(34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?
وَجَعَلْنَا فِيهَا جَنَّاتٍ مِنْ نَخِيلٍ وَاَعْنَابٍ وَفَجَّرْنَا فِيهَا مِنَ الْعُيُونِ لِيَأْكُلُوا مِنْ ثَمَرِهِ وَمَا عَمِلَتْهُ اَيْدِيهِمْ اَفَلَا يَشْكُرُونَ
ve ceǎlnā fīhā cennātin min neḣīlin ve eǎ'nābin ve feccernā fīhā mine l-ǔyūni / li ye'kulū min ṧemerihi ve mā ǎmilethu eydīhim e fe lā yeşkurūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler halkettik ve orada kaynaklar çıkarıp akıttık.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler halkettik ve orada kaynaklar çıkarıp akıttık.
Adem Uğur
Biz, yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık.
Ahmed Hulusi
Orada hurma ağaçlarından, üzümlerden bahçeler oluşturduk, orada pınarlar fışkırttık.
Ahmet Tekin
Biz, yeryüzünde nice hurma bahçeleri ve üzüm bağları yetiştirdik. İçlerinde, pınarlardan kaynayan çaylar, dereler akıttık.
Ahmet Varol
Orada hurmalardan ve üzümlerden bahçeler oluşturduk ve içlerinden pınarlar fışkırttık.
Ali Bulaç
Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık.
Ali Fikri Yavuz
Biz o arzda hurmalıklardan, üzüm bağlarından çeşitli bahçeler yaptık; içlerinde gözeler kaynattık (nehirler akıttık).
Ali Rıza Safa
Hurmalıklar ve üzüm asmalarından bahçeler oluşturduk ve pınarlar fışkırttık.
Bayraktar Bayraklı
- Orada hurma ve üzüm bağları meydana getirdik ve pınarlar akıttık ki meyvelerinden ve ürettiklerinden yesinler. Hiç şükretmezler mi?
Bekir Sadak
Orada hurmaliklar ve uzum baglari var ederiz, aralarinda pinarlar fiskirtiriz.
Celal Yıldırım
Onda hurmalık ve üzüm bahçeleri meydana getirdik ve içinden pınarlar fışkırttık,
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Orada nice hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik, içinde gözelerden su fışkırttık;
Diyanet İşleri
(34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?
Diyanet İşleri (eski)
Orada hurmalıklar ve üzüm bağları var ederiz, aralarında pınarlar fışkırtırız.
Diyanet Vakfi
Biz, yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Orada cennetler yaptık; hurma bahçeleri, üzüm bağları (daha neler) neler! İçlerinde pınarlar akıttık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onda Cennetler yaptık, hurma bağçeleri, üzüm bağları, neler! içlerinde kaynaklar akıttık
Erhan Aktaş
Orada hurma ve üzüm bahçeleri yaptık. Ve orada pınarlar akıttık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Orada hurma ve üzüm bahçeleri yaptık. Ve orada pınarlar akıttık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Orada hurma ve üzüm bahçeleri yaptık. Ve orada pınarlar akıttık.
Fizilal-il Kuran
Orada hurma ve üzüm bahçeleri yarattık; orada çeşmeler akıttık.
Gültekin Onan
Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık.
Hamdi Döndüren
Orada nice hurma bahçeleri ve üzüm bağları yarattık ve orada pınarlar fışkırttık.
Hasan Basri Çantay
Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından nice bostanlar yapdık. İçlerinde pınarlardan (nicesini) fışkırtdık,
Hasib Asutay
Orada (yeryüzünde) nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık, orada pınarlar akıttık.
Hayrat Neşriyat
Hem orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bahçeler yaptık ve orada gözelerden (pınarlar) akıttık.
İbni Kesir
Ve orada hurmadan, üzümlerden bahçeler var ettik. Orada pınarlar fışkırttık.
Mehmet Okuyan
Yeryüzünde hurma bahçeleri ve üzüm bağları yarattık; ürünlerinden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye oralarda birçok (su) kaynağı fışkırttık. (Hâlâ) şükretmeyecekler mi?
Muhammed Esed
orada (nasıl) hurmalıklar ve üzüm bağları (yetiştirmiş) ve içlerinden (nasıl) pınarlar fışkırtmıştık,
Mustafa İslamoğlu
Orada hurmalıkları ve üzüm bağlarını Biz var ettik; yine orada su gözelerini Biz çağlattık;
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bostanlar vücuda getirdik ve orada su menbalarından suları akıtıverdik.
Ömer Öngüt
Biz yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri ve üzüm bağları yarattık, içinden pınarlar fışkırttık.
Suat Yıldırım
Orada üzüm bağları ve hurmalıklar yaptık, orada pınarlar fışkırttık.
Süleyman Ateş
Orada hurma ve üzüm bahçeleri yarattık; orada çeşmeler akıttık.
Süleymaniye Vakfı
O toprakta hurma ve üzüm bağları oluşturduk. Oralarda gözelerden sular kaynattık.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
O toprakta hurma ve üzüm bağları oluştururuz. Kaynaklarından sular fışkırtırız.
Şaban Piriş
Yine orada, hurma ve üzüm bahçeleri yetiştiririz. Aralarından da pınarlar fışkırtırız.
Tefhim-ul Kuran
Biz, onda hurmalıklardan ve üzüm bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık.
Ümit Şimşek
Biz orada hurmalıklar ve üzüm bağları vücuda getirdik; orada pınarlar fışkırttık:
Yaşar Nuri Öztürk
Onda hurmalardan, üzümlerden bahçeler oluşturduk, ondan pınarlar fışkırttık;
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz orada xurma bağları və üzümlüklər yaratdıq, bulaqlar qaynadıb çıxartdıq ki,
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz orada xurma və üzüm bağları əmələ gətirir, bulaqlar qaynadırıq ki,
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir lassen darauf Gärten mit Dattelpalmen und Weinreben entstehen und Quellen hervorsprudeln,
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir haben auf ihr Gärten mit Palmen und Rebstöcken geschaffen und auf ihr Quellen hervorströmen lassen,
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir haben auf ihr Gärten mit Dattelpalmen und Beeren angelegt, und Wir ließen Quellen aus ihr entspringen
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR machten auf ihr Dschannat von Dattelpalmen und Rebstöcken und ließen in ihr Quellen entspringen,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We furnished the land out with orchards of date-palms and vines and gave vent to affluence of flowing springs.
Abdul Haleem
We have put gardens of date palms and grapes in the earth, and We have made springs of water gush out of it
Abdullah Yusuf Ali
And We produce therein orchard with date-palms and vines, and We cause springs to gush forth therein:
Abul A'la Maududi
We made in it gardens of date-palms and vines, and We caused springs to gush forth
Aisha Bewley
We place in it gardens of dates and grapes, and cause springs to gush out in it,
Al-Hilali & Khan
And We have made therein gardens of date-palms and grapes, and We have caused springs of water to gush forth therein.
Ali Quli Qarai
And We make in it orchards of date palms and vines, and We cause springs to gush forth in it,
Amatul Rahman Omar
And We have made to grow there on (the earth) gardens of date-palms and vine, and We have caused springs to gush forth from it;
Arthur John Arberry
and We made therein gardens of palms and vines, and therein We caused fountains to gush forth,
Bijan Moeinian
I let the gardens of date-palms and grape grow in the resurrected dead land and bring forth gushing springs therein.
E. Henry Palmer
and we made therein gardens and palms and grapes, and we have caused fountains to gush forth therein,
Edip-Layth
We made in it gardens of date palms, and grapes, and We cause springs to gush forth therein.
George Sale
And We make therein gardens of palm-trees, and vines; and We cause springs to gush forth in the same:
Hamid S. Aziz
And a sign to them is the dead earth: We give life to it and bring forth from it grain so they eat of it.
Mahmoud Ghali
And We made therein gardens of palms and vineyards, and therein We caused (some) springs to erupt forth.
Marmaduke Pickthall
And We have placed therein gardens of the date-palm and grapes, and We have caused springs of water to gush forth therein,
Mohamed Ahmed - Samira
We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
Muhammad Asad
and [how] We make gardens of date-palms and vines [grow] thereon, and cause springs to gush [forth] within it,
Mustafa Khattab
And We have placed in it gardens of palm trees and grapevines, and caused springs to gush forth in it,
Progressive Muslims
And We made in it gardens of date palms, and grapes, and We cause springs to gush forth therein.
Sahih International
And We placed therein gardens of palm trees and grapevines and caused to burst forth therefrom some springs -
Sam Gerrans
And We made therein gardens of date-palms and grapevines; and We caused to gush forth therein springs,
Shabbir Ahmed
And We produce therein gardens of date palm and grapevines, and We cause springs to gush forth therein.
Syed Vickar Ahamed
And We produce in it gardens with date trees and grapes (in vines that climb), and We cause springs to come from within it:
Taqi Usmani
And We have placed gardens of date-palms and grapes, and caused springs to gush forth therein,
The Monotheist Group
And We made in it gardens of date palms, and grapes, and We cause springs to gush forth therein.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous y avons mis des jardins de palmiers et de vignes et y avons fait jaillir des sources,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me tê de gelek baxçeyên xurma û rezên tirî danîne û me gelek kanî jê pijiiqandin û herikandin.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij hebben erop tuinen van palmen en wijnstokken gemaakt en bronnen laten ontspringen,
Hollandaca — Siregar
En Wij hebben daarin tuinen met dadelpalmen en druivenstruiken gemaakt en Wij hebben daarin bronnen doen ontspringen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И Мы устроили на ней [на этой земле, которая была мертвой] сады из пальм и виноградов [виноградники] и извели [сделали, чтобы забили] на ней [на Земле] источники (воды) (которыми орошаются сады),
Rusça — Osmanov
Мы взрастили на ней пальмовые рощи и виноградники, и по Нашей воле забили источники,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och där Vi låter palmlundar och vingårdar uppstå, vattnade av källor,