Firavun, "Doğru söyleyenlerden isen haydi getir onu," dedi.

قَالَ فَأْتِ بِهِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ

ḳāle fe 'ti bihi in kunte mine S-Sādiḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(Fir'avn) dedi
2فَأْتِfe 'tiا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekgetir
3بِهِbihionu
4اِنْineğer
5كُنْتَkunteك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinisen
6مِنَmine-dan
7الصَّادِقِينَS-Sādiḳīneص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.doğrular-

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Firavun, doğru söyleyenlerdensen hadi dedi, göster onu.

Abdulkadir Gölpınarlı

Firavun, doğru söyleyenlerdensen hadi dedi, göster onu.

Adem Uğur

Firavun: Doğru söyleyenlerden isen, haydi getir onu! diye karşılık verdi.

Ahmed Hulusi

(Firavun) dedi ki: "Hadi göster bakalım, eğer doğru söyleyenlerden isen?"

Ahmet Tekin

Firavun: 'İddianda doğru isen, dediğini yap, bakalım' dedi.

Ahmet Varol

(Firavun): 'Eğer doğru söyleyenlerdensen getir onu' dedi.

Ali Bulaç

(Firavun) Dedi ki: "Eğer doğru sözlü isen, onu getir."

Ali Fikri Yavuz

Firavun: “- Eğer doğru söyliyenlerdensen, haydi getir onu.” dedi.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Göster onu; eğer doğruyu söylüyorsan?"

Bayraktar Bayraklı

Firavun, "Eğer doğru söylüyorsan, haydi getir onu!" dedi.

Bekir Sadak

Firavun: «Dogru sozlulerden isen haydi getir» dedi.

Celal Yıldırım

Fir'avn, «eğer doğru kişilerden isen haydi o belgeyi getir!» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Firavun, “Doğru söyleyenlerden isen, haydi getir onu” diye karşılık verdi.

Diyanet İşleri

Firavun, "Doğru söyleyenlerden isen haydi getir onu," dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Firavun: 'Doğru sözlülerden isen haydi getir' dedi.

Diyanet Vakfi

Firavun: Doğru söyleyenlerden isen, haydi getir onu! diye karşılık verdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Firavun: «Haydi getir onu bakayım, doğrulardan isen» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Firavun): "Haydi onu getir bakayım, doğrulardan isen" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haydi, dedi: getir onu bakayım sadıklardan isen

Erhan Aktaş

Firavun: "Öyleyse haydi getir onu. Eğer doğru söyleyenlerdensen." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Firavun: "Öyleyse haydi getir onu. Eğer doğru söyleyenlerdensen." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Firavun: "Öyleyse haydi getir onu. Eğer doğru söyleyenlerdensen." dedi.

Fizilal-il Kuran

Firavun «Eğer doğru söylüyorsan kanıtını göster bakalım» dedi.

Gültekin Onan

(Firavun) Dedi ki: "Eğer doğru sözlü isen, onu getir."

Hamdi Döndüren

Firavun dedi: “Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi getir onu bakalım!”

Hasan Basri Çantay

(Fir'avn): "Doğru söyleyenlerdensen haydi getir onu" dedi.

Hasib Asutay

(Firavun,) 'Eğer doğrulardan isen haydi getir onu ' dedi.

Hayrat Neşriyat

(Fir'avun:) 'Eğer (iddiânda) doğru kimselerden isen, haydi onu getir!' dedi.

İbni Kesir

Firavun: Eğer doğru söylüyorsan, haydi getir onu, dedi.

Mehmet Okuyan

(Firavun da) “Doğru söyleyenlerdensen getir onu (delilini göster)!” demişti.

Muhammed Esed

(Firavun:) "Eğer doğru sözlü biriysen, haydi, çıkar ortaya o dediğini!" diye cevap verdi.

Mustafa İslamoğlu

(Firavun) dedi ki: "Eğer doğru sözlü biriysen, haydi o zaman çıkar ortaya onu!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Fir'avun da dedi ki: «Haydi onu getir, eğer sen sâdıklardan oldun isen.»

Ömer Öngüt

Firavun: “Eğer doğru söylüyorsan haydi getir onu!” dedi.

Suat Yıldırım

"Haydi, dedi, doğru söylüyorsan, göster o belgeni de görelim!"

Süleyman Ateş

(Fir'avn): "Eğer doğrulardansan onu getir (bakalım)," dedi.

Süleymaniye Vakfı

(Firavun:) "Getir onu, eğer doğru söyleyenlerdensen!" dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Doğru söylüyorsan getir bakalım onu" dedi.

Şaban Piriş

-Haydi doğru söylüyorsan onu getir, bakalım! dedi.

Tefhim-ul Kuran

(Firavun) Dedi ki: «Eğer doğru sözlülerden isen, onu getir.»

Ümit Şimşek

Firavun 'Doğru söylüyorsan getir bakalım' dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Hadi getir onu ortaya, eğer doğru sözlülerden isen!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Firon dedi: “Əgər doğru danışanlardansansa, göstər onu!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Firʼon) ″Əgər doğru deyirsənsə, di onu gətir!″ – dedi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Da sagte Pharao: ʺZeig es, wenn du die Wahrheit sagst!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Er (Firʹaun) sagte: ʺDann bringe es her, wenn du zu den Wahrhaftigen gehörst.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er (Pharao) sagte: ʺSo bringe es, wenn du die Wahrheit redest!ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Er (Pharao) sagte: ʺDann bringe sie, solltest du von den Wahrhaftigen sein.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Then exhibit it to view", Pharaoh said, "if indeed you are telling the truth".

Abdul Haleem

‘Show it then,’ said Pharaoh, ‘if you are telling the truth.’

Abdullah Yusuf Ali

(Pharaoh) said: "Show it then, if thou tellest the truth!"

Abul A'la Maududi

Pharaoh said: "Then bring it if you are truthful at all."

Aisha Bewley

He said, ‘Produce it then if you are someone telling the truth. ’

Al-Hilali & Khan

[Fir‘aun (Pharaoh)] said: "Bring it forth then, if you are of the truthful!"

Ali Quli Qarai

He said, ‘Then bring it, should you be truthful. ’

Amatul Rahman Omar

(Pharaoh) said, `Bring it then, if you are of the truthful. '

Arthur John Arberry

Said he, 'Bring it then, if thou art of the truthful. '

Bijan Moeinian

Pharaoh said, "Go ahead, if you are truthful. "

E. Henry Palmer

Said he, 'Bring it, if thou art of those who tell the truth!'

Edip-Layth

He said, "Then bring it forth if you are of the truthful ones."

George Sale

Pharaoh replied, produce it therefore, if thou speakest truth.

Hamid S. Aziz

Moses said, "What, if I come to you with something obvious (to the senses)?"

Mahmoud Ghali

He said, "Come up with it then, in case you are of the sincere ones. "

Marmaduke Pickthall

(Pharaoh) said: Produce it then, if thou art of the truthful!

Mohamed Ahmed - Samira

(The Pharaoh) said: "Then bring it, if you speak the truth. "

Muhammad Asad

[Pharaoh] answered: "Produce it, then, if thou art a man of truth!"

Mustafa Khattab

Pharaoh demanded, "Bring it then, if what you say is true."

Progressive Muslims

He said: "Then bring it forth if you are of the truthful ones. "

Sahih International

[Pharaoh] said, "Then bring it, if you should be of the truthful. "

Sam Gerrans

Said he: “Then bring thou it, if thou be of the truthful.”

Shabbir Ahmed

He said, "Bring your signs if you are truthful. "

Syed Vickar Ahamed

Said (Firon): "Show it then, if you tell the truth!"

Taqi Usmani

He said, "Then bring it, if you are truthful."

The Monotheist Group

He said: "Then bring it forth if you are of the truthful ones."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺApporte-la, dit (Pharaon), si tu es du nombre des véridiquesʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Firewn got: Eger bi rastî tu rastgo yî, de haydê wî bîne!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺBreng het maar tevoorschijn als jij behoort tot hen die gelijk hebben.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Pharao hernam: Toon het dan, indien gij de waarheid spreekt.

Hollandaca — Siregar

Hij (Firʹaun) zei: ʺBreng het maar, als jij tot de waarachtigen behoort.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Фараон) сказал: «Приведи же это, если ты из числа правдивых!»

Rusça — Osmanov

[Фирʹаун] сказал: ʺТак яви же его, если ты говоришь правдуʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Farao) sade: ʺKom då fram med det, om du talar sanning!ʺ