"Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim."

وَاِنِّي لَغَفَّارٌ لِمَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا ثُمَّ اهْتَدٰى

ve innī le ğaffārun li men tābe ve āmene ve ǎmile SāliHen ṧumme htedā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِنِّيve innīve ben
2لَغَفَّارٌle ğaffārunغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekçok bağışlayıcıyımdır
3لِمَنْli menkimseye karşı
4تَابَtābeت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.tevbe eden
5وَاٰمَنَve āmeneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanve inanan
6وَعَمِلَve ǎmileع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatve iş yapan
7صَالِحًاSāliHenص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.yararlı
8ثُمَّṧummesonra da
9اهْتَدٰىhtedāه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.yola gelen

Tüm mealler

Meal seçin (96 / 96 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve şüphe yok ki ben bütün suçlarını örterim tövbe edip inananın ve iyi işlerde bulunup sonra da doğru yolu bulanın.

Abdullah Aydın

(Bununla beraber) Şüphesiz ki ben, tövbe edip îmân edenleri, iyi işlerde bulunanları, sonra da hak yolunda sebat gösterenleri elbette çok bağışlayıcıyım.

Adem Uğur

Şu da muhakkak ki ben, tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra (böylece) doğru yolda giden kimseyi bağışlarım.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki ben, tövbe eden (hakikatine yakışmayan davranışlarını fark edip pişmanlıkla dönen), iman eden ve imanın gereklerini uygulayan, sonra da doğru yolu bulan kimseye elbette Ğaffar'ım.

Ahmet Davudoğlu

Bununla beraber, hiç şüphe yok ki ben, tevbekâr olan ve îmân edip yararlı iş gören, sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için çok bağışlayıcıyım.

Ahmet Tekin

Ben tevbe ederek, isyandan vazgeçip bana itaate yönelenleri, iman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenleri, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşma-sını sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenleri, artık doğru yolda sebat eden kimseleri daima koruma kalkanına alırım, bağışlarım.

Ahmet Varol

Şüphesiz ben tevbe eden, iman eden, salih amel işleyen sonra hidayete eren için çok bağışlayıcıyım.

Ali Arslan

Ben (şirkten ve günahtan) tövbe eden ve salih amel işleyen sonra da doğru yolda sebat eden kimseye karşı elbette çok bağışlayıcıyım.

Ali Bulaç

Gerçekten ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup da sonra doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım.

Ali Fikri Yavuz

Bununla beraber, şüphe yok ki ben, tevbe eden, iman edip salih amel işleyen sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için Gaffar’ım (çok bağışlayıcıyım).

Ali Rıza Safa

"Ve kuşkusuz, pişmanlık gösteren, inanmış olarak erdemli edimler yapan ve sonra da doğru yola erişen kimse için, Ben, Bağışlayıcıyım!"

Arif Pamuk

Doğrusu ben, tevbe edeni, inanan ve yararlı iş yapanı, sonra da doğru yola gireni elbette bağışlarım.

Ayntabî Mehmet Efendi

(Maamafih) Ben, (şirkten) tevbe ve (vâhdaniyyetime) îmân edenler, sâlih amel işleyenler, sonra da doğru yolu tutanlar hakkında muhakkak ki Gaffar'ım.

Bahaeddin Sağlam

Ve kesinlikle ben, dönüş yaparak îmân edip salih ameller yaptıktan sonra, doğru yolda gitmeye devam eden kişi için çok bağışlayanım.

Bayraktar Bayraklı

"Doğrusu ben, tövbe edeni, inanıp yararlı işler yapanı, sonra da doğru yola gideni bağışlarım."

Bekir Sadak

Dogrusu Ben, tevbe edeni, inanip yararli is isleyerek dogru yola gireni bagislarim.

Bir Heyet

Kim inkardan vazgeçip tövbe eder, iman edip salih amel işler ve hidayete devam ederse, şüphesiz ki ben, onu çokca bağışlarım.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki ben tevbe edipinanan ve iyi yararlı amelde bulunduktan sonra doğru yolu bulanı çok bağışlayanım.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şu da bilinmeli ki, ben tövbe edip yürekten inanan ve iyi işler yapan, sonra da doğru yolda sebat eden kimselere karşı çok bağışlayıcıyım.

Diyanet İşleri

"Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim."

Diyanet İşleri (eski)

Doğrusu Ben, tevbe edeni, inanıp yararlı iş işleyerek doğru yola gireni bağışlarım.

Diyanet Vakfı (1993)

Şu da muhakkak ki ben, tövbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra (böylece) doğru yolda giden kimseyi bağışlarım.

Diyanet Vakfi

Şu da muhakkak ki ben, tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra (böylece) doğru yolda giden kimseyi bağışlarım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bununla beraber, şüphe yok ki ben, tevbe eden, iman edip salih amel işleyen, sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için çok bağışlayıcıyım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bununla birlikte, Ben tevbe eden, iman edip yararlı işler yapan sonra da doğru giden kimse için çok bağışlayıcıyım, şüphesiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bununla beraber şübhe yok ki ben, tevbe eden ve iyman edip salih amel yapan, sonra da doğru giden kimse için gaffarım

Erhan Aktaş

Ben, tevbe eden, iman edip salihatı yapan, doğru yolda olan kimseyi kesinlikle bağışlarım.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ben, tevbe eden, iman edip salihatı yapan, doğru yolda olan kimseyi kesinlikle bağışlarım.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ben, tövbe eden, iman edip salihatı yapan, doğru yolda olan kimseyi kesinlikle bağışlarım.

Fizilal-il Kuran

Kuşku yok ki, ben tövbe edip iman edenlere iyi ameller işleyip doğru yoldan ayrılmayanlara karşı affediciyim.

Gültekin Onan

Gerçekten ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup da sonra doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım.

Hamdi Döndüren

“Bununla birlikte, kuşkusuz Ben, tevbe eden, inanan, iyi iş işleyen ve böylece doğru yolu bulan kimseyi de kesinlikle bağışlarım.”

Hasan Basri Çantay

(Bununla beraber) şübhesiz ki ben tevbe ve iman edenleri, iyi iyi amel (ve hareket) de bulunanları, sonra da doğru yolda (ölünceye kadar) sebat edenleri elbette çok yarlığayıcıyım.

Hasan Tahsin Feyizli

(Bunula beraber) Şüphesiz ben, tövbe edenleri, iman edip iyi işler yapanları, sonra doğru yolu tutanları elbette çok bağışlayıcıyımdır.

Hasib Asutay

Gerçekten ben tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra (böylece) doğru yola erişen kimseye karşı şüphesiz çok bağışlayıcıyım.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki ben, tevbe eden ve îmân edip sâlih amel işleyen, sonra da hidâyette(sebât edip, sabırlı) olan kimseye karşı elbette çok mağfiret ediciyim.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

Doğrusu ben, tevbe edeni, inanıp yararlı iş işleyerek doğru yola gireni bağışlarım.

Hüseyin Kaleli

“Şüphesiz ben de Tevbe eden ve îman eden, hem de yararlı iş yapan sonra hidâyette sebat eden kimseye elbette çok mağfiret edenim.”

İbni Kesir

Muhakkak ki ben; tevbe edeni, inanarak salih amel işleyeni sonra da doğru yola gireni elbette bağışlayanım.

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

İnkardan dönüp tövbe eden, iman edip güzel işler yapan ve hidayete devam eden kimse için de, muhakkak ki Ben çok bağışlayıcıyımdır.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki ben (Allah’a) yönelen, iman edip iyi iş(ler) yapan, sonra da doğru yolda olan kimseyi çok bağışlayıcıyım.

Muhammed Esed

Bununla birlikte, yine unutmayın ki, pişman olup doğru yola dönen, imana erişip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan ve bundan sonra da doğru yolda yürüyen kimse için gerçek bağışlayıcı Benim.

Mustafa İslamoğlu

Ama şu da var ki Ben, af dileyip samimiyetle Bana yönelen, iman eden ve erdemli davranan, nihayet doğru yolda olan herkesi tekrar tekrar bağışlayan biriyim!

Nedim Yılmaz

Şu bir gerçek ki; Ben Allah’a dönen, îmân edip salih amel işleyen sonra da doğru yol üzerinde devam edenleri bağışlarım.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve şüphe yok ki, Ben tevbe eden ve imân eyleyen ve sâlih amelde bulunan, sonra da doğru yolda sebat gösteren kimse için çok yarlığayıcıyım.

Ömer Öngüt

Bununla beraber şüphe yok ki ben, tevbe eden, iman edip sâlih amel işleyen, sonra da hak yolunda (ölünceye kadar) sebat eden kimseyi elbette çok bağışlayıcıyım.

Ömer Rıza Doğrul

Hiç şüphe yok ki Ben, tövbe edenleri, doğru dürüst işler işleyenleri, doğru yolu tutanları yarlığayıcıyım.

Suat Yıldırım

Şu da muhakkak ki inkârdan dönüş yapan, iman eden, güzel ve makbul işler yapan, böylece doğru yola giren kimseyi de affederim.

Süleyman Ateş

"Ve Ben, tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra da yola gelen kimseye karşı çok bağışlayıcıyımdır."

Süleymaniye Vakfı

Şurası kesindir ki tevbe eden /dönüş yapan, inanıp güvenen, iyi iş yapan ve bundan sonra da doğru yolda gideni ben mutlaka bağışlarım.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ben, dönüş yapan (tevbe eden), inanıp güvenen ve iyi iş yapan aynı zamanda doğru yola girmiş olanı elbette bağışlarım.

Şaban Piriş

Ben, elbette, tevbe edeni ve iman edip, doğruları yapanı sonra da doğru yolda yürüyeni bağışlarım.

Talat Koçyiğit

Şüphesiz ben tövbe edeni, îmân edip salih amel işleyen ve sonrada doğru yola girenler için çok bağışlayıcıyım.

Tefhim-ul Kuran

Gerçekten ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup da sonra doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım.

Ümit Şimşek

Bununla beraber, tevbe ederek iman eden, güzel işler yapan ve doğru yola yönelen kimse için de Ben çok bağışlayıcıyımdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve ben, tövbe eden, inanan, hayra ve barışa yönelik iş yapıp sonra da düzgün bir biçimde yol alan kimseye karşı, gerçekten çok affediciyim, Gaffar'ım.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

Bununla beraber ben, tövbe eden, îmân edip salih amel işleyen ve sonra da hidayete giden kimseyi elbette mağfiret ediciyim.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Mən, həqiqətən də, tövbə edib, iman gətirib yaxşı işlər görən, sonra da doğru yolu tutanları bağışlayıram.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Şübhəsiz ki, Mən həm də tövbə edib iman gətirəni yaxşı işlər görüb, sonra da doğru yolu tutanı çox bağışlayanam!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ich bin voller Vergebung dem Reumütigen gegenüber, der zum aufrichtigen Glauben findet, gute Werke tut und unbeirrt den rechten Weg geht.

Almanca — Der Edle Quran

Und Ich bin wahrlich Allvergebend für denjenigen, der bereut und glaubt und rechtschaffen handelt und sich hierauf rechtleiten läßt.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und doch gewähre Ich dem Verzeihung, der bereut und glaubt und das Gute tut und dann der Führung folgt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, ICH bin bestimmt allvergebend für denjenigen, der reuig wurde, den Iman verinnerlichte, gottgefällig Gutes tat und dann Rechtleitung fand.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

However, I am indeed Forgiving; I extend forgiveness to him whose heart reflects the image of religious and spiritual virtues and his deeds wisdom and piety and Providence his guide.

Abdul Haleem

Yet I am most forgiving towards those who repent, believe, do righteous deeds, and stay on the right path.’

Abdullah Yusuf Ali

"But, without doubt, I am (also) He that forgives again and again, to those who repent, believe, and do right, who,- in fine, are ready to receive true guidance."

Abul A'la Maududi

But I am indeed Most Forgiving to him who repents and believes and does righteous works and keeps to the Right Way."

Aisha Bewley

But I am Ever-Forgiving to anyone who makes tawba and has iman and acts rightly and then is guided.

Al-Hilali & Khan

And verily, I am indeed forgiving to him who repents, believes (in My Oneness, and associates none in worship with Me) and does righteous good deeds, and then remains constant in doing them, (till his death).

Ali Quli Qarai

Indeed I am all-forgiver toward him who repents, becomes faithful and acts righteously, and then follows guidance. ’

Amatul Rahman Omar

But surely I am greatly protecting to him who turns (to Me) in repentance and believes and does righteous deeds and then sticks to guidance.

Arthur John Arberry

Yet I am All-forgiving to him who repents and believes, and does righteousness, and at last is guided. '

Bijan Moeinian

Know that I am Forgiver. The one who repents, chooses to believe, and does good things is a guided person. Moses rushes to meet the Lord after Passover:

E. Henry Palmer

'Yet am I forgiving unto him who repents and believes and does right, and then is guided.

Edip-Layth

I am forgiving for whomever repents and does good work, then is guided.

George Sale

But I will be gracious unto him who shall repent and believe, and shall do that which is right; and who shall be rightly directed.

Hamid S. Aziz

Saying, "Eat of the good things We have provided you with, but do not commit excesses therein, lest My wrath justly descend upon you; for on whomsoever My wrath descends they perish indeed.

Mahmoud Ghali

And surely I am indeed Superb Forgiver towards him who repents and believes and does righteousness and thereafter is (rightly) guided. "

Marmaduke Pickthall

And lo! verily I am Forgiving toward him who repenteth and believeth and doeth good, and afterward walketh aright.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet I am gracious to him who repents and believes, and does the right, and follows the straight path.

Muhammad Asad

Yet withal, behold, I forgive all sins unto any who repents and attains to faith and does righteous deeds, and thereafter keeps to the right path.

Mustafa Khattab

But I am truly Most Forgiving to whoever repents, believes, and does good, then persists on ˹true˺ guidance."

Progressive Muslims

And I am forgiving for whomever repents and does good work, then is guided.

Sahih International

But indeed, I am the Perpetual Forgiver of whoever repents and believes and does righteousness and then continues in guidance.

Sam Gerrans

And I am all-forgiving towards him who repents and believes and works righteousness; then is he guided.

Shabbir Ahmed

And verily, I am the Protecting Forgiver. There is plenty of room in My Laws to forgo wrongs of the past, so repent by coming back to the right path. Those who believe in My Laws, keep the collective good of the society in mind, and maintain that Order, will find themselves on the way to Success.

Syed Vickar Ahamed

"And verily, without doubt, I am (also) He Who forgives again and again, those who repent, believe, and do right— Who, in reality, are ready to receive true guidance. "

Taqi Usmani

Surely I am the Most-Forgiving for him who repents and believes and acts righteously, then follows the right path.

The Monotheist Group

And I am forgiving for whoever repents and does good works, then is guided.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et je suis Grand Pardonneur à celui qui se repent, croit, fait bonne œuvre, puis se met sur le bon cheminʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman ez ji bo wî kesê ku poşman bibe, bawerî bîne û karê qenc bike, paşê di riya rast de here, pir bexşîner û tobepêjrîn im.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar Ik ben een vergever voor wie berouw toont, gelooft en deugdelijk handelt en zich dan op het goede pad laat brengen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar ik zal barmhartig zijn omtrent hem, die berouw gevoelen en gelooven zal, en doet wat goed is, en die op den rechten weg zal volgen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И поистине, Я [Аллах] однозначно прощающ по отношению к тем, кто покаялся (в неверии и своих грехах), уверовал и творил праведное [уверовал в Аллаха и исполнял Его Слово], а потом последовал (истинным) путем.

Rusça — Osmanov

Воистину, Я прощаю тех, кто раскаялся, уверовал и вершил добро, а потом ступил на прямой путь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men Jag ger förvisso den full förlåtelse som ångrar sig, antar tron och sedan lever ett rättskaffens liv och följer vägledningen.ʺ