(26-27) (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): "Cennete gir!" denildi. O da, "Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!" dedi.

قِيلَ ادْخُلِ الْجَنَّةَ قَالَ يَالَيْتَ قَوْمِي يَعْلَمُونَ بِمَا غَفَرَ لِي رَبِّي وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُكْرَمِينَ

ḳīle dḣuli l-cennete ḳāle yā leyte ḳavmī yeǎ'lemūne / bimā ğafera lī rabbī ve ceǎlenī mine l-mukramīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قِيلَḳīleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledenilince
2ادْخُلِdḣuliد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakgir!
3الْجَنَّةَl-cenneteج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcennete
4قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
5يَالَيْتَyā leyteEY/HEY/AH Keşke!
6قَوْمِيḳavmīق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmim
7يَعْلَمُونَyeǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilseydi
1بِمَاbimāne yüzden
2غَفَرَğaferaغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekbağışladığını
3لِيbeni
4رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimin
5وَجَعَلَنِيve ceǎlenīج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve beni kıldığını
6مِنَmine-dan
7الْمُكْرَمِينَl-mukramīneك ر مÜretken, cömert, değerli, kıymetli, onurlu, asil, En Cömert, En Kerim olmakağırlananlar-

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ne yüzden Rabbimin beni yarlıgadığını ve yüce derecelere ermişler arasına kattığını.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ne yüzden Rabbimin beni yarlıgadığını ve yüce derecelere ermişler arasına kattığını.

Adem Uğur

Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını!"

Ahmed Hulusi

"Rabbimin beni mağfiret ettiğini ve benim ikramlara nail olanlardan olduğumu. . . "

Ahmet Tekin

'Rabbimin beni bağışladığını, beni ikrama mazhar olan kullarından eylediğini bilselerdi.'

Ahmet Varol

Rabbimin beni bağışladığını ve beni ağırlananlardan kıldığını.'

Ali Bulaç

"Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını."

Ali Fikri Yavuz

Rabbimin beni bağışladığını, beni cennetle ikram edilenlerden kıldığını...”

Ali Rıza Safa

"Efendimin beni bağışladığını ve bana sunularda bulunduğunu!"

Bayraktar Bayraklı

- "Gir cennete!" denilecek. Bu adam dedi ki: "Ah, keşke kavmim, Rabbim'in beni affedip ikram edilenlerden kıldığını bir bilebilseydi!"

Bekir Sadak

(26-27) Ona «Cennete gir» denince, «Keski milletim Rabbimin beni bagisladigini ve beni ikrama mazhar olanlardan kildigini bilseydi! demisti.

Celal Yıldırım

(26-27) Ona, «gir Cennet'e!» denildi. O da, «ah keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni, ikrama lâyık görülen kişilerden kıldığını bir bilselerdi.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(26-27) Ona, “Cennete gir” denildi. “Rabbimin beni bağışladığını ve güzel biçimde ağırlananlardan eylediğini keşke kavmim bilseydi!” dedi.

Diyanet İşleri

(26-27) (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): "Cennete gir!" denildi. O da, "Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

(26-27) Ona 'Cennete gir' denince, 'Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!' demişti.

Diyanet Vakfi

(26-27) Gir cennete! denildi. «Keşke, dedi, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını kavmim bilseydi!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbimin beni bağışlamasını ve beni ikram olunan kullarından kıldığını."

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbım bana ne mağrifet buyurdu. Beni ikram olunan kullarından kıldı.

Erhan Aktaş

"Rabb'imin beni bağışladığını ve ikram edilenlerden yaptığını."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabb'imin beni bağışladığını ve ikram edilenlerden yaptığını."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Rabb'imin beni bağışladığını ve ikram edilenlerden yaptığını."

Fizilal-il Kuran

Rabb'imin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını dedi.

Gültekin Onan

"Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını."

Hamdi Döndüren

“Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram görenlerden yaptığını bilselerdi!”

Hasan Basri Çantay

"Rabbimin beni yarlığadığını, beni (cennetle) ikram edilenlerden kıldığını".

Hasib Asutay

Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını! '

Hayrat Neşriyat

(26-27) (Kavmi ise onu taşa tuttular ve öldürdüler de kendisine:) 'Cennete gir!' denildi. (O da:) 'Keşke Rabbimin bana mağfiret ettiğini ve beni ikrâm edilenlerden kıldığını kavmim bilselerdi!' dedi.

İbni Kesir

Rabbımın beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını.

Mehmet Okuyan

Ona “Cennete gir!” denince, o da “Ah! Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!” demişti.

Muhammed Esed

Rabbimin beni(m geçmişteki günahlarımı) bağışladığını ve beni saygın kişiler arasına dahil ettiğini!"

Mustafa İslamoğlu

Rabbimin beni bağışladığını ve beni ilahi ikrama mazhar olan kimseler arasına kattığını!.."

Ömer Nasuhi Bilmen

«Rabbimin beni mağfirete nâil buyurduğunu ve beni ikram edilmişlerden kıldığını.»

Ömer Öngüt

"Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını. "

Suat Yıldırım

"Ah bir bilseler: Rabbimin beni affettiğini, beni ikramlara gark ettiğini!"

Süleyman Ateş

Rabbimin beni bağışladığını ve beni ağırlananlardan kıldığını!"

Süleymaniye Vakfı

Rabbimin beni neye karşılık bağışladığını ve ikram görenlerden biri yaptığını (keşke bilselerdi!)"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbimin beni, ne sebeple affettiğini ve ikram görenlere kattığını bir bilselerdi!"

Şaban Piriş

Rabb'imin beni bağışladığını ve beni ikrama layık kimselerden kıldığını ..

Tefhim-ul Kuran

«Rabbimin beni bağışladığını ve beni ağırlananlardan kıldığını.»

Ümit Şimşek

'Rabbimin beni bağışladığını ve ikramlarıyla ağırladığını.'

Yaşar Nuri Öztürk

Ki Rabbim beni affetti; beni, ikram edilenlerden kıldı."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Rəbbim məni bağışladı və məni hörmətli adamlardan etdi”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Rəbbim məni niyə bağışladı və nəyə görə hörmət sahiblərindən etdi!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

daß mein Herr mir verziehen und mich unter die Geehrten gereiht hat!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

daß mein Herr mir vergeben und mich zu den Geehrten hat gehören lassen!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

wie mein Herr mir vergeben und mich zu einem der Geehrten gemacht hat!ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

was mir mein HERR vergab, und daß ER mich zu einem der Gewürdigten machte!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

How has Allah, my Creator, received me, forgiven me and united me with those who are highly esteemed and greatly honoured!

Abdul Haleem

how my Lord has forgiven me and set me among the highly honoured.’

Abdullah Yusuf Ali

"For that my Lord has granted me Forgiveness and has enrolled me among those held in honour!"

Abul A'la Maududi

for what reason Allah has forgiven me and placed me among the honoured ones."

Aisha Bewley

how my Lord has forgiven me and placed me among the honoured ones!’

Al-Hilali & Khan

"That my Lord (Allâh) has forgiven me, and made me of the honoured ones!"

Ali Quli Qarai

for what my Lord forgave me and made me one of the honoured ones!’

Amatul Rahman Omar

`For what reason has my Lord granted me protection (from pitfalls in this life) and included me among the honoured (servants of His)!'

Arthur John Arberry

that my Lord has forgiven me and that He has placed me among the honoured. '

Bijan Moeinian

"That my Lord has forgiven me and has put me in rank with honored ones. "

E. Henry Palmer

for that my Lord has forgiven me, and has made me of the honoured. '

Edip-Layth

"Of what my Lord has forgiven me, and made me of the honored ones."

George Sale

how merciful God hath been unto me! for he hath highly honoured me.

Hamid S. Aziz

It was said (unto him), "Enter the garden. " He said, "O would that my people knew

Mahmoud Ghali

With what (Grace) my Lord has forgiven me, and He has made me among the honored. "

Marmaduke Pickthall

With what (munificence) my Lord hath pardoned me and made me of the honoured ones!

Mohamed Ahmed - Samira

How my Lord has forgiven me and made me one of those who are honoured!"

Muhammad Asad

how my Sustainer has forgiven me [the sins of my past], and has placed me among the honoured ones!"

Mustafa Khattab

of how my Lord has forgiven me, and made me one of the honourable."

Progressive Muslims

"Of what my Lord has forgiven me, and made me of the honoured ones. "

Sahih International

Of how my Lord has forgiven me and placed me among the honored. "

Sam Gerrans

“Of how my Lord has pardoned me, and placed me among the honoured!”

Shabbir Ahmed

That my Lord has absolved my imperfections, and has made me among the honored ones. "

Syed Vickar Ahamed

"That my Lord has given me Forgiveness and has given me (a place) among those held in honor!"

Taqi Usmani

how my Lord has forgiven me and placed me among the honoured ones!"

The Monotheist Group

"Of what my Lord has forgiven me, and made me of the honored ones."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

...en raison de quoi mon Seigneur mʹa pardonné et mis au nombre des honorésʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bi ya ku Xwedayê min ez xefirandime û ez gerandime ji yên ku qencî li wan bûye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

dat mijn Heer mij vergeven en tot een van de geëerden gemaakt heeft.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hoe genadig God mij is geweest! want hij heeft mij hoogelijk vereerd.

Hollandaca — Siregar

Wat mijn Heer mij heeft vergeven en mij tot één van de geëerden heeft gemaakt!ʺ

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

за что меня простил мой Господь, за что причислил меня к почитаемым!ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

att min Herre har förlåtit mig och gett mig en hedersam plats!ʺ