Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar bu feryatları devam etti.
فَمَا زَالَتْ تِلْكَ دَعْوٰيهُمْ حَتّٰى جَعَلْنَاهُمْ حَصِيدًا خَامِدِينَ
fe mā zālet tilke deǎ'vāhum Hattā ceǎlnāhum HaSīden ḣāmidīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onları kesilmiş bir ot, ateşi yanıp bitmiş bir kül yığını haline getirinciye dek sözleri, ancak budur işte.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onları kesilmiş bir ot, ateşi yanıp bitmiş bir kül yığını haline getirinciye dek sözleri, ancak budur işte.
Adem Uğur
Biz kendilerini, kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateşe çevirinceye kadar bu feryatları sürüp gider.
Ahmed Hulusi
Onların bu iddiaları sürüp gitti. . . Ta ki biz onları biçilmiş ekin ve sönmüş ateşe döndürene kadar.
Ahmet Tekin
Biz onları biçilmiş bir ekin ve sönen ocaklar haline getirinceye kadar, onların bu itirafları sürüp gider.
Ahmet Varol
Bu haykırmaları biz onları biçilmiş ekin ve sönmüş kül yığını haline getirinceye kadar kesilmedi.
Ali Bulaç
Onların bu yakınmaları, biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ocak durumuna getirinceye kadar son bulmadı.
Ali Fikri Yavuz
Biz, onları, sönmüş kül yığını olarak biçilmiş bir ekin haline getirinceye kadar, hep sözleri bu feryad olmuştur.
Ali Rıza Safa
Onları, biçilmiş bir ekinlik, sönmüş bir kül yığını durumuna getirinceye dek bu haykırışları bitmedi.
Bayraktar Bayraklı
Biz, kendilerini kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateşkülüne çevirinceye kadar, bu feryatları sürüp gider.
Bekir Sadak
Biz onlari bicilmis ot ve bir yigin kul haline getirinceye kadar haykirmalari devam etti.
Celal Yıldırım
Onların biçilmiş ot, sönüp bir yığın kül haline gelinceye kadar hayıflanıp söylenmeleri böyle oldu.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biz kendilerini biçilmiş ekine, sönmüş ateşe çevirinceye kadar bu yakınmaları sürüp gider.
Diyanet İşleri
Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar bu feryatları devam etti.
Diyanet İşleri (eski)
Biz onları biçilmiş ot ve bir yığın kül haline getirinceye kadar haykırmaları devam etti.
Diyanet Vakfi
Biz kendilerini, kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateşe çevirinceye kadar bu feryatları sürüp gider.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz, onları biçilmiş bir ekin ve bir yığın kül haline getirinceye kadar hep sözleri bu feryad olmuştur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Artık olanca feryatları bu oldu kaldı. Neticede onları öyle yaptık ki, biçildiler, söndüler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Artık bütün davaları bu oldu kaldı, nihayet onları öyle yapdık ki biçildiler, söndüler
Erhan Aktaş
Biçilmiş ekin gibi pörsüyüp, cansız kalıncaya kadar bu çağrıları son bulmadı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Biçilmiş ekin gibi pörsüyüp, cansız kalıncaya kadar bu çağrıları son bulmadı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Biçilmiş ekin gibi pörsüyüp, cansız kalıncaya kadar bu çağrıları son bulmadı.
Fizilal-il Kuran
Onlar böyle vahlanıp dururken biz kendilerini biçilmiş ekinler gibi cansız yere seriverdik.
Gültekin Onan
Onların bu yakınmaları, biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ocak durumuna getirinceye kadar son bulmadı.
Hamdi Döndüren
Bu feryatları sürüp giderken, onları biçilmiş ekine, sönmüş ateşe çevirdik.
Hasan Basri Çantay
Nihayet biz onları biçilmiş bir ot, ocakları sönmüş (bir kül yığını) haaline getirinceye kadar daima feryadları bu (söz) olmuşdur.
Hasib Asutay
Biz kendilerini kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateşe çevirinceye kadar bu feryatları sürüp gider.
Hayrat Neşriyat
Artık biz onları, biçilmiş (ekin) ve sönmüş (ateşe dönen) kimseler hâline getirinceye kadar, duâları bu (feryâd) olmakta devâm etti.
İbni Kesir
Bu haykırmaları devam edip dururken Biz; onları, biçilmiş bir ot, sönmüş bir ocak haline getirdik.
Mehmet Okuyan
Biz kendilerini yere serilmiş, hasat edilmiş (ekin)e çevirinceye kadar o feryatları sürüp gitmişti.
Muhammed Esed
Ve bu yakınmaları, Biz kendilerini biçilmiş bir tarlaya (ya da) bir kül yığınına çevirinceye kadar sürüp giderdi.
Mustafa İslamoğlu
Ve onların bu yazıklanmaları, Biz kendilerini biçilmiş ekin haline getirip sönmüş köze çevirinceye kadar devam edip gidecek.
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık onların bütün çağırmaları, bundan başka olmadı. Tâ ki onları biçilmiş, sönmüş kimseler kıldık.
Ömer Öngüt
Biz onları kuruyup biçilmiş ekin haline, sönmüş ateşe çevirinceye kadar bu haykırmaları sürüp gitti.
Suat Yıldırım
Bu feryatları sürüp gitti. Nihayet onları öyle yaptık ki biçildiler, sönüp kül oldular...
Süleyman Ateş
Bu mırıldanmaları sürüp giderken biz onları, biçilmiş (ekin gibi) yaptık, sönüp gittiler.
Süleymaniye Vakfı
Bu şekildeki feryatları, onları biçilmiş ekin, alevi sönmüş ateş gibi yapmamıza kadar sürmüştü.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onları biçilmiş ot gibi, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar yakınmaları kesilmedi.
Şaban Piriş
Bu haykırışları devam edip dururken, biz onları biçilmiş ekine, sönmüş ocağa çevirdik.
Tefhim-ul Kuran
Onların bu yakınmaları, biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ocak durumuna getirinceye kadar son bulmadı.
Ümit Şimşek
Biz onları kökten biçip ocaklarını söndürünceye kadar böylece feryat edip durdular.
Yaşar Nuri Öztürk
Bu davaları sürüp giderken biz onları kökten biçiverdik, sönüp silindiler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onları yanmış küləşə döndərənəcən fəryad qoparırdılar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz onları ot kimi biçənəcən (külə döndərənəcən) elə bu sözləri deyib dururdular (nalə çəkirdilər).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Diesen Ruf wiederholen sie ständig, bis Wir sie dem leblosen, abgeernteten Stroh gleich machten.
Almanca — Der Edle Quran
So war dies stets ihr Ausruf, bis Wir sie (wie) abgemäht und ausgelöscht sein ließen.
Almanca — M. A. Rassoul
Und dieser ihr Ruf hörte nicht eher auf, als bis Wir sie niedermähten und in Asche verwandelten.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und es blieb dies ihr Ruf, bis WIR sie wie das Geerntete, regungslos machten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They kept bewailing their misfortune until We reduced them to a useless form like reaped field of corn.
Abdul Haleem
and that cry of theirs did not cease until We made them burnt-offstubble.
Abdullah Yusuf Ali
And that cry of theirs ceased not, till We made them as a field that is mown, as ashes silent and quenched.
Abul A'la Maududi
They did not cease to cry this until We reduced them to stubble, still and silent.
Aisha Bewley
That cry of theirs went on until We made them stubble, silent, stamped out.
Al-Hilali & Khan
And that cry of theirs ceased not, till We made them as a field that is reaped, extinct (dead).
Ali Quli Qarai
That remained their cry until We turned them into a mown field, stilled [like burnt ashes].
Amatul Rahman Omar
Then they continued repeating this cry of theirs, till We made them (like) mown down field (and extinguished their spark of life leaving them like) smouldering ashes.
Arthur John Arberry
So they ceased not to cry, until We made them stubble, silent and still.
Bijan Moeinian
They were repeating the same phrase again and again while I was whipping them out of the face of the earth.
E. Henry Palmer
And that ceased not to be their cry until we made them mown down, - smouldering out!
Edip-Layth
So that remained as their cry until We took them all, and they became still.
George Sale
And this their lamentation ceased not, until we had rendered them like corn which is mowen down, and utterly extinct.
Hamid S. Aziz
Said they, "O woe is us! Verily, we were wrong-doers. "
Mahmoud Ghali
So that their (unjust) plea did not cease until We made them a harvest mown down.
Marmaduke Pickthall
And this their crying ceased not till We made them as reaped corn, extinct.
Mohamed Ahmed - Samira
And this remained their lament till We mowed them down and made them extinct.
Muhammad Asad
And that cry of theirs did not cease until We caused them to become [like] a field mown down, still and silent as ashes.
Mustafa Khattab
They kept repeating their cry until We mowed them down, ˹leaving them˺ lifeless.[1]
Progressive Muslims
So that remained as their cry until We took them all, and they became still.
Sahih International
And that declaration of theirs did not cease until We made them [as] a harvest [mowed down], extinguished [like a fire].
Sam Gerrans
And that, their call, ceased not until We made them a harvest, extinguished.
Shabbir Ahmed
And that cry of theirs did not cease until We made them as a field mown down, as silent as ashes. (36:28).
Syed Vickar Ahamed
And that cry of theirs did not stop, until We made them like a field to be cut (down) likes ashes silent and put out.
Taqi Usmani
Then, this continued to be their cry till We turned them into stubble, totally extinguished.
The Monotheist Group
So that remained their cry until We took them all, and they became still.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Telle ne cessa dʹêtre leur lamentation jusquʹà ce que Nous les eûmes moissonnés et éteints.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Her feryada wan wisa berdewam bû, heyanî ku me ew kirin mîna giyayê dirûtî û agirê vemirî.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar dat bleef hun geroep totdat Wij hen als een stoppelveld maakten, als uitgeblusten.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En deze hunne weeklacht hield niet op, dan nadat wij hen, gelijk het afgemaaide en geheel uitgedroogde koren, hadden uitgespreid.
Hollandaca — Siregar
En die weeklacht van hen hield niet op voordat Wij hen als neergemaaid, uitgestorven maakten.
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
Они продолжали так вопить, пока Мы не превратили их в безжизненное жнивье.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och deras jämmerrop tystnade inte förrän Vi (mejade ned dem och) lämnade dem som de torra, döda stråna (efter) skörden.