Andolsun, bundan önce biz Adem'e (cennetteki ağacın meyvesinden yeme, diye) emrettik. O ise bunu unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık.
وَلَقَدْ عَهِدْنَا اِلٰٓى اٰدَمَ مِنْ قَبْلُ فَنَسِيَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُ عَزْمًا
ve leḳad ǎhidnā ilā ādeme min ḳablu fe nesiye ve lem necid lehu ǎzmen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki daha önce Âdem'le de ahitleşmiştik de unutmuştu ve onu, bilerek, isteyerek günah işleyen bir adam olarak da bulmamıştık.
Abdulkadir Gölpınarlı
Andolsun ki daha önce Âdemʼle de ahitleşmiştik de unutmuştu ve onu, bilerek, isteyerek günah işleyen bir adam olarak da bulmamıştık.
Adem Uğur
Andolsun biz, daha önce de Âdem'e ahit (emir ve vahiy) vermiştik. Ne var ki o, (ahdi) unuttu. Onda azim de bulmadık.
Ahmed Hulusi
Bundan önce Adem'i bilgilendirmiştik. . . (Fakat) O unuttu. . . Onu (uyarıyı uygulamada) azimli bulmadık.
Ahmet Tekin
Andolsun, daha önce de, Âdem’e yerine getirmesi gereken emirler ve tavsiyeler vahyetmiştik. O bunları unuttu. Biz onda bir azim, kararlı bir davranış, bir gayret bulamadık.
Ahmet Varol
Andolsun biz daha önce Adem'e ahid vermiştik ancak o unuttu. Biz onda bir kararlılık bulmadık. [7]
Ali Bulaç
Andolsun, biz bundan önce Adem'e ahid vermiştik, fakat o, unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık.
Ali Fikri Yavuz
Doğrusu bundan önce Adem’e (bu ağaçtan yeme diye) emr ettik de unuttu. Biz onda, bir sabır ve sebat bulmadık.
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, daha önce, Âdem'den söz aldık; bu arada unuttu. Kendisinde bir kararlılık görmedik.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki, daha önce Adem'e emretmiştik, fakat unuttu; onu gayretli de bulamadık.
Bekir Sadak
And olsun ki daha once Adem'e secde edin» demistik; iblis'ten baska hepsi secde etmis, o cekinmisti. *
Celal Yıldırım
And olsun ki daha önce Âdem'e de emrimizi vermiştik, ama o unuttu, onda bir azim de görmedik.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biz daha önce Âdem’den söz almıştık, fakat o unuttu; biz onda yeterli bir kararlılık görmedik.
Diyanet İşleri
Andolsun, bundan önce biz Adem'e (cennetteki ağacın meyvesinden yeme, diye) emrettik. O ise bunu unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık.
Diyanet İşleri (eski)
And olsun ki daha önce 'Adem'e secde edin' demiştik; İblis'ten başka hepsi secde etmiş, o çekinmişti.
Diyanet Vakfi
Andolsun biz, daha önce de Âdem'e ahit (emir ve vahiy) vermiştik. Ne var ki o, (ahdi) unuttu. Onda azim de bulmadık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Doğrusu bundan önce Âdem'e (bu ağaçtan yeme diye) emrettik, fakat unuttu ve biz onda bir azim (bir kararlılık) bulmadık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gerçek şu ki, bundan önce Adem'e bir emir verdik, ama o unuttu ve Biz onda bir azim de bulmadık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Filhakıka bundan evvel Ademe ahid verdik de unuttu ve biz onda bir azim bulmadık
Erhan Aktaş
Ant olsun ki Biz, bundan önce Adem'e ahit verdik, ancak o unuttu. Onu azimli bulmadık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ant olsun ki Biz, bundan önce Âdem'e ahit verdik, ancak o unuttu. Onu azimli bulmadık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ant olsun ki Biz, bundan önce Âdem'e ahit verdik, ancak o unuttu. Onu azimli bulmadık.
Fizilal-il Kuran
Biz vaktiyle Adem'e o yasak ağacın meyvasından yememesini tembih ettik. Fakat o bu tembihimizi unuttu. Onda güçlü irade bulamadık.
Gültekin Onan
Andolsun, biz bundan önce Adem'e ahid vermiştik, fakat o, unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık.
Hamdi Döndüren
Andolsun Biz önceden Adem’e (o ağaçtan yememesini) emretmiştik, unuttu, Biz onda bir kararlılık bulmamıştık.
Hasan Basri Çantay
Andolsun biz bundan evvel Ademe de vahy (ve emr) etmişizdir. Fakat unutdu o. Biz onda bir azim bulmadık.
Hasib Asutay
Andolsun biz daha önce Âdem'e (o ağaca yaklaşma diye) emretmiştik. Fakat o (bunu) unuttu. Onda bir kararlılık bulmadık.
Hayrat Neşriyat
And olsun ki, daha önce Âdem’e (yasaklandığı o ağaçtan yememesi için) emir vermiştik; fakat (o bunu) unuttu. (Biz) onda bir azim (bir isyan kasdı ve emrimizde sebat)da bulmadık.
İbni Kesir
Andolsun ki; Biz, daha önce Adem'e de ahid vermiştik. Fakat o unuttu ve Biz onda bir azim bulmadık.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz daha önce de Âdem’e (ağaca yaklaşmaması için) ahit (emir) vermiştik de o unutmuştu; onda herhangi bir kararlılık bulamamıştık.
Muhammed Esed
Ve gerçek şu ki, biz Adem'e önceden buyruğumuzu ulaştırmıştık; ne var ki o bunu unuttu; o'nu, yaratılışındaki amaçta azimli ve gayretli bulmadık.
Mustafa İslamoğlu
Ve doğrusu Biz Adem'e, her şeyden önce, talimatımıza (uygun bir fıtrat) nakşetmiştik; fakat o buna yabancılaştı; dolayısıyla Biz onu bu hususta kararlılık sahibi bulmadık.
Ömer Nasuhi Bilmen
Kasem olsun ki, bundan evvel Âdem'e de tavsiyede bulunmuştuk. O ise unuttu ve O'nun için bir azm bulmadık.
Ömer Öngüt
Andolsun ki biz daha önce Âdem'e de ahid vermiştik. Fakat o unuttu. Biz onda azim bulmadık.
Suat Yıldırım
Doğrusu Biz daha önce Âdem’e de vahiy ve emir vermiştik, ne var ki o ahdi unuttu, onda bir azim bulamadık.
Süleyman Ateş
Andolsun biz, önceden Adem'e (o ağaçtan yememesini) emretmiştik, unuttu. Biz onda bir azim (ve sebat) bulmadık.
Süleymaniye Vakfı
Daha önce Adem'e bir emir vermiştik ama onu aklından çıkardı. Onda bir kararlılık görmedik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Vaktiyle Âdem'e bir görev yükledik ama unuttu. Onda bir kararlılık bulamadık.
Şaban Piriş
Daha önceleri biz, Adem'e öğüt vermiştik, Fakat onu unuttu. Onu azimli bulmadık.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, biz bundan önce Adem'e ahid vermiştik, fakat o, unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık.
Ümit Şimşek
Biz daha önce Âdem'e de buyruğumuzu iletmiştik. Fakat o bunu unutuverdi. Doğrusu Biz onda bir azim bulmadık.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, biz daha önce Adem'e ahit verdik de unuttu; biz onda bir kararlılık bulamadık.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz bundan əvvəl Adəmlə də əhd bağlamışdıq. Lakin o, əhdi unutdu və Biz onda əzm görmədik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Doğrusu, bundan əvvəl Adəmə də (Şeytana uymamağı) tövsiyə etmişdik. Lakin o (tövsiyəmizi) unutdu və Biz onda (əhdi qorumağa) əzm (səbat) görmədik.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir haben einst Adam verpflichtet, Unsere Gebote und Verbote einzuhalten, doch er vergaß die Verpflichtung, und Wir fanden in ihm keine Entschlossenheit.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir hatten bereits zuvor Adam eine Verpflichtung auferlegt. Aber er vergaß (sie), und Wir fanden bei ihm keine Entschlossenheit.
Almanca — M. A. Rassoul
Und wahrlich, Wir schlossen zuvor einen Bund mit Adam, aber er vergaß (ihn); Wir fanden in ihm kein Ausharrungsvermögen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits wiesen WIR Adam vorher an, doch er vergaß, und WIR stellten bei ihm keinen Vorsatz fest.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We entered into a covenant with Adam but he forgot and We found him irresolute; he lacked firmness of purpose.
Abdul Haleem
We also commanded Adam before you, but he forgot and We found him lacking in constancy.
Abdullah Yusuf Ali
We had already, beforehand, taken the covenant of Adam, but he forgot: and We found on his part no firm resolve.
Abul A'la Maududi
Most certainly We had given Adam a command before, but he forgot. We found him lacking in firmness of resolution.
Aisha Bewley
We made a contract with Adam before, but he forgot. We did not find that he had a firm resolve.
Al-Hilali & Khan
And indeed We made a covenant with Adam before, but he forgot, and We found on his part no firm will-power.
Ali Quli Qarai
Certainly We had enjoined Adam earlier; but he forgot, and We did not find any resoluteness in him.
Amatul Rahman Omar
We had given a stern command to Adam before this but he forgot; and We found no resolve on his part (to disobey Us).
Arthur John Arberry
And We made covenant with Adam before, but he forgot, and We found in him no constancy.
Bijan Moeinian
I took a promise from Adam (to obey the Lord) but he forgot (and followed what Satan suggested him. ) He proved to be weak in will power.
E. Henry Palmer
We did make a covenant with Adam of yore, but he forgot it, and we found no firm purpose in him.
Edip-Layth
We had made a pledge to Adam from before, but he forgot, and We did not find in him the will power.
George Sale
We heretofore gave a command unto Adam; but he forgot the same, and ate of the forbidden fruit; and we found not in him a firm resolution.
Hamid S. Aziz
Exalted then be Allah, the King, the Truth (or the True King)! Hasten not the Quran before its inspiration is completed for you; but say, "O Lord! increase me in knowledge. "
Mahmoud Ghali
And indeed We already covenanted with Adam earlier, yet he forgot and We found in him no resolve.
Marmaduke Pickthall
And verily We made a covenant of old with Adam, but he forgot, and We found no constancy in him.
Mohamed Ahmed - Samira
We had commanded Adam before, but he disregarded it: We found him lacking in resolution.
Muhammad Asad
AND, INDEED, long ago did We impose Our commandment on Adam; but he forgot it, and We found no firmness of purpose in him.
Mustafa Khattab
And indeed, We once made a covenant with Adam, but he forgot, and ˹so˺ We did not find determination in him.
Progressive Muslims
And We had made a pledge to Adam from before, but he forgot, and We did not find in him the will power.
Sahih International
And We had already taken a promise from Adam before, but he forgot; and We found not in him determination.
Sam Gerrans
And We made a covenant with Adam before, but he forgot; and We found not in him determination.
Shabbir Ahmed
(Without Divine guidance of Revelation man is easily fallible. ) And indeed, long ago We made a covenant with Adam (the mankind) that he would hold fast to Our Commands, but he forgot, and We found no constancy in him. (Adam = Mankind (2:30-38), (7:11-25)).
Syed Vickar Ahamed
And indeed, before this, We had already taken the promise from Adam, but he forgot: And on his part, We found no firm commitment.
Taqi Usmani
We had given a directive to ’Ādam earlier, then he forgot, and We did not find in him a firm resolve.
The Monotheist Group
And We had entrusted to Adam from before, but heforgot, and We did not find in him the will power.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
En effet, Nous avons auparavant fait une recommandation à Adam; mais il oublia; et Nous nʹavons pas trouvé chez lui de résolution ferme.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Sond be, hê berê jî me fermana (bi nexwarina ji darê) li Adem kiribû. Vêca wî (fermana me) ji bîr kir û me tu sebr û metanet jî pê re nedît.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij hadden vroeger aan Adam opdracht gegeven maar hij vergat het; Wij vonden bij hem geen vastbeslotenheid.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij gaven vroeger een bevel aan Adam; maar hij vergat het en at van de verboden vrucht, en wij vonden geen vast besluit in hem.
Hollandaca — Siregar
En Wij hadden vroeger met Adam een verbond gesloten, maar hij vergat het. Wij vonden bij hem geen vastberadenheid.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И уже прежде Мы заключили завет с Адамом (когда он был в Раю) (что он не будет есть с указанного дерева), но он забыл (Наше предупреждение о том, что Иблис является врагом ему и его супруге и что он будет пытаться вывести их из Рая в бренный мир), и не нашли Мы в нем стойкости [силы и терпения] (чтобы устоять перед искушением).
Rusça — Osmanov
Прежде Мы взяли в том завет от Адама, но он забыл [об этом], и Мы убедились, что он ненадежен.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(EN GÅNG i tiden) förmanade och varnade Vi Adam, men han glömde (snart Våra ord); och Vi fann hos honom ingen fasthet i föresatsen.