Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.
وَاِذَا رَاَوْا اٰيَةً يَسْتَسْخِرُونَ
ve iƶā raev āyeten yestesḣirūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve bir delil gördüler mi alay etmeye kalkarlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve bir delil gördüler mi alay etmeye kalkarlar.
Adem Uğur
Bir mucize görseler alay ederler.
Ahmed Hulusi
Bir işaret gördüklerinde, alaya alırlar.
Ahmet Tekin
Muhammed’in hak peygamber olduğu ile ilgili bir mûcize delili, Kur’ân’ı gördükleri zaman da alaya alırlar.
Ahmet Varol
Bir ayet (mucize) gördüklerinde alaya alırlar.
Ali Bulaç
Bir ayet (mucize) gördüklerinde de, alay konusu edinip eğleniyorlar.
Ali Fikri Yavuz
Bir mucize gördükleri vakit de eğlenceye alıyorlar.
Ali Rıza Safa
Bir gösterge gördüklerinde de alay ediyorlar.
Bayraktar Bayraklı
Bir ayet görseler, alay ediyorlar.
Bekir Sadak
Bir mucize gorduklerinde onu eglenceye alirlar.
Celal Yıldırım
Bir acık belge (delil veya mu'cize) görseler, onunla alay ederler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İlâhî bir işaret gördüklerinde alaya alıyorlar;
Diyanet İşleri
Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.
Diyanet İşleri (eski)
Bir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar.
Diyanet Vakfi
Bir mucize görseler alay ederler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bir mucize gördükleri zaman da eğlenceye alıyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir mucize gördükleri zaman da alaya alıyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir mu'cize gördükleri vakıt da eğlence yerine tutuyorlar
Erhan Aktaş
Ve bir ayet gördükleri zaman eğlenceye alıyorlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ve bir ayet gördükleri zaman eğlenceye alıyorlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ve bir ayet gördükleri zaman eğlenceye alıyorlar.
Fizilal-il Kuran
Bir mucize görseler onunla alay ederler.
Gültekin Onan
Bir ayet gördüklerinde de, alay konusu edinip eğleniyorlar.
Hamdi Döndüren
Bir mucize görseler, onu alay konusu yaparlar.
Hasan Basri Çantay
Bir mu'cize gördükleri vakit (onu) eğlenceye tutarlar.
Hasib Asutay
Bir mucize görseler alay ederler.
Hayrat Neşriyat
Ve bir mu'cize gördükleri zaman, (onunla) alay etmek istiyorlar.
İbni Kesir
Bir ayet gördüklerinde, onu eğlenceye alırlar.
Mehmet Okuyan
Bir ayet (herhangi bir delil) gördüklerinde alay ederler.
Muhammed Esed
ve bir (ilahi) mesajla muhatab olduklarında onu küçümserler
Mustafa İslamoğlu
ve bir ayet gördüklerinde küçümsemeye kalkarlar;
Ömer Nasuhi Bilmen
(12-14) Evet. Sen taaccüp ettin. Onlar ise istihzâda bulunurlar. Ve onlara nasihat verildiği zaman, düşünüp nasihat kabul etmezler. Ve bir mûcize gördükleri vakit de onunla istihzâ eder dururlar.
Ömer Öngüt
Bir âyet (mucize) gördüklerinde alaya kalkışırlar.
Suat Yıldırım
(14-17) Gerçeği gösteren bir delil veya bir mûcize görseler, başkalarını da onunla alay etmeye çağırır ve "Bu, derler, besbelli bir sihir! Demek biz öldükten, hem de çürümüş kemik ve toz toprak haline geldikten sonra, biz mi dirilecek mişiz! Gelmiş geçmiş babalarımız ve dedelerimiz de mi dirilecekler!"
Süleyman Ateş
Bir mu'cize görseler, alay ediyorlar.
Süleymaniye Vakfı
Bir ayet gördüklerinde onunla alay etmeye kalkıyorlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bir ayet gördüklerinde hafife almaya çalışıyorlar.
Şaban Piriş
Bir ayet gördükleri zaman onunla alay ediyorlar.
Tefhim-ul Kuran
Bir ayet (mucize) gördüklerinde de, alay konusu edinip eğleniyorlar.
Ümit Şimşek
Bir âyet gördüklerinde de alaya alıyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir ayetle yüzyüze geldiklerinde, dudak büküp eğleniyorlar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Bir möcüzə gördükdə isə ona istehza edir
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Bir möʼcüzə gördükdə isə ona istehza edərlər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn sie ein Beweiszeichen sehen, fordern sie einander auf zu spotten.
Almanca — Der Edle Quran
Und wenn sie ein Zeichen sehen, spotten sie darüber.
Almanca — M. A. Rassoul
Und wenn sie ein Zeichen sehen, so verdrehen sie es zu Spott
Almanca — Muhammad Zaidan
und wenn sie eine Aya sehen, machen sie sich äußerst lustig.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And when they see a sign attesting to these attributes they look at it as an occasion of derision.
Abdul Haleem
and resort to ridicule when they see a sign,
Abdullah Yusuf Ali
And, when they see a Sign, turn it to mockery,
Abul A'la Maududi
and if they see any Sign, they laugh it away
Aisha Bewley
When they see a Sign they only laugh with scorn.
Al-Hilali & Khan
And when they see an Ayâh (a sign, or an evidence) from Allâh, they mock at it.
Ali Quli Qarai
and when they see a sign they make it an object of ridicule,
Amatul Rahman Omar
And when they see a sign they seek to scoff (at it),
Arthur John Arberry
and, when they see a sign, would scoff;
Bijan Moeinian
When the disbelievers are warned, they take it lightly.
E. Henry Palmer
and when they see a sign they make a jest thereof,
Edip-Layth
When they see a sign, they make fun of it.
George Sale
and when they see any sign, they scoff thereat,
Hamid S. Aziz
And when they see a sign they incite one another to scoff,
Mahmoud Ghali
And when they see a sign, they turn it to scoffing.
Marmaduke Pickthall
And seek to scoff when they behold a portent.
Mohamed Ahmed - Samira
When they see a sign, they laugh at it,
Muhammad Asad
and when they become aware of a [divine] message, they turn it to ridicule
Mustafa Khattab
And whenever they see a sign, they make fun of it,
Progressive Muslims
And when they see a sign, they make fun of it.
Sahih International
And when they see a sign, they ridicule
Sam Gerrans
And, when they see a proof, turn in derision.
Shabbir Ahmed
And they turn to mockery every Wonder that they see!
Syed Vickar Ahamed
And when they see a Sign (from Allah), they mock at it,
Taqi Usmani
And when they see a sign, they make fun of it,
The Monotheist Group
And when they see a sign, they make fun of it.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et quand ils voient un prodige, ils cherchent à sʹen moquer,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Dema ku mucîzeyekê bibînin; tinazên xwe pê dikin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wanneer zij een teken zien lachen zij schamper
Hollandaca — Salomo Keyzer
En als zij iets zien, spotten zij er mede.
Hollandaca — Siregar
En wanneer zij een Teken (een goddelijk wonder) zien, dan bespotten zij.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А когда они видят знамение [чудо] (которое указывает на то, что ты являешься посланником Аллах), насмехаются (над этим чудом).
Rusça — Osmanov
а когда видят какое-либо знамение, то осмеивают его.