"Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük. (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen'e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tur'a) geldin ey Musa!"
اِذْ تَمْشِي اُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰى مَنْ يَكْفُلُهُ فَرَجَعْنَاكَ اِلٰٓى اُمِّكَ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَاكَ مِنَ الْغَمِّ وَفَتَنَّاكَ فُتُونًا فَلَبِثْتَ سِنِينَ فِي اَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلٰى قَدَرٍ يَامُوسَىٰ
iƶ temşī uḣtuke fe teḳūlu hel edullukum ǎlā men yekfuluhu fe raceǎ'nāke ilā ummike key teḳarra ǎynuhā ve lā teHzene ve ḳatelte nefsen fe necceynāke mine l-ğammi ve fetennāke futūnen fe lebiṧte sinīne fī ehli medyene ṧumme ci'te ǎlā ḳaderin yā mūsā
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Hani kız kardeşin gitmiş de onu yetiştirecek birisini bulayım mı size demişti, gözü aydın olsun, kederlenmesin diye tekrar anana kavuşturmuştuk seni ve birisini öldürmüştün de seni gamdan kurtarmıştık ve seni sınayıp durmuştuk ve yıllarca Medyen halkının içinde kalmıştın, sonra da mukadder olduğu gibi buraya geldin ey Mûsâ.
Abdulkadir Gölpınarlı
Hani kız kardeşin gitmiş de onu yetiştirecek birisini bulayım mı size demişti, gözü aydın olsun, kederlenmesin diye tekrar anana kavuşturmuştuk seni ve birisini öldürmüştün de seni gamdan kurtarmıştık ve seni sınayıp durmuştuk ve yıllarca Medyen halkının içinde kalmıştın, sonra da mukadder olduğu gibi buraya geldin ey Mûsâ.
Adem Uğur
Hani, kız kardeşin gidip "Ona bakacak birini size bulayım mı?" diyordu. Böylece seni, gözü gönlü mutluluk dolsun ve üzülmesin diye annene geri verdik. Ve sen, birini öldürdün de seni endişeden kurtardık. Seni iyiden iyiye denemeden geçirdik. Bunun için yıllarca Medyen halkı arasında kaldın. Sonra takdire göre (bu makama) geldin ey Musa!
Ahmed Hulusi
"Hani kız kardeşin yürüyor (Firavun ailesine gidip) ve diyordu ki: 'Onu kabullenip yetiştirecek kimseyi size göstereyim mi?'. . . Böylece seni annene geri döndürdük gözü aydın olsun ve hüzünlenmesin diye. . . (Hem) sen bir kişiyi öldürdün de biz seni o dertten kurtardık. . . Seni denemeden denemeye uğrattık da. . . (Hani) Ehl-i Medyen içinde (Şuayb a. s. ın yanında) senelerce kaldın. . . Sonra da kaderin üzere buraya geldin ya Musa!"
Ahmet Tekin
'Hani kız kardeşin Firavun’un sarayına gidecek: 'Ona bakacak birini size bulayım mı?' diyecekti. Böylece seni tekrar annene ver-dik ki, gözü aydın olsun, mutlu olsun, kederlenmesin. Sen, bir de, adam öldürdün. Seni gamdan, endişeden kurtardık. Seni belâ ve musibetlerle imtihan ettik. Bu sebeple, yıllarca Medyen Halkı arasında yaşadın. Sonra takdire göre, peygamberlik makamına geldin, ey Mûsâ!'
Ahmet Varol
Hani kızkardeşin dolaşıp: 'Ona bakacak birini size bildireyim mi?' diyordu. Böylece gözü aydın olsun ve üzülmesin diye seni annene döndürdük. Sen bir can öldürmüştün de seni tasadan kurtarmış ve çeşitli şekillerde imtihan etmiştik. Medyen halkı arasında yıllarca kaldın sonra da bir takdir üzere (buraya) geldin, ey Musa!
Ali Bulaç
"Hani kız kardeşin gezinip; "Onu(n bakımını) üstlenecek birini size haber vereyim mi?" demekteydi. Böylece, seni annene geri çevirmiş olduk ki, gözü aydın olsun ve hüzne kapılmasın. Sen bir insan öldürmüştün de, biz seni tasadan kurtarmış ve seni 'esaslı bir denemeden geçirip denemiştik.' Medyen halkı arasında da yıllarca kalmıştın, sonra bir kader üzerine (buraya) geldin ey Musa."
Ali Fikri Yavuz
Hani kız kardeşin, (denize atılmandan sonra seni takip ederek Firavun’un sarayına) gidip (hiç bir meme kabul etmediğini işitince) diyordu ki: “Size, ona iyi bakacak birini buluvereyim mi” Böylece seni tekrar annene verdik ki, gözü aydın olsun da, kederlenmesin. Hem (sen çocukken) bir adam (kıptî bir kâfir) öldürdün de seni gamdan (kısasdan) kurtardık. Seni çeşitli belâlarla imtihan ettik. Bu sebeple yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra da bir takdire göre (kırk yaşına vararak Firavun’a) geldin, ey Mûsa!
Ali Rıza Safa
"Kız kardeşin; ‘Ona bakabilecek birisini size göstereyim mi?' diyordu. Böylece, seni annene geri verdik; gözü aydın olsun ve üzülmesin diye. Birisini öldürmüştün. Yine de seni tasadan kurtardık ve türlü sınamalardan geçirdik. Bu nedenle, yıllarca Medyen halkı arasında kaldın. Sonra, belirlendiği üzere geldin; ey Musa!"
Bayraktar Bayraklı
Kızkardeşin gidip, "Ona bakacak birini size göstereyim mi?" diyordu. Böylece seni annene geri verdik ki gözü aydın olsun, üzülmesin. Sen, bir de adam öldürmüştün; o zaman da seni tasadan kurtarmış ve seni iyice denemiştik. Medyen halkı arasında yıllarca kaldın. Sonra takdir ettiğimiz bir vakitte bize geldin, ey Musa!
Bekir Sadak
Kizkardesin Firavun'un sarayina giderek: «Ona bakacak birini size gostereyim mi?» diyordu. Boylece, annen uzulmesin, sevinsin diye, seni ona iade etmistik. Sen bir cana kiymistin, seni uzuntuden kurtarmis ve seni bircok musibetlerle denemistik. Bunun icin, Medyen halki arasinda yillarca kalmistin. Sonra, ey Musa, peygamberlik gevini yuklenecek bir yasa gelince dnup geldin.
Celal Yıldırım
Hani kızkardeşin (Fir'avn'ın evine) yürüyüp giderken, «ona bakacak bir kimseyi size haber vereyim mi ?» demişti. Böylece gözü aydınlık olup üzülmesin diye seni annene çevirmiş olduk. Ve sen bir kişiyi öldürdün de biz seni üzüntü ve kederden kurtardık; seni türlü türlü imtihanlarla karşı karşıya getirdik. O sebeple Medyen halkı arasında yıllarca kaldıktan sonra ey Musâ, bir kader (çizgisi gereği dönüp buraya) geldin.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Hani kız kardeşin onlara gidip de, ‘Ona bakabilecek birini size göstereyim mi?’ diyordu. Nihayet gözü gönlü şen olsun ve kederlenmesin diye seni annene kavuşturduk. Ve birisini öldürmüştün de seni tasadan kurtarmış, ardından da seni ciddi sınavlardan geçirmiştik. Bu sebeple yıllarca Medyen halkının arasında kaldın, sonra mukadder olduğu üzere buraya geldin, ey Mûsâ!
Diyanet İşleri
"Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük. (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen'e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tur'a) geldin ey Musa!"
Diyanet İşleri (eski)
Kızkardeşin Firavun'un sarayına giderek: 'Ona bakacak birini size göstereyim mi?' diyordu. Böylece, annen üzülmesin, sevinsin diye, seni ona iade etmiştik. Sen bir cana kıymıştın, seni üzüntüden kurtarmış ve seni birçok musibetlerle denemiştik. Bunun için, Medyen halkı arasında yıllarca kalmıştın. Sonra, ey Musa, peygamberlik görevini yüklenecek bir yaşa gelince dönüp geldin.
Diyanet Vakfi
Hani, kız kardeşin gidip «Ona bakacak birini size bulayım mı?» diyordu. Böylece seni, gözü gönlü mutluluk dolsun ve üzülmesin diye annene geri verdik. Ve sen, birini öldürdün de seni endişeden kurtardık. Seni iyiden iyiye denemeden geçirdik. Bunun için yıllarca Medyen halkı arasında kaldın. Sonra takdire göre (bu makama) geldin ey Musa!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Hani kız kardeşin (Firavun'un sarayına) giderek: «Ona bakacak birini size buluvereyim mi? diyordu. Böylece seni tekrar annene verdik ki, gözü aydın olsun da kederlenmesin. Hem sen, bir adam öldürdün de seni gamdan kurtardık. Seni çeşitli musibetlerle imtihan ettik. Bu sebeple yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra ey Musa! Belli bir çağa (peygamberlik görevini yüklenecek bir yaşa) geldin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O zaman kız kardeşin gidiyor ve: "ona iyi bakacak birini bulayım mı size?" diyordu. Böylece, gözü aydın olsun ve üzülmesin diye seni tekrar annene iade ettik. Hem bir adam öldürdün de seni gamdan kurtardık, seni birçok denemelerden geçirdik; bu sebeple yıllarca Medyen halkı arasında kaldın, sonra da ey Musa, bir kader üstüne geldin.
Elmalılı Hamdi Yazır
O vakıt hemşiren gidiyor da diyordu: "ona iyi bakacak birini buluvereyim mi size?" Bu suretle seni anana iade ettik ki gözü aydın olsun da mahzun olmasın, hem bir adam öldürdün de seni gamdan kurtardık, ve türlü mihnetlerle seni imtihan ettik bu sebeble senelerce Ehli Medyen içinde kaldın, sonra da bir kader üstüne geldin ya Musa
Erhan Aktaş
"Hani kız kardeşin gidip, "Size, ona bakacak birisini bulmanızda yardımcı olayım mı?" demişti. Böylece gözü aydın olsun ve üzülmesin diye seni annene geri döndürdük. Ve birisini öldürmüştün de seni sıkıntıdan kurtarmıştık. Ve seni çeşitli sınavlarla sınav yaptık. Sonra yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra takdirimiz gereği şimdi buradasın ey Musa!"
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Hani kız kardeşin gidip, "Size, ona bakacak birisini bulmanızda yardımcı olayım mı?" demişti. Böylece gözü aydın olsun ve üzülmesin diye seni annene geri döndürdük. Ve birisini öldürmüştün de seni sıkıntıdan kurtarmıştık. Ve seni çeşitli sınavlarla sınav yaptık. Sonra yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra takdirimiz gereği şimdi buradasın ey Musa!"
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Hani kız kardeşin gidip, "Size, ona bakacak birisini bulmanızda yardımcı olayım mı?" demişti. Böylece gözü aydın olsun ve üzülmesin diye seni annene geri döndürdük. Ve birisini öldürmüştün de seni sıkıntıdan kurtarmıştık. Ve seni çeşitli sınavlarla sınav yaptık. Sonra yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra takdirimiz gereği şimdi buradasın ey Musa!
Fizilal-il Kuran
Hani kız kardeşin gidip diyordu ki: “Ona bakacak birini size göstereyim mi?” İşte böylece annen üzülmesin de sevinsin diye seni ona geri vermiştik. Ve sen bir cana kıymıştın da, seni üzüntüden kurtarmıştık. Hem seni bir çok musibetlerle denemiştik. Böylece Medyen halkı arasında yıllarca kalmıştın. Sonra da takdire göre geldin ey Musa.
Gültekin Onan
"Hani kız kardeşin gezinip; "Onu(n bakımını) üstlenecek birini size haber vereyim mi?" demekteydi. Böylece, seni annene geri çevirmiş olduk ki, gözü aydın olsun ve hüzne kapılmasın. Sen bir insan öldürmüştün de, biz seni tasadan kurtarmış ve seni 'esaslı bir denemeden geçirip denemiştik'. Medyen ehli arasında da yıllarca kalmıştın, sonra bir kader üzerine (buraya) geldin ey Musa.
Hamdi Döndüren
“Kız kardeşin gidip, ‘Size, onun bakımını üstlenecek birini göstereyim mi?’ demişti. Böylece Biz, gözünün aydın olması ve üzülmemen için seni yeniden annene kavuşturmuştuk. Bir de sen birini öldürmüştün de, seni üzüntüden kurtarmıştık. Böylece seni birçok sınamadan geçirdik! Daha sonra, yıllarca Medyen halkı arasında kaldın. Sonunda, Ey Musa! (Benim) belirlemem üzerine buraya geldin!”
Hasan Basri Çantay
Hani hemşiren gidib (şöyle) diyordu. "Ona bakacak bir kimse (te'min etmek üzere) size delaletde bulunayım mı"? Böylece seni tekrar annene verdik ki gözü aydın olsun, tasalanmasın. Sen bir de adam öldürmüşdün de biz seni o gamdan kurtarmışdık. Seni türlü türlü ibtilalarla imtihaan etmişdik. Bunun için yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra da (hakkındaki) takdire göre (buraya) geldin ey Musa.
Hasib Asutay
Hani, kız kardeşin gidip 'Ona bakacak birini size bulayım mı?' diyordu. Böylece seni gözü aydın olsun ve üzülmesin diye annene geri verdik ve sen birini öldürdün de seni endişeden kurtarmıştık. Seni iyiden iyiye denemeden geçirdik. (Ve kaçıp Medyen'e gittin) Medyen halkı arasında yıllarca kaldın. Sonra takdir edilmiş zamanda geldin ey Musa! (9) (9. Bu ülkeye veya peygamberlik mertebesine.)
Hayrat Neşriyat
'Hani kız kardeşin (Fir'avun’un sarayına) gidip: 'Ona bakacak bir kimse için size rehberlik edeyim mi?’ diyordu. Böylece seni annene iâde ettik ki, gözü aydın olsun, üzülmesin!
İbni Kesir
Hani kızkardeşin gidip diyordu ki: Ona bakacak birini size göstereyim mi? İşte böylece, annen üzülmesin de gözü aydın olsun diye seni ona geri vermiştik. Ve sen, bir cana kıymıştın da; seni üzüntüden kurtarmıştık. Hem seni bir çok musibetlerle denemiştik. Böylece Medyen halkı arasında yıllarca kalmıştın. Sonra da bir kader üzerine geldin ey Musa.
Mehmet Okuyan
Hani kız kardeşin (ablan, Firavun ailesine) gidip, “Ona bakacak birini size göstereyim mi?” demişti. Böylece, gözü aydın olsun ve (artık) üzülmesin diye seni annene geri vermiştik. (Gençken) birini öldürmüştün; seni endişeden kurtarmıştık; böylece seni iyiden iyiye denemiştik. (Bu nedenle), Medyen halkı arasında senelerce kalmıştın. Ey Musa! Sonra da bir plana göre (bu makama) gelmiştin.
Muhammed Esed
Kız kardeşin (Firavun ailesine) gidip de onlara: 'Ona bakabilecek birini size göstereyim mi? dediği zaman (bunun böyle olmasını Biz takdir etmiştik). Ve böylece seni yeniden annene kavuşturduk ki onun yüzü gülsün ve (artık) üzülmesin. Ve (büyüyüp belli bir yaşa vardığın zaman) birini öldürmüştün: Fakat Biz seni (bu yüzden içine gömüldüğün) tasadan kurtarmış ve seni çeşitli sınamalardan geçirmiştik. (Bu olaydan) sonra yıllarca Medyen halkı arasında yaşadın; ve sonunda, (Benim) takdir(im)e uyarak işte (buraya) geldin ey Musa:
Mustafa İslamoğlu
O zaman kız kardeşin de takip etmiş ve onlara "Size, ona bakabilecek birini göstermemi ister misiniz?" demişti. En sonunda seni annene geri kavuşturduk ki, onun da gözü aydın olsun ve üzülmesin... Derken (erişkin biri olunca) tuttun bir cana kıydın; fakat Biz seni bu tasatan da kurtarmıştık; yani seni bir sınavdan diğerine deneyip durmuştuk.Daha sonra yıllarca Medyenliler arasında yaşadın; en sonunda takdirimiz gereği (bu noktaya) geldin ey Musa!
Ömer Nasuhi Bilmen
«O vakit ki, hemşiren gidip de diyordu ki: «O'na bakacak bir kimse için size delâlet edeyim mi?» Artık seni validene döndürdük ki gözü aydın olsun da mahzun olmasın. Ve sen bir şahsı öldürdün. Sonra seni o gamdan kurtardık ve seni fitneden fitneye uğratmıştık. Sonra Medyen ahalisi arasında senelerce eğleştik. Sonra da ey Mûsa! Mukadder olduğu üzere (bu muayyen zamana) geliverdik.»
Ömer Öngüt
“Hani kız kardeşin, Firavun'un sarayına gidip: 'Ona bakacak birini size göstereyim mi?' diyordu. İşte böylece seni annene geri vermiştik; ki gözü aydın olsun, üzülmesin. Ve sen bir cana kıymıştın da, seni üzüntüden kurtarmıştık. Hem seni birçok musibetlerle imtihana çekmiştik. Medyen halkı arasında yıllarca kalmıştın. Sonra da takdire göre geldin ey Musa!”
Suat Yıldırım
Kız kardeşin, denizden seni alanların yanına varıp: "Ona iyi bakacak birini size buluvereyim mi?" diyordu. Böylece seni annene kavuşturduk ki gözü aydın olsun, üzülmesin. Derken sen büyüdün, bir adam öldürdün de Biz seni o sıkıntıdan kurtardık. Seni, ey Musâ, türlü türlü imtihanlarla sınayıp yetiştirdik. Bu yüzden de yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra da takdirimizle, buraya geldin!
Süleyman Ateş
"Kızkardeşin ona bakacak birini size göstereyim mi? diyordu. Böylece seni annene geri verdik ki gözü aydın olsun, üzülmesin. Sen bir de adam öldürmüştün. O zaman da seni tasadan kurtarmış ve seni iyice denemiştik. Medyen halkı arasında yıllarca kaldın. Sonra belirlediğimiz bir vakitte bize geldin ey Musa!"
Süleymaniye Vakfı
Kız kardeşin de orada dolaşıyordu, (seni alanlara) şöyle demişti: "Buna bakacak birini size göstereyim mi?" Böylece seni tekrar annene kavuşturduk ki mutlu olsun, artık üzülmesin. (Bir gün) birini öldürmüştün de seni o tasadan da kurtarmıştık. Seni, çeşitli sıkıntılarla imtihan etmiştik. Yıllarca Medyen halkı arasında kalmıştın. Sonra bir plan dahilinde buraya geldin, ey Musa!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kız kardeşin (arkadan) takip ediyordu. (Onlar seni alınca) şöyle demişti: "Buna bakacak birini size göstereyim mi?" Bu yolla seni anana geri vermiştik ki gözü aydın olsun, kaygılanmasın. (Sonra) birini öldürmüştün de seni o tasadan da kurtarmıştık. Seni çeşitli imtihanlardan geçirmiştik. Nihayet yıllarca Medyen halkı arasında kalmıştın. Sonra bir plan dahilinde buraya geldin, ey Musa.
Şaban Piriş
Kızkardeşin gitmiş ve: -O'na bakacak birini size göstereyim mi? demişti. Böylece seni, gözü aydın olsun ve üzülmesin diye annene geri vermişti. Sen bir adam öldürmüştün de seni yine üzüntüden kurtarmıştık. Bu şekilde seni bir çok sınavdan geçirdik. Senelerce Medyen halkı arasında kalmıştın. Sonra da kader üzerine geldin ey Musa!
Tefhim-ul Kuran
«Hani kız kardeşin gezinip: «Onu(n bakımını) üstlenecek birini size haber vereyim mi?» demekteydi. Böylece, seni annene geri çevirmiş olduk ki, gözü aydın olsun ve hüzne kapılmasın. Sen bir insan öldürmüştün de, biz seni tasadan kurtarmış ve seni 'esaslı bir denemeden geçirip denemiştik.' Medyen halkı arasında da yıllarca kalmıştın, sonra bir kader üzerine (buraya) geldin ey Musa.»
Ümit Şimşek
'O zaman kızkardeşin gidip de 'Ona bakacak birini size göstereyim mi?' demişti. Gözü aydın olsun ve üzülmesin diye annene seni böylece kavuşturduk. Birisini öldürdüğün zaman da seni o tasadan kurtarmış, sonra da türlü imtihanlarla sınamıştık. Derken yıllarca Medyen ahalisi arasında kaldın; sonra da, ey Musa, takdirimizle bugünlere geldin.
Yaşar Nuri Öztürk
"Hani, kızkardeşin gidiyor, şöyle diyordu: 'Onun bakımını üstlenecek kişiyi size göstereyim mi?' Nihayet, seni annene geri döndürdük ki, gözü aydın olsun, tasalanmasın. Sen bir de adam öldürmüştün. O zaman seni gamdan kurtarmıştık. Seni iyice bir imtihana çekmiştik. Bunun ardından sen Medyen halkı arasında yıllarca kaldın. Sonra, belirlenen bir vakitte/bir kadere göre geliverdin, ey Musa!"
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O zaman bacın gedib camaata deyirdi: “Sizə onun qayğısına qalacaq birisini göstərimmi?” Beləliklə, gözü aydın olsun və qəm yeməsin deyə, səni anana qaytardıq. Sən boya-başa çatdıqda bir nəfəri öldürdün. O vaxt Biz səni qəm-qüssədən qurtardıq. Biz səni çətin sınaqlardan keçirtdik. Sən illərlə Mədyən əhli içində qaldın. Sonra da müəyyən olunmuş məqama gəlib çatdın, ey Musa!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O zaman bacın (sənin ardınca guya yad bir adam kimi saraya) gedib (oradakılara) deyirdi: ″Sizə ona baxa biləcək (süd verəcək) birisini göstərimmi?″ (Onlar razılıq verdilər, anan saraya gəldi). Artıq (salamat qalmağına görə) gözü aydın olsun və kədərlənməsin deyə, səni anana qaytardıq. Sən (on iki yaşında ikən tayfadan olan bir yəhudi ilə mübahisə edən) bir nəfəri (bir qibtini) vurub öldürdün. Sonra Biz səni (Mədyənə qaçırtmaqla) o qəmdən qurtardıq. Biz səni bir çox sınaqlardan keçirtdik (cürbəcür bəlalara, möhnətlərə düçar edib hamısından salamat qurtardıq). İllərlə Mədyən əhli içində (Şüeybin yanında) qaldın. Sonra da müəyyən olunmuş vaxta (qırx yaşına) gəlib çatdın, Ya Musa!
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Als deine Schwester hinging und sagte: .Soll ich euch auf jemanden hinweisen, der ihn betreuen würde? So gaben Wir dich deiner Mutter wieder, damit sie frohen Mutes und nicht traurig sei. Und du tötetest eine Seele, und da erretteten Wir dich aus dem Kummer, und Wir unterzogen dich einer harten Prüfung. So verweiltest du jahrelang unter den Leuten von Madyan. Hierauf kamst du zu einer vorausbe stimmten Zeit, o Musa.
Almanca — M. A. Rassoul
Damals ging deine Schwester hin und sagte: ʺSoll ich euch jemanden empfehlen, der ihn betreuen könnte?ʺ So gaben Wir dich deiner Mutter wieder, auf daß ihr Auge von Freude erfüllt würde und sie sich nicht grämte. Und du erschlugst einen Menschen, Wir aber erretteten dich aus der Trübsal. Dann prüften Wir dich auf mannigfache Art. Und du verweiltest jahrelang unter dem Volk von Madyan. Hierauf kamst du hierher, o Moses, gemäß einer bestimmten Fügung.
Almanca — Muhammad Zaidan
(Und erinnere daran), als deine Schwester vorbeiging und sagte: ʺSoll ich euch jemanden zeigen, der ihn betreuen kann?ʺ Dann brachten WIR dich zu deiner Mutter zurück, damit sie fröhlich und nicht traurig wird. Und du hast einen Menschen getötet, dann retteten WIR dich von der Betrübnis und ließen dich mehreren Fitnas unterziehen, dann bist du (einige) Jahre bei den Leuten von Madyan geblieben. Dann kamst du der Bestimmung nach, Musa!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"Your sister", Allah said, "marches ÜÜ to the gate of the PalaceÜÜ and says to the household: "shall I inform you of an acceptable woman who would nurse and rear the child! There, We returned you to your mother so that she would be delighted and her eyes speak content and she would take off the robe of grief". "Moreover, you killed a man -unintentionally when helping the Israelite against the Egyptian- (Surah 28, V.19), and We relieved you and freed you of the anguish and in various ways did We put you to straits" "And by consequence you stayed for a number of years among the Madianites, then you were impelled upon My will to come to serve Me here as I had planned O Mussa".
Abdul Haleem
Your sister went out, saying, "I will tell you someone who will nurse him," then We returned you to your mother so that she could rejoice and not grieve. Later you killed a man, but We saved you from distress and tried you with other tests. You stayed among the people of Midian for years, then you came here as I ordained.
Abdullah Yusuf Ali
"Behold! thy sister goeth forth and saith, 'shall I show you one who will nurse and rear the (child)?' So We brought thee back to thy mother, that her eye might be cooled and she should not grieve. Then thou didst slay a man, but We saved thee from trouble, and We tried thee in various ways. Then didst thou tarry a number of years with the people of Midian. Then didst thou come hither as ordained, O Moses!
Abul A'la Maududi
Recall, when your sister went along, saying: 'Shall I direct you to one who will take charge of him?' Thus We brought you back to your mother so that her heart might be gladdened and she might not grieve. Moses, recall when you slew a person. We delivered you from distress and made you go through several trials. Then you stayed for several years among the people of Midian, and now you have come at the right moment as ordained.
Aisha Bewley
When your sister went and said, "Shall I direct you to someone who will take care of him?" that was how We returned you to your mother so that she might delight her eyes and not be grieved. You killed a man and We rescued you from trouble and tested you with many trials. You stayed some years among the people of Madyan. Then you arrived at the pre-ordained time, Musa!
Al-Hilali & Khan
"When your sister went and said: ‘Shall I show you one who will nurse him?’ So We restored you to your mother, that she might cool her eyes and she should not grieve. Then you did kill a man, but We saved you from great distress and tried you with a heavy trial. Then you stayed a number of years with the people of Madyan (Midian). Then you came here according to the fixed term which I ordained (for you), O Mûsâ (Moses)!
Ali Quli Qarai
When your sister walked up [to Pharaoh’s palace] saying, "Shall I show you someone who will take care of him?" Then We restored you to your mother, that she might be comforted and not grieve. Then you slew a soul, whereupon We delivered you from anguish, and We tried you with various ordeals. Then you stayed for several years among the people of Midian. Then you turned up as ordained, O Moses!
Amatul Rahman Omar
`(We bestowed another favour on you) when your sister walked along (the bank by the floating chest) and said (to those who picked up the chest from the bank of the river), "Shall I guide you to one (- a nurse) who will take charge of him?" In this way We restored you to your mother that she might be consoled and should not grieve. And (it came to pass that) you killed a person, but We delivered you from anguish. Then We purified you with various trials and you stayed for a number of years among the people of Midian. It was only then when you were properly groomed and came up to the standard (set by Us).
Arthur John Arberry
when thy sister went out, saying, "Shall I point you to one to have charge of him?" So We returned thee to thy mother that she might rejoice, and not sorrow. Then thou slewest; a living soul, and We delivered thee out of grief, and We tried thee with many trials. Many years among the people of Midian thou didst sojourn, then camest hither, Moses, according to a decree.
Bijan Moeinian
"Your sister (who was working in the palace) said: “May I recommend someone to take care of the baby?" Thus I reunited you with your mother so that she should not cry any more. Later you killed a man; I saved you from its consequences. What a trial you went through. Then you spent a few years with the people of Midian and here you are; exactly when I had pre-destined you to be here. Moses.”
E. Henry Palmer
When thy sister walked on and said, "Shall I guide you to one who will take charge of him?" And we restored thee to thy mother, that her eye might be cheered and that she should not grieve. And thou didst slay a person and we saved thee from the trouble, and we tried thee with various trials. And thou didst tarry for years amongst the people of Midian; then thou didst come (hither) at (our) decree, O Moses!
Edip-Layth
"That your sister should follow, and say, "Shall I guide you to a person who will nurse him?" Thus We returned you to your mother, so that she may be pleased and not be sad. You killed a person, but We saved you from harm and We tested you greatly. So it was that you stayed with the people of Midian for many years, then you came here by fate O Moses."
George Sale
When thy sister went and said, shall I bring you unto one who will nurse the child? So we returned thee unto thy mother, that her mind might be set at ease, and that she might not be afflicted. And thou slewest a soul, and we delivered thee from trouble; and we proved thee by several trials: And afterwards thou didst dwell some years among the inhabitants of Madian. Then thou camest hither according to our decree, O Moses;
Hamid S. Aziz
"'Put him into the ark, and put it into the river. The river shall cast him on the shore, and an enemy of Mine and of his shall take him.' And on you have I cast love from Me, that you may be trained according to My will.
Mahmoud Ghali
As your sister walked about, (and) so said, "Shall I indicate to you one to sponsor him?"' So We returned you to your mother so that she might comfort her eye (Literally: that her eye might settle down) and might not grieve. And you killed a self, (i.e., a person) yet We safely delivered you out of suffering, and We tempted you with many temptations. Then you lingered years among the population of Madyan. Thereafter you came (here), according to a determined (estimate), O Mûsa.
Marmaduke Pickthall
When thy sister went and said: Shall I show you one who will nurse him? and we restored thee to thy mother that her eyes might be refreshed and might not sorrow. And thou didst kill a man and We delivered thee from great distress, and tried thee with a heavy trial. And thou didst tarry years among the folk of Midian. Then camest thou (hither) by (My) providence, O Moses,
Mohamed Ahmed - Samira
Then your sister followed you, and said (to the people who had retrieved the child): 'Should I guide you to a person who can nurse him?' We thus brought you back to your mother that her heart may be cheered, and she may not grieve. (Remember) when you killed a man We saved you from anguish; and tested and steeled you (in other ways). Afterwards you sojourned for several years with the people of Midian; then you came up to the measure,
Muhammad Asad
"[And thou wert under Mine eye] when thy sister went forth and said [to Pharaoh's people], 'Shall I guide you unto [a woman] who might take charge of him?'' And so We returned thee unto thy mother, so that her eye be gladdened, and that she might not sorrow [any longer]. "And [when thou camest of age, thou didst slay a man: but We did save thee from all grief, although We tried thee with various trials. "And then thou didst sojourn for years among the people of Madyan; and now thou hast come [here] as ordained [by Me], O Moses:
Mustafa Khattab
˹Remember˺ when your sister came along and proposed, ‘Shall I direct you to someone who will nurse him?’[1] So We reunited you with your mother so that her heart would be put at ease, and she would not grieve. ˹Later˺ you killed a man ˹by mistake˺, but We saved you from sorrow, as well as other tests We put you through. Then you stayed for a number of years among the people of Midian. Then you came here as pre-destined, O Moses!
Progressive Muslims
"That your sister should follow, and Say: "Shall I guide you to a person who will nurse him" Thus We returned you to your mother, so that she may be pleased and not be sad. And you killed a person, but We saved you from harm and We tested you greatly. So it was that you stayed with the people of Median for many years, then you came here by fate O Moses."
Sahih International
[And We favored you] when your sister went and said, 'Shall I direct you to someone who will be responsible for him?' So We restored you to your mother that she might be content and not grieve. And you killed someone, but We saved you from retaliation and tried you with a [severe] trial. And you remained [some] years among the people of Madyan. Then you came [here] at the decreed time, O Moses.
Sam Gerrans
“When thy sister went and said: ‘Shall I direct you to one who will take care of him?’ So We returned thee to thy mother, that her eye might be comforted and grieve not. And thou didst kill a soul; and We delivered thee from distress, and subjected thee to means of denial by a trial. And thou didst tarry years among the people of Madyan; then camest thou as ordained, O Moses.
Shabbir Ahmed
Your sister walked (to the Royal Palace) and said to the royals, 'I can tell you of a nursing mother who can take good care of the baby. ' We thus returned you to your mother, that she may be consoled and stop worrying. When you grew up, you accidentally killed a man who was beating up another man (28:15). We resolved this matter for you when you were going through trying periods. Then you dwelt among the Midyanites (with Prophet Shoaib) for several years. (Then you walked between the two streams, one of intellect and one of Revelation, to the point where they joined (18:65)). And now you are here as ordained, O Moses.
Syed Vickar Ahamed
"When your sister went out and said: ‘Shall I show you one who will nurse and bring up the (child)’? So We brought you (Moses) back to your mother, so that her eye might be cooled and she should not be sad. Then you did kill a man, but We saved you (O Musa!) from great suffering, and We tried you in many ways. Then you waited a number of years with the people of Madyan. Then you came here after the term I (Allah) had decided (for you), O Musa (Moses)!
Taqi Usmani
(Remember) when your sister was going (to the family of Pharaoh) and was saying, ‘Shall I lead you to one who nurses him?’ Thus We brought you back to your mother, so that her eyes might have comfort and she might not grieve. And you had killed a person, then We brought you out of the trouble; and We tested you with a great ordeal. Then you lived a number of years amidst the people of Madyan. After all this, you came O Mūsā, to a destined point of time.
The Monotheist Group
"That your sister should follow, and say: 'Shall I guide you to a person who will nurse him.' Thus We returned you to your mother, so that she may be pleased and not be sad. And you killed a person, but We saved you from harm and We tested you greatly. So it was that you stayed with the people of Midyan for many years, then you came here by fate O Moses."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et vœilà que ta sœur (te suivait en) marchant et disait: ʺPuis-je vous indiquer quelquʹun qui se chargera de lui?ʺ Ainsi, Nous te rapportâmes à ta mère afin que son oil se réjouisse et quʹelle ne sʹafflige plus. Tu tuas ensuite un individu; Nous te sauvâmes des craintes qui tʹoppressaient; et Nous tʹimposâmes plusieurs épreuves. Puis tu demeuras des années durant chez les habitants de Madyan. Ensuite tu es venu, ô Moïse, conformément à un décret.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Dema ku xwişka te li pey te dihat û (ji mala Firewn re) digot: Ma ez yeka ku şîr bidê û wî xwedî bike şanî we bidim? Vêca me tu li dayika te vegerand da ku çavê wê bi te ronî bibe û xemgîn jî nebe. (Piştî tu mezin bûyî) te yek kuşt, Me tu ji xema wê kuştinê xelas kir. Me tu bi gelek derd û bela îmtîhan kir (lê belê her carê me tu rizgar kirî). Tu çend salan li nava xelkê Medyenê (digel Şueyb Pêxember) mayî. Ey Mûsa! Paşê li gorî teqdîrekê tu hatî.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen jouw zuster heenging en zei: ʹZal ik jullie iemand aanwijzen die voor hem zal zorgen?? Zo brachten Wij jou terug naar jouw moeder opdat jij goedsmoeds en niet bedroefd zou zijn. En jij hebt een mens gedood, maar Wij hebben jou uit de nood gered en jou aan verzoeking blootgesteld. Zo bleef jij jaren bij de mensen van Madjan. Toen kwam jij, Moesa, (hierheen) als beschikt.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Toen uwe zuster heen ging en zeide: Zal ik u tot iemand brengen, die het kind wil zogen? Toen brachten wij u tot uwe moeder terug, opdat zij gerustgesteld worden en niet bedroefd zijn zou. Gij dooddet eene ziel en wij redden u van het ongeluk; en wij beproefden u met verschillende proeven. En later woondet gij eenige jaren onder de inwoners van Madian. Daarop kwaamt gij herwaarts, overeenkomstig ons besluit, o Mozes!
Hollandaca — Siregar
Toen jouw zuster heenging en (tegen de familie van Firʹaun) zei: ʹZal ik hem naar iemand brengen, die voor hem kan zorgen?ʹ Zo brachten Wij jou bij jouw moeder terug, zodat haar ogen verblijdden en niet treurden. En jij hebt iemand gedood; daarop hebben Wij jou uit de moeilijkheden gered en Wij hebben jou aan veel beproevingen blootgesteld. Zo verbleef jij jaren onder het volk van Madyan, toen kwam jij, zoals bepaald, O Môesa.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(И уже Мы оказывали милость тебе) (о, Муса) когда шла твоя сестра (наблюдая за тобой) и сказала (тем, которые подобрали тебя): «Не указать ли вам на того, кто о нем [об этом ребенке] позаботится [будет кормить его грудью и ухаживать за ним]?» И Мы вернули тебя (о, Муса) (после того, как ты был у Фараона) к твоей матери, чтобы глаз ее усладился (радостью) (что ты не утонул и что тебя не убили), и (чтобы) она не горевала (что потеряла тебя). И убил ты одну душу [человека], и спасли Мы тебя от скорби (и страха быть убиенным) и подвергли испытаниям. И оставался ты годы среди жителей Мадьяна, а потом ты пришел по сроку (установленному Аллахом), о, Муса!
Rusça — Osmanov
Приходит твоя сестра [к семье Фирʹауна] и говорит: ʺМожет быть, указать вам того, кто будет ухаживать за ним?ʺ Таким образом, Мы вернули тебя к твоей матери, чтобы радовались взоры ее, чтобы она не горевала. [Потом] ты убил человека, и Мы спасли тебя от скорби и подвергли тебя сильному испытанию. Ты пробыл многие годы среди жителей Мадйана, а теперь ты вернулся в [указанный Мною] срок, о Муса,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och då gick din syster (till Farao palats) och sade: ʹSkall jag visa er till (en kvinna) som kan ta hand om honom (och amma honom)?ʹ Så gav Vi dig tillbaka till din moder, så att hennes ögon fick glädjas och hon glömde sin sorg. (När du hade nått vuxen ålder) dödade du en man. Vi befriade dig från ångesten (över detta) men prövade dig med (andra svåra) prövningar. Därpå vistades du flera år hos folket i Madyan; och nu, Moses, har du enligt Mitt beslut kommit (till Vårt möte);