Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilen Kur'an'ın gerçek olduğunu ve onun, mutlak güç sahibi ve övgüye layık Allah'ın yoluna ilettiğini görürler.

وَيَرَى الَّذِينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ الَّذِي اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ هُوَ الْحَقَّ وَيَهْدِي اِلٰى صِرَاطِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ

ve yerā (e)lleƶīne ūtū l-ǐlme elleƶī unzile ileyke min rabbike huve l-Haḳḳa ve yehdī ilā SirāTi l-ǎzīzi l-Hamīdi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَرَىve yerāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.ve görürler
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3اُو۫تُواūtūا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekkendilerine verilen(ler)
4الْعِلْمَl-ǐlmeع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilgi
5الَّذِيelleƶī
6اُنْزِلَunzileن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirilenin
7اِلَيْكَileykesana
8مِنْmin-nden
9رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbi-
10هُوَhuve
11الْحَقَّl-Haḳḳaح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçek olduğunu
12وَيَهْدِيve yehdīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.ve ilettiğini
13اِلٰىilā
14صِرَاطِSirāTiص ر طDüz, yeteri kadar geniş ve zorluk çekilmeden yürünebilen bir patika/yol. Bir yol/güzergah/patika, uzun kılıç.yoluna
15الْعَزِيزِl-ǎzīziع ز زgüçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sertmutlak galib
16الْحَمِيدِl-Hamīdiح م دBirini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak.ve hamde layık olanın

Tüm mealler

Meal seçin (97 / 97 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kendilerine bilgi verilenlerse bilirler ki sana Rabbinden indirilen, gerçektir ve üstün ve hamde lâyık mâbûdun yolunu göstermededir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kendilerine bilgi verilenlerse bilirler ki sana Rabbinden indirilen, gerçektir ve üstün ve hamde lâyık mâbûdun yolunu göstermededir.

Abdullah Aydın

Kendilerine ilim verilenler ise, Rabbinden sana indirilen Kur'an'ın gerçeğin ta kendisi olduğunu, onun, herşeye galip ve övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna (İslâm'a) ilettiğini bilir ve görürler.

Adem Uğur

Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur'an'ın) gerçek olduğunu bilir; onun, mutlak galip ve övgüye lâyık olan (Allah'ın) yoluna ilettiğini görürler.

Ahmed Hulusi

Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana inzal olunanın Hakk'ın ta kendisi olduğunu ve Aziyz, Hamiyd'in, Hakikatine erdirme yoluna yönlendirdiğini görürler.

Ahmet Davudoğlu

Kendilerine ilim verilmiş olanlar görüyorlar ki, Rabbinden sana indirilen Kur'ân, hakkın kendisidir ve (onlar) güçlü, her hamde lâyık (Allah)ın yolunu gösteriyorlar.

Ahmet Tekin

Kendilerine ilim verilen, sorumluluk sahibi âlimler, dinî ilimler uzmanları, âdil objektif düşünen ilim adamları, Rabbinden sana indirilenin, Kur’ân’ın gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak bir kitap olduğunu görürler, bilirler. Kur’ân’ın, kudretli, hükümran övgüye, şükre lâyık olan Allah’ın yolunu, birlikte nezaket içinde yaşama kurallarına, sevgiye dayalı kardeşliğe, hasedi, hilesi, dalaveresi, nefreti, düşmanlığı olmayan örnek hayat tarzına götüren Allah’ın yolunu, İslâm’ın yolunu aydınlattığını da bilirler.

Ahmet Varol

Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilenin gerçeğin kendisi olduğunu ve övgüye lâyık olan ulu Allah'ın yoluna ilettiğini görmektedirler.

Ali Arslan

(Ey Resûlüm! Kitap ehli olup) kendilerine ilim verilmiş olanlar Rabbinden sana indirilen Kur'ân'ın hakkın ta kendisi olduğunu ve O'nun hamde lâyık, herşeye galip olan Allah'ın yoluna ilettiğini bilirler.

Ali Bulaç

Kendilerine ilim verilenler ise, Rabbinden sana indirilenin hakkın ta kendisi olduğunu ve üstün, güçlü, övülmeye layık olan (Allah)ın yoluna yöneltip ilettiğini görüyorlar.

Ali Fikri Yavuz

Kendilerine ilim verilmiş olanlar (ashab), görüyorlar ki, Rabbinden sana indirilen Kur’an hakkın kendisidir; ve o, hamde lâyık, her şeye gâlib olan Allah’ın yolunu (dinini) gösteriyor.

Ali Rıza Safa

Kendilerine bilgi verilenler, Efendinden sana indirilenin gerçek olduğunu ve Üstün Olanın; Övgülere Yaraşanın yoluna eriştirdiğini görüyorlar.

Arif Pamuk

Kendilerine ilim verilenler, sana Rabbin tarafından indirilen Kur'an'ın gerçek olduğunu bilirler ve onun mutlak üstün ve övgüye layık olan Allah'ın yoluna ilettiğini görürler.

Ayntabî Mehmet Efendi

(Ashâbdan veya tâbiin ve mü'minlerden) kendilerine ilim verilenler bilirler ki; Rabbin celle şânühu'dan, sana inzâl olunan Kur'ân haktır. Ve yegâne, gaalip ve hamde lâyık olan Allahû Teâlâ'nın yoluna (tevhid ve takvâya) hidâyet eder.

Bahaeddin Sağlam

Halbuki ilim verilenler, Rabbinden sana inen bu Kur'ân'ın hak olduğunu (insanları) Aziz ve Hamid olan Allah'ın yoluna ilettiğini görüyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu, mutlak galip ve övgüye layık olan Allah'ın yoluna ilettiğini görürler.

Bekir Sadak

Kendilerine ilim verilenler, sana Rabbinden indirilenin hak oldugunu, guclu ve hamde layik olanin yolunu gosterdigini bilirler.

Bir Heyet

Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur'ân'ın) gerçek olduğunu bilir; onun mutlak galip ve övgüye lâyık olan (Allah'ın) yoluna ilettiğini görürler.

Celal Yıldırım

Kendilerine ilim verilen (gerçekçiler ise, Rabbından sana indirilenin hak olduğunu ve çok güçlü, çok üstün, övülmeğe hep lâyık olanın yoluna irşâd ettiğini görüp bilirler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kendilerine bilgi verilenler, rabbinden sana indirilenin, gerçeğin ta kendisi olduğunu ve çok güçlü, her türlü övgüye lâyık olan Allah’ın yolunu gösterdiğini çok iyi bilirler.

Diyanet İşleri

Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilen Kur'an'ın gerçek olduğunu ve onun, mutlak güç sahibi ve övgüye layık Allah'ın yoluna ilettiğini görürler.

Diyanet İşleri (eski)

Kendilerine ilim verilenler, sana Rabbinden indirilenin hak olduğunu, güçlü ve hamde layık olanın yolunu gösterdiğini bilirler.

Diyanet Vakfı (1993)

Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur'an'ın) gerçek olduğunu bilir; O'nun, mutlak galip ve övgüye lâyık olan (Allah'ın) yoluna ilettiğini görürler.

Diyanet Vakfi

Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur'an'ın) gerçek olduğunu bilir; onun, mutlak galip ve övgüye lâyık olan (Allah'ın) yoluna ilettiğini görürler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kendilerine ilim verilmiş olanlar görüyorlar ki, Rabbinden sana indirilen Kur'ân, hakkın kendisidir. O, gücüne nihayet olmayan, her hamde lâyık bulunan Allah'ın yolunu gösteriyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise, sana Rabbinden indirilen gerçeğin ta kendisi olduğunu ve onun, yüceliğinin sonu olmayan her türlü övgüye layık olan (Allah') ın yolunu gösterdiğini görüyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerine ılim verilmiş olanlar ise sana rabbından indirileni görüyorlar ki o mahza hak ve o ızzetine nihayet olmıyan sahib hamdin yolunu gösteriyor

Erhan Aktaş

Kendilerine ilim verilmiş olanlar, Rabb'inden sana indirilenin yegane gerçek olduğunu ve onun; Aziz'in, Hamid'in yoluna ilettiğini görüyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendilerine ilim verilmiş olanlar, Rabb'inden sana indirilenin yegane gerçek olduğunu ve onun; Aziz'in, Hamid'in yoluna ilettiğini görüyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendilerine ilim verilmiş olanlar, Rabb'inden sana indirilenin yegane gerçek olduğunu ve onun; Aziz'in, Hamid'in yoluna ilettiğini görüyorlar.

Fizilal-il Kuran

Kendilerine bilgi verilenler Rabb'in tarafından sana indirilen mesajın, insanları üstün iradeli ve övgüye lâyık Allah'ın yoluna iletici bir gerçek olduğunu görürler.

Gültekin Onan

Kendilerine ilim verilenler ise, rabbinden sana indirilenin hakkın ta kendisi olduğunu ve üstün, güçlü, övülmeye layık olan (Tanrı)nın yoluna yöneltip ilettiğini görüyorlar.

Hamdi Döndüren

Kendilerine bilgi verilmiş olanlar, Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu ve mutlak üstün olan, çok övülen Allah’ın yoluna ilettiğini bilirler.

Hasan Basri Çantay

Kendilerine ilim verilenler ise Rabbinden sana indirilen (Kur'an) in hakıykatın ta kendisi olduğunu bilir (ler) ve (onlar) her hamde layık olan Ğaalib-i mutlakın (ya'ni Allahın) yolunu gösterir (ler).

Hasan Tahsin Feyizli

Kendilerine ilim verilenler, sana Rabbinden indirilen (Kur'ân)ın, hakikatin ta kendisi olduğunu ve (O'nun) mutlak gâlip, hem de lâyık (Allah)ın yolunu gösterdiğini görürler.

Hasib Asutay

Kendilerine bilgi verilenler (2), Rabbinden sana indirilenin (Kur'an'ın) gerçek olduğunu, mutlak üstün ve hamda layık olan (Allah)ın yoluna ilettiğini görürler. (2. Ashab-ı kiram ile onların yolunda giden müminler veya Abdullah bin selâm ile arkadaşları gibi kitap ehlinden iken İslâm'a giren bilginler.)

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilen (Kur’ân’)ın gerçekten hak olduğunu ve Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Hamîd (yegâne hamd edilmeye lâyık olan Allah’)ın yoluna hidâyet ettiğini görürler.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

Kendilerine ilim verilenler, sana Rabbinden indirilenin hak olduğunu, güçlü ve hamde lâyık olanın yolunu gösterdiğini bilirler.

Hüseyin Kaleli

“Kendilerine ilim verilenler de Rabbinden sana indirileni onu, hak görürler. Azîz, Hamd olanın yoluna da iletir.”

İbni Kesir

Kendilerine ilim verilmiş olanlar görürler ki; sana Rabbından indirilmiş olan, hakkın kendisidir. Ve Aziz, Hamid olanın dosdoğru yoluna iletmektedir.

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

Kendilerine ilim verilmiş olanlar görüyor ki, Rabbinden sana indirilen Kur'an, hakkın ta kendisidir ve halkı, izzet sahibi ve her türlü hamde layık olan Allah'ın yoluna ulaşmaktadır.

Mehmet Okuyan

Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur’an’ın) gerçek olduğunu ve onun güçlü, övgüye layık olan (Allah’ın) yoluna ulaştırdığını görürler (bilirler).

Muhammed Esed

Bilgi ve kavrayış yeteneği ile donatılmış olanlar, Rabbinden sana indirilen her şeyin hak olduğunu ve kudret Sahibi'nin, her türlü övgüye layık Olan'ın yoluna ilettiğini bilirler.

Mustafa İslamoğlu

Bilgi ve bilginin amacını kavrama yeteneğiyle donatılmış olanlar, Rabbinden sana indirilenin hakikatin ta kendisi olduğunu; ve O yüceler yücesi, O tüm övgülere layık olanın yoluna yönelteceğini görmektedirler.

Nedim Yılmaz

Kendilerine ilim verilenler, Rabblerinden sana indirilenin hakkın ta kendisi olduğunu ve O’nun mutlak üstünlük sahibi ve hamde lâyık olan Allah’ın yoluna ilettiğini görürler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kendilerine ilim verilmiş olanlar görüyor ki, sana Rabbinden indirilmiş olan o (Kur'an) mahz-ı hakîkattır ve azîz, hamîd olanın yolunu göstermektedir.

Ömer Öngüt

Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilirler. O'nun mutlak galip ve övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna ilettiğini görürler.

Ömer Rıza Doğrul

İlme nail olanlar sana Rabbin tarafından indirilen Kur'ân’ın (asıl) hak olduğunu onun yegane gâlip olan, övülen Rabbinin dosdoğru yoluna ilettiğini görürler.

Suat Yıldırım

Kendilerine ilim nasib edilenler, sana indirilen kitabın, Rabbin tarafından gelen gerçeğin ta kendisi olduğunu ve o mutlak kudret sahibi, bütün güzel övgülere lâyık olan Allah’ın yolunu gösterdiğini bilirler.

Süleyman Ateş

Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin, gerçek olduğunu, mutlak galib ve hamde layık olan (Allah)ın yoluna ilettiğini görürler.

Süleymaniye Vakfı

Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur'an'ın) gerçeğin ta kendisi olduğunu, daima üstün ve yaptığını mükemmel yapanın yolunu gösterdiğini görürler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendilerine ilim verilenler, Sahibinden sana indirilenin, gerçekleri içerdiği, güçlü ve yaptığını güzel yapanın yolunu gösterdiği kanaatine varacaklardır.

Şaban Piriş

İlim verilenler, sana Rabbinden indirilenin gerçek olduğunu ve güçlü, hamde layık olanın yoluna ilettiğini görüyorlar.

Talat Koçyiğit

Kendilerine ilim verilenler, Rabbından sana indirilenin hak olduğunu ve daima galip ve daima hamde lâyık olan Allah'ın yoluna hidayet ettiğini bilirler.

Tefhim-ul Kuran

Kendilerine ilim verilenler ise, Rabbinden sana indirilenin hakkın ta kendisi olduğunu ve üstün, güçlü, övülmeye layık olan (Allah)'ın yoluna yöneltip ilettiğini görmektedirler.

Ümit Şimşek

Kendilerine ilim verilmiş olanlar görüyor ki, sana Rabbinden indirilmiş olan kitap hakkın tâ kendisidir ve insanları, herşeyin mutlak galibi ve her türlü övgünün gerçek muhatabı olan Allah'ın yoluna iletmektedir.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilenin, hakkın ta kendisi olduğunu, Hamid ve Aziz olan Allah'ın yoluna kılavuzladığını görürler.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

Kendilerine ilim verilenler, sana Rabbin tarafından indirilen Kur'an'ın hak olduğunu, gâlip, kaadir ve bizâtihi hamde lâyık olan Allah'ın doğru yoluna götürdüğünü bilsinler. (diye kıyamet gelecektir).

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Elm verilmiş insanlar Rəbbindən sənə nazil edilənin haqq olduğunu, onun Qüdrətli, Tərifəlayiq Allahın yolunu göstərdiyini görürlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Diejenigen, denen Wissen zuteil geworden ist, erkennen, daß die dir herabgesandte Offenbarung die Wahrheit ist und daß sie zum Weg des Allmächtigen, Lobenswerten rechtleitet.

Almanca — Der Edle Quran

Und diejenigen, denen das Wissen gegeben worden ist, sehen, (daß) das, was zu dir von deinem Herrn (als Offenbarung) herabgesandt worden ist, die Wahrheit ist und zum Weg des Allmächtigen und Lobenswürdigen führt.

Almanca — M. A. Rassoul

Und die, denen das Wissen gegeben wurde, sehen, daß das, was dir von deinem Herrn offenbart worden ist, die Wahrheit selbst ist und zu dem Weg des Allmächtigen, des Preiswürdigen leitet.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und diejenigen, denen das Wissen zuteil wurde, sehen das, was dir von deinem HERRN hinabgesandt wurde, als das Wahre und daß es zum Wege Des Allwürdigen, Des Alllobenswürdigen rechtleitet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Whereas those gifted with divine and spiritual knowledge do know and assert that the discourse inspired to you from Allah is indeed the truth guiding into all truth and it guides to the path that leads directly to Him, AL-Aziz (the Almighty), and AL-Hamid (to Whom are extolled the glorious attributes. )

Abdul Haleem

[Prophet], those who have been given knowledge can see that what has been sent to you from your Lord is the truth, and that it leads to the path of the Almighty, worthy of all praise.

Abdullah Yusuf Ali

And those to whom knowledge has come see that the (Revelation) sent down to thee from thy Lord - that is the Truth, and that it guides to the Path of the Exalted (in might), Worthy of all praise.

Abul A'la Maududi

(O Prophet), those who have knowledge see clearly that what has been revealed to you from your Lord is the Truth and directs to the Way of the Most Mighty, the Immensely Praiseworthy Lord.

Aisha Bewley

Those who have been given knowledge see that what has been sent down to you from your Lord is the truth and that it guides to the Path of the Almighty, the Praiseworthy.

Al-Hilali & Khan

And those who have been given knowledge see that what is revealed to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) from your Lord is the truth, and that it guides to the Path of the Exalted in Might, Owner of all praise.

Ali Quli Qarai

Those who have been given knowledge see that what has been sent down to you from your Lord is the truth and [that] it guides to the path of the All-mighty, the All-laudable.

Amatul Rahman Omar

Those who have been given knowledge know that whatever has been revealed to you from your Lord is the very lasting truth, and that it guides to the path of (One Who is) the All-Mighty, the Highly Praiseworthy (in His own right).

Arthur John Arberry

Those who have been given the knowledge see that what has been sent down to thee from thy Lord is the truth, and guides to the path of the All-mighty, the All-laudable.

Bijan Moeinian

For those who are blessed with a sound mind, it is obvious that this revelation of God to you is the truth. Qur’an guides man to the path of All Mighty and Praiseworthy.

E. Henry Palmer

And those to whom knowledge has been given see that what is sent down to thee from thy Lord is the truth, and guides unto the way of the mighty, the praiseworthy.

Edip-Layth

Those that have been given knowledge will see that what has been sent down to you from your Lord is the truth, and that it guides to the path of the Noble, the Praiseworthy.

George Sale

Those unto whom knowledge hath been given, see that the book which hath been revealed unto thee from thy Lord is the truth, and directeth into the glorious and laudable way.

Hamid S. Aziz

And those who strive hard in opposing Our revelations, these it is for whom is a painful and humiliating chastisement.

Mahmoud Ghali

And the ones who were brought knowledge see (that) what has been sent down to you from your Lord is the Truth and guides to the path of the Ever-Mighty, The Ever-Praiseworthy.

Marmaduke Pickthall

Those who have been given knowledge see that what is revealed unto thee from thy Lord is the truth and leadeth unto the path of the Mighty, the Owner of Praise.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who have been given knowledge realise what has been revealed by the Lord is the truth, and leads to the path of the mighty and praiseworthy (God).

Muhammad Asad

NOW THEY who are endowed with [innate] knowl­edge are well aware that whatever has been be­stowed upon thee from on high by thy Sustainer is indeed the truth, and that it guides onto the way that leads to the Almighty, the One to whom all praise is due!

Mustafa Khattab

Those gifted with knowledge ˹clearly˺ see that what has been revealed to you from your Lord ˹O Prophet˺ is the truth, and that it guides to the Path of the Almighty, the Praiseworthy.

Progressive Muslims

And those that have been given knowledge will see that what has been sent down to you from your Lord is the truth, and that it guides to the path of the Noble, the Praiseworthy.

Sahih International

And those who have been given knowledge see that what is revealed to you from your Lord is the truth, and it guides to the path of the Exalted in Might, the Praiseworthy.

Sam Gerrans

And those given knowledge see that what is sent down to thee from thy Lord is the truth, and it guides to the path of the Exalted in Might, the Praiseworthy.

Shabbir Ahmed

Those who make use of the perceptual and conceptual knowledge that they have been given, see that the Revelation to you (O Prophet) from your Lord, is the Truth. And that it leads to the Path of the Almighty, the Owner of Praise.

Syed Vickar Ahamed

And those to whom knowledge has come see that the (Revelation) sent down to you (O Prophet, is) from your Lord— That (it) is the Truth, and that it guides to the Path of the (One Allah) Supreme in Strength (Aziz), Worthy of all Praise (Hameed).

Taqi Usmani

Those who are blessed with knowledge see that what is sent to you from your Lord is the truth, and it guides (people) to the path of the All-Mighty, the Ever-Praised.

The Monotheist Group

And those that have been given knowledge will see that what has been sent down to you from your Lord is the truth, and that it guides to the path of the Noble, the Praiseworthy.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ceux à qui le savoir a été donné voient que ce quʹon tʹa fait descendre de la part de ton Seigneur est la vérité qui guide au chemin du Tout Puissant, du Digne de Louange.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Ew ên ku ilm û zanîn ji bo wan hatiye dayîn, ew baş dizanin ku ev Quran ji cem Xwedayê te hatiye hinartin, ew heq û rast e. Ew berê (mirovan) dide riya wî Xwedayê desthilat, yê hêjayî pesindayînê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij aan wie de kennis gegeven is zien dat wat er van jouw Heer naar jou is neergezonden de waarheid is en dat het naar de weg van de machtige, de lofwaardige leidt.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij, aan wie de kennis is gegeven, zien dat het boek, hetwelk u van uwen Heer werd geopenbaard, de waarheid is en op den glorierijken en loffelijken weg leidt.

Hollandaca — Siregar

En degenen ma wie kennis is gegeven, zien dat wat aan jou (O Moehammad) is neergezonden van jouw Heer (de Koran) de Waarheid is, en dat hij naar het Pad van de Almachtige, de Geprezene leidt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И видят [знают] те, которым даровано знание, что ниспосланное тебе (о, Мухаммад) от твоего Господа [Коран] – это есть истина и ведет (ниспосланное тебе) к пути Величественного, Достохвального.

Rusça — Osmanov

Те, которым даровано знание, знают, что ниспосланное тебе от твоего Господа есть истина, которая ведет к пути Великого, Славного.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

DE SOM har fått (verklig) kunskap inser att det som din Herre har uppenbarat för dig är sanningen och att den leder till vägen (som bär) till den Allsmäktige, Den som allt lov och pris tillkommer.