Doldurmak/yüklemek/döşemek
Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0
فَاَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ
fe enceynāhu ve men meǎhu fī l-fulki l-meşHūni
Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.
وَاٰيَةٌ لَهُمْ اَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ
ve āyetun lehum ennā Hamelnā ƶurriyyetehum fī l-fulki l-meşHūni
Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.
اِذْ اَبَقَ اِلَى الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ
iƶ ebeḳa ilā l-fulki l-meşHūni
Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti.