Eğer biz onlara, "Hayatlarınızı feda edin veya yurtlarınızdan çıkın" diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de (imanlarını) daha çok pekiştirici olurdu.

وَلَوْ اَنَّا كَتَبْنَا عَلَيْهِمْ اَنِ اقْتُلُوا اَنْفُسَكُمْ اَوِ اخْرُجُوا مِنْ دِيَارِكُمْ مَا فَعَلُوهُ اِلَّا قَلِيلٌ مِنْهُمْ وَلَوْ اَنَّهُمْ فَعَلُوا مَا يُوعَظُونَ بِهِ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْ وَاَشَدَّ تَثْبِيتًا

ve lev ennā ketebnā ǎleyhim eni ḳtulū enfusekum evi ḣrucū min diyārikum mā feǎlūhu illā ḳalīlun minhum ve lev ennehum feǎlū mā yūǎZūne bihi le kāne ḣayran lehum ve eşedde teṧbīten

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْve levve eğer
2اَنَّاennābiz
3كَتَبْنَاketebnāك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetyazsaydık
4عَلَيْهِمْǎleyhimonlara
5اَنِeni
6اقْتُلُواḳtulūق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmaköldürün
7اَنْفُسَكُمْenfusekumن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendinizi
8اَوِeviya da
9اخْرُجُواḣrucūخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkın
10مِنْmin-dan
11دِيَارِكُمْdiyārikumد و رDönmek, devretmek, dolaşmakyurtlarınız-
12مَا
13فَعَلُوهُfeǎlūhuف ع لbir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durumbunu yapmazlardı
14اِلَّاillāhariç
15قَلِيلٌḳalīlunق ل لAz sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek.pek azı
16مِنْهُمْminhumiçlerinden
17وَلَوْve leveğer
18اَنَّهُمْennehumonlar
19فَعَلُواfeǎlūف ع لbir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durumyapsalardı
20مَاşeyi
21يُوعَظُونَyūǎZūneو ع ظÖğüt vermek, nasihat etmek, vaaz vermek, tavsiyede bulunmak, uyarmak, ödül veya ceza bahsederek kalbi yumuşatması gereken şeyleri hatırlatmak, iyi tavsiye veya öğüt vermek, işlerin sonucunu hatırlatmak, tövbe ve ıslaha yönlendiren öğütler vermek.öğütlenen
22بِهِbihikendilerine
23لَكَانَle kāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinelbette olurdu
24خَيْرًاḣayranخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.daha iyi
25لَهُمْlehumkendileri için
26وَاَشَدَّve eşeddeش د دsıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad & ashidda'u) - büyük, sağlam, katı, şiddetli, güçlü, zorlu, sert, kudretli, korkunç, ciddi, üzücü, cimri, pintilik. (fa'iil ve fiaal formlarındaki sıfatlar hem eril hem dişil için aynı şekilde kullanılır): ashuddun: tam güç yaşı, olgunluk. ishtadda (fiil 8) - şiddetle davranmak, sertleşmek.ve daha sağlam
27تَثْبِيتًاteṧbītenث ب تSağlam/kararlı/sabit/kurulu olmak, bir yerde kalmak, yapmakta sebat etmek, devam etmek/dayanmak. Güçlendirmek/sağlamlaştırmak/pekiştirmek. Kararlılık, istikrar, sağlam yerleşmiş. Sağlam bir şekilde sabit kalan, sağlam, kararlı. Teyit etmek/kurmak, kararlı. Teyit, kurma. Teyit etmek, bağlı tutmak, hapsetmek, kısıtlamak (örneğin bir işi yapmaktan). Bir şeyi doğru veya geçerli kılmak, bir şeyi zorunlu kılmak, kalıcılık, kesinlik, kurulu olma durumu.sağlamlıkta

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Biz onlara, kendinizi öldürün, yahut ülkenizden çıkın diye emretseydik, bunu onlara farz etmiş olsaydık ancak içlerinden pek azı bunu yapardı. Halbuki kendilerine verilen öğüdü tutsalar, deneni yapsalardı bu, hem onlara daha hayırlı olurdu, hem de inançlarını kökleştirirdi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Biz onlara, kendinizi öldürün, yahut ülkenizden çıkın diye emretseydik, bunu onlara farz etmiş olsaydık ancak içlerinden pek azı bunu yapardı. Halbuki kendilerine verilen öğüdü tutsalar, deneni yapsalardı bu, hem onlara daha hayırlı olurdu, hem de inançlarını kökleştirirdi.

Adem Uğur

Eğer onlara, kendinizi öldürün yahut yurtlarınızdan çıkın, diye emretmiş olsaydık, içlerinden pek azı müstesna, bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğüdü yerine getirselerdi, onlar için hem daha hayırlı hem de (imanlarını) daha pekiştirici olurdu.

Ahmed Hulusi

Eğer onların üzerine "nefslerinizi öldürün" (Allah uğruna ölümü göze alıp ölün) veya "yurtlarınızdan çıkın" diye yazsaydık, pek azı dışında, bunu yapamazlardı. Eğer onlar kendilerine yapılan bu nasihati uygulasalardı, elbette haklarında hayırlı ve en sağlıklı karar olurdu.

Ahmet Tekin

Eğer onlara: 'Uğrumuzda kanlarınızı dökün, canlarınızı feda edin, yurtlarınızı terk ederek göç edin' diye emretmiş, bunu bir yazılı kural haline getirmiş olsaydık, içlerinden pek azı müstesna bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğüdü, sorumluluklarıyla ilgili yapılan uyarıyı dikkate alarak yerine getirselerdi, bu onlar için hem daha hayırlı olur, hem de imanlarını daha çok pekiştirir, itibarlarını daha da yükseltirdi.

Ahmet Varol

Biz eğer onların üzerine: 'Kendi nefislerinizi öldürün yahut yurtlarınızdan çıkın' diye yazsaydık [16] çok azı dışındakiler bunu yapmazlardı. Eğer onlar kendilerine öğüt edileni yapsalardı, haklarında daha iyi olurdu ve inançlarının daha iyi kökleşmesini sağlardı.

Ali Bulaç

Eğer gerçekten biz, onlara: "Kendinizi öldürün ya da yurtlarınızdan çıkın" diye yazmış olsaydık, onlardan az bir bölümü dışında, bunu yapmazlardı. Onlar, kendilerine verilen öğüdü yerine getirselerdi, bu şüphesiz onlar için hayırlı ve daha sağlam olurdu.

Ali Fikri Yavuz

Eğer biz o münafıklara: “- Nefislerinizi cihad için öldürün, yahut yurdlarınızdan çıkın” diye bir farziyyet yükleseydik, içlerinizden pek azı müstesna, onu yapmazlardı. Onlar kendilerine öğüt verilen şeyleri yerine getirseydiler elbette bu, haklarında çok hayırlı ve imanlarını kökleştirme bakımından sağlam bir hareket olurdu.

Ali Rıza Safa

"Bencilliğinizi yok edin!" veya "Yurtlarınızdan çıkın!" diyerek onlara yazmış olsaydık, çok azı dışında bunu yapmazlardı. Oysa kendilerine verilen öğüdü yerine getirselerdi, onlar için kesinlikle daha iyi ve daha sağlam olurdu.

Bayraktar Bayraklı

Fakat biz onlara, "hayatlarınızı feda ediniz" yahut "yurtlarınızı terkediniz" diye emretmiş olsaydık, çok azı hariç, bunu yapmazlardı. Oysa tavsiye edilen şeyi yapmış olsalardı, bu, kesinlikle onların yararına olurdu ve onları daha güçlü kılardı.

Bekir Sadak

sayet onlara «Kendinizi oldurun» yahut «Memleketinizden cikin» diye emretmis olsaydik, pek azindan baskalari bunu yapmazlardi. Kendilerine verilen ogudu yerine getirmis olsalardi onlar icin daha iyi ve daha saglam olurdu.

Celal Yıldırım

Eğer onlara: «Kendinizi öldürün veya yurdunuzdan çıkın !» diye bir şey farz kılmış olsaydık, içlerinden pek azı dışında bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine yapılan öğüdü yerine getirselerdi, herhalde haklarında hayırlı, (imânlarının) sebat etmesi bakımından daha sağlam ve sıhhatli olurdu.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Eğer onlara kendinizi öldürün yahut yurtlarınızdan çıkın diye emretmiş olsaydık, pek azı müstesna bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğüdü yerine getirselerdi, bu onlar için hem daha hayırlı hem de (imanları için) daha sağlamlaştırıcı olurdu.

Diyanet İşleri

Eğer biz onlara, "Hayatlarınızı feda edin veya yurtlarınızdan çıkın" diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de (imanlarını) daha çok pekiştirici olurdu.

Diyanet İşleri (eski)

Şayet onlara 'Kendinizi öldürün' yahut 'Memleketinizden çıkın' diye emretmiş olsaydık, pek azından başkaları bunu yapmazlardı. Kendilerine verilen öğüdü yerine getirmiş olsalardı onlar için daha iyi ve daha sağlam olurdu.

Diyanet Vakfi

Eğer onlara, kendinizi öldürün yahut yurtlarınızdan çıkın, diye emretmiş olsaydık, içlerinden pek azı müstesna, bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğüdü yerine getirselerdi, onlar için hem daha hayırlı hem de (imanlarını) daha pekiştirici olurdu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer biz onlara: «Kendinizi öldürün, veya yurtlarınızdan çıkın.» diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapamazlardı. Fakat kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de daha sağlam olurdu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer onlara: "Nefislerinizi öldürün!" veya "Yurdunuzdan çıkın!" diye teklif etmiş olsaydık -pek azı hariç- bunu yapmazlardı. Fakat kendilerine öğütleneni yapsalardı, elbette haklarında çok hayırlı ve inançları ebedileştirmek itibariyle de en sağlam bir hareket olurdu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer onlara nefislerinizi öldürün veya "diyarınızdan çıkın" diye yazsa idik pek azından ma'dası onu yapmazlardı, fakat kendilerine va'zolunanı yapsalardı elbette haklarında çok hayırlı ve payidar kılmak i'tibarile de en sağlam bir hareket olurdu

Erhan Aktaş

Eğer biz onlara: "Kendinizi öldürün veya yurtlarınızdan çıkın" diye yazsaydık, çok azı hariç bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğüde uysalardı, elbette bu onlar için hem daha hayırlı hem kalıcı olarak daha sağlam olurdu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer biz onlara: "Kendinizi öldürün veya yurtlarınızdan çıkın" diye yazsaydık, çok azı hariç bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğüde uysalardı, elbette bu onlar için hem daha hayırlı hem kalıcı olarak daha sağlam olurdu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer biz onlara: "Kendinizi öldürün veya yurtlarınızdan çıkın" diye yazsaydık, çok azı hariç bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğüde uysalardı, elbette bu onlar için hem daha hayırlı hem daha sağlam olurdu.

Fizilal-il Kuran

Eğer onlara «canlarınızı feda ediniz» ya da «yurtlarınızdan çıkınız» diye emretmiş olsaydık, pek azı dışında, bunları yapamazlardı. Oysa eğer onlar kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, bu haklarında hayırlı ve güvenceli bir tutum olurdu.

Gültekin Onan

Eğer gerçekten biz, onlara: "Kendinizi öldürün ya da yurtlarınızdan çıkın" diye yazmış olsaydık, onlardan az bir bölümü dışında, bunu yapmazlardı. Onlar, kendilerine verilen öğüdü yerine getirselerdi, bu şüphesiz onlar için hayırlı ve daha sağlam olurdu.

Hamdi Döndüren

Eğer Biz onlara, “Kendinizi öldürün yahut yurtlarınızdan çıkın!” diye emretmiş olsaydık, içlerinden çok azı dışında, bunu yapmazlardı. Ama onlar kendilerine öğütleneni yapmış olsalardı, elbette bu, kendileri için hem daha hayırlı hem de (imanları için) daha pekiştirici olurdu.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, biz onlara: "Kendinizi öldürün, yahud yurdlarınızdan çıkın" diye yazsaydık, içlerinden birazı müstesna olmak üzere, bunu yapmazlardı. Onlar öğüd verildikleri şeyleri hakkıyle icra etselerdi bu, kendileri için elbet hem daha hayırlı, hem (imanlarını) sağlamca kökleşdirmiş olurdu.

Hasib Asutay

Eğer biz 'Kendinizi öldürün veya yurtlarından çıkın' diye yazmış olsaydık (31), içlerinden pek azı dışında, bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine öğütleneni yapsalardı, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha pekiştirici olurdu. (31. Farz etsek.)

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki şübhesiz ki biz onlara (münâfıklara): 'Nefislerinizi öldürün!' veya 'Yurtlarınızdan çıkın!' diye (öncekilere olduğu gibi çok ağır bir külfeti üzerlerine) yazsaydık, içlerinden pek azı müstesnâ, bunu yapmazlardı. Böylece gerçekten onlar, o nasîhat edilegeldikleri (ve güçlerinin yettiği) şeyleri yapsalardı, elbette kendileri için hayırlı ve(îmanlarını) takviye cihetiyle daha sağlam olurdu.

İbni Kesir

Şayet onlara; Kendinizi feda edin, yahut memleketinizden çıkın, diye emretmiş olsaydık, pek azı müstesna bunu yapmazlardı. Kendilerine öğüt verilen şeyleri yerine getirseydiler elbette bu; haklarında çok hayırlı ve payidar olma açısından daha sağlam olurdu.

Mehmet Okuyan

Onlara “Kendinizi öldürün (canınızı fedâ edin) veya yurtlarınızdan çıkın.” diye emretmiş olsaydık, içlerinden azı hariç bunu yapmazlardı. Kendilerine verilen öğüdü yerine getirselerdi, (bu durum) onlar için hem hayırlı hem de (imanlarını) daha pekiştirici olurdu.

Muhammed Esed

Fakat biz onlara "Hayatlarınızı feda edin!" yahut "Yurtlarınızı terk edin!" diye emretmiş olsaydık, çok azı bunu yapardı. Oysa, tavsiye edilen şeyi yapmış olsalardı, bu, kesinlikle onların yararına olurdu ve onları (imanlarında) daha güçlü kılardı,

Mustafa İslamoğlu

Fakat Biz, onlara "Canlarınızı feda edin!" ya da "Yurtlarınızı terk edin!" diye emretmiş olsaydık, çok azı dışında bu emri tutmazlardı. Ama öğütleneni yapsalardı, kendileri için daha iyi olurdu ve (bu) onları daha dirençli kılardı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Eğer onların üzerine «Nefislerinizi öldürünüz veya yurtlarınızdan çıkınız,» diye yazsaydık bunu onlardan birazı müstesna olmak üzere yapmazlardı. Ve eğer onlar kendisiyle öğüt verildikleri şeyi yapsa idiler elbette onlar için hayırlı ve berdevam olmak itibariyle daha sağlam olurdu.

Ömer Öngüt

Eğer biz onlara: “Kendinizi öldürün veya yurtlarınızdan çıkın!” diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç bunu yapmazlardı. Kendilerine verilen öğütleri yerine getirselerdi, elbette onlar için daha hayırlı ve (dinde sâbit kalmaları bakımından) daha sağlam olurdu.

Suat Yıldırım

Şayet onlara "Ölüme atılın!" veya "Vatanınızdan ayrılın!" (hicret edin) emrini vermiş olsaydık, pek azı müstesna, bunu yerine getirmezlerdi. Onlar kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette kendileri için hayırlı olur, durumlarını daha da sağlamlaştırırlardı.

Süleyman Ateş

Eğer onlara: "Kendinizi öldürün, ya da yurtlarınızdan çıkın!" diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapmazlardı. Ama kendilerine öğütleneni yapsalardı, elbette kendileri için daha iyi ve daha sağlam olurdu.

Süleymaniye Vakfı

Onlara: "Nefislerinizi öldürün ya da yurdunuzdan çıkın!" diye emretseydik pek azı dışında kimse bunu yapmazdı. Eğer kendilerine öğütleneni yapsalardı onlar için daha iyi ve daha sağlam olurdu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Şayet onlara: "kendinizi öldürün!" veya "yurdunuzdan çıkın!" diye emretseydik, pek azı dışındakiler bunu yapmazlardı. Ama kendilerine verilen öğüt ne olursa olsun, onu yapsalardı onlar için daha iyi ve daha sağlam olurdu.

Şaban Piriş

Eğer gerçekten biz, onlara, "nefislerinizin hakkından gelin veya yurtlarınızdan çıkın." diye yazmış olsaydık, onlardan çok azı hariç bunu yapmazlardı. Onlar kendilerine verilen öğüdü yerine getirselerdi, bu onlar için daha hayırlı ve daha sağlam olurdu.

Tefhim-ul Kuran

Eğer gerçekten biz, onlara: «Kendinizi öldürün ya da yurtlarınızdan çıkın» diye yazmış olsaydık, onlardan az bir bölümü dışında, bunu yapmazlardı. Onlar, kendilerine verilen öğüdü yerine getirselerdi, bu şüphesiz onlar için hayırlı ve daha sağlam olurdu.

Ümit Şimşek

Biz onlara 'Canınızı verin' yahut 'Yurdunuzu terk edin' diyecek olsak, içlerinden pek azı bunu yapardı. Eğer onlar kendilerine verilen öğütü yerine getirmiş olsalardı, elbette bu haklarında daha hayırlı olurdu ve azim ve sebatları ziyadeleşirdi

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer onlar üzerine, "Kendinizi öldürün yahut yurtlarınızdan çıkın!" diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapmazlardı. Ama onlar kendilerine öğütleneni yapsalardı, onlar için hem daha hayırlı olurdu hem de ömürlü olmaları bakımından daha yarayışlı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər Biz onlara: “Özünüzü (aranızdakı günahkarları) öldürün və yaxud yurdlarınızdan çıxın!”– deyə buyurmuş olsaydıq, içərilərindən çox azı bunu yerinə yetirərdi. Əgər onlar özlərinə verilən öyüd-nəsihətlərə əməl etsəydilər, əlbəttə, bu, onlar üçün daha xeyirli və daha mükəmməl olardı.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər Biz onlara: ″Özünüzü öldürün, yaxud yurdlarınızdan çıxın!″ – deyə yazıb əmr etsəydik, içərilərində az bir hissəsi müstəsna olmaqla, (bu əmri) yerinə yetirməzdilər. Əgər onlar verilən nəsihətlərə əməl etsəydilər, əlbəttə, bu onlar üçün daha xeyirli və daha düzgün olardı. (imanda sabitqədəmlik baxımından daha möhkəm bir addım olardı).

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Wenn Wir ihnen vorschreiben würden: ʺTötet euch selbst oder zieht aus euren Wohnstätten ausʺ, so täten sie es nicht, außer wenigen von ihnen. Wenn sie aber tun würden, wozu sie ermahnt werden, wäre es wahrlich besser für sie und eine größere Stärkung (im Glauben).

Almanca — M. A. Rassoul

Und hätten Wir ihnen vorgeschrieben: ʺTötet euch selbst oder verlaßt eure Häuserʺ, so würden sie es nicht tun, ausgenommen einige wenige von ihnen; hätten sie aber das getan, wozu sie aufgefordert worden waren, so wäre es wahrlich besser für sie gewesen und stärkend (für ihren Glauben)

Almanca — Muhammad Zaidan

Und hätten WIR ihnen geboten: ʺihr sollt euch selbst töten oder eure Wohnstätten verlassen, würden dies nur wenige von ihnen tun.ʺ Und hätten sie doch das getan, womit sie ermahnt werden, wäre es besser für sie und würde sie noch mehr (im Iman) bestärken.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And had Allah enjoined them to sacrifice their lives in His cause or to go out of their homes to fight against positive unbelief, they would not have obeyed the injunction with the exception of a few. Had they obeyed Allah's authoritative admonition, it would have been much better for them here and Hereafter. Such obedience would have confirmed their peace and position of authority and deep joy would have settled on their spirits.

Abdul Haleem

if We had ordered, ‘Lay down your lives’ or ‘Leave your homes,’ they would not have done so, except for a few- it would have been far better for them and stronger confirmation of their faith, if they had done as they were told,

Abdullah Yusuf Ali

If We had ordered them to sacrifice their lives or to leave their homes, very few of them would have done it: But if they had done what they were (actually) told, it would have been best for them, and would have gone farthest to strengthen their (faith);

Abul A'la Maududi

Had We enjoined upon them: 'Slay yourselves', or 'Leave your habitations', very few of them would have done it; yet if they had done as they were admonished, it would have been better for them and would have strengthened them;

Aisha Bewley

If We had directed them to kill themselves or leave their homes, they would not have done so, except for a very few. But if they had done what they were urged to do, it would have been better for them and far more strengthening.

Al-Hilali & Khan

And if We had ordered them (saying), "Kill yourselves (i.e. the innocent ones kill the guilty ones) or leave your homes," very few of them would have done it; but if they had done what they were told, it would have been better for them, and would have strengthened their (Faith);

Ali Quli Qarai

Had We prescribed for them, [commanding]: ‘Slay [the guilty among] your folks or leave your habitations,’ they would not have done it, except a few of them. And if they had done as they were advised it would have been better for them, and firmer in confirming [their faith].

Amatul Rahman Omar

If We had made it binding on them, `Lay down your lives or go out of your homes,' they would not have done it, excepting a few of them. And if they had done what they are exhorted to do, it would surely have been better for them and conducive to a greater strength (in their faith);

Arthur John Arberry

But had We prescribed for them, saying, 'Slay yourselves' or 'Leave your habitations,' they would not have done it, save a few of them; yet if they had done as they were admonished it would have been better for them, and stronger confirming them,

Bijan Moeinian

If I had asked them to put their lives in line for the cause of God or leave their homes to participate in a God pleasing mission, only a few would have obeyed in spite of the fact that obeying the Lord’s orders is the best for them as it will make them stronger people.

E. Henry Palmer

But had we prescribed for them, 'Kill yourselves, or go ye forth out of your houses,' they would not have done it, save only a few of them; but had they done what they are admonished, then it would have been better for them, and a more firm assurance.

Edip-Layth

Had We decreed for them, "Face yourselves," or "Leave your land," they would not have done so except for a few of them. If they had done what they were advised with, it would have been better for them and helped to strengthen them.

George Sale

And if we had commanded them, saying, slay your selves, or depart from your houses; they would not have done it, except a few of them. And if they had done what they were admonished, it would certainly have been better for them, and more efficacious for confirming their faith;

Hamid S. Aziz

But had we prescribed for them, "Sacrifice your lives, or leave your homes" they would not have done it, save only a few of them. But had they done what they were told, then it would have been better for them, and more strengthening.

Mahmoud Ghali

And if We had prescribed for them (saying), "Kill yourselves, " or "Go out of your residences, " in no way would they have performed (it) except a few of them. And if they had performed what they were admonished, it would have been more charitable for them and more strict in confirming them.

Marmaduke Pickthall

And if We had decreed for them: Lay down your lives or go forth from your dwellings, but few of them would have done it; though if they did what they are exhorted to do it would be better for them, and more strengthening;

Mohamed Ahmed - Samira

If We had commanded them to lay down their lives and to go forth from their homes, only a few would have obeyed; though had they followed what they had been commanded it would surely have been good for them and the strengthening of their faith.

Muhammad Asad

Yet if We were to ordain for them, "Lay down your lives," or, "Forsake your homelands," only a very few of them would do it - although, if they did what they are admonished to do, it would indeed be for their own good and apt to strengthen them greatly [in faith],

Mustafa Khattab

If We had commanded them to sacrifice themselves or abandon their homes, none would have obeyed except for a few. Had they done what they were advised to do,[1] it would have certainly been far better for them and more reassuring,

Progressive Muslims

And had We decreed for them: "Kill yourselves, " or "Leave your land," they would not have done so except for a few of them. And if they had done what they were advised with, it would have been better for them and helped to strengthen them.

Sahih International

And if We had decreed upon them, "Kill yourselves" or "Leave your homes," they would not have done it, except for a few of them. But if they had done what they were instructed, it would have been better for them and a firmer position [for them in faith].

Sam Gerrans

And had We prescribed for them: “Kill yourselves,” or: “Go forth from your homes,” there would have done it only a few among them; and had they done what they were exhorted, it would have been better for them and a stronger confirmation,

Shabbir Ahmed

And if We had decreed for them, "Lay down your lives," or "Forsake your homelands," a few of them would do it. Although, if they did as was admonished, it would be for their own good, and a cause for strengthening themselves.

Syed Vickar Ahamed

And if We had ordered (them) to sacrifice their lives or to leave their homes, very few of them would have done it: But if they had done what they were (actually) told, it would have been the best for them, and would have gone farthest to strengthen their (Faith);

Taqi Usmani

If We had prescribed for them that they should kill themselves or that they should migrate from their homeland, they would have not done it, except a few of them. If they had done what they were advised to do, it would have been better for them, and more effective in making (them) firm.

The Monotheist Group

And had We decreed for them: "Kill yourselves," or "Leave your land," they would not have done so except for a few of them. And if they had done what they were advised with, it would have been better for them and helped to strengthen them.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Si Nous leur avions prescrit ceci: ʺTuez-vous vous-mêmesʺ, ou ʺSortez de vos demeuresʺ, ils ne lʹauraient pas fait, sauf un petit nombre dʹentre eux. Sʹils avaient fait ce à quoi on les exhortait, cela aurait été certainement meilleur pour eux, et (leur foi) aurait été plus affermie.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger me li wan ferman bikira; nefsa xwe bikujin an jî ji welatê xwe derkevin, ji bilî çend kesan ji wan dê ev pêk neaniya. Eger wan şîreta ku li wan dihate kirin pêk bianiya dê ji wan re çêtir bûya û baweriya wan dê bêhtir misoger bibûya.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En als Wij aan hen voorgeschreven hadden: ʺDoodt elkaarʺ of ʺVertrekt uit jullie woningenʺ, dan zouden zij het op enkelen na niet doen. Maar als zij zouden doen waartoe zij worden aangespoord dan zou dat beter zijn en een stevigere bevestiging.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien wij hun hadden bevolen, zich zelven te dooden, of hunne huizen te verlaten, zouden zij het, eenigen van hen uitgezonderd, niet gedaan hebben. En indien zij gedaan hadden wat hun bevolen werd, waarlijk, het zou beter voor hen zijn geweest, en meer geschikt om hun geloof te bevestigen.

Hollandaca — Siregar

En indien Wij voor hen voorgeschreven hadden ʺDoodt elkaarʺ of ʺVerlaat jullie huizenʺ, dan hadden slechts weinigen van hen dat gedaan. Maar indien zij werkelijk gedaan hadden wat hen gezegd werd, was dat beter voor hen geweest en (het) had hen steviger gevestigd (in het geloof).

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если бы Мы предписали [сделали бы обязательным] им [лицемерам, которые обратились за судом к лжебогу]: «Убейте самих себя [невинные пусть убьют беззаконников]! – или выйдите из ваших домов [покиньте свои жилища]!» – то сделали бы это только немногие из них. А если бы они сделали то, о чем их увещают, то это непременно было бы лучше для них и сильнее для укрепления (их веры).

Rusça — Osmanov

Если бы Мы предписали им: ʺОтдавайте свои жизниʺ или же ʺВыходите из своих жилищʺ, - то повиновались бы лишь немногие из них. А если бы они делали то, к чему их призывают, то это было бы лучше для них и укрепило бы их [в вере].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om Vi befallde dem att ge sina liv eller att överge sitt land, skulle bara ett fåtal av dem göra det; men det skulle vara för deras eget bästa om de gjorde vad de uppmanas att göra, och det skulle stärka deras tro.