Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.
فَاَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ
fe enceynāhu ve men meǎhu fī l-fulki l-meşHūni
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | فَاَنْجَيْنَاهُ | fe enceynāhu | ن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek. | biz de onu kurtardık |
| 2 | وَمَنْ | ve men | ve bulunanları | |
| 3 | مَعَهُ | meǎhu | onunla beraber | |
| 4 | فِي | fī | içinde | |
| 5 | الْفُلْكِ | l-fulki | ف ل كYuvarlak olmak, dairesel olan herhangi bir şey, ısrar etmek/sebat etmek, gemi, gemi, yıldızların dönme yeri, gök küresi, gökyüzü kubbesi, gökyüzü, çevreleyen küreler, gökyüzü, dönme, dönme, devre, gidip gelme, çalkalanma durumunda, iğin dönüşü, etrafında dönen kişi | gemi |
| 6 | الْمَشْحُونِ | l-meşHūni | ش ح نDoldurmak/yüklemek/döşemek | dolu |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken onu da o dopdolu gemiyle kurtardık, onunla berâber bulunanları da.
Abdulkadir Gölpınarlı
Derken onu da o dopdolu gemiyle kurtardık, onunla berâber bulunanları da.
Adem Uğur
Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu geminin içinde (taşıyarak) kurtardık.
Ahmed Hulusi
Biz de Onu ve Onunla beraber olan kimselerle dolu gemiyle, onları kurtardık.
Ahmet Tekin
Biz de, onu ve beraberindekileri, istiap haddi aşılarak yüklenmiş o donanımlı gemilere alarak kurtardık.
Ahmet Varol
Böylece onu ve berberindekileri, yüklü geminin içinde kurtardık.
Ali Bulaç
Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.
Ali Fikri Yavuz
Bunun üzerine biz, onu ve beraberindekileri, o yükle dolu geminin içinde selâmete çıkardık.
Ali Rıza Safa
Bunun üzerine, Onu ve Onunla birlikte olanları, yüklü bir geminin içinde kurtardık.
Bayraktar Bayraklı
- Bunun üzerine onu ve beraberinde olanları dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık. Sonra geride kalanları suda boğduk. Doğrusu, bunda ders vardır, ama çoğu inanmamaktadır. Rabbin, şüphesiz güçlüdür, merhamet sahibidir.
Bekir Sadak
Bunun uzerine onu ve beraberinde bulunanlari, dolu bir gemi icinde tasiyarak kurtardik.
Celal Yıldırım
Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri (binenlerle ve yüklenen şeylerle) dolan gemide kurtardık.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o her şeyle dopdolu geminin içinde kurtardık.
Diyanet İşleri
Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.
Diyanet İşleri (eski)
Bunun üzerine onu ve beraberinde bulunanları, dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık.
Diyanet Vakfi
Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu geminin içinde (taşıyarak) kurtardık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine Biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri o dolu gemide necata çıkardık
Erhan Aktaş
Bunun üzerine onu ve onunla birlikte olanları dolan gemide kurtardık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bunun üzerine onu ve onunla birlikte olanları dolan gemide kurtardık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bunun üzerine onu ve onunla birlikte olanları dolan gemide kurtardık.
Fizilal-il Kuran
Bunun üzerine Nuh'u ve yanındakileri dolu bir gemiye bindirerek kurtardık.
Gültekin Onan
Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.
Hamdi Döndüren
Biz de, onu ve beraberinde olanları dolu geminin içinde kurtardık.
Hasan Basri Çantay
Bunun üzerine biz onu da, beraberinde olanları da o dolu (yüklü) geminin içinde selamete erdirdik.
Hasib Asutay
Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri o dolu gemide (taşıyarak) kurtardık.
Hayrat Neşriyat
Bunun üzerine onu ve onunla berâber bulunanları, o dolu gemi içinde kurtardık.
İbni Kesir
Bunun üzerine Biz de, onu ve beraberindekileri, dolu bir gemi içinde kurtardık.
Mehmet Okuyan
Biz de onu ve beraberindekileri dolu gemide (taşıyarak) kurtarmıştık.
Muhammed Esed
Ve bunun üzerine Biz de, onu ve onunla beraber olanları dopdolu bir gemi içinde kurtardık.
Mustafa İslamoğlu
Derken, onu ve beraberindekileri yükünü almış olan o gemiyle kurtardık;
Ömer Nasuhi Bilmen
Binaenaleyh O'nu ve O'nunla beraber dolmuş gemide bulunanları necâta erdirdik.
Ömer Öngüt
Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, dolu bir gemi içinde kurtardık.
Suat Yıldırım
Hülasa Biz de onu ve yanındakileri o yükle dolu gemi içinde kurtardık.
Süleyman Ateş
Biz de onu ve onunla beraber bulunanları, dolu gemi içinde kurtardık.
Süleymaniye Vakfı
Bunun üzerine onu ve beraberindekileri dopdolu bir gemi ile kurtardık.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bunun üzerine onu ve beraberindekilerini yüklü geminin içinde kurtardık.
Şaban Piriş
Bunun üzerine biz, onu ve yanındakileri o yüklü gemide kurtuluşa erdirdik.
Tefhim-ul Kuran
Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.
Ümit Şimşek
Biz de onu ve dolu gemide onunla beraber olanları kurtardık.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine biz, onu da beraberindekileri de o yüklü gemide kurtardık.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onu və onunla birlikdə olanları yüklü gəmidə xilas etdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Buna görə də Biz onu (Nuhu) və onunla birlikdə yüklü gəmidə olanları xilas etdik.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Wir erretteten ihn und alle, die mit ihm waren auf der Arche, die voll beladen war.
Almanca — M. A. Rassoul
So erretteten Wir ihn und jene, die mit ihm in dem beladenen Schiff waren.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann erretteten WIR ihn und alle, die mit ihm waren, im beladenen Schiff.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And there, We saved him along with all those in his society on board the loaded Ark.
Abdul Haleem
So We saved him and his followers in the fully laden ship,
Abdullah Yusuf Ali
So We delivered him and those with him, in the Ark filled (with all creatures).
Abul A'la Maududi
Thereafter We rescued him and those who were with him in the laden Ark
Aisha Bewley
So We rescued him and those with him in the loaded ship.
Al-Hilali & Khan
And We saved him and those with him in the laden ship.
Ali Quli Qarai
Thereupon We delivered him and those who were with him in the laden ark.
Amatul Rahman Omar
So We delivered him and all those who were with him by means of the fully-laden Ark.
Arthur John Arberry
So We delivered him, and those with him, in the laden ship,
Bijan Moeinian
Eventually I saved him, and those who had joined him in belief, on board the loaded ark.
E. Henry Palmer
So we saved him and those with him in the laden ark,
Edip-Layth
So We saved him and those who were with him in the charged Ship.
George Sale
Wherefore We delivered him, and those who were with him, in the ark filled with men and animals;
Hamid S. Aziz
"Judge you between us openly, and deliver me and those of the believers who are with me. "
Mahmoud Ghali
So We delivered him, and the ones with him, in the laden ship.
Marmaduke Pickthall
And We saved him and those with him in the laden ship.
Mohamed Ahmed - Samira
So We delivered him and those with him in the loaded ark,
Muhammad Asad
And so We saved him and those [who were] with him in the fully-laden ark,
Mustafa Khattab
So We saved him and those with him in the fully loaded Ark.
Progressive Muslims
So We saved him and those who were with him in the charged Ship.
Sahih International
So We saved him and those with him in the laden ship.
Sam Gerrans
So We delivered him and those with him in the laden ship.
Shabbir Ahmed
And We saved him and those who accompanied him in the laden Ark.
Syed Vickar Ahamed
And We saved him and those with him, in the Ark full of (all of creatures).
Taqi Usmani
So We saved him and those with him in the Ark that was fully occupied.
The Monotheist Group
So We saved him and those who were with him in the charged ship.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous le sauvâmes donc, de même que ceux qui étaient avec lui dans lʹarche, pleinement chargée.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca Me Nûh û yên ku digel wî bûn di keştiya tije (mirov, ajal û teyr) de reha kirin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen redden Wij hem en wie er met hem in het volbeladen schip waren.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Daarom bevrijdden wij hem, en degenen, die met hem waren in de ark, met menschen en dieren gevuld.
Hollandaca — Siregar
Toen redden Wij hem en degenen die met hem in het beladen schip waren.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И спасли Мы его [пророка Нуха] и тех, что был с ним, в нагруженном ковчеге.
Rusça — Osmanov
И Мы спасли его и тех, кто с ним, погрузив их в ковчег.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och Vi räddade honom och dem som följde honom i den fullastade arken;