Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali verdik.

وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

ve leḳad Derabnā li n-nāsi fī hāƶā l-ḳurāni min kulli meṧelin leǎllehum yeteƶekkerūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2ضَرَبْنَاDerabnāض ر بİyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek, ortaya koymak, karşılaştırmak, benzetmek, yol aramak, ileri yürümek, ayarlamak, dayatmak, engellemek, savaşmak, birinin malıyla kâr payı için ticaret yapmak, yapmak veya sebep olmak veya oluşturmak, terk etmek/vazgeçmek, bir şeyi uzaklaştırmakbiz anlattık
3لِلنَّاسِli n-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlara
4فِي
5هٰذَاhāƶābu
6الْقُرْاٰنِl-ḳurāniق ر اOkumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathaneKur'an'da
7مِنْmin
8كُلِّkulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
9مَثَلٍmeṧelinم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.temsili
10لَعَلَّهُمْleǎllehumumulur ki
11يَتَذَكَّرُونَyeteƶekkerūneذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermeköğüt alırlar

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Öğüt ve ibret alsınlar diye biz, andolsun ki, bu Kur'ân'da her çeşit örnek getirmedeyiz insanlara.

Abdulkadir Gölpınarlı

Öğüt ve ibret alsınlar diye biz, andolsun ki, bu Kurʼânʼda her çeşit örnek getirmedeyiz insanlara.

Adem Uğur

Andolsun ki biz, öğüt alsınlar diye, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki şu Kuran'da insanlar için her türlü misali kullandık. . . Belki tezekkür ederler (unutmuş oldukları hakikatlerini hatırlayıp) üzerinde derin düşünürler diye!

Ahmet Tekin

Andolsun ki, biz, bu Kur’ân’da insanların iyiliği, kurtuluşu için dini hakikatların delillerini, gerekçelerini, insani ve ahlaki değerlerin zaruretini düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara sunduk.

Ahmet Varol

Andolsun biz, belki öğüt alırlar diye bu Kur'an'da insanlara her tür örneği verdik.

Ali Bulaç

Andolsun, biz bu Kur'an'da, belki öğüt alıp düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten biz bu Kur’an’da, insanlar için her şeyden misal getirdik; olur ki (onlardan) öğüd alırlar.

Ali Rıza Safa

Üstelik gerçek şu ki, bu Kur'an'da, insanlar için her türlü örneği, değişik biçimlerde anlattık; belki öğüt alırlar diye.

Bayraktar Bayraklı

Biz bu Kur'an'da insanlara, öğüt alsınlar diye her türlü örneği verdik.

Bekir Sadak

Biz bu Kuran'da insanlara her turlu misali, belki ogut alirlar diye, and olsun ki verdik.

Celal Yıldırım

And olsun ki, biz bu Kur'ân'da her misali getirdik; ola ki düşünürler de öğüt alırlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Muhakkak ki biz, düşünüp ders alsınlar diye insanlar için bu Kur’an’da her türlü örneği ortaya koyduk.

Diyanet İşleri

Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali verdik.

Diyanet İşleri (eski)

Biz bu Kuran'da insanlara her türlü misali, belki öğüt alırlar diye, and olsun ki verdik.

Diyanet Vakfi

Andolsun ki biz, öğüt alsınlar diye, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yemin ederim ki, bu Kur'ân'da insanlar için her türlüsünden temsil getirdik. Gerek ki iyi düşünsünler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yemin ederim ki, bu Kur'an'da insanlar için her türlüsünden temsil getirdik. Gerek ki iyi düşünsünler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yemin ederim ki bu Kur'anda insanlar için her türlüsünden temsil getirdik, gerek ki iyi düşünsünler

Erhan Aktaş

Ant olsun ki Kur'an'da insanlar için her konudan örnekler verdik. Umulur ki böylece öğüt alırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki Kur'an'da insanlar için her konudan örnekler verdik. Umulur ki böylece öğüt alırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki Kur'an'da insanlar için her konudan örnekler verdik. Umulur ki böylece öğüt alırlar.

Fizilal-il Kuran

Andolsun biz, bu Kur'an'da insanlara, öğüt alsınlar diye her türlü misali verdik.

Gültekin Onan

Andolsun, biz bu Kuran'da, belki öğüt alıp düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik.

Hamdi Döndüren

Andolsun biz bu Kur’an’da insanlara, düşünüp öğüt almaları için her türlü örneği anlattık.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz bu Kur'anda insanlar için, nasıyhat kabul etsinler diye, her misalden (örnekler) gösterdik.

Hasib Asutay

Andolsun ki, biz öğüt alsınlar diye, bu Kur'an'da insanlara her türlü örneği verdik.

Hayrat Neşriyat

And olsun ki, bu Kur’ân’da, insanlar için her çeşit misâlden getirdik; tâ ki ibret alsınlar.

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, bu Kur'an'da insanlara her çeşit misali verdik. Belki öğüt alırlar.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz (gerçeği) hatırlasınlar diye bu Kur’an’da insanlara her türlü örneği verdik.

Muhammed Esed

İşte Biz, bu Kuran'da üzerinde düşünsünler diye insanların önüne her türlü örnek olayı koyduk;

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz bu ilahi mesajda (hakikati), belki düşünüp ibret alırlar diye insanlara her türlü dolaylı anlatım tarzını kullanarak aktardık;

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki, nâs için bu Kur'an'da meselin her türlüsünden irâd ettik, gerek ki onlar iyi düşünsünler.

Ömer Öngüt

Gerçekten bu Kur'an'da öğüt alsınlar diye insanlar için her türlü temsili anlatmışızdır.

Suat Yıldırım

Gerçekten Biz, insanlar düşünüp akıllarını başlarına alsınlar diye bu Kur’ân’da, her türlüsünden temsiller getirdik.

Süleyman Ateş

Andolsun biz, bu Kur'an'da insanlara, öğüt almaları için her temsili anlattık.

Süleymaniye Vakfı

Şüphesiz, biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü örneği verdik, belki doğru bilgileri kullanırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz bu Kur'an'da insanlar için her konuyu örnekledik ki akıllarını başlarına toplasınlar.

Şaban Piriş

Biz bu Kur'an'da, insanlar için, düşünsünler diye her türlü misali verdik.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, biz bu Kur'an'da, belki öğüt alıp düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik.

Ümit Şimşek

İyice düşünüp öğüt alsınlar diye, Biz bu Kur'ân'da insanlara her türlü misali vermişizdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türden örnekler verdik ki düşünüp öğüt alabilsinler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz bu Quranda insanlar üçün hər cür məsəllər çəkdik ki, bəlkə, düşünüb dərk edələr.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz bu Qurʼanda insanlar üçün hər çür məsəl çəkdik ki, bəlkə, öyüd-nəsihət qəbul etsinlər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben in diesem Koran Gleichnisse aller Art für die Menschen angeführt, auf daß sie nachdenken mögen.

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir haben ja den Menschen in diesem Qurʹan allerlei Gleichnisse geprägt, auf daß sie bedenken mögen -,

Almanca — M. A. Rassoul

Und wahrlich Wir haben den Menschen in diesem Quran allerlei Gleichnisse geprägt, auf daß sie ermahnt werden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits prägten WIR den Menschen in diesem Quran von jedem Gleichnis, damit sie sich besinnen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We have given in this Quran examples of typical instances that form particular cases of principle, rule and state of things, examples illustrating qualities and signal instances of punishment action and conduct inducing imitation, as well as examples of persons whose fate serves as a deterrent. and We have discoursed in parables and in similitude that people may hopefully reflect.

Abdul Haleem

In this Quran, We have put forward all kinds of illustration for people, so that they may take heed-

Abdullah Yusuf Ali

We have put forth for men, in this Qur'an every kind of Parable, in order that they may receive admonition.

Abul A'la Maududi

We have indeed propounded for mankind all kinds of parables in this Qur'an that they may take heed.

Aisha Bewley

We have given all kinds of examples to people in this Qur’an, so that hopefully they will pay heed –

Al-Hilali & Khan

And indeed We have put forth for men, in this Qur’ân every kind of similitude in order that they may remember.

Ali Quli Qarai

Certainly we have drawn for mankind in this Qur’ān every [kind of] example, so that they may take admonition

Amatul Rahman Omar

And We have set forth for the people all sorts of excellent and useful proofs in this Qur'ân that they may take heed,

Arthur John Arberry

Indeed We have struck for the people in this Koran every manner of similitude; haply they will remember;

Bijan Moeinian

I (God) have cited in this Qur’an any kind of example to make people think.

E. Henry Palmer

We have struck out for men in this Qur'an every sort of parable, haply they may be mindful.

Edip-Layth

We have cited for the people in this Quran from every example, that they may take heed.

George Sale

Now have We proposed unto mankind, in this Koran, every kind of parable; that they may be warned:

Hamid S. Aziz

And certainly We have set forth to men in this Quran similitudes of every sort that they may reflect.

Mahmoud Ghali

And indeed We have struck for mankind in this Qur'an every (manner) of similitude, that possibly they would remind themselves.

Marmaduke Pickthall

And verily We have coined for mankind in this Qur'an all kinds of similitudes, that haply they may reflect;

Mohamed Ahmed - Samira

We have given examples of every kind for men in this Qur'an so that they may contemplate:

Muhammad Asad

THUS, INDEED, have We propounded unto men all kinds of parables in this Qur’an, so that they might bethink themselves; [and We have revealed it]

Mustafa Khattab

We have certainly set forth every ˹kind of˺ lesson for people in this Quran, so perhaps they will be mindful.

Progressive Muslims

And We have cited for the people in this Quran from every example, that they may take heed.

Sahih International

And We have certainly presented for the people in this Qur'an from every [kind of] example - that they might remember.

Sam Gerrans

And We have struck for mankind in this Qur’an every similitude, that they might take heed;

Shabbir Ahmed

And, indeed, We have explained this Qur'an to mankind with all kinds of requisite examples so that they might reflect and understand.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, in this Quran, We have put forth every kind of similar (and meaningful) story for men in order that they may be informed (and warned).

Taqi Usmani

And We have cited for people all sorts of examples in this Qur’ān, so that they may receive the message

The Monotheist Group

And We have put forth for the people in this Qur'an from every example, that they may take heed.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous avons, dans ce Coran, cité pour les gens des exemples de toutes sortes afin quʹils se souviennent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, Me di vê Quranê de ji bo mirovan her mijarên mînakan dane, da ku ew jê îbret bigirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hebben in deze Koran allerlei voorbeelden voor de mensen gegeven; misschien laten zij zich vermanen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij hebben den mensch thans, in dezen Koran, alle soorten van gelijkenissen voorgesteld, opdat hij gewaarschuwd zou wezen.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, Wij hebben voor de mensen in deze Koran allerlei vergelijkingen gemaakt. Hopelijk zullen zij zich laten vermanen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И вот Мы уже привели для людей в этом Коране всякие притчи [различные примеры и поучения], чтобы они одумались (и удержались от своего неверия)!

Rusça — Osmanov

Мы приводим для людей в самом Коране всевозможные притчи в надежде, что они образумятся.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

I KORANEN har Vi framställt alla slag av liknelser för människorna - kanske skall de stämma dem till eftertanke -