Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.

وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَاِنِّي قَرِيبٌ اُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجِيبُوا لِي وَلْيُؤْمِنُوا بِي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ

ve iƶā seeleke ǐbādī ǎnnī fe innī ḳarībun ucību deǎ'vete d-dāǐ iƶā deǎāni fe l yestecībū lī ve l yu'minū bī leǎllehum yerşudūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāve ne zaman
2سَاَلَكَseelekeس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmeksana sorar(lar)sa
3عِبَادِيǐbādīع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkullarım
4عَنِّيǎnnībenden
5فَاِنِّيfe innīşüphesiz ben
6قَرِيبٌḳarībunق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.(onlara) yakınım
7اُجِيبُucībuج و بBir şeyde delik açmak, bir şeyi yırtmak veya parçalamak, delmek/delmek/oymak, bir şeyi kesmek, bir şeyi içini boşaltmak, geçmek veya çaprazlamak, yolculuk ederek geçmek, nüfuz etmek, cevap vermek veya yanıtlamak, aydınlatmak ve netleştirmek, korumak.karşılık veririm
8دَعْوَةَdeǎ'veteد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekdu'asına
9الدَّاعِd-dāǐد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekdu'a edenin
10اِذَاiƶāzaman
11دَعَانِdeǎāniد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekbana du'a ettiği
12فَلْيَسْتَجِيبُواfe l yestecībūج و بBir şeyde delik açmak, bir şeyi yırtmak veya parçalamak, delmek/delmek/oymak, bir şeyi kesmek, bir şeyi içini boşaltmak, geçmek veya çaprazlamak, yolculuk ederek geçmek, nüfuz etmek, cevap vermek veya yanıtlamak, aydınlatmak ve netleştirmek, korumak.O halde onlar da karşılık versinler
13لِيbana
14وَلْيُؤْمِنُواve l yu'minūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninansınlar ki
15بِيbana
16لَعَلَّهُمْleǎllehumböylece onlar
17يَرْشُدُونَyerşudūneر ش دDoğru yolu takip etmek, iyi yönlendirilmiş olmak, gerçek yön, doğru hareket kuralı, dürüstlük, bir çocuğun/zekanın olgunluğu, kişinin işlerini yönetme kapasitesi.doğru yola erişirler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kullarım, sana beni sorarlarsa bilsinler ki ben, muhakkak onlara pek yakınım. Beni çağıran, bana dua eden kişiye çağırdığı, dua ettiği anda icabet ederim. Artık onlar da benim çağırmama koşsunlar, bana inansınlar da doğru yolu bulsunlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kullarım, sana beni sorarlarsa bilsinler ki ben, muhakkak onlara pek yakınım. Beni çağıran, bana dua eden kişiye çağırdığı, dua ettiği anda icabet ederim. Artık onlar da benim çağırmama koşsunlar, bana inansınlar da doğru yolu bulsunlar.

Adem Uğur

Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.

Ahmed Hulusi

Kullarım sana BEN'den sorarlarsa, şüphesiz ki ben Kariyb'im (anlayış sınırı kadar yakın!) ("Şahdamarından yakınım" ayetini hatırlayalım). . . Yönelip isteyene (dua) icabet ederim. O halde onlar da bana icabet etsinler ve bana iman etsinler ki olgunluklarını yaşasınlar.

Ahmet Tekin

Kullarım sana beni sordukları zaman, benim kendilerine daima yakın olduğumu söyle. Bana dua ettiği vakit, dua edenin duasını kabul ederim, dileğini yerine getiririm. O halde kullarım da benim davetime uysunlar, bana imân etsinler. Umulur ki, doğru, huzurlu ve aydınlık yolu bulurlar.

Ahmet Varol

Kullarım sana benden sorarlarsa (bilsinler ki) ben onlara yakınım. Bana dua ettiğinde dua edenin duasını kabul ederim. Şu halde benim çağrıma kulak versin ve bana iman etsinler. Olur ki doğru yola uyarlar.

Ali Bulaç

Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm) kullarım sana benden sordularsa, muhakkak ki ben çok yakınımdır; bana dua edince, dua edenin duasını kabul ederim. O halde onlar da benim dâvetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola ulaşmış olsunlar.

Ali Rıza Safa

Kullarım, Beni sana sorduğunda, kuşkusuz, Yakınım. Bana yakarışlarda bulunduğunda, yakarış yapanın yakarışlarına yanıt veririm. Artık, onlar da Bana yanıt versinler ve Bana inansınlar; böylece, belki dosdoğru olana erişirler.

Bayraktar Bayraklı

Kullarım sana beni sorduklarında de ki ben çok yakınım; bana dua ettiğinde, dua edenin isteğine karşılık veririm. O halde, benim davetime uysunlar ve bana güvensinler ki doğru yolu bulabilsinler.

Bekir Sadak

Kullarim sana Beni sororlarsa, bilsinler lki Ben, suphesiz onlara yakinim. Benden isteyenin, dua ettiginde duasini kabul ederim. Artik onlar da davetimi kabul edip Bana inansinlar ki dogru yolda yuruyenlerden olsunlar.

Celal Yıldırım

Kullarım sana benden sorarlarsa, şüphesiz ki Ben (onlara çok) yakınım. Bana duâ edince, duâ edenin dileğini kabul ederim. O halde onlar da benim davetime gelsinler ve bana inansınlar (imânlarında devamlılık göstersinler) ki doğruya erişmiş, saadete kavuşmuş olsunlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kullarım sana beni sorduklarında bilsinler ki şüphesiz ben yakınım, bana dua ettiğinde dua edenin dileğine karşılık veririm. Şu halde benim davetime gelsinler ve bana iman etsinler ki doğru yolu bulabilsinler.

Diyanet İşleri

Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.

Diyanet İşleri (eski)

Kullarım sana Beni sorarlarsa, bilsinler ki Ben, şüphesiz onlara yakınım. Benden isteyenin, dua ettiğinde duasını kabul ederim. Artık onlar da davetimi kabul edip Bana inansınlar ki doğru yolda yürüyenlerden olsunlar.

Diyanet Vakfi

Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şayet kullarım Beni senden sorarlarsa gerçekten Ben çok yakınım. Bana dua edince duacının duasını kabul ederim; O halde onlar da Benim davetime koşsunlar ve Bana layıkiyle iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve şayed kullarım sana benden sual ettilerse muhakkak ki ben çok yakınımdır, bana dua edince duacının duasına icabet ederim o halde onlar da benim da'vetime koşsunlar ve bana hakkile iman etsinler ki rüşd ile gidebilsinler

Erhan Aktaş

Kullarım sana, Ben'i sorarlarsa bilsinler ki Ben, yakınım. Bana dua edenin, duasına karşılık veririm. O halde onlar da Benim çağrıma uysunlar ve Bana gerçek anlamda iman etsinler. Böylece irşad olurlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kullarım, sana, Ben'i sorarlarsa bilsinler ki Ben, yakınım. Bana dua edenin, duasına karşılık veririm. O halde onlar da Benim çağrıma uysunlar ve Bana gerçek anlamda iman etsinler. Böylece irşad olurlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kullarım, sana, Ben'i sorarlarsa bilsinler ki Ben, onlara yakınım. Bana dua edenin, duasına karşılık veririm. O halde onlar da Benim çağrıma uysunlar ve Bana gerçek anlamda iman etsinler ki doğru yola kavuşmuş olsunlar.

Fizilal-il Kuran

Eğer kullarım sana benden sorarlarsa onlara de ki; ben kendilerine yakınım, bana dua edenin duasını, dua edince, kabul ederim. O halde onlar da benim çağrıma olumlu karşılık vererek bana iman etsinler ki, doğru yolu bulsunlar.

Gültekin Onan

Kullarım beni sana soracak olurlarsa, muhakkak ki ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da benim çağrıma cevap versinler ve bana inansınlar. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar.

Hamdi Döndüren

Şayet kullarım sana benden sorarlarsa, (de ki) hiç şüphesiz ben onlara çok yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler!

Hasan Basri Çantay

Kullarım (Habibim) sana beni sorunca (haber ver ki) işte ben muhakkak yakınımdır. Bana düa edince ben o düa edenin da'vetine icabet ederim. O halde onlar da benim da'vetime (itaatle) icabet ve bana İman (da devam) etsinler. Taki (o sayede) doğru yola ulaşmış olalar.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Kullarım sana beni sorarsa, şüphesiz ben (onlara) yakınım. Bana dua ettiği vakit, dua edenin dileğine karşılık veririm. Öyle ise onlar da davetime uysunlar ve bana iman etsinler. Umulur ki, doğru yolu bulurlar.

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) Kullarım sana benden sorarsa, şübhe yok ki ben(onlara) pek yakınım. Bana duâ ettiği zaman duâ edenin duâsına cevab veririm; öyle ise(onlar da) benim (rızâm) için (da'vetime) icâbet etsinler ve bana îmân etsinler; tâ ki hak yolu bulsunlar.

İbni Kesir

Kullarım, sana Beni sorarsa; şüphesiz ki Ben, çok yakınım. Bana dua edince Ben, o dua edenin duasına icabet ederim. Öyleyse onlar da Benim da'vetime icabet etsinler. Bana iman etsinler ki, doğru yola varmış olalar.

Mehmet Okuyan

Kullarım sana benden sorduğunda (onlara de ki): “Ben (kendilerine) çok yakınım. Bana dua ettiği zaman, dua edenin çağrısına cevap veririm. (Kullarım) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler!”

Muhammed Esed

Eğer kullarım sana Benim hakkımda sorular sorarsa -(bilsinler ki) Ben çok yakınım; dua edenin yakarışlarına her zaman karşılık veririm; öyleyse onlar da Bana karşılık versinler ve Bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler.

Mustafa İslamoğlu

Eğer kullarım sana Benden soracak olurlarsa, iyi bilsinler ki Ben çok yakınım: Bana dua edenin çağrısına hemen karşılık veririm. Öyleyse onlar da Bana karşılık versinler ve Bana tam güvensinler ki, hak yoluna yöneltilsinler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kullarım sana Ben'den sual ettikleri zaman şüphe yok ki, Ben pek yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dâvetine icabet ederim. Artık onlar da Benim için icabet etsinler. Ve Bana imân eylesinler. Tâ ki hakka isabet etmiş olalar.

Ömer Öngüt

Resulüm! Kullarım sana beni sorunca haber ver ki, ben onlara yakınım. Benden isteyenin, duâ ettiğinde duâsını kabul ederim. Öyleyse onlar da benim dâvetime uysunlar ve bana iman etsinler ki doğru yolu bulsunlar.

Suat Yıldırım

Kullarım Ben’i senden soracak olurlarsa, bilsinler ki Ben pek yakınım. Bana dua edenin duasına icabet ederim. Öyleyse onlar da dâvetime icabet ve Bana hakkıyla inanıp tasdik etsinler ki doğru yolda yürüyerek selâmete ersinler.

Süleyman Ateş

Kullarım, sana benden sorar(lar)sa (söyle): Ben (onlara) yakınım. du'a eden, bana du'a ettiği zaman onun du'asına karşılık veririm. O halde onlar da bana karşılık versin(benim çağrıma uysun)lar, bana inansınlar ki, doğru yolu bulmuş olalar.

Süleymaniye Vakfı

Kullarım sana beni sorduklarında (de ki) ben onlara yakınım. Bana dua ettiğinde dua edenin duasına karşılık veririm. Onlar da bana (benim çağrıma) karşılık versinler ve bana inanıp güvensinler ki olgunlaşabilsinler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kullarım sana beni sorarlarsa, ben onlara yakınım. Beni yardıma çağıranın çağrısına cevap veririm. Onlar da benim çağrıma cevap versinler ve bana güvensinler ki olgunlaşabilsinler.

Şaban Piriş

-Kullarım benden sana sorarlarsa; şüphesiz ben yakınım. Bana dua edenin, dua ettiği zaman, duasına karşılık veririm. O halde onlar da benim davetime icabet etsinler ve bana inansınlar ki doğru yolda olsunlar.

Tefhim-ul Kuran

Kullarım beni sana soracak olursa, işte Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da benim çağrıma cevab versinler ve bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar.

Ümit Şimşek

Kullarım senden Beni sorarlarsa, Ben çok yakınım. Bana dua ettiğinde, dua edenin duasına cevap veririm. Onlar da Bana cevap versinler ve Bana iman etsinler ki, doğru yolu bulmuş olsunlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Kullarım sana benden sorarlarsa ben Karib'im, gerçekten çok yakınım. Dua edenin çağrısına, bana çağırıp yakardığı anda cevap veririm. Hadi onlar da bana karşılık versinler, bana inansınlar ki doğruyu ve iyiyi bulabilsinler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qullarım səndən Mənim barəmdə soruşsalar, Mən onlara yaxınam, Mənə yalvaranın duasını yalvardığı vaxt qəbul edərəm. Qoy onlar da Mənim çağırışımı qəbul edib Mənə iman gətirsinlər ki, doğru yola yönələ bilsinlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Bəndələrim Məni səndən soruşduqda söylə ki, Mən (onlara) yaxınam. Dua edib Məni çağıranın duasını qəbul edərəm. Gərək onlar da Mənim çağırışımı qəbul edib Mənə iman gətirsinlər. Bununla da, ola bilsin ki, doğru yola yetişsinlər.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Fragen dich Meine Diener nach Mir, sage ihnen, daß Ich ihnen nahe bin, ihre Bittgebete vernehme und ihnen stattgebe. Sie sollen sich Mir fügen und fest an Mich glauben, auf daß sie den rechten Weg der Vernunft gehen.

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn dich Meine Diener nach Mir fragen, so bin Ich nahe; Ich erhöre den Ruf des Bittenden, wenn er Mich anruft. So sollen sie nun auf Mich hören und an Mich glauben, auf daß sie besonnen handeln mögen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn dich Meine Diener nach Mir fragen: ʺICH bin gewiß nahe, erhöre das Bittgebet des Bittenden, wenn er an Mich Bittgebete richtet, so sollen Sie Mir folgen und den Iman an Mich verinnerlichen, damit sie das Wahre treffen.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Should My servants call upon you, O Muhammad, for informing them about My attributes, then emphatically express that I am in their immediate proximity; I respond favourably to the humble petitioner’s prayer when he addresses Me. But those who aim for My blessings are expected to raise their internal consciousness, responding favourably to My system of faith and worship and believe in Me with faithful hearts, that they may hopefully be guided to the path of righteousness.

Abdul Haleem

[Prophet], if My servants ask you about Me, I am near. I respond to those who call Me, so let them respond to Me, and believe in Me, so that they may be guided.

Abdullah Yusuf Ali

When My servants ask thee concerning Me, I am indeed close (to them): I listen to the prayer of every suppliant when he calleth on Me: Let them also, with a will, Listen to My call, and believe in Me: That they may walk in the right way.

Abul A'la Maududi

(O Muhammad), when My servants ask you about Me, tell them I am quite near; I hear and answer the call of the caller whenever he calls Me. Let them listen to My call and believe in Me; perhaps they will be guided aright.

Aisha Bewley

If My slaves ask you about Me, I am near. I answer the call of the caller when he calls on Me. They should therefore respond to Me and believe in Me so that hopefully they will be rightly guided.

Al-Hilali & Khan

And when My slaves ask you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) concerning Me, then (answer them), I am indeed near (to them by My Knowledge). I respond to the invocations of the supplicant when he calls on Me (without any mediator or intercessor). So let them obey Me and believe in Me, so that they may be led aright.[1]

Ali Quli Qarai

When My servants ask you about Me, [tell them that] I am indeed nearmost. I answer the supplicant’s call when he calls Me. So let them respond to Me, and let them have faith in Me, so that they may fare rightly.

Amatul Rahman Omar

And when My servants ask you concerning Me (tell them), I am nearby indeed, I answer the prayer of the supplicant when he prays to Me, so they should respond to My call, and believe in Me (that I possess all these attributes) so that they may proceed in the right way.

Arthur John Arberry

And when My servants question thee concerning Me -- I am near to answer the call of the caller, when he calls to Me; so let them respond to Me, and let them believe in Me; haply so they will go aright.

Bijan Moeinian

When My servants ask you (Mohammad) about me, let them know that I am closer than what they think to themselves. I answer their prayers when they call upon me; they, too, should listen to my call as this is the only way to be guided to the right path.

E. Henry Palmer

When my servants ask thee concerning me, then, verily, I am near; I answer the prayers prayer whenever he prays to me. So let them ask me for an answer, and let them believe in me; haply they may be directed aright.

Edip-Layth

If My servants ask you about Me, I am near answering the calls of those who call to Me. So let them respond to Me and acknowledge Me that they may be guided.

George Sale

When my servants ask thee concerning me, verily I am near; I will hear the prayer of him that prayeth, when he prayeth unto me: But let them hearken unto me, and believe in me, that they may be rightly directed.

Hamid S. Aziz

When My servants ask you concerning Me, then, verily, I am near; I listen to the prayer of every suppliant when ever he calls to Me. So let them also, with a will, listen to My call, and let them believe in Me; per chance (or possibly) they may be directed aright.

Mahmoud Ghali

And when My bondmen ask you concerning Me, then, surely I am near; I answer the invocation of the invoker when he invokes Me; so let them respond (to) Me, and let them believe in Me, so that possibly they would respond right-mindedly.

Marmaduke Pickthall

And when My servants question thee concerning Me, then surely I am nigh. I answer the prayer of the suppliant when he crieth unto Me. So let them hear My call and let them trust in Me, in order that they may be led aright.

Mohamed Ahmed - Samira

When My devotees enquire of you about Me, I am near, and answer the call of every supplicant when he calls. It behoves them to hearken to Me and believe in Me that they may follow the right path.

Muhammad Asad

AND IF My servants ask thee about Me - behold, I am near; I respond to the call of him who calls, whenever he calls unto Me: let them, then, respond unto Me, and believe in Me, so that they might follow the right way.

Mustafa Khattab

When My servants ask you ˹O Prophet˺ about Me: I am truly near. I respond to one’s prayer when they call upon Me. So let them respond ˹with obedience˺ to Me and believe in Me, perhaps they will be guided ˹to the Right Way˺.

Progressive Muslims

And if My servants ask you about Me, I am near answering the calls of those who call to Me. So let them respond to Me and believe in Me that they may be guided.

Sahih International

And when My servants ask you, [O Muúammad], concerning Me - indeed I am near. I respond to the invocation of the supplicant when he calls upon Me. So let them respond to Me [by obedience] and believe in Me that they may be [rightly] guided.

Sam Gerrans

And when My servants ask thee concerning Me: “I am near.” I respond to the call of the caller when he calls to Me. So let them respond to Me, and let them believe in Me, that they might be guided.

Shabbir Ahmed

(This training program has nothing to do with asceticism or self-denial in any way. The mystics think that enduring hardships and denying themselves the basic needs will bring them close to God). And if My servants ask you concerning Me, behold, I am indeed near. I respond to the call of whoever calls, whenever he calls unto Me. So let them hear My Call and let them trust in Me, that they may be led aright.

Syed Vickar Ahamed

When My servants ask you concerning Me, I am indeed close to them: I listen to the prayer of every (humble) caller when he calls Me: Let them also, listen to My call and believe in Me, that they may be led to the right way.

Taqi Usmani

When My servants ask you about Me, then (tell them that) I am near. I respond to the call of one when he prays to Me; so they should respond to Me, and have faith in Me, so that they may be on the right path.

The Monotheist Group

And if My servants ask you about Me, I am near answering the calls of those who call to Me. So let them respond to Me and believe in Me that they may be guided.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand Mes serviteurs tʹinterrogent sur Moi.. alors Je suis tout proche: Je réponds à lʹappel de celui qui Me prie quand il Me prie. Quʹils répondent à Mon appel, et quʹils croient en Moi, afin quʹils soient bien guidés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Dema evdên min pirsa min ji te kirin; bêguman ez pir nêzîkî wan im, çi dema ew gazî min bike, muheqeq ez di hewara wî de têm. Naxwe, bila evdên min guhdariya min bikin û bila bi min bawerî bînin da ku ew bi ser rêka rast ve bibin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wanneer Mijn dienaren jou naar Mij vragen: Ik ben nabij. Ik verhoor het gebed van iemand die bidt, wanneer hij Mij aanroept. Zij moeten Mij dus gehoor geven en in Mij geloven. Misschien zullen zij de goede weg opgaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Als mijne dienaren u omtrent mij ondervragen, zal ik nabij hem zijn; ik wil het gebed hooren van hen die mij gelooven; doch dat zij naar mij luisteren, en mij gelooven; opdat zij langs den rechten weg geleid mochten worden.

Hollandaca — Siregar

En wanneer Mijn dienaren jou (O Moehammad) vragen stellen over Mij: voorwaar, Ik ben nabij, Ik verhoor de smeekbede van de smekende wanneer hij tot Mij smeek. Laten zij aan Mij gehoor geven en in Mij geloven. Hopelijk zullen zij de juiste Leiding volgen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда спрашивают тебя (о, Пророк) рабы Мои [верующие] обо Мне [близок ли Я и как Я отвечаю на их мольбы], то (пусть знают, что) поистине Я – близок, (и Я) отвечаю (на) мольбу обращающегося (с мольбой), когда он (искренне) обращается с мольбой ко Мне. Пусть же они отвечают [пусть повинуются] Мне и пусть уверуют в Меня (что Я близок и что Я отвечаю на мольбу), – чтобы они шли правильным путем!

Rusça — Osmanov

Когда тебя [, о Мухаммад,] вопрошают Мои рабы обо Мне, то ведь Я близок и отвечаю на призыв молящегося, когда он взывает ко Мне. Так пусть же они отвечают на Мой призыв к вере, верят в Меня. Быть может, они встанут на истинный путь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

NÄR MINA tjänare frågar dig om Mig då Jag är nära; Jag besvarar den bedjandes bön, när han ber till Mig. Och uppmana dem att svara när Jag kallar och att tro på Mig - kanske skall de ledas på rätt väg.