Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.

فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَا اُخْفِيَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ اَعْيُنٍ جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

fe lā teǎ'lemu nefsun mā uḣfiye lehum min ḳurrati eǎ'yunin cezā'en bimā kānū yeǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَاfe lāve asla
2تَعْلَمُteǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilemez
3نَفْسٌnefsunن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunanhiç kimse
4مَاne
5اُخْفِيَuḣfiyeخ ف يFark edilemez/belli belirsiz, gizli/saklı/örtülü, görüşe silik veya karanlık, bastırılmış veya boğulmuş, zihin için belirsiz, gizli bir durumdan açığa çıkmak (gizlenen şey açığa çıktı).saklandığını
6لَهُمْlehumonlar için
7مِنْmin
8قُرَّةِḳurratiق ر رSerin olmak veya serinlemek, sessiz kalmak, sebatlı olmak, sağlam olmak, ferahlamak, istikrarlı olmak, sağlam olmak, almak tatmin etmek, doğrulamak, kabul etmek, yerleşmek, sürmek. Karar - istikrar, sabit veya güvenli bir yer, emanet yeri, ilerideki yer. Kurratun - serinlik, keyif. Akarra (fiil 4) - onaylamak, dinlendirmek veya kalmaya sebep olmak. İstakarra (fiil 10) - sağlam kalmak. Müstakırrun - sağlam şekilde sabit kalan veya onaylanan, gizlenen, kalıcı olan, kesinlikle gerçekleşen, varlığında/hedefinde/amacında yerleşik olan. Müstakar - sağlam şekilde sabit/yerleşik, geçici ikamet, mesken. Kurratun - serinlik, ferahlık, neşe ve rahatlık kaynağı. Kawarir (karuratun'un çoğulu) - bardaklar, kristaller.aydınlatıcı
9اَعْيُنٍeǎ'yuninع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.gözler
10جَزَاءًcezā'enج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekkarşılık olarak
11بِمَاbimāşeylere
12كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoldukları
13يَعْمَلُونَyeǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyapıyor(lar)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hiç kimsecik bilmez onlar için gözleri aydınlatacak ne gizli şeyler var; yaptıklarına karşılık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hiç kimsecik bilmez onlar için gözleri aydınlatacak ne gizli şeyler var; yaptıklarına karşılık.

Adem Uğur

Hiç kimse işledikleri (iyi-yararlı) amellerine karşılık gözlerin aydınlığı olarak nelerin saklandığını bilmez.

Ahmed Hulusi

Hiçbir nefs, yaptıklarına ceza (karşılık) olarak, gözünü sevinçle parıldatacak nimetler içine gizlenmiş olanları bilemez!

Ahmet Tekin

Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez.

Ahmet Varol

Yaptıklarının karşılığı olarak kendilerini ne kadar büyük bir neşe ve mutluluk beklediğini hiç kimse bilemez.

Ali Bulaç

Artık hiçbir nefis, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı olarak nelerin (sayısız nimetlerin) saklandığını bilmez.

Ali Fikri Yavuz

Artık (dünyada) işledikleri salih amellere mükâfat olarak kendileri için, göz aydınlığından ne hazırlanıb saklandığını kimse bilmez.

Ali Rıza Safa

Hiçbir benlik, yaptıklarına karşılık, kendisi için hangi göz aydınlığının saklandığını bilmez.

Bayraktar Bayraklı

Yaptıklarına karşılık olarak onlar için, gözleri aydınlatıcı ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez.

Bekir Sadak

Şimdi hiç kimse kendileri için, yaptıklarına karşılık gözler aydınlığı olacak şeylerden neler gizlenmiş olduğunu bilemez.

Celal Yıldırım

Hiç kimse işledikleri (iyi-yararlı) amellerine karşılık gözlerin aydınlığı olarak nelerin saklandığını bilmez.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yaptıklarına karşılık olarak onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez.

Diyanet İşleri

Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.

Diyanet İşleri (eski)

Yaptıklarına karşılık onlar için saklanan müjdeyi kimse bilmez.

Diyanet Vakfi

Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şimdi hiç kimse kendileri için, yaptıklarına karşılık gözler aydınlığı olacak şeylerden neler gizlenmiş olduğunu bilemez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şimdi kimse, yaptıklarına karşılık onlar için gizlenmiş olan gözler sürurunu (ne gibi sevindirici bir nimet saklandığını) bilemez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi kimse bilemez onlar için gizlenmiş olan gözler sürurunu yaptıkları amellere mükafat için

Erhan Aktaş

Hiç kimse, yaptıkları iyi şeylerin karşılığı olarak, kendisini ne tür bir mutluluğun beklediğini bilmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hiç kimse, yaptıkları iyi şeylerin karşılığı olarak, kendisini ne tür bir mutluluğun beklediğini bilmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hiç kimse, yaptıkları iyi şeylerin karşılığı olarak, kendisini ne tür bir mutluluğun beklediğini bilmez.

Fizilal-il Kuran

Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için nice sevindirici ve göz kamaştırıcı nimetlerin saklı olduğunu hiç kimse bilmez.

Gültekin Onan

Artık hiçbir nefs, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı olarak nelerin (sayısız nimetlerin) saklandığını bilmez.

Hamdi Döndüren

Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için, gözlerin aydın olacağı nimetlerden nelerin saklandığını hiç kimse bilmez!

Hasan Basri Çantay

Artık onlar için, yapmakda olduklarına bir mükafat olarak, gözlerin aydın olacağı (nimetlerden) kendilerine neler gizlenmiş bulunduğunu kimse bilmez.

Hasib Asutay

Yaptıklarına karşılık olarak onlar için gözlerin aydınlığından nelerin saklandığını hiç kimse bilmez.

Hayrat Neşriyat

Artık, yapmakta olduklarına bir karşılık olarak onlar için göz aydınlığı olacak olan(ni'metler)den nelerin saklandığını kimse bilmez.

İbni Kesir

Yaptıklarına karşılık olarak onlara gözlerin aydın olacağı, nelerin gizlenmiş bulunduğunu kimse bilmez.

Mehmet Okuyan

Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için ne göz aydınlıklarının gizlendiğini kimse bilemez.

Muhammed Esed

(Böyle davranan müminlere gelince,) yaptıklarından dolayı mükafat olarak (öteki dünyada) onları şimdiye dek gizli kalan hangi mutlulukların beklediğini kimse tahayyül edemez.

Mustafa İslamoğlu

İşte, yapa geldiklerinden dolayı bir mükafat olarak, onları (cennette) ne türden göz kamaştırıcı sürprizlerin beklediğini kimse hayal dahi edemez.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlara yapar oldukları şeylere mükâfaaten gözlerin aydın olacağı şeylerden neler saklanılmış olduğunu artık hiçbir kimse bilmez.

Ömer Öngüt

Artık onlar için, yaptıklarına karşılık olarak gözler aydınlatıcı nimetlerden kendilerine neler hazırlandığını kimse bilemez.

Suat Yıldırım

İşte onların dünyada yaptıkları makbul işlere mükâfat olarak gözlerini aydın edecek, gönüllerini ferahlatacak hangi sürprizlerin, hangi nimetlerin saklandığını hiç kimse bilemez.

Süleyman Ateş

Yaptıklarına karşılık olarak onlar için ne gözler aydınlatıcı (ni'metleri)in saklandığını hiç kimse bilmez!

Süleymaniye Vakfı

Yaptıklarına ödül olarak onlar için gizli tutulmuş göz aydınlatıcı şeyleri kimse bilemez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yaptıkları işlere karşılık onlar için, gözleri kamaştıran ne güzellikler sakladığımızı kimse bilemez.

Şaban Piriş

Yaptıklarına karşılık ödül olarak, onlara göz kamaştıran neler gizlendiğini hiç kimse bilmez.

Tefhim-ul Kuran

Artık hiçbir nefis, yapmakta olduklarına karşılık olmak üzere, kendileri için gözler aydınlığı olarak nelerin (sayısız nimetlerin) saklandığını bilmez.

Ümit Şimşek

Yaptıklarının karşılığında onlar için göz aydınlığı olacak ne ödüller saklandığını hiç kimse bilemez.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiç kimse, yaptıklarına karşılık onlar için hangi göz aydınlığının saklandığını bilmez.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Etdikləri əməllərin mükafatı kimi onlar üçün gözlərinə sevinc gətirəcək nələr saxlandığını heç kəs bilmir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Etdikləri əməllərin mükafatı olaraq (Allah dərgahında) onlar (möʼminlər) üçün göz oxşayan (onları sevindirəcək) nə cür neʼmətlər gizlənib saxlandığını heç kəs bilməz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Niemand von ihnen weiß, was Gott für sie an erfreulicher Huld als Vergeltung für ihre guten Werke vorgesehen hat.

Almanca — Der Edle Quran

Keine Seele weiß, welche Freuden im Verborgenen für sie bereitgehalten werden als Lohn für das, was sie zu tun pflegten.

Almanca — M. A. Rassoul

Doch niemand weiß, welche Augenweide für sie als Lohn für ihre Taten verborgen ist.

Almanca — Muhammad Zaidan

So weiß kein Mensch, was für ihn an Freude verborgen wurde als Belohnung für das, was sie zu tun pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

No soul knows what Allah has in store for it and for the like of it of rewards that shall be viewed with pleasure and with eyes speaking content in requital of what they achieved and attained, fulfilled and completed, perfected and accomplished

Abdul Haleem

No soul knows what joy is kept hidden in store for them as a reward for what they have done.

Abdullah Yusuf Ali

Now no person knows what delights of the eye are kept hidden (in reserve) for them - as a reward for their (good) deeds.

Abul A'la Maududi

No one knows what delights of the eyes are kept hidden for them as a reward for their deeds.

Aisha Bewley

No self knows the delight that is hidden away for it in recompense for what it used to do.

Al-Hilali & Khan

No person knows what is kept hidden for them of joy as a reward for what they used to do.[1]

Ali Quli Qarai

No one knows what has been kept hidden for them of comfort as a reward for what they used to do.

Amatul Rahman Omar

And no soul knows what (comforts) lie hidden for them (-the believers in the form) of a joy to the eyes as a reward for their righteous deeds.

Arthur John Arberry

No soul knows what comfort is laid up for them secretly, as a recompense for that they were doing.

Bijan Moeinian

No one can even imagine what kind of eye pleasing reward God has provided for the believers for their righteous acts.

E. Henry Palmer

No soul knows what is reserved for them of cheerfulness for eye, as a reward for that which they have done!

Edip-Layth

No person knows what is being hidden for them of joy, as a reward for what they used to do.

George Sale

No soul knoweth the complete satisfaction which is secretly prepared for them, as a reward for that which they have wrought.

Hamid S. Aziz

Their sides draw away from their beds, they call upon their Lord in fear and in hope, and they spend (benevolently) out of what We have given them.

Mahmoud Ghali

So no self knows what is (kept) concealed for them in comfort of the eyes as a recompense for whatever they were doing.

Marmaduke Pickthall

No soul knoweth what is kept hid for them of joy, as a reward for what they used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

No soul knows what peace and joy lie hidden from them as reward for what they have done.

Muhammad Asad

And [as for all such believers, ] no human being can imagine what blissful delights, as yet hidden, await them [in the life to come] as a reward for all that they did.

Mustafa Khattab

No soul can imagine what delights are kept in store for them as a reward for what they used to do.

Progressive Muslims

No person knows what is being hidden for them of joy, as a reward for what they used to do.

Sahih International

And no soul knows what has been hidden for them of comfort for eyes as reward for what they used to do.

Sam Gerrans

And no soul knows what has been hidden for them as a comfort of the eyes as reward for what they did.

Shabbir Ahmed

And no human being can imagine what blissful delights are kept hidden for them as a reward for what they used to do.

Syed Vickar Ahamed

No person really knows those joys of the eye that are kept hidden (and treasured) for them— As a reward for their (good) actions.

Taqi Usmani

So, no one knows the delight of eyes that has been reserved for them in secret, as a reward of what they used to do.

The Monotheist Group

No person knows what is being hidden for them of joy, as a reward for what they used to do.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Aucun être ne sait ce quʹon a réservé pour eux comme réjouissance pour les yeux, en récompense de ce quʹils œuvraient!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca tu kes nizane ka Xwedê ji bo bawermendan, bi sedema ya ku kirin, ji wan tiştên ku çav pê ronî dibin, çi padaş hilandiye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En niemand weet wat voor vreugde voor hem verborgen is als beloning voor wat zij gedaan hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Geene ziel kent de volkomen voldoening, die heimelijk voor hen (de deugdzamen) is gereed gemaakt als eene belooning voor hetgeen zij hebben verricht.

Hollandaca — Siregar

En geen ziet weet welke verkoeling van de ogen voor hen verborgen wordt gehouden, als beloning voor wat zij plachten te doen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не знает же ни одна душа, что скрыто для них [для верующих] из услады глаз [из райских благ, которым радуются глаза и души] как воздаяние [в награду] за то, что они совершали [за их повиновение Аллаху].

Rusça — Osmanov

Ни один человек не знает, какие сокрытые блага уготованы людям в воздаяние за то, что они вершили.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ingen människa vet vilka dolda (skatter av) djup glädje som väntar de (troende) som belöning för deras handlingar.