Şeytan, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. İnananlardan bir grup dışında hepsi ona uydular.

وَلَقَدْ صَدَّقَ عَلَيْهِمْ اِبْلِيسُ ظَنَّهُ فَاتَّبَعُوهُ اِلَّا فَرِيقًا مِنَ الْمُؤْمِنِينَ

ve leḳad Saddeḳa ǎleyhim iblīsu Zennehu fe ttebeǔhu illā ferīḳan mine l-mu'minīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2صَدَّقَSaddeḳaص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.doğru çıkardı
3عَلَيْهِمْǎleyhimonlar hakkındaki
4اِبْلِيسُiblīsuابليسİblis
5ظَنَّهُZennehuظ ن نDüşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla 'anna veya 'an ile kullanılır, bu da emin olmak anlamına gelir.zannını
6فَاتَّبَعُوهُfe ttebeǔhuت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmek(hepsi) ona uydular
7اِلَّاillādışındakiler
8فَرِيقًاferīḳanف ر قAyırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya insan topluluğu. Furqan - doğru veya yanlışın ölçütü, taslak, kanıt veya gösterim, Kuran'ın bir adı, yardım, zafer, tartışma, delil, şafak, ayrım.bir bölümü
9مِنَmine-dan
10الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninananlar-

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve andolsun ki İblis'in, onlar hakkındaki zannı doğru çıktı, derken, inananlardan bir bölükten başka hepsi de ona uydu.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve andolsun ki İblisʼin, onlar hakkındaki zannı doğru çıktı, derken, inananlardan bir bölükten başka hepsi de ona uydu.

Adem Uğur

Andolsun İblis, onlar hakkındaki tahminini doğruya çıkardı. İnanan bir zümrenin dışında hepsi ona uydular.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki İblis'in onların (insanların) hakkındaki zannı doğru çıktı da, iman edenler dışındakiler ona tabi oldular.

Ahmet Tekin

Andolsun, İblisin onlar hakkındaki tahmini doğru çıktı. İnanan bir zümrenin dışında hepsi ona uydular.

Ahmet Varol

Andolsun ki İblis onlar hakkındaki kanaatini doğru çıkardı. Böylece mü'minlerden bir grup dışında (hepsi) ona uydular.

Ali Bulaç

Andolsun, İblis, kendileri hakkında zannını doğrulamış oldu, böylelikle iman eden bir grup dışında, ona uymuş oldular.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten İblis, insanlar aleyhindeki, (muhakkak onları azdıracağım) vaadini yerine getirdi. Onun için, müminlerden ibaret bir fırkadan başkası, İblis’e tâbi oldular.

Ali Rıza Safa

Zaten gerçek şu ki, İblis'in, onlar hakkındaki sanısı doğrulanmış oldu; inananlardan bir küme dışında, tümü ona uydu.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun İblis, onlar hakkındaki tahminini doğruya çıkardı. İnanan bir grubun dışında hepsi ona uydular.

Bekir Sadak

And olsun ki Iblis, onlar hakkindaki gorusunu dogru cikartmis; inananlardan bir topluluk disinda hepsi ona uymuslardi.

Celal Yıldırım

And olsun ki, İblîs onlar hakkındaki zan ve tahminini doğruya çıkarmış ; mü'minlerden bir topluluk dışında hepsi de ona uymuşlardı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Gerçek şu ki, İblîs onlar hakkındaki tahminini doğrulamış oldu; çünkü inanan bir grup hariç hep ona uymuşlardı.

Diyanet İşleri

Şeytan, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. İnananlardan bir grup dışında hepsi ona uydular.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki İblis, onlar hakkındaki görüşünü doğru çıkartmış; inananlardan bir topluluk dışında hepsi ona uymuşlardı.

Diyanet Vakfi

Andolsun İblis, onlar hakkındaki tahminini doğruya çıkardı. İnanan bir zümrenin dışında hepsi ona uydular.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yine yemin ederim ki, İblis onlar hakkındaki zannını hakikaten doğru buldu da içlerinde müminlerden ibaret bir gruptan başkası ona uydular.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine andolsun ki, iblis onlar aleyhindeki tahminini gerçekten doğru buldu da içlerinde müminlerden ibaret bir gruptan başkası ona uydular.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yine celalime kasem ederim ki İblis, onlar aleyhindeki zannını hakıkaten doğru buldu da içlerinde mü'minlerden ıbaret bir fırkadan maadası ona tabi' oldular

Erhan Aktaş

Ant olsun ki, İblis onlar hakkındaki beklentisini gerçekleştirdi. İman Edenlerden oluşan bir topluluk hariç, hepsi ona uydular.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki, iblis onlar hakkındaki beklentisini gerçekleştirdi. İnananlardan oluşan bir topluluk hariç, hepsi ona uydular.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki, iblis onlar hakkındaki beklentisini gerçekleştirdi. İnananlardan oluşan bir topluluk hariç, hepsi ona uydular.

Fizilal-il Kuran

Şeytan, onlara ilişkin beklentisini gerçekleştirmiş ve bir grup mü'min dışında hepsi ona uymuştu.

Gültekin Onan

Andolsun, İblis, kendileri hakkında zannını doğrulamış oldu; böylelikle inançlılardan bir grup dışında, ona uymuş oldular.

Hamdi Döndüren

Andolsun İblis, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı; çünkü inanan bir topluluk dışında hepsi ona uydular.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, İblis onlar aleyhindeki zarınını gerçekleşdirmişdi de, iman edenlerden bir zümre haaric olmak üzere, (tamamen) ona uymuşlardı.

Hasib Asutay

Andolsun İblis, kendileri hakkındaki zannını doğrulamış oldu. İnanan bir zümrenin dışında hepsi ona uydular.

Hayrat Neşriyat

And olsun ki İblis, onlar hakkındaki (çoğunu azdırıp, samîmî kulları ise kandıramayacağına dâir) zannını doğru çıkardı da mü’minlerden (ihlâslı olan) bir zümre hâriç, ona uydular.

İbni Kesir

Andolsun ki; İblis, onlar hakkındaki zannını doğru çıkarmış ve mü'minlerden bir topluluk hariç ona tabi olmuşlardır.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki İblis, onlar hakkındaki tahminini doğrulamıştı. İnanan az bir grubun dışında hepsi ona uymuşlardı.

Muhammed Esed

Doğrusu İblis, onlar hakkında doğru söylemişti, çünkü (içlerindeki) bazı müminler hariç, tümü o(nun çağrısı)na uydular.

Mustafa İslamoğlu

Ve doğrusu İblis, onların aleyhinde kanaat belirtirken yanılmamıştı; nitekim bir gurup inanan hariç geri kalanların hepsi ona uydular.

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki, şeytan onların aleyhindeki zannını tahakkuk ettirmiş oldu. Ona tâbi oldular. Ancak mü'minlerden bir zümre müstesna.

Ömer Öngüt

Andolsun ki İblis onların aleyhindeki zannını gerçekleştirdi. Müminlerden bir fırka hariç olmak üzere hepsi ona uydular.

Suat Yıldırım

Hakikaten İblis onlar hakkındaki zan ve temennisini gerçekleştirdi, muradına erdi. Müminlerden bir kısmı hariç, onun peşine düştüler.

Süleyman Ateş

Andolsun İblis, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı, inanan bir bölükten başka (hepsi) ona uydular.

Süleymaniye Vakfı

İblis, onlar hakkındaki öngörüsünün doğru olduğunu gördü; mümin bir kesim dışında herkes ona uydu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İblis, onların aleyhine yaptığı tahminlerini gerçeğe dönüştürdü; inanıp güvenen bir topluluk dışında hepsi ona uydu.

Şaban Piriş

İblis onlar hakkındaki düşüncesini doğruladı ve mü'min bir grup dışında ona tabi oldular.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, İblis, kendileri hakkında zannını doğrulamış oldu, böylelikle, iman etmekte olan bir grup dışında onlar, ona uymuş oldular.

Ümit Şimşek

Gerçekten de İblis onlar hakkındaki zannını doğruladı ve mü'minlerden bir topluluk dışındakiler ona uyup gittiler.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, İblis onlarla ilgili sanısında isabet etti. İnananlardan bir grup dışındakiler ona uydular.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İblisin onlar barəsindəki ehtimalı doğru çıxdı. Bir dəstə mömindən başqa, qalanları onun toruna düşdülər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

İblisin onlar haqqındakı zənni düz çıxdı. (İçərilərindən) bir dəstə möʼmin istisna olmaqla, hamısı ona uydu.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Iblîs verwirklichte seine heimtückische List über sie, und so folgten sie ihm mit Ausnahme weniger Gläubiger.

Almanca — Der Edle Quran

Wahrlich, Iblis fand seine Meinung von ihnen bestätigt. Sie folgten ihm, außer einer Gruppe der Gläubigen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Iblis bewies wahrlich die Richtigkeit seiner Meinung von ihnen; dann folgten sie ihm mit Ausnahme einer Schar von Gläubigen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits bewahrheitet hat sich sie betreffend die Vermutung von Iblis, so folgten sie ihm außer einer Gruppe von den Mumin.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And sure enough was AL-Shaytan (Satan) in the right when he thought he would be able to lead them by the nose to their loss in the maze of error. They followed his footsteps except those few who revered Allah and were faithful to Him.

Abdul Haleem

Satan was proved right in his opinion of them, for they all followed him- except for a group of believers-

Abdullah Yusuf Ali

And on them did Satan prove true his idea, and they followed him, all but a party that believed.

Abul A'la Maududi

Iblis found his estimate of them to be true, and they followed him, except a party of the believers.

Aisha Bewley

Iblis was correct in his assessment of them and they followed him, except for a group of the muminun.

Al-Hilali & Khan

And indeed Iblîs (Satan) did prove true his thought about them: and they followed him, all except a group of true believers (in the Oneness of Allâh).

Ali Quli Qarai

Certainly Iblis had his conjecture come true about them. So they followed him —all except a part of the faithful.

Amatul Rahman Omar

And Iblîs found that he judged regarding them correctly, (that he would be successful in leading the progeny of Adam astray,) excepting (only) a party of true believers, so (all) the rest of the people followed him;

Arthur John Arberry

Iblis proved true his opinion of them, and they followed him, except a party of the believers.

Bijan Moeinian

The Satan was right about them as they followed him except a small group of the believers. [When God gave respite to Satan, he said: "I will seduce mankind to follow me except a small group of true believers."]

E. Henry Palmer

And Iblis verified his suspicion concerning them, and they followed him, save a party of the believers.

Edip-Layth

Perverse has been successful in his suggestions to them, for they followed him, except for a group of those who acknowledge.

George Sale

And Eblis found his opinion of them to be true: And they followed him, except a party of the true believers:

Hamid S. Aziz

And they said, "O our Lord! Make the spaces longer between our journeys. ". They were unjust to themselves (wronged themselves) so We made them as stories (by words, legends) and dispersed them with an utter scattering; most surely there are signs in this for every patient, grateful one.

Mahmoud Ghali

And indeed Iblîs already verified his expectation of them, so they closely followed him, except a group of the believers.

Marmaduke Pickthall

And Satan indeed found his calculation true concerning them, for they follow him, all save a group of true believers.

Mohamed Ahmed - Samira

Thus Iblis found his supposition about them to be true; and except for a section of believers they follow him.

Muhammad Asad

Now, indeed, Iblis did prove that his opinion of them had been right: for [when he called them,] they followed him - all but some of the believers [among them].

Mustafa Khattab

Indeed, Iblîs’ assumption about them has come true,[1] so they ˹all˺ follow him, except a group of ˹true˺ believers.

Progressive Muslims

And Satan has been successful in his suggestions to them, for they followed him, except for a group of the believers.

Sahih International

And Iblees had already confirmed through them his assumption, so they followed him, except for a party of believers.

Sam Gerrans

And Iblīs had proved right in his assumption about them, and they followed him save a faction among the believers.

Shabbir Ahmed

And indeed, Iblis found them meeting his expectations. All of them followed their selfish desire - barring a few who had remained believers in the Divine Values. (7:17), (17:62).

Syed Vickar Ahamed

And indeed, Satan did prove his true purpose to be against them: And they followed him all, except a group who believed.

Taqi Usmani

Iblīs (Satan)has found his assessment true about them. So they followed him, except a group of the believers.

The Monotheist Group

And Satan has been successful in his suggestions to them, for they followed him, except for a group of the believers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Satan a très certainement rendu véridique sa conjecture à leur égard. Ils lʹont suivi donc, sauf un groupe parmi les croyants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, şeytan texmîna xwe ya di heqê wan (kafiran) de bicih anî, vêca ji bilî bireke bawermend pê ve, tevekî wan dane pey wî.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En de mening van Iblies over hen werd bevestigd: zij volgden hem, behalve een groep gelovigen.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, de veronderstelling van Iblîs over hen werd bewaarheid, want zij volgden hem, met uitzondering van een groep gelovigen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И вот Иблис подтвердил [нашел правдивым] в них [в их деяниях] свое предположение (о том, что он введет в заблуждение всех потомков Адама и что они станут повиноваться ему), и они же последовали за ним (в неверии и заблуждении), кроме группы из (числа) верующих (потому что они были стойки в повиновении Аллаху).

Rusça — Osmanov

Они подтвердили мнение Иблиса о них, когда последовали за ним, - [все], кроме немногих [истинно] верующих.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Iblees hade rätt i sin uppfattning om dem - (när han kallade på dem) följde de honom - (alla) utom en grupp som var sanna troende.