Onlara, "Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız" denildi.
لَا تَرْكُضُوا وَارْجِعُوا اِلٰى مَا اُتْرِفْتُمْ فِيهِ وَمَسَاكِنِكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْـَٔلُونَ
lā terkuDū ve rciǔ ilā mā utriftum fīhi ve mesākinikum leǎllekum tuselūne
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | لَا | lā | — | |
| 2 | تَرْكُضُوا | terkuDū | ر ك ضAyakları hareket ettirmek, teşvik etmek, ayakla sertçe vurmak, uçmak, koşmak. | (boşuna) kaçmayın |
| 3 | وَارْجِعُوا | ve rciǔ | ر ج عgeri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek. | ve dönün |
| 4 | اِلٰى | ilā | — | |
| 5 | مَا | mā | şeylere (ni'metlere) | |
| 6 | اُتْرِفْتُمْ | utriftum | ت ر فYumuşak, rahat, nazik bir yaşam sürmek, hayatın güzel şeylerinden zevk almak, hayatın güzel şeylerini bahşetmek. | şımartıldığınız |
| 7 | فِيهِ | fīhi | içinde | |
| 8 | وَمَسَاكِنِكُمْ | ve mesākinikum | س ك نSakin olmak, durgun olmak, hareketsiz kalmak, dinmek, yatışmak, sükûnet bulmak, yerleşmek, oturmak, ikamet etmek, yuva kurmak, huzur bulmak, sessizleşmek | ve yurtlarınıza |
| 9 | لَعَلَّكُمْ | leǎllekum | çünkü | |
| 10 | تُسْـَٔلُونَ | tuselūne | س ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek | sorguya çekileceksiniz |
Tüm mealler
Meal seçin (79 / 79 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Kaçmayın, dönün sâhip olduğunuz mallara, nîmetlere ve evlere; çünkü sorguya çekileceksiniz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Kaçmayın, dönün sâhip olduğunuz mallara, nîmetlere ve evlere; çünkü sorguya çekileceksiniz.
Adem Uğur
Kaçmayın! İçinde bulunduğunuz refaha ve yurtlarınıza dönün! Çünkü size sorular sorulacak!
Ahmed Hulusi
"Kaçmayın; bolluktan şımardığınız yere, meskenlerinize dönün ki sorgulanasınız. "
Ahmet Tekin
'Yılgın vaziyette, vasıtalarınıza binip topuklayarak kaçmayın. Size verilen nimetlere, refaha, yurtlarınıza dönün. Bunlar hesaba çekilmenize vesile olacak.'
Ahmet Varol
'Kaçmayın, size sağlanan refaha ve yurtlarınıza dönün. Olur ki sorguya çekilirsiniz.'
Ali Bulaç
"Uzaklaşıp kaçmayın, içinde şımarıp azdığınız refaha ve yurtlarınıza dönün; çünkü sorguya çekileceksiniz."
Ali Fikri Yavuz
(Melekler onlara şöyle dedi): “- Kaçmayın, içinde bulunduğunuz nimete ve evlerinize dönün; çünkü sorguya çekileceksiniz.”
Ali Rıza Safa
"Kaçmayın! Sizi şımartan şeylere ve yerleşim yerlerinize dönün; sorguya çekileceksiniz!"
Bayraktar Bayraklı
"Kaçmayınız! İçinde bulunduğunuz refaha ve evlerinize dönünüz! Çünkü size sorular sorulacak."
Bekir Sadak
"Kosup kacmayin; size nimet verilen yere, yurdlariniza donun, elbette sorguya cekileceksiniz» dedik.
Celal Yıldırım
Kaçmayın, refah içinde geçirdiğiniz nimetlere ve konaklarınıza dönünüz; çünkü elbette sorguya çekileceksiniz.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
“Kaçmayın! İçinde bulunduğunuz refaha ve yurtlarınıza dönün; herhalde sorgulanacaksınız!” (dendiğinde);
Diyanet İşleri
Onlara, "Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız" denildi.
Diyanet İşleri (eski)
'Koşup kaçmayın; size nimet verilen yere, yurdlarınıza dönün, elbette sorguya çekileceksiniz' dedik.
Diyanet Vakfi
«Kaçmayın! İçinde bulunduğunuz refaha ve yurtlarınıza dönün! Çünkü size sorular sorulacak!»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Koşup kaçmayın; size nimet verilen yere, yurtlarınıza dönün ki, sorguya çekileceksiniz» dedik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yok tepinmeyin, dönün içinde şımartıldığınız nimetlere ve yurtlarınıza ki, sorguya çekileceksiniz! dedik.
Elmalılı Hamdi Yazır
yok, dedik: tepinmeyin, dönün o içinde şımartıldığınız şeylere ve meskenlerinize, ki sorguya çekileceksiniz
Erhan Aktaş
Boşuna kaçmayın, refaha kavuşturulduğunuz şeylere ve evlerinize geri dönün; çünkü hesaba çekileceksiniz.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Boşuna kaçmayın, refaha kavuşturulduğunuz şeylere ve evlerinize geri dönün; çünkü hesaba çekileceksiniz.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Boşuna kaçmayın, refaha kavuşturulduğunuz şeylere ve evlerinize geri dönün; çünkü hesaba çekileceksiniz.
Fizilal-il Kuran
Kaçmayınız, sizi baştan çıkaran nimetlere ve evlerinize dönünüz ki, sorguya çekileceksiniz!
Gültekin Onan
"Uzaklaşıp kaçmayın, içinde şımarıp azdığınız refaha ve yurtlarınıza dönün; çünkü sorguya çekileceksiniz."
Hamdi Döndüren
“Hayır! Kaçmaya çalışmayın! Yine sizi azdıran o refaha ve evlerinize dönün; çünkü sorguya çekileceksiniz!”
Hasan Basri Çantay
(Onlara:) "Kaçmayın, içinde bulunduğunuz refaha, yurdlarında dönün, çünkü sorguya çekileceksiniz" (denildi).
Hasib Asutay
'Kaçmayın! İçinde bulunduğunuz refaha ve yurtlarınıza dönün! Çünkü sorguya çekileceksiniz ' (denildi).
Hayrat Neşriyat
'Kaçmayın, içinde şımartıldığınız şeye (ni'metlere) ve evlerinize dönün ki(başınıza gelenlerden) suâl olunasınız!'
İbni Kesir
Koşup kaçmayın, size nimet verilen yere, yurtlarınıza dönün. Elbette sorguya çekileceksiniz.
Mehmet Okuyan
(Onlara şöyle demiştik:) “Kaçmayın! İçinde bulunduğunuz (sizi şımartan) refaha ve yurtlarınıza dönün! Çünkü size sorular sorulacak!”
Muhammed Esed
(Ama sanki kendilerine:) "Kaçmaya kalkışmayın; bolluk ve keyif içinde sizi şımartan şeylere, evlerinize yurtlarınıza dönün, ki belki (yapıp ettiklerinizden ötürü) sorguya çekileceksiniz!" (denmiş gibi, kaybettiklerini anlarlar).
Mustafa İslamoğlu
Durun, kaçmayın! Haydi, sizi küstahça şımartan konforlu yaşantınıza ve konuklarınıza geri dönün! Ne yani, herhalde hesaba çekilecektiniz!
Ömer Nasuhi Bilmen
«Kaçmayınız ve içinde mütenaim olduğunuz yere ve meskenlerinize geri dönünüz. Umulur ki siz, sual olunacaksınız.»
Ömer Öngüt
Kaçmayın! İçinde şımarıp azdığınız nimetlere ve meskenlerinize dönün! Çünkü sorguya çekileceksiniz.
Suat Yıldırım
"Yok," dedik, "tepinmeyin, dönün o içinde şımardığınız refah ve konfora! Dönün o konaklarınıza ki sorguya çekileceksiniz."
Süleyman Ateş
(Boşuna) Kaçmayın, (bol bol verilip) içinde şımartıldığınız(ni'metler)e ve yurtlarınıza dönün, çünkü sorguya çekileceksiniz!
Süleymaniye Vakfı
"Kaçmayın, şımartıldığınız şeylere ve evlerinize dönün! Belki sizden bir şeyler istenir."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Kaçmayın! Şımartıldığınız şeylere ve evlerinize dönün; belki size bir şey sorulur."
Şaban Piriş
-Kaçmayın, içinde bulunduğunuz refaha ve evlerinize dönün. Belki size bir şey sorulur.
Tefhim-ul Kuran
«Uzaklaşıp kaçmayın, içinde şımarıp azdığınız refaha ve yurtlarınıza dönün; çünkü sorguya çekileceksiniz.»
Ümit Şimşek
Kaçmasanıza! Dönün içinde yüzdüğünüz nimetlere ve konaklarınıza; çünkü sorgulanacaksınız.
Yaşar Nuri Öztürk
Kaçmayın, içinde servet şımarıklığına düştüğünüz yere, meskenlerinize dönün ki, hesaba çekilebilesiniz.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
“Qaçmayın! İçində olduğunuz xoş güzərana və yurdlarınıza qayıdın. Bəlkə, sizinlə məsləhətləşdilər”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Mələklər istehza ilə onlara belə dedilər:) ″Qaçmayın, kef çəkdiyiniz yerə, məskənlərinizə qayıdın″. Yəqin ki, (hara getmişdiniz; mal-dövlətiniz, cəh-cəlalınız necə oldu, deyə) sorğu-sual ediləcəksiniz!
Almanca (2)
Almanca — Der Edle Quran
ʺLauft nicht weg, sondern kehrt zu dem euch verliehenen üppigen Leben und zu euren Wohnungen zurück, auf daß ihr befragt werden möget.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
ʺFlieht nicht, sondern kehrt zu dem Behagen, das ihr genießen dürftet, und zu euren Wohnstätten zurück, damit ihr befragt werden könnt.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
-In irony they were told-: do not flee but go back to your lustful life and to your dwellings; you may have much to answer for.
Abdul Haleem
‘Do not try to escape. Go back to your homes and the pleasure you revelled in: you may be questioned.’
Abdullah Yusuf Ali
Flee not, but return to the good things of this life which were given you, and to your homes in order that ye may be called to account.
Abul A'la Maududi
(They were told): "Flee not, but return to your comforts and to your dwellings. You are likely to be questioned."
Aisha Bewley
‘Do not run away! Return to the life of luxury you enjoyed and to the places where you lived, so that you can be interrogated!’
Al-Hilali & Khan
Flee not, but return to that wherein you lived a luxurious life, and to your homes, in order that you may be questioned.
Ali Quli Qarai
‘Do not run away! Return to the opulence you were given to enjoy and to your dwellings so that you may be questioned!’
Amatul Rahman Omar
(Thereupon We called out to them, ) `Flee not but return to that (state of luxury) in which you were provided comforts and to your dwellings so that you might be called to account for (your conduct). '
Arthur John Arberry
'Run not! Return you unto the luxury that you exulted in, and your dwelling-places; haply you shall be questioned. '
Bijan Moeinian
"Do not run. come back to those houses wherein you were enjoying a luxurious life and answer My questions."
E. Henry Palmer
'Run not away, but return to what ye delighted in, and to your dwellings! haply ye will be questioned. '
Edip-Layth
"Do not run; come back to your lavish lifestyle and your homes, so that you will be questioned!"
George Sale
And the angels said, scoffingly, unto them, do not fly; but return to that wherein ye delighted, and to your habitations: Peradventure ye will be asked.
Hamid S. Aziz
And when they perceived Our Might, behold, they tried to flee from it.
Mahmoud Ghali
"Do not scamper out and return to whatever luxury you were given to live in and to your dwellings, that you would be questioned. "
Marmaduke Pickthall
(But it was said unto them): Flee not, but return to that (existence) which emasculated you and to your dwellings, that ye may be questioned.
Mohamed Ahmed - Samira
"Do not flee; go back to your halls of pleasure and your habitations, so that you may be interrogated. "
Muhammad Asad
[and at the same time they seemed to hear a scornful voice]: "Do not try to flee, but return to all that [once] gave you pleasure and corrupted your whole being. and [return] to your homes, so that you might be called to account [for what you have done]!"
Mustafa Khattab
˹They were told,˺ "Do not run away! Return to your luxuries and your homes, so you may be questioned ˹about your fate˺."
Progressive Muslims
"Do not run, and come back to that which you were living lavishly in and your homes; so that you will be questioned. "
Sahih International
[Some angels said], "Do not flee but return to where you were given luxury and to your homes - perhaps you will be questioned. "
Sam Gerrans
“Flee not! But return to that wherein you were given opulence, and your dwellings, that you might be questioned.”
Shabbir Ahmed
(It was said) Flee not, but return to the good things of life you were given, and to your mansions, in order that you may be called to account. (How you amassed this wealth and luxury (102:8)).
Syed Vickar Ahamed
Do not run away, but come back to the good things of this life given to you, and to your homes, in order that you may be called to account.
Taqi Usmani
(It was said to them,) "Do not flee, and go back to the luxuries you were made to enjoy, and to your dwellings. May be you are asked questions."
The Monotheist Group
"Donot run, and come back to that which you were living lavishly in and your homes; so that you will be questioned."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ne galopez point. Retournez plutôt au grand luxe où vous étiez et dans vos demeures, afin que vous soyez interrogés.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Firîşteyan jî ji wan re digot:) De nerevin! Li nîmet û warên xwe yên xweş vegerin; belkî hûn bêne pirsyarkirin (ka ev a bi serê we de hat çi bû û ji bo çi bû?)
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Rent niet weg, maar keert terug naar het aan jullie verleende luxeleven en jullie woningen; misschien zullen jullie je moeten verantwoorden.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En de engelen zeiden spottenderwijze tot hen: Vlucht niet, maar keert terug tot uwe vermaken en tot uwe woningen; misschien zult gij ondervraagd worden.
Hollandaca — Siregar
Rent niet weg, maar keert terug naar wat jullie van de goede dingen van het leven gegeven was en jullie huizen, opdat jullie ondervraagd zullen worden.
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
[Ангелы возвестили им]: ʺНе убегайте и вернитесь к дарованному вам в изобилии и к вашим жилищам, быть может, вас призовут к ответуʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(men en röst hejdade dem:) ʺFly inte! Återvänd till ert ombonade liv i bekvämlighet och överflöd och till era hem; kanske får ni några frågor (som ni måste svara på).ʺ