Elbet bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmiş değillerdi.
اِنَّ فِي ذٰلِكَ لَاٰيَةً وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ
inne fī ƶālike le āyeten ve mā kāne ekṧeruhum mu'minīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.
Adem Uğur
Bunda elbet (alınacak) büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki bu olayda bir ders vardır. . . Onların çoğunluğu (hakikatlerine) iman etmiş değillerdir.
Ahmet Tekin
Kesinlikle bunlarda Allah’ın kudretine, ilmine, hikmet sahibi olduğuna işaretler, insanlar için ibretler vardır. Fakat onların çoğu iman edecek değildir.
Ahmet Varol
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmemişti.
Ali Bulaç
Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
Ali Fikri Yavuz
Şüphesiz bu haberlerde kesin bir ibret var; öyle iken kavminin çoğu kendisine iman etmediler.
Ali Rıza Safa
Aslında, işte bunda, kesinlikle bir gösterge vardır. Oysa onların çoğu inanmaz.
Bayraktar Bayraklı
- Bunda şüphesiz bir ders vardır, ama çoğu inanmamaktadır. Doğrusu Rabbin, güçlüdür, acıyandır.
Bekir Sadak
Bunda suphesiz bir ders vardir ama cogu inanmamistir.
Celal Yıldırım
Şüphesiz ki bu (anlatılanlarda bir öğüt ve ibret vardır; (ne yazık ki) onların çoğu imân etmemiştir.
Diyanet İşleri
Elbet bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmiş değillerdi.
Diyanet İşleri (eski)
Bunda şüphesiz bir ders vardır ama çoğu inanmamıştır.
Diyanet Vakfi
Bunda elbet (alınacak) büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır; oysa çokları iman etmiş değillerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şüphesiz bunda mutlaka alınacak bir ders vardır; öyle iken çoğu inanmadı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şübhesiz bunda mutlak bir ayet var, öyle iken ekserisi mü'min olmadı
Erhan Aktaş
Bunda bir ayet vardır. Buna rağmen onların çoğu inanmamaktadırlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bunda bir ayet vardır. Buna rağmen onların çoğu inanmamaktadırlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bunda bir ayet vardır. Buna rağmen onların çoğu inanmamaktadırlar.
Fizilal-il Kuran
Kuşku yok ki, bu olaydan alınacak dersler vardır. Onların çoğunluğu inanmamış kimselerdi.
Gültekin Onan
Gerçekten bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu inançlı olmamıştır.
Hamdi Döndüren
Kuşkusuz bunda bir ibret vardır. Ama (geri dönseler de) onların çoğu iman etmezlerdi.
Hasan Basri Çantay
Şübhesiz ki bunda mutlak bir ibret vardır. (Fakat) onların çoğu iman ediciler değildir.
Hasib Asutay
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Ama onların çoğu iman etmiş değillerdir.
Hayrat Neşriyat
Şübhesiz ki bunda, elbette bir ibret vardır. Fakat onların çoğu îmân etmiş kimseler değildir.
İbni Kesir
Muhakkak ki bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu mü'minler olmadı.
Mehmet Okuyan
Çoğu inanmamış olsa da şüphesiz ki bunda bir ders vardır.
Muhammed Esed
Şüphesiz bütün bunlarda (insanlar için) bir ders vardır, onların çoğu (buna) inanmasa da.
Mustafa İslamoğlu
Elbet bu (kıssada) da alınacak bir ders mutlaka vardır, fakat insanların çoğu yine de inanmayacaklardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
(103-104) Şüphe yok, bunda elbette bir ibret vardır. Halbuki onların ekserisi imân etmiş kimseler olmadı. Ve şüphe yok, senin Rabbin elbette O, azîzdir, rahîmdir.
Ömer Öngüt
Şüphesiz ki bunda âyet (kudretimize bir nişane) vardır. Yine de onların çoğu iman etmezler.
Suat Yıldırım
Elbette bunda alınacak ibret vardır; fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.
Süleyman Ateş
Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar."
Süleymaniye Vakfı
İşte bu anlatılanlarda tam bir ayet /bir ibret vardır. Onların çoğu inanıp güvenmiş değillerdi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İşte bunda tam bir ibret vardır ama bunlardan çoğu inanacak değillerdir.
Şaban Piriş
İşte bunda da bir ibret vardır. Fakat onların çoğu yine de iman etmezler.
Tefhim-ul Kuran
Hiç şüphe yok, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
Ümit Şimşek
İşte bunda bir âyet vardır. Fakat onların çoğu yine iman etmez.
Yaşar Nuri Öztürk
Kuşkusuz, bütün bunlarda mutlaka bir ibret vardır. Ama onların çoğu müminler değil.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Şübhəsiz ki, bunda bir ibrət vardır. Lakin onların əksəriyyəti yenə iman gətirmədi.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Həqiqətən, bunda (İbrahimin bu hekayətində) bir ibrət vardır. Halbuki onların (İbrahim qövmünün, yaxud bu əhvalata qulaq asanların) əksəriyyəti iman gətirmədi.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Darin ist ein Zeichen. Doch die meisten von ihnen, die du ermahnst, werden nicht glauben.
Almanca — Der Edle Quran
Darin ist wahrlich ein Zeichen, doch sind die meisten von ihnen nicht gläubig.
Almanca — M. A. Rassoul
Hierin ist wahrlich ein Zeichen, jedoch die meisten von ihnen glauben es nicht.
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, darin ist doch eine Aya. Und viele von ihnen waren keine Mumin.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
This is indeed emblematic of Allah's Omnipotence and Authority but most of them deny Allah Who brought them into existence.
Abdul Haleem
There truly is a sign in this, though most of them do not believe:
Abdullah Yusuf Ali
Verily in this is a Sign but most of them do not believe.
Abul A'la Maududi
Surely there is a Sign in this, but most of them would not believe.
Aisha Bewley
There is certainly a Sign in that, yet most of them are not muminun.
Al-Hilali & Khan
Verily in this is indeed a sign, yet most of them are not believers.
Ali Quli Qarai
There is indeed a sign in that; but most of them do not have faith.
Amatul Rahman Omar
Verily, there is a remarkable sign in this (episode of Abraham's life), yet most of the people would not be believers.
Arthur John Arberry
Surely in that is a sign, yet most of them are not believers.
Bijan Moeinian
The story of Abraham’s life conveys a good lesson. But most people care less.
E. Henry Palmer
Verily, in that is a sign, but most of them will never be believers;
Edip-Layth
In that is a sign, but most of them are not those who acknowledge.
George Sale
Verily herein was a sign: But the greater part of them believed not.
Hamid S. Aziz
"'Oh, that we had another turn on earth, that we might be of the believers. '"
Mahmoud Ghali
Surely in that is indeed a sign; and in no way were most of them believers.
Marmaduke Pickthall
Lo! herein is indeed a portent, yet most of them are not believers!
Mohamed Ahmed - Samira
Verily there is a sign in this, but many of them do not believe.
Muhammad Asad
In all this, behold, there is a message [unto men], even though most of them will not believe [in it].
Mustafa Khattab
Surely in this is a sign. Yet most of them would not believe.
Progressive Muslims
In that is a sign, but most of them are not believers.
Sahih International
Indeed in that is a sign, but most of them were not to be believers.
Sam Gerrans
In that is a proof, but most of them are not believers.
Shabbir Ahmed
In all this, behold, there is lesson but, most of them still are not believers (in the Law of Requital).
Syed Vickar Ahamed
Surely in this is a Sign but most of them do not believe.
Taqi Usmani
Surely, in this there is a sign, but most of them are not believers,
The Monotheist Group
In that is a sign, but most of them are not believers.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Voilà bien là un signe; cependant, la plupart dʹentre eux ne croient pas.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman di vê de îbretek heye, lê pirên wan bawerî nayînin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Daarin is zeker een teken, maar de meesten van hen zijn niet gelovig.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Waarlijk, hierin was een teeken; maar het grootste gedeelte hunner gelooven niet.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, daarin is zeker een Teken, maar de meesten van hen zijn ongelovigen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Поистине, в этом [в истории пророка Ибрахима] – однозначно, знамение, но большая часть их (которые слышат эту историю) не становятся верующими!
Rusça — Osmanov
Воистину, во всем этом - знамение, но тем не менее большая часть их не верует.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
I detta ligger förvisso ett budskap (till människorna), men de flesta av dem vill inte tro.