Çünkü onlar babalarını sapık kimseler olarak buldular.
اِنَّهُمْ اَلْفَوْا اٰبَٓاءَهُمْ ضَالِّينَ
innehum elfev ābā'ehum Dāllīne
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | اِنَّهُمْ | innehum | çünkü onlar | |
| 2 | اَلْفَوْا | elfev | ل ف وbulmak/karşılaşmak | buldular |
| 3 | اٰبَٓاءَهُمْ | ābā'ehum | ا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek | babalarını |
| 4 | ضَالِّينَ | Dāllīne | ض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş. | sapık kimseler |
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki onlar, atalarını, sapıtmış bir halde bulmuşlardı da.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şüphe yok ki onlar, atalarını, sapıtmış bir halde bulmuşlardı da.
Adem Uğur
Kuşkusuz onlar atalarını dalâlette buldular.
Ahmed Hulusi
Çünkü onlar atalarını (hakikatten) sapmışlar olarak buldular.
Ahmet Tekin
Onlar, atalarının, hak yoldan uzaklaşarak dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edip, başlarına buyruk yaşadıklarını bile bile atalarına uydular.
Ahmet Varol
Çünkü onlar atalarını sapıtmış buldular.
Ali Bulaç
Çünkü onlar, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı.
Ali Fikri Yavuz
Çünkü onlar, babalarını (dünyada) sapıklıkta buldular.
Ali Rıza Safa
Çünkü atalarını sapkınlık içinde buldular.
Bayraktar Bayraklı
- Şüphesiz onlar atalarını sapıklıkta buldular ve peşlerinden koşup gittiler.
Bekir Sadak
Onlar babalarini suphesiz sapik kimseler olarak bulmuslardi.
Celal Yıldırım
Çünkü onlar babalarını sapıklık içinde buldular.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Çünkü onlar atalarını doğru yoldan sapmış olarak buldular;
Diyanet İşleri
Çünkü onlar babalarını sapık kimseler olarak buldular.
Diyanet İşleri (eski)
Onlar babalarını şüphesiz sapık kimseler olarak bulmuşlardı.
Diyanet Vakfi
(69-70) Kuşkusuz onlar atalarını dalâlette buldular da peşlerinden koşup gittiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Çünkü onlar, atalarını sapıklıkta buldular.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Çünkü onlar babalarını sapıklık içinde buldular.
Elmalılı Hamdi Yazır
Çünkü onlar babalarını dalalette buldular
Erhan Aktaş
Onlar, atalarını sapkın bir halde buldular.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar, atalarını sapkın bir halde buldular.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar, atalarını sapkın bir halde buldular.
Fizilal-il Kuran
Çünkü onlar atalarını sapık yolda buldular.
Gültekin Onan
Çünkü onlar, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı.
Hamdi Döndüren
Kuşkusuz onlar atalarını sapkın kimseler olarak buldular,
Hasan Basri Çantay
Çünkü onlar atalarını sapkın kimseler bulmuşlardı da,
Hasib Asutay
Çünkü onlar atalarını sapkın kimseler buldular.
Hayrat Neşriyat
Doğrusu onlar, atalarını sapık kimseler buldular.
İbni Kesir
Doğrusu onlar, babalarını sapıklar olarak bulmuşlardı.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki onlar, atalarını sapkınlıkta bulmuşlardı.
Muhammed Esed
çünkü onlar atalarını eğri bir yol üzerinde buldular,
Mustafa İslamoğlu
Çünkü onlar sapık atalarının başlarına sardığı geleneği izlediler;
Ömer Nasuhi Bilmen
(69-71) Muhakkak ki, onlar atalarını sapık kimseler buldular. İmdi onlar, atalarının izleri üzerine koşturuluyorlar. Andolsun ki, onlardan evvelkilerin ekserisi de sapıtmış idi.
Ömer Öngüt
Doğrusu onlar atalarını sapıklıkta buldular.
Suat Yıldırım
Onlar atalarını haktan sapmış durumda buldular.
Süleyman Ateş
Çünkü onlar babalarını sapık kimseler buldular.
Süleymaniye Vakfı
Bunlar babalarını yoldan sapmış olarak bulmuşlardı.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bunlar atalarını yanlışlar içinde bulmuşlardı.
Şaban Piriş
Onlar, babalarını, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı.
Tefhim-ul Kuran
Çünkü onlar, atalarını da sapık kimseler olarak bulmuşlardı.
Ümit Şimşek
Onlar atalarını sapıklıkta buldular.
Yaşar Nuri Öztürk
Çünkü onlar, babalarını sapıtmış kişiler halinde bulmalarına rağmen,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Həqiqətən, onlar ata-babalarını azmış gördülər,
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Çünki onlar atalarını (dünyada haqq yoldan) azmış gördülər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Auf der Erde fanden sie ihre Väter im Irrtum
Almanca — Der Edle Quran
Sie haben ja ihre Väter im Irrtum vorgefunden,
Almanca — M. A. Rassoul
Sie fanden ihre Väter als Irrende vor
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, sie fanden ihre Ahnen abirrend vor,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They found their fathers treading the wrong path leading to the loss in the maze of error.
Abdul Haleem
They found their forefathers astray,
Abdullah Yusuf Ali
Truly they found their fathers on the wrong Path;
Abul A'la Maududi
These are the ones who found their fathers steeped in error,
Aisha Bewley
They found their fathers misguided
Al-Hilali & Khan
Verily, they found their fathers on the wrong path;
Ali Quli Qarai
Indeed they had found their fathers astray,
Amatul Rahman Omar
The thing is, they found their forefathers erring,
Arthur John Arberry
They found their fathers erring,
Bijan Moeinian
These are the same people who followed their traditional religions.
E. Henry Palmer
Verily, they found their fathers erring,
Edip-Layth
They had found their parents astray.
George Sale
They found their fathers going astray,
Hamid S. Aziz
Certainly, they found their fathers going astray,
Mahmoud Ghali
Surely they came upon their fathers erring,
Marmaduke Pickthall
They indeed found their fathers astray,
Mohamed Ahmed - Samira
They had found their fathers astray,
Muhammad Asad
for, behold, they found their forebears on a wrong way,
Mustafa Khattab
Indeed, they found their forefathers astray,
Progressive Muslims
They had found their parents astray.
Sahih International
Indeed they found their fathers astray.
Sam Gerrans
They found their fathers astray,
Shabbir Ahmed
For, verily, they had found their fathers on the wrong path.
Syed Vickar Ahamed
Truly, they found their fathers on the wrong path;
Taqi Usmani
They found their fathers on the wrong path.
The Monotheist Group
They had found their parents astray.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Cʹest quʹils ont trouvé leurs ancêtres dans lʹégarement,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman wan bav û kalên xwe di nava rêşaşiyê de dîtin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij hebben hun vaderen in dwaling aangetroffen
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij bevonden dat hunne vaderen dwalende waren.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, zij troffen hun vaderen in dwaling verkerend aan.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(Ведь) поистине, они нашли своих отцов [предков] заблудшими.
Rusça — Osmanov
Воистину, и отцы их были заблудшими,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
De såg hur deras fäder gick vilse