Peygamber, onlara dedi ki: "Rabbim yerdeki ve gökteki her sözü bilir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir."

قَالَ رَبِّي يَعْلَمُ الْقَوْلَ فِي السَّمَاءِ وَالْاَرْضِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

ḳāle rabbī yeǎ'lemu l-ḳavle fī s-semāi ve l-erDi ve huve s-semīǔ l-ǎlīmu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
2رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
3يَعْلَمُyeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilir
4الْقَوْلَl-ḳavleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelekonuşulanı
5فِي
6السَّمَاءِs-semāiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gökte
7وَالْاَرْضِve l-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yerde
8وَهُوَve huveve O
9السَّمِيعُs-semīǔس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişitendir
10الْعَلِيمُl-ǎlīmuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Peygamber de, Rabbim der, gökte söylenen sözü de bilir, yeryüzünde söyleneni de ve odur duyan, bilen.

Abdulkadir Gölpınarlı

Peygamber de, Rabbim der, gökte söylenen sözü de bilir, yeryüzünde söyleneni de ve odur duyan, bilen.

Adem Uğur

(Peygamber) dedi ki: Rabbim, yerde ve gökte (söylenmiş) her sözü bilir. O, hakkıyla işiten ve bilendir.

Ahmed Hulusi

(Hz. Rasulullah): "Benim Rabbim semada ve arzda konuşulanı bilir. . . O, Semi'dir, Aliym'dir" dedi.

Ahmet Tekin

Peygamber: ' Benim Rabbim, gökte ve yerde söylenen her sözü bilir. Hakkıyla işiten, hakkıyla bilen O’dur.' dedi.

Ahmet Varol

Dedi ki: 'Rabbim gökte de yerde de (her) sözü bilir. O, duyandır, bilendir.'

Ali Bulaç

Dedi ki: "Benim Rabbim, gökte ve yerde söylenen sözü bilir; O, işitendir, bilendir."

Ali Fikri Yavuz

(Hz. Peygamber, o müşriklere şöyle) dedi: “- Rabbim gökte ve yerde (söylenen) her sözü bilir. O, SEMÎ’dir = her şeyi işitir, ALÎM’dir = her şeyi bilir.

Ali Rıza Safa

De ki: "Benim Efendim, gökte ve yeryüzünde söylenenleri bilir. Çünkü O, Duyandır; Bilendir!"

Bayraktar Bayraklı

Peygamber,"Rabbim, gökte ve yerde söyleneni bilir. O her şeyi işiten ve her şeyi bilendir" dedi.

Bekir Sadak

Peygamber: «Benim Rabbim gokte ve yerde soyleneni bilir. O, isitendir, bilendir» dedi.

Celal Yıldırım

(Onların bu tutumuna karşı Peygamber de şöyle) dedi: «Rabbim gökte ve yerde söyleneni bilir; O her şeyi işiten ve bilendir.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Peygamber dedi ki: “Benim rabbim yerde ve gökte konuşulan her sözü bilir. O, hakkıyla işitendir, bilendir.”

Diyanet İşleri

Peygamber, onlara dedi ki: "Rabbim yerdeki ve gökteki her sözü bilir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir."

Diyanet İşleri (eski)

Peygamber: 'Benim Rabbim gökte ve yerde söyleneni bilir. O, işitendir, bilendir' dedi.

Diyanet Vakfi

(Peygamber) dedi ki: Rabbim, yerde ve gökte (söylenmiş) her sözü bilir. O, hakkıyla işiten ve bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Peygamber: «Benim Rabbim gökte ve yerde (söylenen) her sözü bilir. O, her şeyi işitir, her şeyi bilir» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Peygamber) dedi ki: "Rabbim gökte ve yerde söyleneni bilir; O, herşeyi işitendir, bilendir"

Elmalılı Hamdi Yazır

Dedi: rabbım söyleneni bilir: Gökte de Yerde de ve o öyle semi, öyle alimdir

Erhan Aktaş

"Rabb'im, gökte ve yerde olan her sözü bilir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabb'im, gökte ve yerde olan her sözü bilir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Rabb'im, gökte ve yerde olan her sözü bilir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir. " dedi.

Fizilal-il Kuran

Peygamber dedi ki; «Benim Rabb'im, gökte ve yerde söylenen her sözü bilir, o işiten ve bilendir.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Benim rabbim, gökte ve yerde söylenen sözü bilir; O, işitendir, bilendir."

Hamdi Döndüren

Peygamber dedi ki: “Benim Rabbim, gökte ve yerde konuşulan her sözü bilir. Çünkü O, çok iyi işiten, çok iyi bilendir.”

Hasan Basri Çantay

(Onlara) dedi ki: "Rabbim gökdeki, yerdeki (her) sözü bilir. O, hakkıyle işidici, kemaliyle bilicidir".

Hasib Asutay

(Peygamber) dedi ki: 'Rabbim, gökte ve yerde (söylenen) her sözü bilir. O, hakkıyla işitendir, bilendir.''

Hayrat Neşriyat

(Peygamber:) 'Rabbim, gökte ve yerde (konuşulan) her sözü bilir. Çünki O, Semî'(herşeyi işiten)dir, Alîm (hakkıyla bilen)dir' dedi.

İbni Kesir

Dedi ki: Benim Rabbım; gökte ve yerde söyleneni bilir. O; Semi'dir. Alim'dir

Mehmet Okuyan

(Peygamber) şöyle demişti: “Rabbim, yerde ve gökte(ki her) sözü bilir. O duyandır, bilendir.”

Muhammed Esed

De ki: "Benim Rabbim gökte ve yerde konuşulan her sözü bilir; her şeyi işiten ve her şeyin aslını bilen O'dur".

Mustafa İslamoğlu

(Ve) dedi ki: "Rabbim gökte ve yerde söylenen her sözü, her düşünceyi bilmektedir: zira O her şeyi işitendir, her şeyi bilendir."

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Rabbim gökteki ve yerdeki söyleneni bilir ve O, her şeyi tamamen işiticidir, bilicidir.»

Ömer Öngüt

Dedi ki: “Benim Rabbim gökte ve yerde söyleneni bilir. O, işitendir, bilendir. ”

Suat Yıldırım

Resul dedi ki: "Rabbim gökte olsun, yerde olsun, söylenen her sözü bilir. O öyle mükemmel işitir, öyle mükemmel bilir ki!"

Süleyman Ateş

Dedi ki: "Rabbim gökte ve yerde konuşulan her sözü bilir, (O'ndan gizli kalan hiçbir şey yoktur). O, işitendir, bilendir."

Süleymaniye Vakfı

(Elçimiz onlara) Dedi ki: "Rabbim, göklerde ve yerde söylenen her sözü bilir. O, her şeyi dinleyen ve bilendir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Elçi) Der ki "Rabbim göklerde ve yerde söylenen her sözü bilir. Dinleyen ve bilen O'dur."

Şaban Piriş

Peygamber: - Rabbim gökte ve yerde ne söyleniyorsa bilir. O işitendir, bilendir! dedi.

Tefhim-ul Kuran

Dedi ki: «Benim Rabbim, gökte ve yerde söylenen sözü bilir; O, işitendir, bilendir.»

Ümit Şimşek

Peygamber dedi ki: Gökte ve yerde söylenen sözü Rabbim bilir. O herşeyi işiten, herşeyi bilendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Rabbim, gökteki sözü de yerdeki sözü de bilir. O, herşeyi duyan, her şeyi bilendir!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Peyğəmbər dedi: “Rəbbim göydə və yerdə deyilən sözləri bilir. O, Eşidəndir, Biləndir!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Peyğəmbər Məkkə müşriklərinə) belə dedi: ″Rəbbim göydə və yerdə (söylənən) hər sözü bilir. O, (hər şeyi) eşidəndir, biləndir!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er sagte: ʺMein Herr weiß alles, was in den Himmeln und auf Erden gesagt wird. Er hört alles und weiß alles.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Mein Herr weiß (alles), was im Himmel und auf der Erde gesagt wird. Er ist der Allhörende und Allwissende.

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺMein Herr weiß, was im Himmel und auf Erden gesprochen wird, und Er ist der Allhörende, der Allwissende.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺMein HERR kennt das Gesagte im Himmel und auf Erden. Und ER ist Der Allhörende, Der Allwissende!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

-Having known by inspiration the conclusion of their secret counsel- the Prophet said: "Allah, my Creator, knows all that is being said or discoursed in the heavens and on earth; He is AL-Sami' (the Omnipresent with unlimited audition and AL-'Alim (the Omniscient)".

Abdul Haleem

He said, ‘My Lord knows everything that is said in the heavens and the earth: He is the All Hearing, the All Knowing.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "My Lord knoweth (every) word (spoken) in the heavens and on earth: He is the One that heareth and knoweth (all things)."

Abul A'la Maududi

He said: "My Lord knows well all that is spoken in the heavens and the earth. He is All-Hearing, All- Knowing."

Aisha Bewley

Say: ‘My Lord knows what is said in heaven and earth. He is the All-Hearing, the All-Knowing.’

Al-Hilali & Khan

He (Muhammad صلى الله عليه وسلم) said: "My Lord knows (every) word (spoken) in the heavens and on earth. And He is the All-Hearer, the All-Knower."

Ali Quli Qarai

He said, ‘My Lord knows every word [spoken] in the sky and the earth, and He is the All-hearing, the All-knowing. ’

Amatul Rahman Omar

(On the contrary the Prophet's way is different. ) He replied, `My Lord knows what is conceived in the heaven and the earth. And He is the All-Hearing, the All-Knowing.'

Arthur John Arberry

He says: 'My Lord knows what is said in the heavens and the earth, and He is the All-hearing, the All-knowing. '

Bijan Moeinian

Do you believe in sorcery and enchantment?" Mohammad said that: "My Lord knows everything which is spoken in the heaven and the earth; He is Hearing, He is Knowing”

E. Henry Palmer

Say, 'My Lord knows what is said in the heavens and the earth, He hears and knows!'

Edip-Layth

Say, "My Lord knows what is said in the heavens and in the earth, and He is the Hearer, the Knower."

George Sale

Say, my Lord knoweth whatever is spoken in heaven and on earth: It is He who heareth and knoweth.

Hamid S. Aziz

Their heart trifling with it (or pre-occupied elsewhere). And those who do wrong discourse secretly, saying, "Is this man aught but a mortal like yourselves? Will you succumb to magic with open eyes?"

Mahmoud Ghali

He has said, "My Lord knows what is said (Literally: the saying) in the heaven and the earth, and He is The Ever - Hearing, The Ever - Knowing. "

Marmaduke Pickthall

He saith: My Lord knoweth what is spoken in the heaven and the earth. He is the Hearer, the Knower.

Mohamed Ahmed - Samira

He said: "My Lord knows whatever is spoken in the heavens and the earth. He hears all and knows everything."

Muhammad Asad

Say: "My Sustainer knows whatever is spoken in heaven and on earth; and He alone is all-hearing, all-knowing. "

Mustafa Khattab

The Prophet responded, "My Lord ˹fully˺ knows every word spoken in the heavens and the earth. For He is the All-Hearing, All-Knowing."

Progressive Muslims

He said: "My Lord knows what is said in the heavens and in the Earth, and He is the Hearer, the Knower. "

Sahih International

The Prophet said, "My Lord knows whatever is said throughout the heaven and earth, and He is the Hearing, the Knowing. "

Sam Gerrans

Say thou: “My Lord knows what is said in the heaven and the earth; and He is the Hearing, the Knowing.”

Shabbir Ahmed

The Prophet said, "My Lord knows every word that is spoken in the High and the Low. He is the Hearer, the Knower."

Syed Vickar Ahamed

He (the Prophet) said: "My Lord knows (every) word (spoken) in the heavens and on the earth: And He is All Hearing (Sami’), All Knowing (Aleem). "

Taqi Usmani

He (the prophet) said, "My Lord knows all that is spoken in the heavens and the earth, and He is the All-Hearing, the All-Knowing."

The Monotheist Group

Say: "My Lord knows what is said in the heavens and on the earth, and He is the Hearer, the Knower."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il a répondu: ʺMon Seigneur sait tout ce qui se dit au ciel et sur la terre; et Il est lʹAudient, lʹOmniscientʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Pêxember ji wan re ) Got: Çiqas gotina ku li erd û esmên (tête gotin) Xwedayê min pê dizane û her ew e yê bihîzer û yê zana.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij (Mohammed) zegt: ʺMijn Heer weet wat er in de hemel en op de aarde gezegd wordt; Hij is de horende, de wetende.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: Mijn Heer weet wat in den hemel en op aarde wordt gesproken; hij hoort en ziet alles.

Hollandaca — Siregar

Hij (Moehammad) zei: ʺMijn Heer weet wat er in de hemelen en op de aarde gesproken wordt, en Hij is de Alhorende, de Alwetende.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказал он [пророк Мухаммад]: «Господь мой знает речи на небе и на земле (и Он знает о чем вы тайно беседуете); и (ведь) Он – Слышащий (все речи), Знающий (ваши положения)».

Rusça — Osmanov

[Мухаммад] сказал им: ʺМой Господь знает то, что говорят на небе и на земле, ибо Он - внемлющий, знающийʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺMin Herre vet allt som sägs i himlen och på jorden; Han är Den som hör allt, vet allt.ʺ