Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali verdik.
وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ
ve leḳad Derabnā li n-nāsi fī hāƶā l-ḳurāni min kulli meṧelin leǎllehum yeteƶekkerūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Öğüt ve ibret alsınlar diye biz, andolsun ki, bu Kur'ân'da her çeşit örnek getirmedeyiz insanlara.
Abdulkadir Gölpınarlı
Öğüt ve ibret alsınlar diye biz, andolsun ki, bu Kurʼânʼda her çeşit örnek getirmedeyiz insanlara.
Adem Uğur
Andolsun ki biz, öğüt alsınlar diye, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki şu Kuran'da insanlar için her türlü misali kullandık. . . Belki tezekkür ederler (unutmuş oldukları hakikatlerini hatırlayıp) üzerinde derin düşünürler diye!
Ahmet Tekin
Andolsun ki, biz, bu Kur’ân’da insanların iyiliği, kurtuluşu için dini hakikatların delillerini, gerekçelerini, insani ve ahlaki değerlerin zaruretini düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara sunduk.
Ahmet Varol
Andolsun biz, belki öğüt alırlar diye bu Kur'an'da insanlara her tür örneği verdik.
Ali Bulaç
Andolsun, biz bu Kur'an'da, belki öğüt alıp düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik.
Ali Fikri Yavuz
Gerçekten biz bu Kur’an’da, insanlar için her şeyden misal getirdik; olur ki (onlardan) öğüd alırlar.
Ali Rıza Safa
Üstelik gerçek şu ki, bu Kur'an'da, insanlar için her türlü örneği, değişik biçimlerde anlattık; belki öğüt alırlar diye.
Bayraktar Bayraklı
Biz bu Kur'an'da insanlara, öğüt alsınlar diye her türlü örneği verdik.
Bekir Sadak
Biz bu Kuran'da insanlara her turlu misali, belki ogut alirlar diye, and olsun ki verdik.
Celal Yıldırım
And olsun ki, biz bu Kur'ân'da her misali getirdik; ola ki düşünürler de öğüt alırlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Muhakkak ki biz, düşünüp ders alsınlar diye insanlar için bu Kur’an’da her türlü örneği ortaya koyduk.
Diyanet İşleri
Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali verdik.
Diyanet İşleri (eski)
Biz bu Kuran'da insanlara her türlü misali, belki öğüt alırlar diye, and olsun ki verdik.
Diyanet Vakfi
Andolsun ki biz, öğüt alsınlar diye, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Yemin ederim ki, bu Kur'ân'da insanlar için her türlüsünden temsil getirdik. Gerek ki iyi düşünsünler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yemin ederim ki, bu Kur'an'da insanlar için her türlüsünden temsil getirdik. Gerek ki iyi düşünsünler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yemin ederim ki bu Kur'anda insanlar için her türlüsünden temsil getirdik, gerek ki iyi düşünsünler
Erhan Aktaş
Ant olsun ki Kur'an'da insanlar için her konudan örnekler verdik. Umulur ki böylece öğüt alırlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ant olsun ki Kur'an'da insanlar için her konudan örnekler verdik. Umulur ki böylece öğüt alırlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ant olsun ki Kur'an'da insanlar için her konudan örnekler verdik. Umulur ki böylece öğüt alırlar.
Fizilal-il Kuran
Andolsun biz, bu Kur'an'da insanlara, öğüt alsınlar diye her türlü misali verdik.
Gültekin Onan
Andolsun, biz bu Kuran'da, belki öğüt alıp düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik.
Hamdi Döndüren
Andolsun biz bu Kur’an’da insanlara, düşünüp öğüt almaları için her türlü örneği anlattık.
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki biz bu Kur'anda insanlar için, nasıyhat kabul etsinler diye, her misalden (örnekler) gösterdik.
Hasib Asutay
Andolsun ki, biz öğüt alsınlar diye, bu Kur'an'da insanlara her türlü örneği verdik.
Hayrat Neşriyat
And olsun ki, bu Kur’ân’da, insanlar için her çeşit misâlden getirdik; tâ ki ibret alsınlar.
İbni Kesir
Andolsun ki; Biz, bu Kur'an'da insanlara her çeşit misali verdik. Belki öğüt alırlar.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz (gerçeği) hatırlasınlar diye bu Kur’an’da insanlara her türlü örneği verdik.
Muhammed Esed
İşte Biz, bu Kuran'da üzerinde düşünsünler diye insanların önüne her türlü örnek olayı koyduk;
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz bu ilahi mesajda (hakikati), belki düşünüp ibret alırlar diye insanlara her türlü dolaylı anlatım tarzını kullanarak aktardık;
Ömer Nasuhi Bilmen
Andolsun ki, nâs için bu Kur'an'da meselin her türlüsünden irâd ettik, gerek ki onlar iyi düşünsünler.
Ömer Öngüt
Gerçekten bu Kur'an'da öğüt alsınlar diye insanlar için her türlü temsili anlatmışızdır.
Suat Yıldırım
Gerçekten Biz, insanlar düşünüp akıllarını başlarına alsınlar diye bu Kur’ân’da, her türlüsünden temsiller getirdik.
Süleyman Ateş
Andolsun biz, bu Kur'an'da insanlara, öğüt almaları için her temsili anlattık.
Süleymaniye Vakfı
Şüphesiz, biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü örneği verdik, belki doğru bilgileri kullanırlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Biz bu Kur'an'da insanlar için her konuyu örnekledik ki akıllarını başlarına toplasınlar.
Şaban Piriş
Biz bu Kur'an'da, insanlar için, düşünsünler diye her türlü misali verdik.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, biz bu Kur'an'da, belki öğüt alıp düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik.
Ümit Şimşek
İyice düşünüp öğüt alsınlar diye, Biz bu Kur'ân'da insanlara her türlü misali vermişizdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türden örnekler verdik ki düşünüp öğüt alabilsinler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz bu Quranda insanlar üçün hər cür məsəllər çəkdik ki, bəlkə, düşünüb dərk edələr.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz bu Qurʼanda insanlar üçün hər çür məsəl çəkdik ki, bəlkə, öyüd-nəsihət qəbul etsinlər!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir haben in diesem Koran Gleichnisse aller Art für die Menschen angeführt, auf daß sie nachdenken mögen.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir haben ja den Menschen in diesem Qurʹan allerlei Gleichnisse geprägt, auf daß sie bedenken mögen -,
Almanca — M. A. Rassoul
Und wahrlich Wir haben den Menschen in diesem Quran allerlei Gleichnisse geprägt, auf daß sie ermahnt werden.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits prägten WIR den Menschen in diesem Quran von jedem Gleichnis, damit sie sich besinnen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We have given in this Quran examples of typical instances that form particular cases of principle, rule and state of things, examples illustrating qualities and signal instances of punishment action and conduct inducing imitation, as well as examples of persons whose fate serves as a deterrent. and We have discoursed in parables and in similitude that people may hopefully reflect.
Abdul Haleem
In this Quran, We have put forward all kinds of illustration for people, so that they may take heed-
Abdullah Yusuf Ali
We have put forth for men, in this Qur'an every kind of Parable, in order that they may receive admonition.
Abul A'la Maududi
We have indeed propounded for mankind all kinds of parables in this Qur'an that they may take heed.
Aisha Bewley
We have given all kinds of examples to people in this Qur’an, so that hopefully they will pay heed –
Al-Hilali & Khan
And indeed We have put forth for men, in this Qur’ân every kind of similitude in order that they may remember.
Ali Quli Qarai
Certainly we have drawn for mankind in this Qur’ān every [kind of] example, so that they may take admonition
Amatul Rahman Omar
And We have set forth for the people all sorts of excellent and useful proofs in this Qur'ân that they may take heed,
Arthur John Arberry
Indeed We have struck for the people in this Koran every manner of similitude; haply they will remember;
Bijan Moeinian
I (God) have cited in this Qur’an any kind of example to make people think.
E. Henry Palmer
We have struck out for men in this Qur'an every sort of parable, haply they may be mindful.
Edip-Layth
We have cited for the people in this Quran from every example, that they may take heed.
George Sale
Now have We proposed unto mankind, in this Koran, every kind of parable; that they may be warned:
Hamid S. Aziz
And certainly We have set forth to men in this Quran similitudes of every sort that they may reflect.
Mahmoud Ghali
And indeed We have struck for mankind in this Qur'an every (manner) of similitude, that possibly they would remind themselves.
Marmaduke Pickthall
And verily We have coined for mankind in this Qur'an all kinds of similitudes, that haply they may reflect;
Mohamed Ahmed - Samira
We have given examples of every kind for men in this Qur'an so that they may contemplate:
Muhammad Asad
THUS, INDEED, have We propounded unto men all kinds of parables in this Qur’an, so that they might bethink themselves; [and We have revealed it]
Mustafa Khattab
We have certainly set forth every ˹kind of˺ lesson for people in this Quran, so perhaps they will be mindful.
Progressive Muslims
And We have cited for the people in this Quran from every example, that they may take heed.
Sahih International
And We have certainly presented for the people in this Qur'an from every [kind of] example - that they might remember.
Sam Gerrans
And We have struck for mankind in this Qur’an every similitude, that they might take heed;
Shabbir Ahmed
And, indeed, We have explained this Qur'an to mankind with all kinds of requisite examples so that they might reflect and understand.
Syed Vickar Ahamed
And indeed, in this Quran, We have put forth every kind of similar (and meaningful) story for men in order that they may be informed (and warned).
Taqi Usmani
And We have cited for people all sorts of examples in this Qur’ān, so that they may receive the message
The Monotheist Group
And We have put forth for the people in this Qur'an from every example, that they may take heed.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous avons, dans ce Coran, cité pour les gens des exemples de toutes sortes afin quʹils se souviennent.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Sond be, Me di vê Quranê de ji bo mirovan her mijarên mînakan dane, da ku ew jê îbret bigirin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij hebben in deze Koran allerlei voorbeelden voor de mensen gegeven; misschien laten zij zich vermanen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij hebben den mensch thans, in dezen Koran, alle soorten van gelijkenissen voorgesteld, opdat hij gewaarschuwd zou wezen.
Hollandaca — Siregar
En voorzeker, Wij hebben voor de mensen in deze Koran allerlei vergelijkingen gemaakt. Hopelijk zullen zij zich laten vermanen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И вот Мы уже привели для людей в этом Коране всякие притчи [различные примеры и поучения], чтобы они одумались (и удержались от своего неверия)!
Rusça — Osmanov
Мы приводим для людей в самом Коране всевозможные притчи в надежде, что они образумятся.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
I KORANEN har Vi framställt alla slag av liknelser för människorna - kanske skall de stämma dem till eftertanke -