Quran

Es wird dir nur das gesagt, was schon den Gesandten vor dir gesagt wurde. Dein Herr ist wahrlich voll der Vergebung und verhängt (auch) schmerzhafte Strafe.

Almanca — M. A. Rassoul

Nichts anderes wird dir gesagt, als was schon den Gesandten vor dir gesagt wurde. Deinem Herrn eignet wahrlich die Vergebung, (ihm eignet) aber auch die schmerzliche Bestrafung.

Almanca — Muhammad Zaidan

Es wird dir nichts gesagt außer dem, was den Gesandten vor dir gesagt wurde. Gewiß, dein HERR hat doch Vergebung aber auch qualvolle Bestrafung.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nothing is said to you O Muhammad by your opponents who call you everything they could lay their tongues to that was not said to Messengers sent before you. Indeed Allah, your Creator, has on hand mercy and forgiveness and He has on hand also condign punishment.

Abdul Haleem

[should remember that] you [Prophet] are not told anything that the previous messengers were not told: your Lord is a Lord of forgiveness, but also of painful punishment.

Abdullah Yusuf Ali

Nothing is said to thee that was not said to the messengers before thee: that thy lord has at his Command (all) forgiveness as well as a most Grievous Penalty.

Abul A'la Maududi

(O Prophet), nothing is said to you but what was already said to the Messengers before you. Surely your Lord is the Lord of forgiveness and the Lord of grievous chastisement.

Aisha Bewley

Nothing has been said to you that was not said to the Messengers before you. Your Lord is the Possessor of forgiveness but also of painful retribution.

Al-Hilali & Khan

Nothing is said to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) except what was said to the Messengers before you. Verily, your Lord is the Possessor of Forgiveness, and (also) the Possessor of Painful Punishment.[1]

Ali Quli Qarai

Nothing is said to you except what has already been said [earlier] to the apostles before you. Indeed your Lord is forgiving and One who metes out a painful retribution.

Amatul Rahman Omar

Nothing is said (in the form of objection) to you what was not already said to the Messengers before you. Verily, your Lord is Master of Protection (for the believers) and (also) Master of woeful retribution (for the disbelievers).

Arthur John Arberry

Naught is said to thee but what already was said to the Messengers before thee. Surely thy Lord is a Lord of forgiveness and of painful retribution.

Bijan Moeinian

Nothing is being said to you (Mohammad) which has not already been said to the Prophets before you [Qur’an is thus being the same book which was revealed to all Prophets but lost throughout the time]. Surely your Lord is forgiving [as he gives ample time to disbelievers to contemplate] as well as harsh in punishment.

E. Henry Palmer

Naught is said to thee but what was said to the apostles before thee, 'Verily, thy Lord is Lord of forgiveness and Lord of grievous torment!'

Edip-Layth

What is being said to you is the same that was said to the messengers before you. Your Lord has forgiveness, and a painful retribution.

George Sale

No other is said unto thee by the infidels of Mecca, than what hath been formerly said, unto the apostles before thee: Verily thy Lord is inclined to forgiveness, and is also able to chastise severely.

Hamid S. Aziz

Naught is said unto you (O Muhammad) but what was said unto the messengers before you; surely your Lord is the Lord of Forgiveness and the Lord of dire Retribution.

Mahmoud Ghali

In no way is anything said to you except what already was said to the Messengers before you. Surely your Lord is indeed The Owner of forgivenes and The Owner of painful punishment.

Marmaduke Pickthall

Naught is said unto thee (Muhammad) save what was said unto the messengers before thee. Lo! thy Lord is owner of forgiveness, and owner (also) of dire punishment.

Mohamed Ahmed - Samira

Nothing is said to you which had not been said to other apostles before you. Surely your Lord is the lord of forgiveness, but also the lord of severe retribution.

Muhammad Asad

[And as for thee, O Prophet,] nothing is being said to thee but what was said to all [of God’s] apostles before thy time. Behold, thy Sustainer is indeed full of forgiveness - but He has also the power to requite most grie­vously!

Mustafa Khattab

˹O Prophet!˺ Nothing is said to you ˹by the deniers˺ except what was already said to the messengers before you. Surely your Lord is ˹the Lord˺ of forgiveness and painful punishment.

Progressive Muslims

What is being said to you is the same that was said to the messengers before you. Your Lord has forgiveness, and a painful retribution.

Sahih International

Nothing is said to you, [O Muúammad], except what was already said to the messengers before you. Indeed, your Lord is a possessor of forgiveness and a possessor of painful penalty.

Sam Gerrans

Nothing is said to thee but what has been said to the messengers before thee: — “Thy Lord is possessor of forgiveness, and possessor of painful retribution,” —

Shabbir Ahmed

Nothing is being said to you (O Messenger) but what was said to all Messengers before you. Behold, your Lord is Owner of the protecting forgiveness, and Owner of awesome grasp. ('Ghafarah' = Helmet of armor = Protecting from hurt = Absolving imperfections).

Syed Vickar Ahamed

Nothing is said to you that was not (already) said to the messengers before you: Surely, that your Lord has, at His Command, (all the) Forgiveness and also the most painful penalty.

Taqi Usmani

Nothing is being said to you but what has been said to the messengers before you. Your Lord is certainly the Lord of forgiveness and the Lord of painful punishment.

The Monotheist Group

What is being said to you is the same that was said to the messengers before you. Your Lord has forgiveness, and He has a painful retribution.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il ne tʹest dit que ce qui a été dit aux Messagers avant toi. Ton Seigneur est certes Détenteur du pardon et Détenteur aussi dʹune punition douloureuse.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Ya ji te re hatiye gotin, her ew ji pêxemberên beriya te re jî hatiye gotin. Bêguman Xwedayê te teqez xwedanê mexfîretê ye, hem jî xwedanê ezabekî cansoj e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Aan jou wordt slechts gezegd wat al aan de gezanten voor jouw tijd gezegd was; jouw Heer is vol vergeving maar geeft ook een pijnlijke afstraffing.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De ongeloovigen van Mekka zeggen u niets anders, dan datgene, wat vóór u, tot de profeten werd gezegd; waarlijk, hun Heer is tot de vergiffenis geneigd, en hij is mede in staat ernstig te kastijden.

Hollandaca — Siregar

Er wordt jou niets gezegd wat waarlijk niet tot de Boodschappers vóór jou is gezegd. Voorwaar, jouw Heer is zeker de Bezitter van vergeving en de Bezitter van een pijnlijke bestraffing.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Многобожники) говорят тебе (о, Посланник) тоже самое, что говорили (прежние общины) посланникам (которые были) до тебя. (Поэтому, терпи все то, что происходит с тобой на пути призыва к Аллаху). Поистине, Господь твой – однозначно, обладает прощением (для тех, кто кается в грехах) и обладает мучительным наказанием (для тех, кто упорствует в неверии)!

Rusça — Osmanov

[Многобожники] скажут тебе только то, что было сказано до тебя [другим] посланникам. Воистину, твой Господь и прощает, и мучительно наказывает.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vad de säger till dig (Muhammad) är ingenting annat än det som har sagts till de profeter som gick före dig. Din Herre är Den som ger full förlåtelse, men också Den som straffar med ett plågsamt straff.