Andolsun, hidayete ersinler diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ
ve leḳad āteynā mūsā l-kitābe leǎllehum yehtedūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki biz, doğru yolu bulsunlar diye Mûsâ'ya kitap vermiştik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Andolsun ki biz, doğru yolu bulsunlar diye Mûsâʼya kitap vermiştik.
Adem Uğur
Andolsun biz Musa'ya, belki onlar yola gelirler diye, Kitab'ı verdik.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki, (İsrailoğulları) hakikate ersinler diye Musa'ya hakikat BİLGİsini verdik.
Ahmet Tekin
Andolsun biz, Mûsâ’ya, onlar doğru yolu görüp tercih etme imkânı bulur ümidiyle kutsal kitabı vermiştik.
Ahmet Varol
Andolsun biz Musa'ya, bel ki onunla doğru yola ererler diye Kitab'ı vermiştik.
Ali Bulaç
Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik, belki onlar hidayete erer diye.
Ali Fikri Yavuz
Yemin olsun, Mûsa’ya Tevrat’ı verdik ki, kavmi hidayete ersinler .
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, Musa'ya, Kitap da vermiştik; böylece, belki doğru yola erişirler diye.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun biz Musa'ya, belki onlar yola gelirler diyekitabı verdik.
Bekir Sadak
And olsun ki Musa'ya, dogru yola girsinler diye Kitap verdik.
Celal Yıldırım
And olsun ki Musâ'ya o kitabı (Tevrat'ı) verdik ki, onlar doğru yolu bulsunlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Gerçek şu ki, belki İsrâiloğulları yollarını düzeltirler diye Mûsâ’ya kitabı vermiştik.
Diyanet İşleri
Andolsun, hidayete ersinler diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
Diyanet İşleri (eski)
And olsun ki Musa'ya, doğru yola girsinler diye Kitap verdik.
Diyanet Vakfi
Andolsun biz Musa'ya, belki onlar yola gelirler diye, Kitab'ı verdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Andolsun biz Musa'ya belki onlar yola gelirler diye, o kitabı da verdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, berikiler doğru tutabilsinler diye Musa'ya o kitabı da verdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şanım hakkı için berikiler doğru yolu tutabilsinler diye Musaya o kitabı da verdik
Erhan Aktaş
Ve ant olsun, onlar doğru yolu bulsunlar diye Musa'ya Kitap'ı verdik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ve ant olsun, onlar doğru yolu bulsunlar diye Musa'ya Kitap'ı verdik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ve ant olsun, onlar doğru yolu bulsunlar diye Kitap'ı verdik.
Fizilal-il Kuran
Soydaşları doğru yolu bulsunlar diye Musa'ya kitap verdik.
Gültekin Onan
Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik, belki onlar hidayete erer diye.
Hamdi Döndüren
Andolsun biz Musa’ya, belki onlar doğru yola gelirler diye o Kitab’ı da verdik.
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki biz Musaya, (kavmi) belki hidayete kavuşurlar diye, o kitabı (Tevratı) verdik.
Hasib Asutay
Andolsun biz Musa'ya, belki onlar doğru yola gelirler diye, kitabı verdik.
Hayrat Neşriyat
And olsun ki Mûsâ’ya da Kitâb’ı verdik. Tâ ki onlar (o İsrâîloğulları), doğru yolu bulabilsinler.
İbni Kesir
Andolsun ki; doğru yola gelsinler diye Musa'ya Kitab'ı verdik.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz Musa’ya, doğru yola ulaşsınlar diye Kitabı vermiştik.
Muhammed Esed
Oysa, belki doğru yolu tutarlar diye Musa'ya kitap vermiştik.
Mustafa İslamoğlu
Ama doğrusu Biz Musa'ya ilahi mesajı, belki onlar doğru yolu bulurlar diye vermiştik.
Ömer Nasuhi Bilmen
Andolsun ki, Mûsa'ya kitap verdik, (kavmi) hidâyete erebilsinler diye.
Ömer Öngüt
Andolsun ki biz Musa'ya, belki hidayet bulurlar diye kitap verdik.
Suat Yıldırım
Oysa doğru yolu tutmaları ümidiyle biz Mûsâ’ya kitabı verdik.
Süleyman Ateş
(Sonra Musa, İsrail oğullarını Mısır'dan çıkardı. İsrail oğulları) Doğru yolu bulsunlar diye biz, Musa'ya Kitabı (Tevrat'ı) verdik.
Süleymaniye Vakfı
Oysa doğru yola girsinler diye Musa'ya kitap da vermiştik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Halbuki yola gelsinler diye Musa'ya Kitap da vermiştik.
Şaban Piriş
Doğru yolu görsünler diye Musa'ya da kitabı vermiştik.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik, belki onlar hidayete erer diye.
Ümit Şimşek
Doğru yolu bulsunlar diye Biz Musa'ya kitap da verdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, Musa'ya o Kitap'ı vermiştik ki, hidayete erebilsinler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz Musaya Kitab verdik ki, bəlkə onlar doğru yola yönəlsinlər!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Həqiqətən, Biz Musaya kitabı (Tövratı) verdik ki, bəlkə, (İsrail oğulları) doğru yola yönəlsinlər!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir gaben Moses die Schrift (die Thora) auf daß sich sein Volk rechtleiten lassen möge.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir gaben bereits Musa die Schrift, auf daß sie rechtgeleitet werden mögen.
Almanca — M. A. Rassoul
Und wahrlich, Wir gaben Moses das Buch, auf daß sie dem rechten Weg folgen mögen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits ließen WIR Musa die Schrift zuteil werden, damit sie Rechtleitung finden.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We gave Mussa the Book of truth AL-Tawrah -the Torah- so that his people -the Israelites- may hopefully be guided into all truth.
Abdul Haleem
We gave Moses the Scripture, so that they might be rightly guided.
Abdullah Yusuf Ali
And We gave Moses the Book, in order that they might receive guidance.
Abul A'la Maududi
And We gave Moses the Book that people might be guided by it.
Aisha Bewley
We gave Musa the Book so that perhaps they would be guided.
Al-Hilali & Khan
And indeed We gave Mûsâ (Moses) the Scripture, that they may be guided.
Ali Quli Qarai
Certainly We gave Moses the Book so that they might be guided,
Amatul Rahman Omar
And (after this event) We gave Moses the Book (-the Torah) so that they (- his people) might receive guidance (through it).
Arthur John Arberry
And We gave Moses the Book, that haply they would be guided;
Bijan Moeinian
I gave Moses the Scripture so that his people get guidance.
E. Henry Palmer
And we gave Moses the Book, that haply they might be guided.
Edip-Layth
We have given Moses the book, so that they may be guided.
George Sale
And We heretofore gave the book of the law unto Moses, that the children of Israel might be directed thereby.
Hamid S. Aziz
So they accused them of lying, and became of those who perished.
Mahmoud Ghali
And indeed We already brought M?s'a the Book, that possibly they would be (rightly) guided.
Marmaduke Pickthall
And We verily gave Moses the Scripture, that haply they might go aright.
Mohamed Ahmed - Samira
And We gave the Book to Moses so that they may be guided.
Muhammad Asad
for, indeed, We had vouchsafed revelation unto Moses in order that they might find the right way.
Mustafa Khattab
And We certainly gave Moses the Scripture, so perhaps his people would be ˹rightly˺ guided.
Progressive Muslims
And We have given Moses the Scripture, so that they may be guided.
Sahih International
And We certainly gave Moses the Scripture that perhaps they would be guided.
Sam Gerrans
And We gave Moses the Writ, that they might be guided.
Shabbir Ahmed
For, indeed, We had given Moses the Scripture, that they might go aright.
Syed Vickar Ahamed
And indeed, We gave Musa (Moses) the Book (Torah), that they might receive guidance.
Taqi Usmani
And, of course, We gave Mūsā the Book, so that they may take the right path.
The Monotheist Group
AndWe have given Moses the Book, so that they may be guided.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et Nous avions apporté le Livre à Moïse afin quʹils se guident.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Sond be, Me kitêb daye Mûsa da ku ew (zaroyên îsraîl pê) rasterê bibin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij hebben aan Moesa toch het boek gegeven; misschien zullen zij zich de goede richting laten wijzen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij gaven vroeger het boek der wet aan Mozes, opdat de kinderen Israëls daardoor geleid zouden worden.
Hollandaca — Siregar
En voorzeker, wij hebben aan Môesa de Schrift (de Taurât) gegeven. Hopelijk zullen zij Leiding volgen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И уже Мы дали (пророку) Мусе книгу [Тору], чтобы они [потомки Исраила] руководствовались (ею)!
Rusça — Osmanov
Воистину, Мы даровали Мусе писание, полагая, что они (т. е. Фирʹаун и его знать) ступят на прямой путь.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och Vi skänkte Moses Skriften för att (hans folk) skulle få vägledning.