Hiçbir peygamberin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim hıyanet ederse, kıyamet günü, hıyanet ettiği şeyle birlikte gelir. Sonra da hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir.

وَمَا كَانَ لِنَبِيٍّ اَنْ يَغُلَّ وَمَنْ يَغْلُلْ يَأْتِ بِمَا غَلَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

ve mā kāne li nebiyyin en yeğulle ve men yeğlul ye'ti bimā ğalle yevme l-ḳiyāmeti ṧumme tuveffā kullu nefsin mā kesebet ve hum lā yuZlemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māve değildir
2كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolur şey
3لِنَبِيٍّli nebiyyinن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberbir nebi için
4اَنْen
5يَغُلَّyeğulleغ ل لGizlemek, bir şeyi başka bir şeyin içine yerleştirmek, dolandırıcılık, aldatmak, giydirmek, üzerine koymak, susuzluktan yanmak, sadakatsiz olmak, yaka, kelepçe, zincirlemek/bağlamak, kişinin kendini gizlediği şey, dürüst olmama, samimiyetsizlik, gizli nefret, araziden elde edilen gelirhiyanet etmesi
6وَمَنْve menve kim
7يَغْلُلْyeğlulغ ل لGizlemek, bir şeyi başka bir şeyin içine yerleştirmek, dolandırıcılık, aldatmak, giydirmek, üzerine koymak, susuzluktan yanmak, sadakatsiz olmak, yaka, kelepçe, zincirlemek/bağlamak, kişinin kendini gizlediği şey, dürüst olmama, samimiyetsizlik, gizli nefret, araziden elde edilen gelirhıyanet ederse
8يَأْتِye'tiا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekgetirir
9بِمَاbimāşeyi
10غَلَّğalleغ ل لGizlemek, bir şeyi başka bir şeyin içine yerleştirmek, dolandırıcılık, aldatmak, giydirmek, üzerine koymak, susuzluktan yanmak, sadakatsiz olmak, yaka, kelepçe, zincirlemek/bağlamak, kişinin kendini gizlediği şey, dürüst olmama, samimiyetsizlik, gizli nefret, araziden elde edilen gelirhıyanet ettiği
11يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünü
12الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkıyamet
13ثُمَّṧummesonra, ayrıca
14تُوَفّٰىtuveffāو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.tastamam verilir
15كُلُّkulluك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
16نَفْسٍnefsinن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankişiye
17مَاne ki
18كَسَبَتْkesebetك س بKazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir.kazandı
19وَهُمْve humve onlar
20لَا
21يُظْلَمُونَyuZlemūneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakhiçbir haksızlığa uğratılmazlar

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bir peygamber, emânete hıyânet edemez ve kim hıyânet ederse kıyâmet günü, hıyânet ettiği neyse onunla haşrolur, sonra herkese kazandığının karşılığı verilir ve onlara zulmedilmez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bir peygamber, emânete hıyânet edemez ve kim hıyânet ederse kıyâmet günü, hıyânet ettiği neyse onunla haşrolur, sonra herkese kazandığının karşılığı verilir ve onlara zulmedilmez.

Adem Uğur

Bir peygambere, emanete hıyanet yaraşmaz. Kim emanete (devlet malına) hıyanet ederse, kıyamet günü, hainlik ettiği şeyin günahı boynuna asılı olarak gelir. Sonra herkese -asla haksızlığa uğratılmaksızın-kazandığı tastamam verilir.

Ahmed Hulusi

Bir Nebinin emanete hıyanet etmesi mümkün değildir. Her kim hıyanet ederse, hıyaneti boynunda asılı olarak gelir! Bundan sonra her nefse (yaptıklarıyla) kazandığı tam olarak verilir; onlara zulmedilmez!

Ahmet Tekin

Hiçbir peygambere, emanete, devlet-kamu malına hıyanet yakışmaz; Ashabı, ümmeti tarafından da peygambere hıyanet edilmesi olacak iş değildir. Kim emanete, devlet-kamu malına hıyanet ederse, kıyamet günü, hıyanet ettiği şey sırtında yüklü, boynunda asılı halde, rezil rüsvay bir vaziyette teşhir edilerek gelir. Sonra herkese işlediği amellerin kazandığı sevapların karşılığı, hak ettiği tamı tamına verilir, yüklendiği günahların cezaları âdil infaz edilir. Onlara haksızlık yapılmaz.

Ahmet Varol

Bir peygamberin hıyanet etmesi sözkonusu olamaz. Kim hıyanet ederse kıyamet günü aşırdığı şeyi getirir. Sonra kimseye haksızlık edilmeksizin her cana kazandığının karşılığı tam olarak verilir.

Ali Bulaç

Hiç bir peygambere, emanete ihanet yaraşmaz. Kim ihanet ederse, kıyamet günü ihanet ettiğiyle gelir. Sonra her nefis ne kazandıysa, (ona) eksiksiz olarak ödenir. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Ali Fikri Yavuz

Bir peygamber için emanete (ganimet malına) hıyanet etmek olur şey değildir. Kim böyle hainlik ederse, kıyamet günü, aşırdığı malı, boynunda taşıyarak getirir. Sonra da herkese kazandığı iyilik veya kötülüğün karşılığı ödenir; ve hiç birine zulmedilmez.

Ali Rıza Safa

Bir peygamberin, kamu malından çalması olacak şey değildir. Kim çalarsa, Yeniden Yaratılış Günü'nde, çaldığı şeyle birlikte gelir. Sonra, eksiksiz olarak herkese kazandıkları verilir; onlara haksızlık yapılmaz.

Bayraktar Bayraklı

Bir peygamberin hıyanet etmesi olacak şey değildir. Kim emanete hıyanet ederse, kıyamet günü hainlik ettiği şeyin günahı boynuna asılı olarak gelir. Sonra herkese, asla haksızlığa uğratılmaksızın, kazandığı tastamam verilir.

Bekir Sadak

Hicbir peygambere ganimete ve millet malina hiyanet yarasmaz; haksizlik kim yaparsa, kiyamet gunu yaptigi ile gelir, sonra, haksizlik yapilmaksizin herkese kazanmis oldugu odenir.

Celal Yıldırım

Hiç bir peygambere ganimeti ve millet-devlet malını aşırmak yaraşmaz. Kim böyle bir aşırma ve ihanette bulunursa, Kıyamet günü aşırdığı ile gelir. Sonra da herkese kazandığının karşılığı noksansız ödenir ; onlar haksızlığa da uğratılmazlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Hiçbir peygamber savaşanların hakkını zimmetine geçirmez. Kim böyle bir haksızlık yaparsa kıyamet günü, zimmetine geçirdiğini yüklenmiş olarak gelir; sonra herkese kazanmış olduğunun karşılığı, kimse haksızlığa uğratılmaksızın tastamam ödenir.

Diyanet İşleri

Hiçbir peygamberin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim hıyanet ederse, kıyamet günü, hıyanet ettiği şeyle birlikte gelir. Sonra da hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir.

Diyanet İşleri (eski)

Hiçbir peygambere ganimete ve millet malına hiyanet yaraşmaz; haksızlık kim yaparsa, kıyamet günü yaptığı ile gelir, sonra, haksızlık yapılmaksızın herkese kazanmış olduğu ödenir.

Diyanet Vakfi

Bir peygambere, emanete hıyanet yaraşmaz. Kim emanete (devlet malına) hıyanet ederse, kıyamet günü, hainlik ettiği şeyin günahı boynuna asılı olarak gelir. Sonra herkese -asla haksızlığa uğratılmaksızın-kazandığı tastamam verilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hiçbir peygambere ganimet malını gizlemesi (devlet - millet malını aşırması) yaraşmaz. Kim böyle bir aşırma ve ihanette bulunursa kıyamet günü aşırdığını boynuna yüklenerek getirir. Sonra da herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir, onlar haksızlığa da uğramazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir peygamberin emanete hiyanet etmesi olur şey değildir. Her kim hiyanet ederse, ganimet ve hasılattan bir şey aşırırsa kıyamet gününde boynuna aldığı şeyi yüklenerek getirir. Sonra da herkese kazandığının karşılığı ödenir, hiç birine haksızlık edilmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir Peygamber için, emanete hıyanet olur şey değildir, her kim hıyanet eder: ganimet ve hasılattan bir şey aşırırsa boynuna aldığını kıyamet günü yüklenir getirir, sonra da herkese kazandığı ödenir, hiç birine zulmedilmez.

Erhan Aktaş

Bir Nebi'nin, emanete ihanet etmesi olur şey değildir! Kim ihanet ederse, kıyamet günü, ihanet ettiğiyle gelecektir. Sonra hiçbir haksızlık olmaksızın herkesin kazandığı tastamam verilecektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bir nebinin, emanete ihanet etmesi olur şey değildir! Kim ihanet ederse, Kıyamet Günü, ihanet ettiğiyle gelecektir. Sonra hiçbir haksızlık olmaksızın herkesin kazandığı tastamam verilecektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bir nebiye, emanete ihanet etmesi yakışmaz! Kim ihanet ederse, Kıyamet Günü, ihanet ettiğiyle gelecektir. Sonra hiçbir haksızlık olmaksızın herkesin kazandığı tastamam verilecektir.

Fizilal-il Kuran

Bir peygamber için emanete hıyanet etmek olur şey değildir. Kim, böyle hainlik ederse, kıyamet günü bu hainlik ettiği şey ile gelir. Sonra herkese kazanmış olduğu şey ödenir. Ve onlara zulmedilmez.

Gültekin Onan

Hiç bir peygambere, emanete ihanet yaraşmaz. Kim ihanet ederse, kıyamet günü ihanet ettiğiyle gelir. Sonra her nefis ne kazandıysa, (ona) eksiksiz olarak ödenir. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Hamdi Döndüren

Bir peygamberin, emanete hıyanet etmesi düşünülemez; kim emanete hıyanet ederse, kıyamet günü hıyanet ettiğinin günahı ile gelir. Sonra herkese kazanmış olduklarının karşılığı, haksızlığa uğratılmaksızın tam olarak verilir.

Hasan Basri Çantay

Bir peygamber için emanete (yahud ganimet malına) hainlik etmek? (Bu) olur şey değil. Kim böyle hainlik eder (ganimet ve ammeye aid hasılatdan bir şey aşırır, gizler) se kıyaamet günü hainlik etdiği o şey (in günahını) yüklenerek gelir. Sonra herkes ne etdi, ne kazandıysa (mücazat veya mükafatı) eksiksiz ödenir. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Hasib Asutay

Hiçbir peygamber için (emanete) hıyanet yaraşmaz. (46) Kim hıyanet ederse kıyamet günü hıyanet ettiği şeyle gelir. Sonra da hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın herkese kazandığı tastamam ödenir. (46. Bedir ganimetleri arasında bulunan bir kadife kaybolmuştu. Münafıklar 'Onu herhalde peygamber almıştır' demeleri üzerine bu âyet inmiştir.)

Hayrat Neşriyat

Ve bir peygamber için (emânete) hıyânet etme (aslâ söz konusu) olmaz! Kim(emânete) hıyânet ederse, kıyâmet günü hıyânet ettiği şeyle (yüklü olarak) gelir. Sonra herkese, yaptıklarının karşılığı tam olarak verilir ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

İbni Kesir

Bir peygamber için emanete hıyanet, olur şey değildir. Kim böyle hainlik ederse; kıyamet günü hainlik ettiği şey ile gelir. Sonra herkese kazandığı ödenir. Ve onlara zulmedilmez.

Mehmet Okuyan

Hiçbir peygambere, (emanete) ihanet etmesi yakışmaz. Kim ihanet ederse, kıyamet günü, ihanet ettiği şey(in günahı) ile gelir. Sonra da haksızlığa uğratılmaksızın kazandıkları şeyler herkese tastamam ödenecektir.

Muhammed Esed

Bir peygamberin hile yapması olacak şey değil; çünkü kim hile yaparsa, herkesin yaptıklarının tam karşılığını alacağı ve hiç kimseye haksızlık yapılmayacağı Kıyamet Günü'nde hilesi yüzüne vurulacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Bir peygamberin hile yapması düşünülemez. Zira kim hile yaparsa, kıyamet günü hilesi açığa çıkarılacaktır. Sonunda herkes, yaptıklarının karşılığını eksiksiz alacak ve hiç kimseye haksızlık edilmeyecektir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bir peygamber için emanete hiyânet etmek sahih olamaz. Her kim hiyânet ederse o hiyânet ettiği şey ile Kıyamet gününde gelir. Sonra her şahsa kazanmış olduğu şey ödenir ve onlar zulmolunmazlar.

Ömer Öngüt

Bir peygamber için ganimet malına ihanet etmek olur şey değildir. Kim bu hıyanetliği yaparsa, kıyamet gününde hıyanet ettiği şeyle gelir. Sonra herkese kazandığı tastamam verilir ve onlara aslâ zulmedilmez.

Suat Yıldırım

Emanete hıyanet etmek, bir peygamberin yapacağı iş değildir. Her kim hıyanet edip de ganimetten veya kamuya ait hasılattan bir şey aşırır, bunu da gizlerse, kıyamet gününe o vebâlini aldığı şeyler, boynuna asılı olarak gelir. Sonra her kişiye kazandığı şeylerin mükâfat veya cezası eksiksiz ödenir. Ve onlar asla haksızlığa uğratılmazlar.

Süleyman Ateş

Bir peygamberin aşırması, hiyanet etmesi, olur şey değildir. Kim (emanete hıyanet eder), aşırırsa kıyamet günü aşırdığını boynuna yüklenip getirir. Sonra herkese kazandığı tastamam verilir, hiçbir haksızlığa uğratılmazlar.

Süleymaniye Vakfı

Hakkı olmayan bir şeyi zimmetine geçirmek, hiçbir nebi için söz konusu olamaz. Kim hakkı olmayan bir şeyi zimmetine geçirirse kıyamet /mezardan kalkış günü zimmetine geçirdiği şeyle birlikte huzura gelir. Sonra herkese yaptığının karşılığı tam olarak verilir. Kimseye haksızlık yapılmaz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir nebinin güveni kötüye kullanma hakkı yoktur. Güveni kötüye kullanan, Kıyamet günü yaptığı kötülükle birlikte huzura gelir. Sonra herkese kazandığı tam verilir. Kimseye haksızlık yapılmaz.

Şaban Piriş

Bir peygamberin kendisine verilen emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Çünkü, kim O'nun emanetine hıyanet ederse, kıyamet günü hıyaneti ile gelir. Sonra herkese kazancı, haksızlık yapılmadan ödenir.

Tefhim-ul Kuran

Hiç bir peygambere, emanete ihanet yaraşmaz. Kim ihanet ederse, kıyamet günü ihanet ettiğiyle gelir. Sonra her nefis ne kazandıysa, (ona) eksiksiz olarak ödenir. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Ümit Şimşek

Emanete hıyanet bir peygambere yakışmaz. Kim emanete hıyanet ederse, kıyamet gününde hıyanet ettiği şeyin günahıyla gelir. Sonra, kimseye bir haksızlık edilmeden, herkese kazandığı şey tastamam ödenir.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir peygamberin emanete hıyanet etmesi/kamu malından aşırması olacak şey değildir. Her kim hıyanet eder, kamu malından bir şey aşırırsa, aşırdığını kıyamet günü yüklenip getirir. Sonra her benliğe; kazandığı tam olarak ödenir. Hiç birine zulmedilmez.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Peyğəmbərə əmanətə xəyanət etmək yaraşmaz. Əmanətə xəyanət edən kimsə Qiyamət günü xəyanət etdiyi şeylə gələr. Sonra da hər kəsə əməllərinin əvəzi tam veriləcək və onlara zülm edilməyəcəkdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Heç bir peyğəmbərə əmanətə xəyanət etmək yaraşmaz. Əmanətə xəyanət edən şəxs, qiyamət günü xəyanət etdiyi şeylə (boynuna yüklənmiş halda) gələr. Sonra isə hər kəsə gördüyü işlərin əvəzi verilər və onlara haqsızlıq edilməz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Kein Prophet darf die Kriegsbeute unterschlagen. Täte es doch einer, würde er die Verantwortung für das veruntreute Gut am Jüngsten Tag tragen. Dann bekommt jeder sein Recht, und keinem wird Unrecht widerfahren.

Almanca — Der Edle Quran

Es steht keinem Propheten zu, (etwas) zu veruntreuen. Und wer (etwas) veruntreut, wird das, was er veruntreut hat, am Tag der Auferstehung bringen. Dann wird jeder Seele in vollem Maß zukommen, was sie verdient hat, und es wird ihnen kein Unrecht zugefügt.

Almanca — M. A. Rassoul

Und kein Prophet darf (etwas von der Beute) unterschlagen. Und wer (etwas) unterschlägt, soll das, was er unterschlagen hat, (zu seiner eigenen Belastung) am Tag der Auferstehung bringen. Alsdann wird jeder Seele nach ihrem Verdienst vergolten werden, und es soll ihnen kein Unrecht geschehen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Es gebührt keinem Propheten, daß er jemals etwas (von den Beutegütern) unterschlägt. Und wer etwas unterschlägt, der kommt am Tag der Auferstehung mit dem, was er unterschlagen hat, dann wird jeder Seele das vergolten, was sie sich erworben hat, und ihnen wird kein Unrecht zugefügt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

It is not a Prophet who would appropriate spoils or anything else to wrong uses or apply it dishonestly to his own use. Nor would he ever betray the trust or the one who trusted him. He who withholds from anyone what is his, by right, shall carry in Day of Judgement the insignia of fraud and misappropriation when every soul shall be requited with what is commensurate with its deeds and no one shall be wronged.

Abdul Haleem

It is inconceivable that a prophet would ever dishonestly take something from the battle gains. Anyone who does so will carry it with him on the Day of Resurrection, when each soul will be fully repaid for what it has done: no one will be wronged.

Abdullah Yusuf Ali

No prophet could (ever) be false to his trust. If any person is so false, He shall, on the Day of Judgment, restore what he misappropriated; then shall every soul receive its due,- whatever it earned,- and none shall be dealt with unjustly.

Abul A'la Maududi

It is not for a Prophet to defraud; and whoever defrauds shall bring with him the fruits of his fraud on the Day of Resurrection, when every human being shall be paid in full what he has earned, and shall not be wronged.

Aisha Bewley

No Prophet would ever be guilty of misappropriation. Those who misappropriate will arrive on the Day of Rising with what they have misappropriated. Then every self will be paid in full for what it earned. They will not be wronged.

Al-Hilali & Khan

It is not for any Prophet to take illegally a part of booty (Ghulul ),[1] and whosoever deceives his companions as regards the booty, he shall bring forth on the Day of Resurrection that which he took (illegally). Then every person shall be paid in full what he has earned, and they shall not be dealt with unjustly.

Ali Quli Qarai

A prophet may not breach his trust, and whoever breaches his trust will bring his breaches on the Day of Resurrection; then every soul shall be recompensed fully for what it has earned, and they will not be wronged.

Amatul Rahman Omar

It is not possible for a Prophet to be guilty of a breach of trust, but whoever (else) is guilty of a breach of a trust he will have to bring forth that about which he had been guilty, on the Day of Resurrection when every soul shall be paid in full for what it has accomplished, and they shall not be done any injustice.

Arthur John Arberry

It is not for a Prophet to be fraudulent; whoso defrauds shall bring the fruits of his fraud on the Day of Resurrection; then every soul shall be paid in full what it has earned, and they shall not be wronged.

Bijan Moeinian

Even the Prophet of God may not abuse what he is being trusted with [and take more than his fair share of the confiscated materials in the war. ] Those who act unfaithfully have to answer their Lord on the Day of resurrection; the Day on which every soul will receive what it has earned and none will be dealt unjustly.

E. Henry Palmer

It is not for the prophet to cheat; and he who cheats shall bring what he has cheated on the resurrection day. Then shall each soul be paid what it has earned, and they shall not be wronged.

Edip-Layth

It was not for any prophet that he should embezzle, and he who embezzles will be brought with what he has embezzled on the day of Resurrection, then every person will be given what it has earned without being wronged.

George Sale

It is not the part of a prophet to defraud, for he who defraudeth, shall bring with him what he hath defrauded any one of, on the day of the resurrection. Then shall every soul be paid what he hath gained; and they shall not be treated unjustly.

Hamid S. Aziz

It is not for the Prophet to deceive; and he who deceives shall bring his deceit with him on the Day of Resurrection. Then shall each soul be paid what it has earned, and they shall not be wronged.

Mahmoud Ghali

And in no way has a Prophet (the right) to exploit. And whoever exploits will come up with whatever he exploited on the Day of the Resurrection; thereafter every self will be paid in full whatever it has earned, and they will not be done an injustice.

Marmaduke Pickthall

It is not for any prophet to embezzle. Whoso embezzleth will bring what he embezzled with him on the Day of Resurrection. Then every soul will be paid in full what it hath earned; and they will not be wronged.

Mohamed Ahmed - Samira

It is not for a prophet to be false; and whoever is false will indeed bring his falsehood with him on the Day of Reckoning when each will receive his reward without favour or wrong.

Muhammad Asad

AND IT IS not conceivable that a prophet should deceive - since he who deceives shall be faced with his deceit on the Day of Resurrection, when every human being shall be repaid in full for whatever he has done, and none shall be wronged.

Mustafa Khattab

It is not appropriate for a prophet to illegally withhold spoils of war. And whoever does so, it will be held against them on the Day of Judgment. Then every soul will be paid in full for what it has done, and none will be wronged.

Progressive Muslims

It was not for any prophet that he should embezzle, and he who embezzles will be brought with what he has embezzled on the Day of Resurrection, then every soul will be given what it has earned without being wronged.

Sahih International

It is not [attributable] to any prophet that he would act unfaithfully [in regard to war booty]. And whoever betrays, [taking unlawfully], will come with what he took on the Day of Resurrection. Then will every soul be [fully] compensated for what it earned, and they will not be wronged.

Sam Gerrans

And it is not for a prophet that he should coerce. And whoso coerces will come with what he coerced on the Day of Resurrection; then will every soul be paid in full what it earned, and they will not be wronged.

Shabbir Ahmed

No Prophet could ever act dishonestly. Anyone who acts dishonestly will have to account for it on the Day of Resurrection. That is when every "Self" shall receive the recompense and they will not be wronged.

Syed Vickar Ahamed

It is not for a prophet to be (ever) false to his trust in the matters of the booty (of the war). If any person is so false, on the Day of Judgment, he shall restore what he falsified; Then every soul shall receive its due— Whatever it earned— And none shall be dealt with unjustly.

Taqi Usmani

It is not conceivable from a prophet to misappropriate the spoils. Whoever misappropriates shall bring forth, on Doomsday, what he misappropriated. Then, everybody shall be paid, in full, for what he has earned, and they shall not be wronged.

The Monotheist Group

It was not for any prophet to embezzle, and he who embezzles will be brought with what he has embezzled on the Day of Resurrection, then every soul will be given what it has earned without being wronged.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Un prophète nʹest pas quelquʹun à sʹapproprier du butin. Quiconque sʹen approprie, viendra avec ce quʹil se sera approprié le Jour de la Résurrection. Alors, à chaque individu on rétribuera pleinement ce quʹil aura acquis. Et ils ne seront point lésés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ne babetê pêxemberekî ye ku (li malê xenîmetê) xiyanetê bike. Kî xiyanetê bike, roja qiyametê tevlî tiştê ku diziye wê bi bal Xwedê ve bê. Piştre kê çi qezenc kiribe ew ê bêkêmasî jê re bê dayîn û dê qet neheqî li wan nebe.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Het komt een profeet niet toe dat hij (iets van de buit) ontvreemdt. Wie iets ontvreemdt zal wat hij heeft ontvreemd meebrengen op de opstandingsdag. Dan zal aan iedereen vergoed worden wat hij verdiend heeft en hun zal geen onrecht worden aangedaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Het is de gewoonte van den profeet niet, te bedriegen. Hij, die bedriegt, zal op den dag der opstanding met zijn bedrog moeten verschijnen. Dan zal iedere ziel het loon ontvangen wat zij heeft verdiend, en niemand zal onrechtvaardig behandeld worden.

Hollandaca — Siregar

En het past een Profeet niet, dat hij iets achterhoudt (van oorlogsbuit). En wie iets achterhoudt, zed wat hij achterhield op de Dag der Opstanding meenemen. Dan zal iedere ziel vergoed krijgen wat hij verricht heeft en zij zullen niet onrechtvaardig behandeld worden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не бывало так, чтобы какой-либо пророк, обманывая, присваивал (себе что-либо) [Пророк не присвоит себе трофеи]. А кто (из вас), обманывая, присвоит (себе что-либо) – придет с тем, что присвоил, в День Воскресения (и будет представлен с позором). Затем всякой душе будет уплачено сполна [будет полностью воздано] за то, что она приобрела [за все благие и плохие деяния], и они не будут обижены [ни насколько не будут убавлены благодеяния, и не будет дано наказание за то плохое, что человек не совершал]!

Rusça — Osmanov

Негоже пророку обманывать. Ведь тот, кто обманул, предстанет в День воскресения с тем, чем обманул, и каждому человеку сполна воздается по заслугам, и никто не будет обделен справедливостью.