Nihayet cehenneme vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri, yapmış oldukları işler hakkında, kendileri aleyhine şahitlik ederler.
حَتّٰٓى اِذَا مَا جَٓاؤُ۫هَا شَهِدَ عَلَيْهِمْ سَمْعُهُمْ وَاَبْصَارُهُمْ وَجُلُودُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Hattā iƶā mā cā'ūhā şehide ǎleyhim sem'ǔhum ve ebSāruhum ve culūduhum bimā kānū yeǎ'melūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Oraya gelince de kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları şeyler hakkında, kendi aleyhlerine tanıklıkta bulunur.
Abdulkadir Gölpınarlı
Oraya gelince de kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları şeyler hakkında, kendi aleyhlerine tanıklıkta bulunur.
Adem Uğur
Nihayet oraya geldikleri zaman kulakları, gözleri ve derileri, işledikleri şeye karşı onların aleyhine şahitlik edecektir.
Ahmed Hulusi
(Allah'ın düşmanları bilinçler) oraya geldiklerinde, onların sem'leri (işitme hassaları), basarları (görme hassaları) ve derileri (altındaki tüm bedenleri), tüm yaptıklarıyla onların aleyhine olarak şahitlik etti.
Ahmet Tekin
Nihayet Cehenneme geldiklerinde, kulakları, gözleri, tenleri, tenasül organları, aleyhlerine şâhitlik ederler. İşlemeye devam ettikleri günahları anlatırlar.
Ahmet Varol
Sonunda oraya vardıklarında kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları hakkında aleyhlerine şahitlik eder.
Ali Bulaç
Sonunda oraya geldikleri zaman, işitme, görme (duyuları) ve derileri kendi aleyhlerine şahitlik edecektir.
Ali Fikri Yavuz
Nihayet ateşe geldikleri zaman, onlar (dünyada) ne yapıyordu iseler, kulakları, gözleri ve derileri hep aleyhlerine şahidlik edecektir.
Ali Rıza Safa
Sonunda oraya geldiklerinde, kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları edimler için kendilerine karşı tanıklık edecektir.
Bayraktar Bayraklı
Oraya geldiklerinde kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları amellere karşı onların aleyhine şahitlik ederler.
Bekir Sadak
Sonunda oraya varinca, kulaklari, gozleri ve derileri, yaptiklari hakkinda onlarin aleyhinde sahidlik ederler.
Celal Yıldırım
Tâ ki oraya vardıklarında, yapageldikleri şeyler sebebiyle kulakları gözleri ve derileri aleyhlerinde şâhidlik ederler.
Diyanet İşleri
Nihayet cehenneme vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri, yapmış oldukları işler hakkında, kendileri aleyhine şahitlik ederler.
Diyanet İşleri (eski)
Sonunda oraya varınca, kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları hakkında onların aleyhinde şahidlik ederler.
Diyanet Vakfi
Nihayet oraya geldikleri zaman kulakları, gözleri ve derileri, işledikleri şeye karşı onların aleyhine şahitlik edecektir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Nihayet oraya vardıkları zaman kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları şeyler hakkında onların aleyhinde şahitlik ederler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hatta ona vardıklarında kulakları, gözleri ve derileri neler yaptıkları konusunda aleyhlerine şahitlik ederler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hatta ona vardıklarında aleyhlerine kulakları ve gözleri ve derileri şehadet eder: neler yapıyor idiyseler.
Erhan Aktaş
Nihayet oraya geldikleri zaman, yapmış oldukları şeylere; işitme, görme duyuları ve bedenleri kendi aleyhlerine tanıklık ederler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Nihayet oraya geldikleri zaman, yapmış oldukları şeylere; işitme, görme duyuları ve bedenleri kendi aleyhlerine tanıklık ederler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Nihayet oraya geldikleri zaman, yapmış oldukları şeylere; işitme, görme duyuları ve bedenleri kendi aleyhlerine tanıklık ederler.
Fizilal-il Kuran
Nihayet oraya vardıklarında kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları hakkında onların aleyhine şahitlik ettiler.
Gültekin Onan
Sonunda oraya geldikleri zaman, işitme, görme (duyuları) ve derileri kendi aleyhlerine şahitlik edecektir.
Hamdi Döndüren
Oraya vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları işler hakkında, onların aleyhine tanıklık ederler.
Hasan Basri Çantay
Nihayet oraya geldikleri zaman onlar ne yapıyor idiyseler, kulakları, gözleri, derileri kendilerinin aleyhinde şahidlik edecekdir.
Hasib Asutay
Nihâyet oraya geldikleri zaman, kulakları, gözleri ve derileri yapmış oldukları işler hakkında aleyhlerine şahitlik edecektir.
Hayrat Neşriyat
Nihâyet oraya vardıkları zaman kulakları, gözleri ve derileri, yapmakta oldukları şeyler hakkında onların aleyhine şâhidlik eder.
İbni Kesir
Nihayet oraya varınca; kulakları, gözleri ve derileri yapar oldukları şeye aleyhlerinde şehadet ederler.
Mehmet Okuyan
Sonunda oraya geldikleri zaman, işitme (duyu)ları, gözleri ve derileri işledikleri şeylerle ilgili olarak onların aleyhine şahitlik edecektir.
Muhammed Esed
ve onlar (ateşe) yaklaştıklarında, kulakları, gözleri ve derileri onlara karşı tanıklık yapacak ve onların (yeryüzünde) yaptıklarını anlatacaklar.
Mustafa İslamoğlu
hatta ateşe vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri yapa geldikleri şeyler sebebiyle onlar aleyhine şahitlik eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
Nihâyet oraya geldikleri vakit, onların aleyhine ne işlemiş olduklarına dair kulakları ve gözleri ve derileri şahadette bulunmuş olur.
Ömer Öngüt
Sonunda oraya varınca kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları hakkında onların aleyhinde şâhitlik ederler.
Suat Yıldırım
Nihayet oraya ulaştıklarında kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları işleri söyleyip kendi aleyhlerinde şahitlik ederler.
Süleyman Ateş
Nihayet oraya vardıklarında kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları işler hakkında aleyhlerine şahidlik ettiler.
Süleymaniye Vakfı
Oraya geldiklerinde kulakları, gözleri ve derileri, yapıp ettikleri şeyler hakkında onların aleyhine şahitlik edecektir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ateş için bir araya getirilince kulakları, gözleri ve derileri, yapıp ettikleriyle aleyhlerinde şahitlik edecektir.
Şaban Piriş
Oraya vardıkları zaman, kulakları, gözleri ve derileri, onların yaptıklarına şahitlik edecektir.
Tefhim-ul Kuran
Sonunda oraya geldikleri zaman, onların işitme, görme (duyuları) ve derileri kendi aleyhlerine şahitlik edecektir.
Ümit Şimşek
Oraya vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri, onların işledikleri hakkında kendileri aleyhine tanıklık ederler.
Yaşar Nuri Öztürk
Nihayet, oraya geldiklerinde kulakları, gözleri, derileri, yapıp-ettikleri hakkında onlar aleyhine tanıklık edecektir.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Nəhayət, onlar oraya gəldikləri zaman qulaqları, gözləri və dəriləri etdikləri əməllər barəsində onların əleyhinə şahidlik edəcəkdir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Nəhayət, onlar Cəhənnəmə gəldikdə qulaqları, gözləri və dəriləri etdikləri əməllər barəsində onların əleyhinə şəhadət verəcəkdir.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn sie dort angekommen sind, werden ihre Ohren, ihre Gesichter und ihre Haut Zeugnis ablegen von den Untaten, die sie begangen haben.
Almanca — Der Edle Quran
Wenn sie dann dort angekommen sind, legen ihr Gehör, ihre Augen und ihre Häute gegen sie Zeugnis ab über das, was sie zu tun pflegten.
Almanca — M. A. Rassoul
bis daß, wenn sie es erreichen, ihre Ohren und ihre Augen und ihre Haut Zeugnis gegen sie von dem ablegen, was sie zu tun pflegten.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann wenn sie bei ihm (beim Feuer) sind, werden ihr Gehör, ihre Augen und ihre Häute Zeugnis gegen sie ablegen über das, was sie zu tun pflegten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And when they have all reached the intended end, there and then shall their senses: hearing, sight and touch or skin bear witness to their deeds of iniquity.
Abdul Haleem
their ears, eyes, and skins will, when they reach it, testify against them for their misdeeds.
Abdullah Yusuf Ali
At length, when they reach the (Fire), their hearing, their sight, and their skins will bear witness against them, as to (all) their deeds.
Abul A'la Maududi
and when all have arrived, their ears, their eyes, and their skins shall bear witness against them, stating all that they had done in the life of the world.
Aisha Bewley
when they reach it, their hearing, sight and skin will testify against them concerning what they did.
Al-Hilali & Khan
Till, when they reach it (Hell-fire), their hearing (ears) and their eyes, and their skins will testify against them as to what they used to do.
Ali Quli Qarai
When they come to it, their hearing will bear witness against them and their sight and their skins concerning what they used to do.
Amatul Rahman Omar
Till, when they all reach it (- the Hell) their hearing and their eyes and their skins will be (testifying to and) bearing witness against them as to their (mis)deeds.
Arthur John Arberry
till when they are come to it, their hearing, their eyes and their skins bear witness against them concerning what they have been doing,
Bijan Moeinian
Their own ears, eyes and skins will testify against what they have been doing in this world [after all who can deny the video of his own actions?]
E. Henry Palmer
until when they come to it, their hearing and their eyesight and their skins shall bear witness against them of that which they have done.
Edip-Layth
When they come to it, their own hearing, eyes, and skins will bear witness to everything they had done.
George Sale
until, when they shall arrive thereat their ears, and their eyes, and their skins shall bear witness against them of that which they shall have wrought.
Hamid S. Aziz
Until when they come to it, their ears and their eyes and their skins shall bear witness against them as to what they did.
Mahmoud Ghali
Till, just when they come to it, their hearing, and their beholdings, (i. e., eyesight (s) and their skins testify against them concerning whatever they were doing.
Marmaduke Pickthall
Till, when they reach it, their ears and their eyes and their skins testify against them as to what they used to do.
Mohamed Ahmed - Samira
So that when they reach it their ears and eyes and persons will testify to what they did.
Muhammad Asad
till, when they come close to it, their hearing and their sight and their [very] skins will bear witness against them, speaking of what they were doing [on earth].
Mustafa Khattab
When they reach it, their ears, eyes, and skin will testify against what they used to do.[1]
Progressive Muslims
When they come to it, their own hearing, eyes, and skins will bear witness to everything they had done.
Sahih International
Until, when they reach it, their hearing and their eyes and their skins will testify against them of what they used to do.
Sam Gerrans
When they have reached it, their hearing and their sight and their skins will bear witness against them as to what they did.
Shabbir Ahmed
Till, when they reach it, their hearing and their sight and their skins will bear witness against them, about all they had been doing.
Syed Vickar Ahamed
At length, when they reach the (Fire), their hearing, their sight, and their skins will speak up against them, as to (all) their actions.
Taqi Usmani
until when they will come to it, their ears and their eyes and their skins will testify against them about what they used to do.
The Monotheist Group
When they come to it, their own hearing, eyes, and skins will bear witness to everything they had done.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Alors, quand ils y seront, leur ouïe, leurs yeux et leurs peaux témoigneront contre eux de ce quʹils œuvraient.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Paşê dema ku ew hatin qada heşrê, guhên wan, çavên wan û çermên wan li hemberî ya ku wan (li dinyayê) kiriye dê li ser wan şahdeyiyê bidin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En wanneer zij daar dan gekomen zijn zal hun gehoor, hun gezicht en hun huid tegen hen getuigen over wat zij deden.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Totdat, wanneer zij daar zullen aangekomen zijn, hunne ooren, hunne oogen en hunne huiden getuigenis tegen hen zullen afleggen, van datgene wat zij verricht zullen hebben.
Hollandaca — Siregar
Totdat, wanneer Zij haar (de Hel) bereiken, hun oren, en hun ogen en kun huiden tegen hen zullen getuigen, wegens wat zij plachten te doen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А когда придут они [враги Аллаха] к нему [к Аду] (то станут отрицать свое неверие и грехи), (но) будут свидетельствовать против них слух их, их зрение и их кожи о том, что они делали [какие грехи они совершали в своей жизни].
Rusça — Osmanov
пока они не окажутся в огне. Их уши, глаза и кожа будут свидетельствовать против того, что они вершили.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och när de nått fram, skall deras öron, deras ögon och deras hud vittna mot dem om vad de gjorde.