(151-152) "Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin."

وَلَا تُطِيعُوا اَمْرَ الْمُسْرِفِينَ اَلَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ

ve lā tuTīǔ emra l-musrifīne / (e)lleƶīne yufsidūne fī l-erDi ve lā yuSliHūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَاve lā
2تُطِيعُواtuTīǔط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.uymayın
3اَمْرَemraا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemrine
4الْمُسْرِفِينَl-musrifīneس ر فAşırı gitmek, haddi aşmak, israf etmek, savurganlık yapmak, müsrif olmak, saçıp savurmak, fazla harcamak, ölçüyü kaçırmak, gereksiz yere harcamakaşırıların
1اَلَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerin
2يُفْسِدُونَyufsidūneف س دyozlaşmak/bozulmak, geçersiz, çürümüş, kötü/taze olmayan/kirlenmiş, yanlış, kötü niyetli, hileli iş yapmak veya kötülük yapmak. fasad - yozlaşma/şiddet.bozgunculuk yapan
3فِي
4الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
5وَلَاve lāve
6يُصْلِحُونَyuSliHūneص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.ıslah etmeyenlerin

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Aşırı gidenlerin emrine uymayın,

Abdulkadir Gölpınarlı

Aşırı gidenlerin emrine uymayın,

Adem Uğur

O aşırıların emrine uymayın.

Ahmed Hulusi

"Yetkisini aşanların emrine itaat etmeyin!"

Ahmet Tekin

'Cahilce davranarak Allah’ın emirlerine âsi olanların, koyduğu kuralları tanımayanların düzenine itaat etmeyin, boyun eğmeyin.'

Ahmet Varol

Ölçüsüzce davrananların emirlerine uymayın.

Ali Bulaç

"Ve ölçüsüzce davrananların emrine itaat etmeyin."

Ali Fikri Yavuz

Kâfirlerin emrine itaat etmeyin,

Ali Rıza Safa

"Ölçüyü aşanların buyruğuna uymayın!"

Bayraktar Bayraklı

"Aşırı gidenlerin emrine uymayın!"

Bekir Sadak

(142-15) 2 Kardesleri Salih onlara: «Allah'a karsi gelmekten sakinmaz misiniz? Dogrusu ben size gonderilmis guvenilir bir elciyim; artik Allah'tan sakinin ve bana itaat edin. Ben buna karsi sizden bir ucret istemiyorum; benim ecrim ancak alemlerin Rabbine aittir. Burada bahcelerde, pinar baslarinda, ekinler, salkimlari sarkmis hurmaliklar arasinda guven icinde birakilir misiniz? Daglarda ustalikla evler oyar misiniz? Artik Allah'tan sakinin, bana itaat edin. Yeryuzunu islah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin» dedi.

Celal Yıldırım

(151-152) Yeryüzünde fesâd çıkarıp orada dirlik-düzenlik getirmeyenlerin; inkâr ve azgınlıktan aşırı gidenlerin emrine uymayın.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(151-152) Yeryüzünde düzeni bozan ama düzeltmeye yanaşmayan aşırıların istediklerini yapmayın.”

Diyanet İşleri

(151-152) "Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin."

Diyanet İşleri (eski)

(142-152) Kardeşleri Salih onlara: 'Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin' dedi.

Diyanet Vakfi

(151-152) Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen aşırı gidenlerin emrine uymayın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(151-152) «Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İtaat etmeyin o kimselere

Elmalılı Hamdi Yazır

İtaat etmeyin o kimselere ki

Erhan Aktaş

"Ve müsriflerin buyruklarına uymayın."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ve müsriflerin buyruklarına uymayın."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ve müsriflerin buyruklarına uymayın."

Fizilal-il Kuran

Aranızdaki azıtmışların emirlerine uymayınız.

Gültekin Onan

"Ve ölçüsüzce davrananların buyruğuna uymayın."

Hamdi Döndüren

“O aşırı gidenlerin sözüne uymayın.”

Hasan Basri Çantay

"Müfritlerin emrine boyun eğmeyin".

Hasib Asutay

Aşırı gidenlerin (26) emrine boyun eğmeyin. (26. Müşriklerin yahut dişi deveyi öldürenlerin.)

Hayrat Neşriyat

'Ve o haddi aşanların (kâfirlerin) emirlerine uymayın!'

İbni Kesir

Müsriflerin emrine itaat etmeyin.

Mehmet Okuyan

Yeryüzünde bozgunculuk yapıp ıslah edici olmayan haddi aşanların emrine itaat etmeyin (hükümlerine boyun eğmeyin)!”

Muhammed Esed

ölçüyü aşanların sözüne uymayın;

Mustafa İslamoğlu

Haddi aşanların isteklerine uymayın!

Ömer Nasuhi Bilmen

(151-152) «Ve müsriflerin emrine itaat etmeyin. Öyle kimseler ki, yerde ifsat ederler ve ıslah olmazlar.»

Ömer Öngüt

“Haddi aşan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin. ”

Suat Yıldırım

(150-152) Artık Allah’a karşı gelmekten sakının da bana itaat edin. Sakın işi gücü dünyada fesat çıkarıp nizamı bozmak olan, düzeltme için ise hiç bir gayretleri bulunmayan o haddi aşanların isteklerine uymayın.

Süleyman Ateş

"O aşırıların emrine uymayın."

Süleymaniye Vakfı

Aşırılık edenlerin isteklerine boyun eğmeyin!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Aşırılık edenlerin isteklerine boyun eğmeyin.

Şaban Piriş

Gafil, cahillerin emrine uymayın!

Tefhim-ul Kuran

«Ve ölçüsüzce davrananların emrine de itaat etmeyin.»

Ümit Şimşek

'Müsriflerin sözünü dinlemeyin.

Yaşar Nuri Öztürk

"Savurganlık edenlerin/haddi aşanların buyruğuna uymayın."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həddi aşanların əmrinə tabe olmayın.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Günah etməklə) həddi aşanların əmrinə tabe olmayın (onlara boyun əyməyin)!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

und gehorcht nicht dem Befehl der Vermessenen,

Almanca — Der Edle Quran

Und gehorcht nicht dem Befehl der Maßlosen,

Almanca — M. A. Rassoul

Und gehorcht nicht dem Befehl derer, die nicht maßhalten

Almanca — Muhammad Zaidan

und gehorcht nicht der Anweisung der Übertretenden,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"And I advise you not to comply with the command of those who are extravagant in their accounts of themselves nor yield to their irreverent principles and authority".

Abdul Haleem

do not obey those who are given to excess

Abdullah Yusuf Ali

"And follow not the bidding of those who are extravagant,-

Abul A'la Maududi

and do not follow the biddings of those that go to excesses

Aisha Bewley

Do not obey the orders of the profligate,

Al-Hilali & Khan

"And follow not the command of Al-Musrifûn [i.e. their chiefs: leaders who were polytheists, criminals and sinners],

Ali Quli Qarai

and do not obey the dictates of the profligate,

Amatul Rahman Omar

`And do not obey the biddings of those who exceed the bounds.

Arthur John Arberry

and obey not the commandment of the prodigal

Bijan Moeinian

"Do not follow the vanities of those who go beyond the limits. "

E. Henry Palmer

and obey not the bidding of the extravagant,

Edip-Layth

"Do not obey the command of the carefree."

George Sale

and obey not the command of the transgressors,

Hamid S. Aziz

"But keep your duty to Allah and obey me;

Mahmoud Ghali

And do not obey the command of the extravagant.

Marmaduke Pickthall

And obey not the command of the prodigal,

Mohamed Ahmed - Samira

Do not follow those who are extravagant,

Muhammad Asad

and pay no heed to the counsel of those who are given to excesses –

Mustafa Khattab

And do not follow the command of the transgressors,

Progressive Muslims

"And do not obey the command of the carefree. "

Sahih International

And do not obey the order of the transgressors,

Sam Gerrans

“And obey not the command of the committers of excess:

Shabbir Ahmed

And obey not the command of those who trespass the bounds of justice and equity.

Syed Vickar Ahamed

"And do not follow the call of those who are wasteful—

Taqi Usmani

and do not obey the order of the transgressors

The Monotheist Group

"Anddo not obey the command of the carefree."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nʹobéissez pas à lʹordre des outranciers,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bi gotina musrifan mekin…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En gehoorzaamt niet het bevel van onmatigen,

Hollandaca — Salomo Keyzer

En gehoorzaamt niet het bevel der zondaren.

Hollandaca — Siregar

En geeft geen gehoor aan het bevel van de buitensporigen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не повинуйтесь приказам преходящих границы [предводителей, которые зовут к неверию и многобожию],

Rusça — Osmanov

И не подчиняйтесь велению нечестивцев,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och lyd inte de råd ni får av slösarna och de omåttliga,