Onlar azabımızı hissedince, hemen oradan süratle kaçıyorlardı.
فَلَمَّا اَحَسُّوا بَأْسَنَا اِذَا هُمْ مِنْهَا يَرْكُضُونَ
fe lemmā eHassū be'senā iƶā hum minhā yerkuDūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Azâbımızı hissettiler mi hemen kaçmaya başlıyorlardı ondan.
Abdulkadir Gölpınarlı
Azâbımızı hissettiler mi hemen kaçmaya başlıyorlardı ondan.
Adem Uğur
Azabımızı hissettiklerinde bir de bakarsın ki oralardan (azap bölgesinden) kaçıyorlar!
Ahmed Hulusi
Şiddetimizi hissettiklerinde bir de bakarsın, oradan kaçıyorlar!
Ahmet Tekin
Onlar azâbımızın şiddetini hissettikleri zaman, hemen vasıtalarına binip topuklayarak yılgın bir vaziyette oradan kaçıyorlardı.
Ahmet Varol
Onlar zorlu azabımızı hissettiklerinde hemen oradan kaçıyorlardı.
Ali Bulaç
Bizim zorlu azabımızı hissettikleri zaman, oradan büyük bir hızla uzaklaşıp kaçıyorlardı.
Ali Fikri Yavuz
Onlar azabımızın şiddetini duydukları zaman memleketlerinden kaçıyorlardı.
Ali Rıza Safa
Cezamızı sezdiklerinde, hızla oradan kaçmak için uğraşıyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
Azabımızı hissettiklerinde, oralardan kaçmaya başladılar.
Bekir Sadak
Onlar bizim baskinimizi hissettiklerinde, oradan kacmaga koyuluyorlardi.
Celal Yıldırım
Onlar, yok edici baskınımızı hissedince hemen oradan tabana kuvvet kaçmağa koyuldular.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Azabımızı hissettiklerinde bakarsın ki yerlerinden kaçıyorlar.
Diyanet İşleri
Onlar azabımızı hissedince, hemen oradan süratle kaçıyorlardı.
Diyanet İşleri (eski)
Onlar bizim baskınımızı hissettiklerinde, oradan kaçmağa koyuluyorlardı.
Diyanet Vakfi
Azabımızı hissettiklerinde bir de bakarsın ki oralardan (azap bölgesinden) kaçıyorlar!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar azabımızın şiddetini hissettikleri zaman oradan kaçmaya koyuluyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Azabımızı hissettikleri zaman, hemen oradan üzengi tepiyorlardı (kaçıyorlardı).
Elmalılı Hamdi Yazır
Be'simizi hissettikleri vakit, hemen oradan üzengi depiyorlardı,
Erhan Aktaş
Öyle ki onlar azabımızı hissettikleri zaman, ondan kaçmaya çalışıyorlardı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Öyle ki onlar azabımızı hissettikleri zaman, ondan kaçmaya çalışıyorlardı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Öyle ki onlar azabımızı hissettikleri zaman, ondan kaçmaya çalışıyorlardı.
Fizilal-il Kuran
Bu zalimler azabımızın gelip çattığını farkettiklerinde derhal şehirlerinden kaçmaya koyuluyorlardı.
Gültekin Onan
Bizim zorlu azabımızı hissettikleri zaman, oradan büyük bir hızla uzaklaşıp kaçıyorlardı.
Hamdi Döndüren
Onlar azabımızı hissettiklerinde, hemen oradan kaçmaya kalkışıyorlardı!
Hasan Basri Çantay
(Evet), onlar azabımızı his (ve müşahede) etdikleri zaman hemen oralardan harıl harıl kaçıyorlardı.
Hasib Asutay
Azabımızı hissettikleri zaman onlar hemen oradan kaçmaya kalkışıyorlardı.
Hayrat Neşriyat
Artık azâbımızı hissettikleri zaman, onlar oradan hemen hızlıca kaçıyorlardı.
İbni Kesir
Bizim baskınımızı hissettikleri zaman; onlar, oradan kaçmaya yelteniyordu
Mehmet Okuyan
Azabımızı hissettiklerinde bir de bakarsın ki oralardan (azap bölgesinden) kaçıyorlar!
Muhammed Esed
Ve onlar Bizim cezalandırıcı kudretimizi hissetmeye başlar başlamaz, hemen oradan kaçmaya davranırlardı.
Mustafa İslamoğlu
Ve onlar Bizim ezici gücümüzü hissettikleri zaman, derhal oradan kaçmaya yeltendiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki, onlar Bizim azabımızı hissettiler. Onlar hemen oralardan süratle kaçınmaya başladılar.
Ömer Öngüt
Onlar bizim azabımızı hissettiklerinde oradan hızla uzaklaşıp kaçıyorlardı.
Suat Yıldırım
Onlar bizim baskınımızı hisseder etmez, derhal bineklerine yönelip kaçmaya yeltendiler.
Süleyman Ateş
Azabımızı hissettikleri zaman onlar, derhal oradan (kaçmak için hayvanlarını) mahmuzluyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
Baskınımızı hissedince hemen oradan kaçıyorlardı.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Baskınımızı anlayınca hemen oradan kaçarlardı.
Şaban Piriş
Azabımızı hissettikleri zaman, ondan süratle kaçıyorlardı.
Tefhim-ul Kuran
Bizim zorlu azabımızı hissettikleri zaman, oradan büyük bir hızla uzaklaşıp kaçıyorlardı.
Ümit Şimşek
Onlar, daha azabımızı hisseder etmez kaçışmaya başladılar.
Yaşar Nuri Öztürk
Şiddetimizi hissettiklerinde hiç vakit geçirmeksizin oradan dört nala kaçıyorlardı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar əzabımızı hiss edən kimi dərhal oradan qaçmağa başladılar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar əzabımızı (onları məhv edəcəyimizi) hiss edən kimi dərhal oradan (öz yurdlarından) qaçmağa üz qoydular.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn sie Unsere gewaltige Strafe nahen fühlten, liefen sie wie aufgeschreckte Tiere davon.
Almanca — Der Edle Quran
Als sie dann Unsere Gewalt spürten, liefen sie sogleich davor weg.
Almanca — M. A. Rassoul
Und da sie Unsere Strafe spürten, siehe, da begannen sie davor zu fliehen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und als sie unser Gewalt-Antun wahrnahmen, da rannten sie davon weg.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And when they sensed Our wrath approaching, in vain for their life, they fled to other places.
Abdul Haleem
When they felt Our might coming upon them, see how they tried to escape it!
Abdullah Yusuf Ali
Yet, when they felt Our Punishment (coming), behold, they (tried to) flee from it.
Abul A'la Maududi
Then, when they perceived Our chastisement they took to their heels and fled.
Aisha Bewley
When they perceived Our violent force they ran away from it.
Al-Hilali & Khan
Then, when they perceived (saw) Our Torment (coming), behold, they (tried to) flee from it.
Ali Quli Qarai
So when they sighted Our punishment, behold, they ran away from it.
Amatul Rahman Omar
No sooner did they perceive Our punishment than they began to flee from it.
Arthur John Arberry
Then, when they perceived Our might, behold, they ran headlong out of it.
Bijan Moeinian
When My punishment descended upon them, they tried to run from it.
E. Henry Palmer
And when they perceived our violence they ran away from it.
Edip-Layth
So it was that when they perceived Our power, they were running from it.
George Sale
And when they felt our severe vengeance, behold, they fled swiftly from those cities.
Hamid S. Aziz
How many a community that had done wrong have We shattered, and raised up after it another people!
Mahmoud Ghali
Then, when they perceived Our violence, only then did they (run) scampering out of it.
Marmaduke Pickthall
And, when they felt Our might, behold them fleeing from it!
Mohamed Ahmed - Samira
Whensoever they sensed Our punishment they fled from them.
Muhammad Asad
And [every time, ] as soon as they began to feel Our punishing might, lo! they tried to flee from it
Mustafa Khattab
When the wrongdoers sensed ˹the arrival of˺ Our torment, they started to run away from their cities.
Progressive Muslims
So it was that when they perceived Our power, they were running from it.
Sahih International
And when its inhabitants perceived Our punishment, at once they fled from it.
Sam Gerrans
And when they perceived Our might, then did they flee from it.
Shabbir Ahmed
And as soon as they began feeling Our Mighty Requital, behold them fleeing from it! (7:182), (16:26).
Syed Vickar Ahamed
Then, when they felt Our Punishment (coming), look, they (tried to) run away from it.
Taqi Usmani
So, as soon as they sensed Our punishment (approaching them), they started fleeing from it.
The Monotheist Group
So it was that when they perceived Our power, they were running from it.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Quand (ces gens) sentirent Notre rigueur ils sʹen enfuirent hâtivement.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Çi dema pêjna ezabê me dikirin, ha te dît bi lez ji berê direviyan.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wanneer zij dan Ons geweld voelden renden zij eruit weg.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En toen zij onze strenge wraak gevoelden, vluchtten zij ijlings uit die steden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
После того же, как они [те неверующие] почувствовали [увидели] Нашу ярость [сильное наказание], то вот они из нее [из селения] убегают.
Rusça — Osmanov
Когда же они испытали Нашу [карающую] мощь, то обратились в бегство.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
När de fick känning av Vårt stränga (straff) ville de fly undan på snabbaste sätt,