"Artık Rabbimizin sözü (azap) bizim hakkımızda gerçekleşti. Biz onu mutlaka tadacağız."

فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَا اِنَّا لَذَائِقُونَ

fe Haḳḳa ǎleynā ḳavlu rabbinā innā le ƶāiḳūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَحَقَّfe Haḳḳaح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekartık hak oldu
2عَلَيْنَاǎleynābize
3قَوْلُḳavluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesözü
4رَبِّنَاrabbināر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimizin
5اِنَّاinnāelbette biz
6لَذَائِقُونَle ƶāiḳūneذ و قTadmak, tatmak, tat, zevk, hoşa giden şey, beğeni, damak tadı, keyif, hoşlanmak, zevk almak, haz duymak, estetik duygutadacağız

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O yüzden de Rabbimizin, bize söylediği söz, gerçekleşti, şüphe yok ki azâbı tadacağız elbet.

Abdulkadir Gölpınarlı

O yüzden de Rabbimizin, bize söylediği söz, gerçekleşti, şüphe yok ki azâbı tadacağız elbet.

Adem Uğur

Onun için Rabbimizin hükmü bize hak oldu. Biz (hak ettiğimiz cezayı) mutlaka tadacağız.

Ahmed Hulusi

"İşte sonunda Rabbimizin bildirisi gerçekleşti! Doğrusu (şimdi) biz (azabı) tadıcılarız. "

Ahmet Tekin

'Hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, peygamberlere ve kutsal kitaplara itibar etmediğimiz için Rabbimizin, aleyhimizdeki ceza ile ilgili gerekçeli kararı haklıdır. Biz bu azâbı tadacağız.'

Ahmet Varol

Böylece Rabbimizin sözü üzerimize hak oldu. Şüphesiz biz (azabı) tadacağız.

Ali Bulaç

"Böylece Rabbimizin sözü (yıkım ve azab va'di) üzerimize hak oldu. Şüphesiz, (azabı) tadıcılarız."

Ali Fikri Yavuz

Onun için Rabbimizin azabı üzerimize gerçekleşti. Muhakkak azabımızı tadacağız.

Ali Rıza Safa

"Efendimizin, üzerimizdeki sözü gerçekleşti; kesinlikle tadacağız!"

Bayraktar Bayraklı

"Şimdi bize Rabbimizin azap sözü kesinleşti. Artık birlikte tadacağız."

Bekir Sadak

«Bu sebeple, Rabbimizin sozu aleyhimizde gerceklesti. suphesiz azabi tadacagiz.»

Celal Yıldırım

Bu yüzden Rabbınızın hakkımızdaki sözü yerine geldi. Şüphesiz ki artık onu tadıp duracağız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonuçta rabbimizin hükmünü hepimiz hak ettik; artık (gerekli cezayı) mutlaka tadacağız.

Diyanet İşleri

"Artık Rabbimizin sözü (azap) bizim hakkımızda gerçekleşti. Biz onu mutlaka tadacağız."

Diyanet İşleri (eski)

'Bu sebeple, Rabbimizin sözü aleyhimizde gerçekleşti. şüphesiz azabı tadacağız.'

Diyanet Vakfi

«Onun için Rabbimizin hükmü bize hak oldu. Biz (hak ettiğimiz cezayı) mutlaka tadacağız.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

onun için üzerimize Rabbimizin sözü hak oldu. Muhakkak hepimiz tadacağız;

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için üzerimize rabbımızın kavli hakk oldu, her halde hepimiz tadacağız

Erhan Aktaş

"Artık Rabb'imizin Söz'ü üzerimize hak oldu. Kuşkusuz biz, azabı tadacak olanlarız."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Artık Rabb'imizin Söz'ü üzerimize hak oldu. Kuşkusuz biz, azabı tadacak olanlarız."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Artık Rabb'imizin Söz'ü üzerimize hak oldu. Kuşkusuz biz, azabı tadacak olanlarız.

Fizilal-il Kuran

«Bu sebeple, Rabbimizin sözü hepimizin üzerine hak olmuştur. Şüphesiz azabı tadacağız.»

Gültekin Onan

"Böylece rabbimizin sözü (yıkım ve azab vaadi) üzerimize hak oldu. Şüphesiz, (azabı) tadıcılarız."

Hamdi Döndüren

“Bu yüzden, Rabbimizin azap sözü hepimizin üzerine gerçek oldu. Biz (hak ettiğimiz cezayı) mutlaka tadacağız!”

Hasan Basri Çantay

"Onun için Rabbimizin sözü (azabı) üstümüze hak olmuşdur. Şübhesiz (azabımızı) tadıcılarız (tadacağız).

Hasib Asutay

Artık Rabbimizin (azap) sözü üzerimize gerçekleşti. Biz şüphesiz, (azabı) tadıcılarız.

Hayrat Neşriyat

'Artık Rabbimizin (azab) sözü üzerimize hak oldu; şübhesiz biz (bu azâbı)gerçekten tadacak kimseleriz.'

İbni Kesir

Bunu için Rabbımızın sözü, üzerimize hak oldu. Doğrusu biz, tadacak olanlarız.

Mehmet Okuyan

Rabbimizin (azap) sözü bizim aleyhimize gerçekleşti. Biz (azabı) mutlaka tadacağız.

Muhammed Esed

Fakat şimdi Rabbimizin sözü bizim (de) aleyhimize çıktı, biz (günahlarımızın acı meyvesini) mutlaka tadacağız.

Mustafa İslamoğlu

Fakat şimdi Rabbimizin sözü hepimizin aleyhine gerçekleşti: hepimiz (yaptıklarımızın) acısını elbette tadacağız.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Artık hepimizin üzerine Rabbimizin sözü tahakkuk etti. Şüphe yok ki bizler, elbette (azabı) tadıcı kimseleriz.»

Ömer Öngüt

"Artık Rabbimizin sözü bize hak oldu. (Azabımızı) muhakkak tadacağız. "

Suat Yıldırım

(29-32) "Hayır, bilakis! derler öbürleri, siz zaten iman eden kimseler değildiniz. Hem bizim, sizi zorlayacak bir gücümüz yoktu ki! Bilakis, siz azgın bir gürûh idiniz!" "Ne dersek boş! Artık Rabbimizin azap hükmü hakkımızda kesinleşti. Biz hak ettiğimiz cezayı mutlaka tadacağız. Evet, sizi biz kışkırttık, çünkü biz de azmış durumdaydık."

Süleyman Ateş

"Artık Rabbimizin sözü bize hak oldu. Biz (hak ettiğimiz cezayı mutlaka) tadacağız!"

Süleymaniye Vakfı

Artık Rabbimizin hakkımızdaki azap sözü kesinleşti. O azabı mutlaka tadacağız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbimizin bizim aleyhimizdeki sözü kesinleşti; çaresi yok, biz o azabı çekeceğiz.

Şaban Piriş

Artık Rabbimizin hakkımızdaki o sözü gerçekleşti. Kesinlikle biz onu tadacağız.

Tefhim-ul Kuran

«Böylece Rabbimizin sözü (yıkım ve azab va'di) üzerimize hak oldu. Hiç tartışmasız, (azabı) tadıcılarız.»

Ümit Şimşek

'Artık Rabbimizin sözünü hak ettik; azabı hep beraber tadacağız.

Yaşar Nuri Öztürk

"Rabbimizin sözü üzerimize hak oldu. Tadacağımızı elbette tadacağız."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Rəbbimizin Sözü bizim barəmizdə həqiqətə çevrildi. Biz əzabı hökmən dadacağıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Buna görə də Rəbbimizin sözü (əzab vəʼdəsi) bizim barəmizdə gerçəkləşdi. Biz mütləq (əzabı) dadacağıq!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Das Urteil unseres Herrn trifft uns recht. Wir werden gewiß die peinvolle Strafe erleiden müssen.

Almanca — M. A. Rassoul

Nun hat sich das Wort unseres Herrn gegen uns erfüllt. Wir werden gewiß (die Strafe) kosten müssen.

Almanca — Muhammad Zaidan

So war Rechtens das Gesagte gegen uns von unserem HERRN. Gewiß, wir werden es doch erfahren!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"And the word of Allah", they Will add, "which was predicted beforehand is being fulfilled, and now will all of us experience the taste of the punishment falling to us as our lot and making us bewail at the day we were born".

Abdul Haleem

Our Lord’s sentence on us is just and we must all taste the punishment.

Abdullah Yusuf Ali

"So now has been proved true, against us, the word of our Lord that we shall indeed (have to) taste (the punishment of our sins).

Abul A'la Maududi

and so we became deserving of the Word of our Lord that we shall be made to suffer chastisement.

Aisha Bewley

Our Lord’s Word has been carried out against us, that we would taste it.

Al-Hilali & Khan

"So now the Word of our Lord has been justified against us, that we shall certainly (have to) taste (the torment).

Ali Quli Qarai

So our Lord’s word became due against us that we shall indeed taste [the punishment].

Amatul Rahman Omar

`So (today) we all deserve the judgment of our Lord. We are the sufferers (of the punishment for our own evil deeds).

Arthur John Arberry

So our Lord's Word is realised against us; we are tasting it.

Bijan Moeinian

"The Lord’s Judgment against us was just; now we have to accept the punishment. "

E. Henry Palmer

And the sentence of our Lord shall be due for us; verily, we shall surely taste thereof;

Edip-Layth

"So our Lord's decree is now upon us, that we will suffer."

George Sale

Wherefore the sentence of our Lord hath been justly pronounced against us, and we shall surely taste his vengeance.

Hamid S. Aziz

"So the sentence of our Lord has come to pass against us: we shall surely taste (punishment);

Mahmoud Ghali

"So, our Lord's Word (Literally: Saying) has come true against us; surely we are indeed tasting (it).

Marmaduke Pickthall

Now the Word of our Lord hath been fulfilled concerning us. Lo! we are about to taste (the doom).

Mohamed Ahmed - Samira

The sentence of our Lord has come true for us. We have certainly to taste (the punishment),

Muhammad Asad

But now our Sustainer’s word has come true against us [as well]: verily, we are bound to taste [the fruit of our sins].

Mustafa Khattab

The decree of our Lord has come to pass against us ˹all˺: we will certainly taste ˹the punishment˺.

Progressive Muslims

"So our Lord's decree is now upon us, that we will suffer. "

Sahih International

So the word of our Lord has come into effect upon us; indeed, we will taste [punishment].

Sam Gerrans

“So the word of our Lord has become binding upon us: We are to taste[...].

Shabbir Ahmed

But now the Word of our Lord has come to pass about all of us. Verily, we are bound to taste the fruit of our deeds.

Syed Vickar Ahamed

"So now (this moment) has come true against us, the Word of our Lord that we shall really taste (the penalty of our sins).

Taqi Usmani

So, the word of our Lord has come true against us. Indeed, we have to taste (the punishment).

The Monotheist Group

"So the decree of our Lord is now upon us, that we will suffer."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

La parole de notre Seigneur sʹest donc réalisée contre nous; certes, nous allons goûter (au châtiment).

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca ezabê Xwedayê me li ser me û li ser we pêwîst bû. Em ê jî (wî cezayî) tehm bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En dus is de uitspraak van onze Heer tegen ons bewaarheid. Wij zullen het proeven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Daarom werd het vonnis van onzen Heer rechtvaardig over ons uitgesproken, en wij zullen zekerlijk zijne wraak proeven.

Hollandaca — Siregar

Het Woord (van bestraffing) tot ons van Onze Heer zal daarom bewaarheid worden. Voorwaar, wij zullen het zeker proeven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сбылось относительно нас слово Господа нашего [Его угроза] (и поэтому) мы (вместе с вами), непременно, будем вкушать (наказание)!

Rusça — Osmanov

И подтвердилось предопределение нашего Господа относительно нас: мы, воистину, вкусим [наказание].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vår Herres ord mot oss har nu gått i uppfyllelse och vi måste lida (vårt straff).