Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır.

اِلَّا الْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ وَالْوِلْدَانِ لَا يَسْتَطِيعُونَ حِيلَةً وَلَا يَهْتَدُونَ سَبِيلًا

illā l-musteD'ǎfīne mine r-ricāli ve n-nisā'i ve l-vildāni lā yesteTīǔne Hīleten ve lā yehtedūne sebīlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِلَّاillāyalnız hariçtir
2الْمُسْتَضْعَفِينَl-musteD'ǎfīneض ع فZayıf/güçsüz/hasta olmak. Bir kişiyi zayıf düşünmek, saymak, davranmak veya görmek. Aşmak, iki kat, çok katlı, ikiye katlamak, üçe katlamak, çoklu kelimeler. Benzer, eşit miktar veya bir o kadar daha.gerçekten zayıf
3مِنَmine
4الرِّجَالِr-ricāliر ج لYürümek, ayakla itmek, yürümek, ayaklarından bağlamak, (dişinin) yavrusunu emzirmesine izin vermek, (saç) kıvırcık olmak, annesiyle serbest bırakmak. Rajjala - birini rahatlatmak, saç taramak, mühlet vermek. Tarajjala - ipsiz inmek. Rijlatun - yürümede güç. Rijlun - ayak, askerler, iyi yürüyücü, serseri. Arajil - avcılar, yaya. Rajulun - erkek insan, adam, saçı olan kişi. Rajilun - ayak, yayalar (yavaş yürüyenler). Rijlain - iki ayak. Arjul (çoğul) - ayaklar.erkekler
5وَالنِّسَاءِve n-nisā'iن س وKadınlar. Bu kelimenin tekil hali yoktur.ve kadınlar
6وَالْوِلْدَانِve l-vildāniو ل دdoğurmak, dünyaya getirmekve çocuklar
7لَا
8يَسْتَطِيعُونَyesteTīǔneط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.gücü yetmeyenler
9حِيلَةًHīletenح و لDeğişmek, araya girmek, yanından geçmek için. Dönüştürülmüş veya değiştirilmiş olmak, bir şeyden başka bir şeye dönmek veya dönüşmek, aktarılmak veya taşınmak, hareket etmek veya kaldırmak, eğri veya düzgün olmamak, yolundan veya yönünden veya şeklinden sapma, yerinden kaldırılmak veya taşınmak, bir antlaşmadan/sözleşmeden/anlaşmadan/sözleşmeden geri çekilmek veya uzaklaşmak, sıçramak ve hayvanının veya atının sırtına sıkıca oturmak, geçmek, dönmek ve geçmek, tamamlanmak, bir ayırım/bölme/çit/engel/engel/tıkanma olarak müdahale etmek, birleşmeyi veya iletişimi önlemek için müdahale etmek, dökmek veya akıtmak, bir şeyi saçma/tutarsız/kendisiyle çelişen/gerçek olmayan/imkansız ilan etmek veya telaffuz etmek, bir şeyi beceri/yönetim/tatlı dil/ustalık kullanarak istemek veya aramak, birinin bir şey yapmasını istemek veya çalışmak, neredeyse katılaşmış veya donmuş, bir kişiye keskin veya dikkatli bir şekilde bakmak veya gözlerini dikmek, bir kişiyi kırbaçla vurmak veya vurmak istemek, bir kişiyi hesaplamak, bir kişiyi zayıf olarak değerlendirmek, çekingenlik veya kaçınma uygulamak, bir kişiye karşı hilebazlık veya kurnazlık veya tertip uygulamak, hile yapmak veya tuzak kurmak, strateji uygulamak.hiçbir çareye
10وَلَاve lā
11يَهْتَدُونَyehtedūneه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.ve (göç için) bulamayan
12سَبِيلًاsebīlenس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepyol

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ancak yurtlarından göçmek için bir düzen, bir yol bulamayan gerçekten de âciz erkeklerle kadınlar ve çocuklar bu hükümden dışarı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ancak yurtlarından göçmek için bir düzen, bir yol bulamayan gerçekten de âciz erkeklerle kadınlar ve çocuklar bu hükümden dışarı.

Adem Uğur

Erkekler, kadınlar ve çocuklardan (gerçekten) âciz olup hiçbir çareye gücü yetmeyenler, hiç bir yol bulamayanlar müstesnadır.

Ahmed Hulusi

Ancak hicrete imkanı olmayan güçsüz, çaresiz erkekler, kadınlar ve çocuklar bundan müstesnadır.

Ahmet Tekin

Ancak gerçekten çaresiz kalan, çare icat edecek gücü olmayan, bir çıkış yolu bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar bu ihtarlara muhatap değildir.

Ahmet Varol

Ancak erkek, kadın ve çocuklardan çaresiz kalan ve bir yol bulamayan zavallılar (mustaz'aflar, ezilenler) müstesnadırlar.

Ali Bulaç

Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan müstaz'aflar olup hiç bir çareye güç yetiremeyenler ve bir yol (çıkış) bulamayanlar başka.

Ali Fikri Yavuz

Erkek, kadın ve çocuklardan gücü yetmiyen biçarelerle hicret için yol bulamıyanlar müstesna (onlar cehennemlik değillerdir.)

Ali Rıza Safa

Erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan, hiçbir gücü olmayan ve yol bulamayan umarsızlar başkadır.

Bayraktar Bayraklı

Erkekler, kadınlar ve çocuklardan, aciz olup hiçbir çareye gücü yetmeyenler, hiçbir yol bulamayanlar müstesnadır.

Bekir Sadak

Caresiz kalan, yol bulamayan zavalli erkek, kadin ve cocuklar mustesnadirlar.

Celal Yıldırım

Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan cidden âciz olup bir çare bulmaya güç getiremiyenler ve bu yüzden (hicrete) yol bulamıyanlar müstesna..

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Erkekler, kadınlar ve çocuklar içinden zayıf sayılanlar (yani) çaresiz kalanlar ve hiçbir kurtuluş yolu bulamayanlar müstesnadır.

Diyanet İşleri

Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır.

Diyanet İşleri (eski)

Çaresiz kalan, yol bulamayan zavallı erkek, kadın ve çocuklar müstesnadırlar.

Diyanet Vakfi

Erkekler, kadınlar ve çocuklardan (gerçekten) âciz olup hiçbir çareye gücü yetmeyenler, hiçbir yol bulamayanlar müstesnadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ancak gerçekten aciz ve zayıf olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç...

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak gerçekten zayıf, hiç birşeye gücü yetmeyen ve hicret için yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak hakikaten zebun olanlar: Hiç bir çareye gücü yetmiyen ve hicret için yol bulamıyan erkekler, kadın, çocuklar müstesna

Erhan Aktaş

Ancak, çaresiz kalan, gücü yetmeyen, bir çıkış yolu bulamayan mus'tezaf erkek, kadın ve çocuklar hariç.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak, çaresiz kalan, gücü yetmeyen, bir çıkış yolu bulamayan mus'tezaf erkek, kadın ve çocuklar hariç.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak, çaresiz kalan, gücü yetmeyen, bir çıkış yolu bulamayan mustaz'af erkek, kadın ve çocuklar hariç.

Fizilal-il Kuran

Yalnız, çaresiz kalan, hiç bir çıkar yol bulamayan ezilmiş, erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadırlar.

Gültekin Onan

Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan müstaz'aflar olup hiç bir çareye güç yetiremeyenler ve bir yol (çıkış) bulamayanlar başka.

Hamdi Döndüren

Ancak, çare bulamayan ve yol bilmeyen güçsüz bırakılmış erkek, kadın ve çocuklar bunun dışındadır.

Hasan Basri Çantay

Erkeklerden, kadınlardan, çocuklardan za'f ve acz içinde bırakılıb da hiç bir çareye gücü yetmeyen ve (hicrete) bir yol bulamayanlar müstesna.

Hasib Asutay

Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan güçsüz bırakılıp bir çare bulmaya gücü yetmeyen ve (hicret için) yol bulamayanlar müstesnadır.

Hayrat Neşriyat

Ancak erkekler, kadınlar ve çocuklardan (hicret etmek için) hiçbir çâreye gücü yetmeyen ve hiçbir yol bulamayan âciz bırakılmış kimseler müstesnâ.

İbni Kesir

Ancak erkek, kadın ve çocuklardan çaresiz kalarak bir yol bulamayan zavallılar müstesnadır.

Mehmet Okuyan

Hiçbir çareye gücü yetmeyen, (hicret için) hiçbir yol bulamayan zayıf düşürülmüş erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç.

Muhammed Esed

Ama -erkek olsun, kadın olsun, çocuk olsun- hiçbir gücü olmayan ve kendilerine doğru yol gösterilmeyen çaresiz kimseler bunların dışındadır:

Mustafa İslamoğlu

Ne ki ezilen kesimlere mensup erkek, kadın ve çocuklardan hiçbir gücü olmayan ve yol göstericisi de bulunmayan kimseler bundan müstesnadır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ancak erkeklerden ve kadınlardan ve çocuklardan zayıf sayılıp da hiçbir çareye güçleri yetmeyenler ve hiçbir doğru yol bulamayanlar müstesna.

Ömer Öngüt

Erkek, kadın ve çocuklardan zayıf olup, hiçbir çareye gücü yetmeyen ve hicret etmek için bir yol bulamayanlar müstesnâdır.

Suat Yıldırım

(98-99) Ancak, her türlü imkândan mahrum ve hicret için yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadırlar. Çünkü bunları Allah’ın affedeceği umulur. Allah gerçekten afüv ve gafurdur (affı ve mağfireti boldur).

Süleyman Ateş

Yalnız hiçbir çareye gücü yetmeyen ve göç için yol bulamayan, gerçekten zayıf erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç.

Süleymaniye Vakfı

Hiçbir çözüme gücü yetmeyen, bir çıkış yolu da bulamayan ezilmiş erkek, kadın ve çocuklar bunların dışındadır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Güçsüz hale getirilmiş, çaresiz kalmış ve bir çıkış yolu bulamamış erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadır.

Şaban Piriş

Yalnızca, erkek, kadın ve çocuklardan hicret için yol bulamayan güçsüz bırakılanlar müstesnadır.

Tefhim-ul Kuran

Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan müstaz'aflar olup hiç bir çareye güç yetiremeyenler ve bir yol (çıkış) da bulamayanlar başka.

Ümit Şimşek

Ancak, erkek olsun, kadın olsun, çocuk olsun, bir çare veya hicret için bir imkân bulamayan güçsüz kimseler müstesnadır.

Yaşar Nuri Öztürk

Kadınlardan, erkeklerden, yavrulardan hiçbiri beceri gösteremeyen, hiçbir yol bulamayanların durumu farklıdır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ancaq zülmə qarşı çarə tapmağa qadir olmayan və hicrət etməyə yol tapa bilməyən zəif kişi, qadın və uşaqlar istisnadır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Yalnız hicrət etməyə yol və çarə tapmağa qadir olmayan aciz kişi, qadın və uşaqlar müstəsnadır.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ausgenommen die schwachen, hilflosen Männer, Frauen und Kinder, die nicht auswandern, weil sie keinen Ausweg wissen und sich nicht herauszuhelfen vermögen.

Almanca — Der Edle Quran

Ausgenommen die Unterdrückten unter den Männern, Frauen und Kindern, die keine Möglichkeit haben auszuwandern und auf dem Weg nicht rechtgeleitet sind.

Almanca — M. A. Rassoul

Ausgenommen davon sind die unterdrückten Männer, Frauen und Kinder, die über keinerlei Möglichkeit verfügen und keinen Ausweg finden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ausgenommen sind die Unterdrückten von den Männern, Frauen und Kindern, die keinen Ausweg haben und keine Möglichkeit (zur Hidschra) finden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But exempt from this -scheme of classification relative to the stay- at home are the men who are deficient in bodily vigour through age, the women and the children who are deficient in bodily or muscular strength who have no stratagem to use against the enemy or be able to lead in a course of action nor determine the course of events.

Abdul Haleem

but not so the truly helpless men, women, and children who have no means in their power nor any way to leave-

Abdullah Yusuf Ali

Except those who are (really) weak and oppressed - men, women, and children - who have no means in their power, nor (a guide-post) to their way.

Abul A'la Maududi

except the men, women, and children who were indeed too feeble to be able to seek the means of escape and did not know where to go .-

Aisha Bewley

Except for those men, women and children who really are oppressed and do not have any other possibility and are not guided to any way.

Al-Hilali & Khan

Except the weak ones among men, women and children who cannot devise a plan, nor are they able to direct their way.

Ali Quli Qarai

Except the abased among men, women and children, who have neither access to any means nor are guided to any way.

Amatul Rahman Omar

Different however is the case of those (actually) weak - men, women and children, who can find no device, nor means (to emigrate).

Arthur John Arberry

except the men, women, and children who, being abased, can devise nothing and are not guided to a way;

Bijan Moeinian

Exempted are the weak men, women and children who did not have neither the means nor a guide to migrate.

E. Henry Palmer

Save for the weak men, and women, and children, who could not compass any stratagem, and were not guided to a way;

Edip-Layth

Except for those men, women, and children who were oppressed and could not devise a plan nor could be guided to a way.

George Sale

Except the weak among men, and women, and children, who were not able to find means, and were not directed in the way;

Hamid S. Aziz

Save for the weak (oppressed) men, and women, and children, who had no means, stratagem or guidance;

Mahmoud Ghali

Except (the ones) deemed weak among the men and women and newborns (who) are unable (to contrive) a device and are not guided to a way.

Marmaduke Pickthall

Except the feeble among men, and the women, and the children, who are unable to devise a plan and are not shown a way.

Mohamed Ahmed - Samira

But those who are helpless, men, women and children, who can neither contrive a plan nor do they know the way,

Muhammad Asad

But excepted shall be the truly helpless - be they men or women or children - who cannot bring forth any strength and have not been shown the right way:

Mustafa Khattab

Except helpless men, women, and children who cannot afford a way out—

Progressive Muslims

Except for those who were oppressed from the men, women, and children who could not devise a plan nor could be guided to a way.

Sahih International

Except for the oppressed among men, women and children who cannot devise a plan nor are they directed to a way -

Sam Gerrans

Save the oppressed among the men, and the women, and the children — without means, nor guided to a path;

Shabbir Ahmed

Exempted are the feeble, whether men or women, and children who are unable to devise a plan and to find a way out.

Syed Vickar Ahamed

Except those who are (really) weak and oppressed— Among men, women, and children— Who have no means in their power, nor (a guide post) to direct their way.

Taqi Usmani

except the oppressed men and women and children, who cannot have means (to emigrate), nor can find a way.

The Monotheist Group

Except for those who were oppressed from the men, women, and children who could not devise a plan nor could be guided to a way.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

A lʹexception des impuissants: hommes, femmes et enfants, incapables de se débrouiller, et qui ne trouvent aucune voie:

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar niet voor die onderdrukte mannen, vrouwen en kinderen die tot geen list in staat zijn en die geen goede weg gewezen werd.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Uitgenomen de zwakken onder de menschen, de vrouwen en kinderen; zij, die niet in staat zouden zijn eene list uit te denken, en niet op den weg werden geleid,

Hollandaca — Siregar

Behalve de ondaedrukten van de mannen en de vrouwen en de kinderen die niet tot macht in staat zijn, en die geen weg kunnen vinden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

кроме слабых мужчин, женщин и детей, которые не могут ухитриться (чтобы отклонить от себя притеснение) и не находят [не знают] пути (чтобы избавиться от страданий, в которых они находятся).

Rusça — Osmanov

[и избегнут его] разве что беспомощные из мужчин и женщин и детей, которые не могут хитрить и не находят пути [для выезда из Мекки] и

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Till dem skall inte räknas de svaga och förtryckta - män, kvinnor och barn - som inte kunde bryta upp och som var osäkra om vägen;