O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır. İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.
اِنَّ الَّذِينَ جَٓاؤُ۫ بِالْاِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَكُمْ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْاِثْمِ وَالَّذِي تَوَلّٰى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظِيمٌ
inne (e)lleƶīne cā'ū bi l-ifki ǔSbetun minkum lā teHsebūhu şerran lekum bel huve ḣayrun lekum li kulli mriin minhum mā ktesebe mine l-iṧmi ve elleƶī tevellā kibrahu minhum lehu ǎƶābun ǎZīmun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
O uydurma haberi size getiren sizden bir tâifedir; onu şer sanmayın kendinize, hattâ o, hayırdır size. Onlardan herbirinin kazandığı günah, kendisine âittir, içlerinden, suçun en büyüğünü yüklenene gelince: Onundur en büyük azap.
Abdulkadir Gölpınarlı
O uydurma haberi size getiren sizden bir tâifedir; onu şer sanmayın kendinize, hattâ o, hayırdır size. Onlardan herbirinin kazandığı günah, kendisine âittir, içlerinden, suçun en büyüğünü yüklenene gelince: Onundur en büyük azap.
Adem Uğur
(Peygamber'in eşine) bu ağır iftirayı uyduranlar şüphesiz sizin içinizden bir guruptur. Bunu kendiniz için bir kötülük sanmayın, aksine o, sizin için bir iyiliktir. Onlardan her bir kişiye, günah olarak ne işlemişse (onun karşılığı ceza) vardır. Onlardan (elebaşlık yapıp) bu günahın büyüklüğünü yüklenen kimse için de çok büyük bir azap vardır.
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki zina iftirasıyla gelenler (Hz. Ayşe r. a. 'a iftira eden münafıklar) sizden sırf o çirkin itham için bir araya gelen bir gruptur! Onu (iftirayı) sizin için bir şerr sanmayın! Bilakis o sizin için bir hayırdır. . . Onlardan her bir kişinin o suçtan kazandığı kendisinindir. Onlardan suçun büyüğünü üstlenen elebaşına gelince, onun için çok büyük azap vardır.
Ahmet Tekin
Peygamberin eşine, bu ağır iftirayı atanlar, iffetsizlik suçlamasında bulunanlar, şüphesiz sizin içinizden bir gruptur. Bunu kendiniz için kötü bir olay sanmayın. Aksine o sizin için hayırlı bir olaydır. Onlardan her bir kişiye, bilerek ne günah işlemişse onun karşılığı olan ceza uygulanacaktır. Onlardan elebaşılık yapıp, bu günahın, vebalin büyümesine yol açan kimse için de çok büyük bir azap vardır.
Ahmet Varol
O düzmece haberi (iftirayı) getirenler içinizden bir gruptur. Siz onu kendiniz için kötü sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her birine kazandığı günah(ın cezası) vardır. Onlardan (suçun) büyüğünü üstlenene ise büyük bir ceza vardır.
Ali Bulaç
Doğrusu, uydurulmuş bir yalanla gelenler, sizin içinizden birlikte davranan bir topluluktur; siz onu kendiniz için bir şer saymayın, aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her bir kişiye kazandığı günahtan (bir ceza) vardır. Onlardan (iftiranın) büyüğünü yüklenene ise büyük bir azab vardır.
Ali Fikri Yavuz
(Hz. Aişe hakkında) o iftira haberini getirenler, içinizden (münafık olan) bir zümredir. O iftirayı, Allah katında sizin için bir kötülük sanmayın. Bilâkis o, (sevab bakımından ahirette) hakkınızda bir hayırdır. (Bu hitab, iftira hadisesinden üzülen müminleredir). O iftiracılardan her kişiye, kazandığı günah kadar ceza vardır. Onlardan günahın büyüğünü yüklenen (Abdullah İbni Ubeyy) için büyük bir azab vardır.
Ali Rıza Safa
Aslında, karalamayı yapanlar, aranızdan bir topluluktur. Bunun, sizin için bir kötülük olduğunu sanmayın. Hayır, sizin için iyiliktir. Onların her biri için, işledikleri suçun cezası vardır. Suçun büyüğünü yüklenen elebaşıları için de büyük bir ceza vardır.
Bayraktar Bayraklı
O iftirayı atanlar şüphesiz içinizden bir gruptur. Bu olayın, hakkınızda bir kötülük olduğunu sanmayınız. Tam aksine sizin için daha hayırlı olmuştur. Onlardan her biri işlediği suçun cezasını çekecektir. İçlerinden önderlik yapıp suçun büyüğünü yüklenen kişiye ise, büyük bir azap vardır.
Bekir Sadak
(Peygamber'in esi hakkinda) o yalani uyduranlar icinizden bir guruhtur. Bunu kendiniz icin kotu sanmayin, o sizin icin hayirli olmustur. O kimselerden her birine kazandigi gunah karsiligi ceza vardir; iclerinden elebasilik yapana ise buyuk azap vardir.
Celal Yıldırım
Doğrusu, iftira ile gelenler sizden birkaç kişidir. Bunu kendiniz için şer sanmayın, bilâkis o sizin için hayırlıdır. O iftiracılardan her birine kazandığı günah vardır. Onlardan iftiranın büyüklüğüne sahip çıkıp yürütene ise büyük bir azâb vardır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O iftirayı atanlar içinizden bir gruptur. Bunun sizin için kötü olduğunu sanmayın, aksine bu hakkınızda hayırlıdır. Onların her biri işlediği günahı yüklenecektir. İçlerinden günahın büyüğünü üstlenen için ise büyük bir azap vardır.
Diyanet İşleri
O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır. İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.
Diyanet İşleri (eski)
(Peygamber'in eşi hakkında) o yalanı uyduranlar içinizden bir güruhtur. Bunu kendiniz için kötü sanmayın, o sizin için hayırlı olmuştur. O kimselerden her birine kazandığı günah karşılığı ceza vardır; içlerinden elebaşılık yapana ise büyük azap vardır.
Diyanet Vakfi
(Peygamber'in eşine) bu ağır iftirayı uyduranlar şüphesiz sizin içinizden bir guruptur. Bunu kendiniz için bir kötülük sanmayın, aksine o, sizin için bir iyiliktir. Onlardan her bir kişiye, günah olarak ne işlemişse (onun karşılığı ceza) vardır. Onlardan (elebaşlık yapıp) bu günahın büyüklüğünü yüklenen kimse için de çok büyük bir azap vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Haberiniz olsun ki (Muhammed'in eşine) bu ağır ifki (iftirayı) uyduranlar sizin içinizden bir gruptur. Bunu kendiniz için bir kötülük saymayın; aksine o, sizin için bir iyiliktir. Onlardan herbir kişiye, günah olarak ne işlemişse (onun karşılığı ceza) vardır. (Elebaşlılık yapan, bu yüzden de) bu günahın büyüğünü yüklenen kimse için de çok büyük bir azap vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Haberiniz olsun ki, o iftirada bulunanlar, sizden bir takımdır. Onu hakkınızda bir şer sanmayın! Bilakis o, sizin için bir hayırdır. Onlardan her kişiye kazandığı günah nisbetinde ceza vardır. Günahın büyüğünü yüklenene de büyük bir azap vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Haberiniz olsun ki ifk ile gelenler içinizden bir takımdır; onu hakkınızda bir şer sanmayın, belki o, hakkınızda bir hayırdır, onlardan her kişiye o vebalden kazandığı, büyüğüne tesaddi eden, ona da büyük bir azab vardır
Erhan Aktaş
Bu ifk'i yapanlar içinizden birileridir. Sizin için bunun bir şer olduğunu sanmayın. Aksine bu sizin için bir hayırdır. Onlardan her birine günahtan bir pay vardır. İçlerinden önderlik yapıp bunu organize eden kimse için de çok büyük bir azap vardır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bu ifk'i yapanlar içinizden birileridir. Sizin için bunun bir şer olduğunu sanmayın. Aksine bu sizin için bir hayırdır. Onlardan her birine günahtan bir pay vardır. İçlerinden önderlik yapıp bunu organize eden kimse için de çok büyük bir azap vardır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bu ifk'i atanlar içinizden birileridir. Sizin için bunun bir şer olduğunu sanmayın. Aksine bu sizin için bir hayırdır. Onlardan her birine günahtan bir pay vardır. İçlerinden önderlik yapıp bunu organize eden kimse için de çok büyük bir azap vardır.
Fizilal-il Kuran
O ağır iftirayı ortaya atanlar, sizden bir gruptur. Bu olayı kendiniz için kötü bir şey sanmayınız. Tersine o sizin için iyidir. O grubun içinde bulunan herkes payına düşen günahın cezasını görecektir. Suçun büyük bölümünü omuzlarında taşıyan o grubun elebaşısı ise büyük bir azaba çarpılacaktır.
Gültekin Onan
Doğrusu, uydurulmuş bir yalanla gelenler, sizin içinizden birlikte davranan bir topluluktur; siz onu kendiniz için bir şer saymayın, aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan herbir kişiye kazandığı günahtan (bir ceza) vardır. Onlardan (iftiranın) büyüğünü yüklenene ise büyük bir azab vardır.
Hamdi Döndüren
(Peygamberin eşine, zina) iftirasında bulunanlar, içinizden bir topluluktur. Onu hakkınızda şer sanmayın; aksine o, sizin için bir hayırdır. O iftiracılardan her birine kazandığı vebal vardır. Ancak, içlerinden günahın büyüğünü yüklenene ise büyük bir azap vardır!
Hasan Basri Çantay
O uydurma haberi (iftirayı) getirenler içinizden (mahdud) bir zümredir. Onu (o yalanı) sizin için bir şey sanmayın. Bil'akis o, sizin için bir hayırdır. Onlardan herkese kazandığı günah (nisbetinde ceza) vardır. Onlardan (günah) ın büyüğünü der'uhde (ve irtikab) eden o adam (yok mu? işte) en büyük azab onundur.
Hasib Asutay
O uydurma haberi (iftirayı) getirenler şüphesiz sizin içinizden bir gruptur. (5) Onu kendiniz için bir kötülük saymayın, aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her bir kişiye kazandığı günâhtan (bir ceza) vardır. İçlerinden (elebaşlılık ederek) o günâhın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır. (5. Münafıkların başı Abdullah b. Übey ile arkadaşları. Bunlar Hz. Aişe'ye bir iftirada bulunmuşlardı. Tafsilat için Elmalılı Hamdi Yazır tefsirine bakılabilir.)
Hayrat Neşriyat
Şübhesiz ki o iftirâyı getirenler, içinizden bir topluluktur. Onu (o iftirâyı),kendiniz için bir şer sanmayın! Bil'akis o, sizin için (hakkınızda inen âyetlere ve bir çoksevâba vesîle olmakla) bir hayırdır. Onlardan (o iftirâyı çıkaranlardan) her bir kişiye (ise, âhirette cezâsını görmek üzere) o işlediği günah vardır. Onlardan, (elebaşılık yaparak, bu günahın) büyüğünü yüklenen kimseye ise, (pek) büyük bir azab vardır.
İbni Kesir
Doğrusu uydurulmuş bir yalanla gelenler, içinizden bir zümredir. Bunu kendiniz için kötü sanmayın. O, sizin için hayırlı olmuştur. O kimselerden her birine kazandığı günaha karşılık ceza vardır. En büyük azab da içlerinden elebaşılık yapanındır.
Mehmet Okuyan
(Peygamber’in eşine) o iftirayı atanlar, şüphesiz ki içinizden (küçük) bir gruptur. Bunu kendiniz için bir kötülük sanmayın; aksine o, sizin için (sonuçta) bir iyiliktir. Onlardan her bir kişiye, günah olarak ne işlemişse (onun karşılığı) vardır. Onlardan bu günahın büyüklüğünü yüklenen kimse (elebaşları) için büyük bir azap vardır.
Muhammed Esed
Başkalarını yalan yere iffetsizlikle suçlayanlar içinizden bir güruhtur; (fakat, siz, bu haksız suçlamaya maruz kalanlar,) bunu kendiniz için kötü bir şey sanmayın; tersine bu sizin için hayırdır! (İftiracılara gelince,) onların her biri (böyle yaparak) işledikleri günahın yükünü taşıyacaklardır; ve onlardan bu (günahın) işlenmesinde başı çekenleri vahim bir azap beklemektedir!
Mustafa İslamoğlu
Gerçek şu ki, iftirayı tasarlayanlar içinizden bir güruhtur. Siz (ey bu iftiranın mağdurları)! Sanmayın ki bu size dokunan bir şerdir, aksine bu sizin için bir hayırdır! Onlardan her birinin kazandığı günah oranında (cezası) vardır; ama onlar içerisinden bu işin elebaşılığını üstlenen kimse var ya: onu korkunç bir azap beklemektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Muhakkak o kimseler ki, iftira ile geliverdiler, sizden bir zümredirler. Onu sizin için bir şer sanmayın, belki o sizin için bir hayırdır. Onlardan her kişiye de günahtan kazandığı şey vardır. Onlardan o kimse ki, onun büyüğünü deruhte etmiştir, onun için de pek büyük bir azap vardır.
Ömer Öngüt
O uydurma haberi getirip ortaya atanlar, içinizden belirli bir zümredir. Siz onu, kendiniz için bir şer sanmayın. Bilakis o, sizin için hayırdır. Onlardan her kişiye, kazandığı günah(ın cezası) vardır. Onlardan o yalanın en büyüğüne elebaşılık yapana da büyük bir azap vardır.
Suat Yıldırım
O İftirayı çıkaranlar, içinizden küçük bir gruptur. Siz o iftirayı kendi hakkınızda fena bir şey sanmayın, bilakis o sizin için hayırlıdır. O iftiracılara gelince, onlardan her birinin, kazandığı günah nisbetinde cezası vardır. Bu yaygaranın elebaşılığını yapan şahsa ise cezanın en büyüğü vardır.
Süleyman Ateş
O yalan haberi getir(ip ortaya at)anlar, içinizden bir topluluktur. Siz, onu sizin için şer sanmayın. Tersine o, sizin için hayırdır. Onlardan her kişi işlediği günah'ın cezasını görecektir. Onlardan o(yala)nın en büyüğünü idare edene de büyük bir azab vardır.
Süleymaniye Vakfı
O iftirayı yapanlar içinizden bir çetedir. O olayı sizin için şer görmeyin, aksine o sizin için hayırlı olmuştur! Onlardan her biri, işlediği günahın cezasını görecektir. Suçun elebaşılığını yapan için de büyük bir azap vardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
O çarpıtılmış haberi getirenler içinizden bir çetedir. Onu sizin için şerli görmeyin, aksine o sizin hayrınızadır. Onlardan her biri için, suça ortaklığına denk ceza vardır. Suçun elebaşlığını yapan için de ağır bir azap vardır.
Şaban Piriş
O iftirayı yapanlar içinizden bir topluluktur. Bunu kendiniz için kötü sanmayın. Aksine o, sizin için hayırlı olmuştur. Onlardan her biri için günah olarak kazandıkları şeyler vardır. En büyük azap da onlardan elebaşılık yapanadır.
Tefhim-ul Kuran
Doğrusu, uydurulmuş bir yalanla gelenler, sizin içinizden birlikte davranan bir topluluktur; siz onu kendiniz için bir şer saymayın, aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her bir kişiye kazandığı günahtan (bir ceza) vardır. Onlardan (iftiranın) büyüğünü yüklenene ise büyük bir azab vardır.
Ümit Şimşek
İftirayı ortaya atanlar, içinizden bir topluluktur. Onu hakkınızda şer saymayın; aslında o sizin için bir hayırdır. Onlardan herbirinin bu günahtan kazandığı bir pay vardır. Günahın büyüğünü üstlenen kimsenin hakkı ise büyük bir azaptır.
Yaşar Nuri Öztürk
O ifki/yalan haberi/iftirayı getirenler, içinizden bir gruptur. Onu sizin için şer sanmayın. Aksine o, sizin için bir hayırdır. Onlardan her kişiye o günahtan kazandığı vardır. Onların, günahın büyüğünü yönetenine de büyük bir azap vardır.
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Həqiqətən, (Aişə barəsində) yalan xəbər gətirənlər öz içərinizdə olan bir zümrədir (münafiqlərdir). Onu (o xəbəri) pis bir şey zənn etməyin. O, bəlkə də, sizin üçün xeyirlidir. O zümrədən olan hər bir şəxsin qazandığı günahın cəzası vardır. Onlardan günahın böyüyünü öz üstünə götürəni (Abdulah ibn Ubeyyi) isə (qiyamət günü) çox böyük (şiddətli) bir əzab gözləyir!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Diejenigen, die die Lüge (über ʹAʹischa) erdichtet haben, sind eine Gruppe von euch. Haltet das nicht für etwas Übles, es ist für euch etwas Gutes. Jeder von ihnen wird dafür zur Rechenschaft gezogen werden und hat die Sünden zu verantworten, die er begangen hat. Wer die Führung der Gruppe übernommen hat, dem gebührt eine gewaltige Strafe.
Almanca — Der Edle Quran
Diejenigen, die die ungeheuerliche Lüge vorgebracht haben, sind eine (gewisse) Schar von euch. Meint nicht, es sei schlecht für euch; nein! Vielmehr ist es gut für euch. Jedermann von ihnen wird zuteil, was er an Sünde erworben hat. Und für denjenigen unter ihnen, der den Hauptanteil daran auf sich genommen hat, wird es gewaltige Strafe geben.
Almanca — M. A. Rassoul
Diejenigen, welche die große Lüge vorbrachten, bilden eine Gruppe von euch. Glaubt nicht, dies sei übel für euch; im Gegenteil, es gereicht euch zum Guten. Jedem von ihnen soll die Sünde, die er begangen hat (, vergolten werden); und der von ihnen, der den Hauptanteil daran verschuldete, soll eine schwere Strafe erlei den.
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, diejenigen, welche die Ifk-Lüge erfanden, sind ein Teil von euch. Denkt nicht, daß diese (Ifk-Lüge) etwas Böses für euch ist. Nein, sondern sie ist gut für euch. Für jeden Mann von ihnen gibt es das, was er sich von der Verfehlung erwarb. Und derjenige von ihnen, der das Meiste davon verantwortete, für ihn ist eine qualvolle Peinigung bestimmt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Indeed, those who have invented the lie -to defame the virtuous woman- are a group of people among you. Do not consider the incident a misfortune that has befallen you, on the contrary, it is to your advantage that it came out to light instead of being whispered about with bated breath. Every one of those involved in discrediting the faith shall be requited with what is commensurate with his share in the falsified incident. As to him whose spirit has moved him to lead the imprudent move* he shall suffer the torment laid upon the damned.
Abdul Haleem
It was a group from among you that concocted the lie––do not consider it a bad thing for you [people]; it was a good thing––and every one of them will be charged with the sin he has earned. He who took the greatest part in it will have a painful punishment.
Abdullah Yusuf Ali
Those who brought forward the lie are a body among yourselves: think it not to be an evil to you; On the contrary it is good for you: to every man among them (will come the punishment) of the sin that he earned, and to him who took on himself the lead among them, will be a penalty grievous.
Abul A'la Maududi
Surely those who invented this calumny are a band from among you. Do not deem this incident an evil for you; nay, it is good for you. Every one of them has accumulated sin in proportion to his share in this guilt; and he who has the greater part of it shall suffer a mighty chastisement.
Aisha Bewley
There is a group of you who propagated the lie. Do not suppose it to be bad for you; rather it is good for you. Every one of them will incur the evil he has earned and the one who took it on himself to amplify it will receive a terrible punishment.
Al-Hilali & Khan
Verily those who brought forth the slander (against ‘Âishah رضي الله عنها the wife of the Prophet صلى الله عليه وسلم) are a group among you. Consider it not a bad thing for you. Nay, it is good for you. Unto every man among them will be paid that which he had earned of the sin, and as for him among them who had the greater share therein, his will be a great torment.
Ali Quli Qarai
Indeed those who initiated the calumny are a band from among yourselves. Do not suppose it is bad for you. Rather it is for your good. Each man among them bears [the onus for] his share in the sin, and as for him who assumed its major burden from among them there is a great punishment for him.
Amatul Rahman Omar
Verily, those (- hypocrites) who brought the false accusation (against âishah, the wife of the Prophet), are a section of your own people. Do not think this (- incident) to be bad for you, rather it is good for you. (As for the accusers,) everyone of them shall receive (his due punishment according to) that which he has accomplished in the form) of sin. As for him (- Abdullâh bin Ubayy bin Salûl) who among them took the principal part thereof (in fabricating and spreading malicious scandal against her) there awaits him a grievous punishment.
Arthur John Arberry
Those who came with the slander are a band of you; do not reckon it evil for you; rather it is good for you. Every man of them shall have the sin that he has earned charged to him; and whosoever of them took upon himself the greater part of it, him there awaits a mighty chastisement.
Bijan Moeinian
A gang among you came up with the slander (against your wife Aisha. ) Do not consider this slander as counter-productive. As a matter of fact, it has been a blessing in disguise for you (to know the hypocrites.) Those who took any part in this have their share of the sin and the one who has been the most adamant shall have a terrible punishment.
E. Henry Palmer
Verily, those who bring forward the lie, a band of you,- reckon it not as an evil for you, nay, it is good for you; every man of them shall have what he has earned of sin; and he of them who managed to aggravate it, for him is mighty woe.
Edip-Layth
Those who have brought forth the false accusation were a group from within you. Do not think it is bad for you, for it is good for you. Every person amongst them will have what he deserves of the sin. As for he who had the greatest portion of it, he will have a great retribution.
George Sale
As to the party among you who have published the falsehood concerning Ayesha, think it not to be an evil unto you: On the contrary, it is better for you. Every man of them shall be punished according to the injustice of which he hath been guilty; and he among them who hath undertaken to aggravate the same, shall suffer a grievous punishment.
Hamid S. Aziz
And were it not for the grace of Allah upon you and His mercy unto you, and that Allah is Relenting, Wise (he would have been ruined).
Mahmoud Ghali
Surely the ones who came with the falsehood are a band of you; do not reckon it evil for you; no indeed, it is charitable for you. Every person of them will have whatever vice he earned (charged) to him; and whoever of them took upon himself the greater part of it, he will have a tremendous torment.
Marmaduke Pickthall
Lo! they who spread the slander are a gang among you. Deem it not a bad thing for you; nay, it is good for you. Unto every man of them (will be paid) that which he hath earned of the sin; and as for him among them who had the greater share therein, his will be an awful doom.
Mohamed Ahmed - Samira
Those who spread lies were a clique among you. Do not think that it was bad for you: In fact it has been good for you. Each of them will pay for the sin he has committed, and he who had greater share (of guilt) will suffer grievous punishment.
Muhammad Asad
Verily, numerous among you are those who would falsely accuse others of unchastity: [but, O you who are thus wronged,] deem it not a bad thing for you: nay, it is good for you! [As for the slanderers,] unto every one of them [will be accounted] all that he has earned by [thus] sinning; and awesome suffering awaits any of them who takes it upon himself to enhance this [sin]!
Mustafa Khattab
Indeed, those who came up with that ˹outrageous˺ slander are a group of you. Do not think this is bad for you. Rather, it is good for you.[1] They will be punished, each according to their share of the sin. As for their mastermind,[2] he will suffer a tremendous punishment.
Progressive Muslims
Those who have brought forth the false accusation were a group from within you. Do not think it is bad for you, for it is good for you. Every person amongst them will have what he deserves of the sin. And as for he who had the greatest portion of it, he will have a great retribution.
Sahih International
Indeed, those who came with falsehood are a group among you. Do not think it bad for you; rather it is good for you. For every person among them is what [punishment] he has earned from the sin, and he who took upon himself the greater portion thereof - for him is a great punishment.
Sam Gerrans
They who came with the falsehood are a group among you. Think it not an evil for you: — nay, it is good for you. For every man among them is what he earned of the sin. And who took upon himself the greater part thereof among them, for him is a great punishment.
Shabbir Ahmed
Verily, there are numerous among you who would slander others. Deem not that this (Law of eighty lashes and calling Allah to Witness) is harsh for you. Nay, it is good for you since every slanderer will have to account for what he earns through this dragging violation of human dignity. In the Divine System an awesome punishment awaits anyone who magnifies the slander (trying to make it believable).
Syed Vickar Ahamed
Verily, those who brought out the slander (lie) are a group from yourselves: Do not think (of the incident) to be an evil for you; No! It is good for you: For every man from them (is the punishment) of the sin that he has earned, and for him who took on himself the lead from them, the penalty (for him) will be great.
Taqi Usmani
Those who have come up with the false imputation are a gang among you. Do not think it is bad for you; rather, it is good for you. Every one of them is liable for what he earned of the sin. And the one who played the major role in it, for him there is a mighty punishment.
The Monotheist Group
Those who have brought forth the false accusation were a group from among you. Do not think it is bad for you, for it is good for you. Every person among them will have what he deserves of the sin. And as for he who had the greatest portion of it, he will have a great retribution.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ceux qui sont venus avec la calomnie sont un groupe dʹentre vous. Ne pensez pas que cʹest un mal pour vous, mais plutôt, cʹest un bien pour vous. A chacun dʹeux ce quʹil sʹest acquis comme péché. Celui dʹentre eux qui sʹest chargé de la plus grande part aura un énorme châtiment.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman ew kesên ku ev bêbextiya giran (li dayîka misilmanan Aîşeyê) anîn çend kesên ji we ne. Hûn vê yekê ji xwe re xerabî hesêb mekin. Belkî ew ji bo we xêr e. Ji bo her yekî wan bêbextan, guneh heye. Ew ê ku ev gunehê mezin jî hilgirtiye jê re ezabekî mezin heye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij die de laster hebben geuit zijn maar een groep uit jullie midden. Jullie moeten niet denken dat het iets slechts voor jullie is. Integendeel, het is iets goeds voor jullie. Ieder van hen wordt de zonde die hij heeft begaan aangerekend, maar hij die het meeste op zijn geweten heeft, hem wacht een geweldige bestraffing.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wat degenen onder u betreft, die de leugen omtrent Aïsha hebben openbaar gemaakt, denk niet dat dit een kwaad voor u is; integendeel, het is beter voor u. Ieder hunner zal gestraft worden, overeenkomstig de onrechtvaardigheid waaraan hij schuldig zal zijn, en degeen hunner die getracht heeft haar te verzwaren, zal eene gestrenge straf ondergaan.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, degenen die de laster naar voren brachten zijn een groep onder jullie. Denkt niet dat het slecht voor jullie is. Integendeel, het is goed voor jullie: een ieder van hen wordt belast voor de zonde. En degene van hen die het grootste aandeel had: voor hem is er een geweldige bestraffing.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Те (люди), которые пришли с измышленной ложью (о том, что якобы Аиша, жена Пророка, совершила прелюбодеяние) – группа из вас (о, верующие) [причисляемая к верующим]. Не считайте это [их слова] злом для себя, наоборот, это – благо для вас (так как у этой истории прекрасное завершение и верующие за свое терпение в этом испытании получат большую награду). Каждому человеку из них [тех, которые распространяли эту ложь] – то, что он снискал себе из этого греха [своя доля греха]. А кто из них взял на себя большую часть этого [самый главный лицемер [[Абдуллах бин Убайй бин Салюль]]], тому (в Вечной жизни) (уготовано) наказание великое.
Rusça — Osmanov
Воистину, те, которые возвели великую ложь, - из вас же самих. Не считайте ее (т. е. ложь) злом для вас, напротив, это добро для вас. Каждого мужа из них постигнет [наказание] за содеянный грех. А тому, кто совершил наибольший грех, уготовано великое наказание.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Det var en grupp av era egna som spred det illvilliga förtalet. Men anse inte detta som ett ont; nej, det är tvärtom ett gott för er! Var och en av dessa (ryktesspridare) skall stå till svars för sin del i denna synd och den av dem som bär huvudansvaret har ett hårt straff att vänta.