Bunun üzerine Musa, asasını attı, bir de ne görsünler, asa açıkça kocaman bir yılan olmuş.

فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ

fe elḳā ǎSāhu fe iƶā hiye ṧuǎ'bānun mubīnun

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Mûsâ, sopasını attı, sopa hemen apaçık görünen koca bir ejderhâ oldu.

Abdulkadir Gölpınarlı

Mûsâ, sopasını attı, sopa hemen apaçık görünen koca bir ejderhâ oldu.

Adem Uğur

Bunun üzerine Musa asâsını atıverdi; bir de ne görsünler, asâ apaçık koca bir yılan (oluvermiş)!

Ahmed Hulusi

(Musa da) asasını bıraktı; birden o kesinlikle yılan olarak göründü!

Ahmet Tekin

Mûsâ asâsını attı. Bir de ne görsünler, asâ, aşikâre bir ejderha oluverdi.

Ahmet Varol

Bunun üzerine (Musa) asasını attı ve bir anda apaçık bir yılan oluverdi.

Ali Bulaç

Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.

Ali Fikri Yavuz

Bunun üzerine Mûsa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi.

Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, değneğini attığında, apaçık büyük bir yılan oldu.

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine Musa, asasını yere attı. Bir de ne görsünler, asa apaçık koca bir yılan oluverdi.

Bekir Sadak

Bunun uzerine Musa degnegini atti, besbelli bir yilan oluverdi.

Celal Yıldırım

Bunun üzerine Musâ, Asâ'sını yere bırakıverdi, derken o çok açık ve belirgin ölçüde bir ejderha (oluverdi).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bunun üzerine Mûsâ asâsını atıverdi; bir de ne görsünler, asâ düpedüz bir yılan oluvermiş!

Diyanet İşleri

Bunun üzerine Musa, asasını attı, bir de ne görsünler, asa açıkça kocaman bir yılan olmuş.

Diyanet İşleri (eski)

Bunun üzerine Musa değneğini attı, besbelli bir yılan oluverdi.

Diyanet Vakfi

Bunun üzerine Musa asâsını atıverdi; bir de ne görsünler, asâ apaçık koca bir yılan (oluvermiş)!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bunun üzerine Musa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine (Musa) asasını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi;

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine Asasını bırakıverdi, apaçık bir ejderha kesiliverdi

Erhan Aktaş

Bunun üzerine Musa, asasını bırakıverdi; bir de ne görsünler, apaçık büyük bir yılan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine Musa, asasını bırakıverdi; bir de ne görsünler, apaçık büyük bir yılan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine Musa, asasını bırakıverdi; bir de ne görsünler, apaçık bir ejderha.

Fizilal-il Kuran

Bunun üzerine Musa elindeki değneği yere attı, değnek o anda sahici bir yılan oluverdi.

Gültekin Onan

Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.

Hamdi Döndüren

Bunun üzerine Musa, asasını attı, bir de ne görsünler, o kocaman bir yılan oluverdi!

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine (Muusa) asaasını bırakıverdi. Birde (ne görsünler) o, apaçık bir ejderha!

Hasib Asutay

Bunun üzerine (Musa) asasını atıverdi; (ne görsünler) o, apaçık bir ejderha!

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine (Mûsâ) asâsını (yere) bıraktı; bir de baktılar ki o, apaçık bir ejderhâdır!

İbni Kesir

Bunun üzerine o asasını attı, bir de ne görsün; apaçık bir ejderhadır.

Mehmet Okuyan

(Musa) asasını atmıştı. Bir de ne görsünler, o (asa) apaçık bir yılan (olmuş)!

Muhammed Esed

Bunun üzerine (Musa) asasını yere bıraktı, bir de ne görsünler, (her haliyle) düpedüz bir yılan!

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine asasını bıraktı; fakat o da ne, bu besbelli ki kocaman bir yılan!

Ömer Nasuhi Bilmen

Bunun üzerine asasını bırakıverdi, o hemen bir apaçık ejderha kesildi.

Ömer Öngüt

Bunun üzerine Musa asasını attı. O ansızın bir yılan oluverdi.

Suat Yıldırım

Bunun üzerine Mûsa asâsını yere attı. Bir de ne görsünler: Değnek her haliyle tam bir ejderha oluvermiş!

Süleyman Ateş

(Musa), asasını attı, bir de (baktılar ki) o apaçık bir ejderha!

Süleymaniye Vakfı

(Musa) Değneğini attı, bir de ne görsünler; apaçık koskoca bir yılan!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hemen değneğini attı, o da her şeyiyle koskoca bir yılan oldu.

Şaban Piriş

Bunun üzerine Musa asasını atmış ve o da hemen apaçık bir yılan oluvermişti.

Tefhim-ul Kuran

Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.

Ümit Şimşek

Musa asâsını yere bıraktığında o koca bir yılan kesiliverdi.

Yaşar Nuri Öztürk

O da asasını attı. Bir de ne görsünler, asa korkunç bir ejderha oluvermiş.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Musa əsasını yerə atınca, o dərhal dönüb açıq-aşkar bir ilana çevrildi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Musa) əsasını (yerə) atan kimi, o dərhal açıq-aşkar bir əjdaha oldu.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Moses warf seinen Stock hin, da wurde er zu einer wirklichen Schlange.

Almanca — Der Edle Quran

Da warf er seinen Stock hin, und sogleich war er eine deutliche Schlange.

Almanca — M. A. Rassoul

Da warf (Moses) seinen Stock hin, und siehe, er wurde eine Schlange, ganz deutlich.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann warf er seinen Stock, dann war er eine echte Schlange.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And there did Mussa cast his staff on the ground and instantaneously it was transformed into a serpent personified.

Abdul Haleem

So Moses threw down his staff and- lo and behold!- it became a snake for everyone to see.

Abdullah Yusuf Ali

So (Moses) threw his rod, and behold, it was a serpent, plain (for all to see)!

Abul A'la Maududi

(No sooner had he said this than) Moses threw down his rod and behold, it was a veritable serpent,

Aisha Bewley

So He threw down his staff and there it was, unmistakably a snake.

Al-Hilali & Khan

So [Mûsâ (Moses)] threw his stick, and behold, it was a serpent, manifest.

Ali Quli Qarai

Thereat he threw down his staff, and behold, it was a manifest python.

Amatul Rahman Omar

So he put his staff (on the ground) and behold, it was a serpent plainly visible.

Arthur John Arberry

So he cast his staff, and behold, it was a serpent manifest.

Bijan Moeinian

Moses then threw his staff and it turned into a huge snake.

E. Henry Palmer

And he threw down his rod, and, behold, it was an obvious serpent!

Edip-Layth

So he cast his staff, then it manifested into a serpent.

George Sale

And he cast down his rod, and behold, it became a visible serpent:

Hamid S. Aziz

Said he, "Bring it, if you are of those who tell the truth. "

Mahmoud Ghali

So he cast his staff, then, only then was it a (demonstrably) evident serpent.

Marmaduke Pickthall

Then he flung down his staff and it became a serpent manifest,

Mohamed Ahmed - Samira

So (Moses) cast his staff, and lo, it turned into a living serpent.

Muhammad Asad

Thereupon [Moses] threw down his staff - and lo! it was a serpent, plainly visible;

Mustafa Khattab

So he threw down his staff and—behold!—it became a real snake.

Progressive Muslims

So he cast his staff, then it manifested into a serpent.

Sahih International

So [Moses] threw his staff, and suddenly it was a serpent manifest.

Sam Gerrans

And he cast his staff, and then it was a clear serpent;

Shabbir Ahmed

Moses presented the Absolute Truth, vibrant with life. (7:107-108), (20:17-25), (28:31-32).

Syed Vickar Ahamed

So (Musa) threw his rod, and look, it was a (huge) snake, clearly (for all to see)!

Taqi Usmani

So, he threw down his staff, and in no time it was a serpent, clearly visible,

The Monotheist Group

So he cast his staff, then it manifested into a serpent.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

(Moïse) jeta donc son bâton et le voilà devenu un serpent manifeste.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca Mûsa gopalê xwe avêt û dît ku ew bû marekî aşîkar!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen wierp hij zijn staf en het was opeens duidelijk een slang.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En hij wierp zijn staf neder, en ziet deze werd eene zichtbare slang.

Hollandaca — Siregar

Toen wierp hij zijn staf neer en daarop werd het een duidelijke slang.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И бросил он [Муса] свой посох, и вот, он (превратился) в явную [огромную] змею.

Rusça — Osmanov

[Муса] бросил свой посох, и тот на глазах превратился в змею.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Då kastade (Moses) sin stav, och det var tydligt (för alla att) den var en orm;