İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar.

وَمَثَلُ الَّذِينَ كَفَرُوا كَمَثَلِ الَّذِي يَنْعِقُ بِمَا لَا يَسْمَعُ اِلَّا دُعَاءً وَنِدَاءً صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَعْقِلُونَ

ve meṧelu (e)lleƶīne keferū ke meṧeli elleƶī yen'ǐḳu bimā lā yesmeǔ illā duǎā'en ve nidā'en Summun bukmun ǔmyun fe hum lā yeǎ'ḳilūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَثَلُve meṧeluم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.durumu
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerin
3كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden
4كَمَثَلِke meṧeliم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.haline benzer
5الَّذِيelleƶīkimsenin
6يَنْعِقُyen'ǐḳuن ع قKoyunlara seslenmek, meleme sesi çıkarmak, bağırmak, haykırmak, bağırarak teşvik etmek, kışkırtmakhaykıran
7بِمَاbimāşeylere(hayvanlara)
8لَا
9يَسْمَعُyesmeǔس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakbir şey işitmeyen
10اِلَّاillābaşka
11دُعَاءًduǎā'enد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekçağırmadan
12وَنِدَاءًve nidā'enن د وİlan etmek, çağırmak, çağrıda bulunmak, davet etmek, herhangi birine bir şey iletmek için çağırmak, selamlamak, sesli çağırmak, sesi yükseltmek, toplantıve bağırtıdan
13صُمٌّSummunص م مsağır olmak, bir şişeyi tıkamak, bir kapağı kapatmak, (kulak deliğinin) tıkanmış olmasısağırdırlar
14بُكْمٌbukmunب ك مaptal (doğal yapı ya da kendisini ifade edecek kelime bulamama nedeniyle), cevap verecek anlayışa sahip olmama, konuşma yeteneği olsa da iyi cümle kuramama, konuşmayı kasıtlı ya da bilgisizlikten dolayı kesme, konuşması engellenen, serbestçe konuşamayandilsizdirler
15عُمْيٌǔmyunع م يgörevinden saptırmak, yoldan sapmak, kör veya cahil ve kapalı olmak, görme yetisinden yoksun bırakmak, karartmak, kör, karanlık, gizlemek. amaḥa - zihinsel körlük, amaya - zihinsel ve fiziksel körlük.kördürler
16فَهُمْfe humonun için onlar
17لَا
18يَعْقِلُونَyeǎ'ḳilūneع ق لBağlamak, alıkoymak, akıllı olmak, bilge olmak, anlamak, birisi için kan bedeli ödemek, bir dağın zirvesine tırmanmak, anlayış kullanmak, sakınmak.düşünmezler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kâfirler, hiçbir şey duyup dinlemeden, anlamadan bağırıp çağıran kimseye benzerler. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, akıl da edemez onlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kâfirler, hiçbir şey duyup dinlemeden, anlamadan bağırıp çağıran kimseye benzerler. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, akıl da edemez onlar.

Adem Uğur

(Hidayet çağrısına kulak vermeyen) kâfirlerin durumu, sadece çobanın bağırıp çağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer. Çünkü onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple düşünmezler.

Ahmed Hulusi

Kafirlerin hali, kendilerine yönelen, çağıranların sesini duyup da ne dediğini anlamayanların haline benzer. Çünkü onlar (anlayışları itibarıyla) sağırdırlar, dilsizdirler (Hakk'ı dillendiremezler), kördürler (apaçık hakikati değerlendiremezler). Akıllarını kullanmazlar!

Ahmet Tekin

Davet karşısında, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin hâli, çobanın haykırışını işiten, yalnız sesi ve bağırmayı algılayan sürünün durumuna benzer. Onların duyan kulakları hakkı duymaz. Konuşan dilleri hakkı konuşmaz. Gören gözleri hakikati görmez. Bundan dolayı düşünemezler de.

Ahmet Varol

İnkar edenlerin örneği, bağırıp haykırmadan başka bir şeyi duymayan varlığa seslenen birinin örneği gibidir. [34] Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler dolayısıyla bir şeyden anlamazlar.

Ali Bulaç

İnkar edenlerin örneği bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyip (duyduğu veya bağırdığı şeyin anlamını bilmeyen ve sürekli) haykıran (bir hayvan)ın örneği gibidir. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akıl erdiremezler.

Ali Fikri Yavuz

(Kur’an’a inanmıyan) kâfirler, çobanın hayvanlarına benzerler. Çobanın sözünü anlamazlar; ancak bağırıp çağırışını işitirler. Onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Kur’an’ı işitip anlamazlar.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenlerin durumu, kendi bağırtısı yüzünden, bağırtı ve çağırtıdan başka bir şey duymayan kişinin durumunun tıpkısıdır. Onlar, sağırdır, dilsizdir, kördür; artık akıl etmezler.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın indirdiğine tabi olma çağrısına aldırış etmeyen kafirlerin durumu, sadece çobanın bağırıpçağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer. Çünkü onlar manen sağır, dilsiz ve kördürler. Bu sebepten dolayı da düşünmezler.

Bekir Sadak

Inkar edenlerin durumu, cagirma ve bagirmadan baskasini duymayarak haykiran gibidir. Sagirdirlar, dilsizdirler, kordurler, bu yuzden akledemezler.

Celal Yıldırım

İnkâra sapıp küfür üzere kalanların durumu, bağırıp çağırmaktan başka bir şey işitmeyen (ve tıpkı davarlara seslenen çoban) gibidir. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler ; bu yüzden akledip anlayamazlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnkârcılara seslenenin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyen hayvana haykıran çobanın durumuna benzer. Onlar sağır, dilsiz ve kördürler; çünkü onlar düşünmezler.

Diyanet İşleri

İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar.

Diyanet İşleri (eski)

İnkar edenlerin durumu, çağırma ve bağırmadan başkasını duymayarak haykıran gibidir. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden akledemezler.

Diyanet Vakfi

(Hidayet çağrısına kulak vermeyen) kâfirlerin durumu, sadece çobanın bağırıp çağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer. Çünkü onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple düşünmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O kâfirlerin hali, sadece bir çağırma veya bağırmadan başkasını işitmeyerek haykıranın haline benzer; onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, akıl da etmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O kafirlerin durumu, sadece bir çağırma ve bağırmadan başkasını duymaz bir kulakla haykıranın durumuna benzer. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, akıl da etmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

o kafirlerin meseli sade bir çağırma veya bağırmadan başkasını duymaz bir kulakla haykıranın haline benzer, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, akıl da etmezler

Erhan Aktaş

Kafirlerin durumu, çağırmaktan, seslenmekten başka bir şey duymayan haykıran kimsenin durumu gibidir. Onlar; sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bu nedenle, akıllarını da kullanmazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirlerin durumu, çağırmaktan, seslenmekten başka bir şey duymayan haykıran kimsenin durumu gibidir. Onlar; sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bu nedenle, akıllarını da kullanmazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörlerin durumu, bağırılıp çağırılmayı duyan, ancak bunu yalnız bir ses şeklinde algılayan sürünün durumuna benzer. Onlar; sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bu nedenle, akıllarını da kullanmazlar.

Fizilal-il Kuran

Küfredenlerin misali; bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan, haykırıp duranınki gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; düşünemezler.

Gültekin Onan

Kafirlerin örneği, bağırıp çağırmadan başka birşey işitmeyip (...) haykıran (bir hayvan)ın örneği gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akledemezler.

Hamdi Döndüren

O inkârcıların durumu, sadece bir çağırma ve bağırmadan başkasını işitmeyerek haykıranın durumuna benzer. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden akıllarını da kullanmazlar.

Hasan Basri Çantay

O küfredenlerin haali bağırıb çağırışdan başka bir şey duymayan (anlamayan hayvanlara durmayıb) haykıran (bir çoban) ın haaline (ne kadar da) benziyor. (Onlar bir sürü) sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Onun için düşünmezler.

Hasib Asutay

O inkâr edenler(i hakka çağıran)ın durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara haykıran(çoban)ın durumu gibidir. (Onlar) sağır, dilsiz ve kördürler. Onun için düşünmezler.

Hayrat Neşriyat

İnkâr edenler (ile onları îmâna da'vet eden)in misâli, çağırma ve bağırmadan başka bir şey duymayan (ve anlamayan hayvanlarla, on)lara haykıran (çoban)ın hâli gibidir.(Onlar) sağırdır (hakkı işitmezler), dilsizdir (hakkı söylemezler), kördür (hakikati görmezler), bu yüzden onlar akıl erdiremezler.

İbni Kesir

Küfredenlerin misali; bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayana haykıranınki gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, akledemezler.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanların durumu, (çobanın) bağırıp çağırmasından başka bir şey duymayan (hayvanlar)a haykıranın durumuna benzer. (Onlar gerçeğe karşı) sağırdır, dilsizdir, kördür; onlar akıl da etmezler.

Muhammed Esed

Böylece, hakikati inkara şartlanmış olanların durumu, çobanın haykırışını işiten ama onu yalnız bir ses ve çağrı şeklinde algılayan sürünün durumuna benzer. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; zira akıllarını kullanmazlar.

Mustafa İslamoğlu

İşte inkarda direnen bu kimselerin durumu, şu (sürüye) benzer: Bir sürü (düşünün ki), çobanın canhıraş haykırışını yalnızca çığlık-bağlık olarak algılıyor. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; çünkü onlar akıllarını kullanmazlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kâfirlerin meseli, o hayvanların meseli gibidir ki, çağırmadan, bağırmadan başka bir şey işitmeksizin haykırır durur; sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık onlar düşünemezler.

Ömer Öngüt

Kâfirlerin hâli, sadece bir çağırma veya bağırmaktan başkasını işitmeyerek haykıranın durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, onlar düşünmezler.

Suat Yıldırım

İnkârcıları hakka çağıranın durumu, tıpkı bağırıp çağırmadan başka bir şeyden anlamayan hayvanlara haykıran çobanın durumuna benzer. Onlar sağır, dilsiz ve kördürler. Bundan ötürü akıllarını kullanıp gerçeği anlayamazlar.

Süleyman Ateş

O inkar edenler(i Hakk'a çağıran)ın durumu, tıpkı bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyen (işittiği sesin manasını anlamayan hayvanlar)a haykıran kimsenin durumu gibidir. (Onlar), sağır, dilsiz ve kördürler, onun için düşünmezler.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik eden bu kimselerin durumu, duyduğu şeyi, sadece bağırıp çağırma olarak algılayıp öten karganın durumu gibidir. Sağır, dilsiz ve kör kesilirler. Onlar akıllarını kullanmazlar /doğru bağlantı kurmazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendilerini ayetlere kapatanların durumu, çağırma ve bağırma dışında bir anlama veremediği sese karşı öten karganın durumu gibidir. Sağır, dilsiz ve kör kesilirler. Onlar akıllarını kullanmazlar.

Şaban Piriş

Allah'a nankörlük edenlerin hali, çobanların çağırdığı fakat, onun bağırıp çağırışından başka bir şey işitmeyen hayvanların durumu gibidir. Onlar, öyle sağır, dilsiz ve körlerdir ki akıllarını kullanmazlar.

Tefhim-ul Kuran

Küfre sapanların örneği çağırma ve bağırmadan başka bir şeyi duymayan (duyduğu şeyin anlamını bilmeyen hayvan) a haykıranın örneği gibidir. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akıl erdiremezler.

Ümit Şimşek

İnkâr edenlerin hali, çobanın seslenişini bağırıp çağırmadan ibaret bir ses olarak işiten sürünün hali gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; akılları da birşeye ermez.

Yaşar Nuri Öztürk

O küfre sapanların durumu, bağırıp çağırma dışında bir şeyi işitmeyen varlıklara haykıranın durumuna benzer. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bu yüzden akıllarını işletemez onlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kafirlərin məsəli çığırtı və bağırtıdan başqa bir şey anlamayanları (heyvanları) haylayanın (çobanın) məsəlinə bənzəyir. Onlar kar, lal və kordurlar, haqqı anlamazlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Kafirlər səda və nidadan (çığırtı və bağırtıdan) başqa bir şey anlamayanlara (heyvanlara) bənzərlər. Onlar kar, lal və kordurlar. Buna görə də haqqı dərk etməzlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Ungläubigen sind wie die Tiere, die nichts hören außer Tönen und Zurufen. Sie sind taub, stumm und blind und begreifen nichts.

Almanca — Der Edle Quran

Das Gleichnis derjenigen, die ungläubig sind, ist wie jemand, der etwas nachschreit, was nichts hört außer Stimmen und Zurufen. Taub, stumm, blind; so begreifen sie nicht.

Almanca — M. A. Rassoul

Das Gleichnis derjenigen, die ungläubig sind, ist wie das Gleichnis derjenigen, die irgendein (Tier) anschreien, das nichts hört außer Lauten und Zurufen. Taub, stumm und blind sind sie, darum begreifen sie nichts.

Almanca — Muhammad Zaidan

So ist das Gleichnis derjenigen, die Kufr betrieben haben, wie das Gleichnis desjenigen, der etwas anschreit, das nichts außer Rufen und Schreien vernimmt. Sie sind taub, stumm und blind, also sie begreifen nicht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Their negative response to the Prophet fits exactly the example of the cattle’s response to the herdsman urging them forward: either of them can hear only the utterance but none of them can intelligently distinguish between shades of meaning nor perceive value differences; deaf, dumb and blind, they cannot claim the discourse with their intellect.

Abdul Haleem

Calling to disbelieversis like a herdsman calling to things that hear nothing but a shout and a cry: they are deaf, dumb, and blind, and they understand nothing.

Abdullah Yusuf Ali

The parable of those who reject Faith is as if one were to shout Like a goat-herd, to things that listen to nothing but calls and cries: Deaf, dumb, and blind, they are void of wisdom.

Abul A'la Maududi

Those who have refused to follow the Way of Allah resemble cattle; when the shepherd calls them they hear nothing except shouting and crying; they are deaf, dumb and blind, and so they understand nothing.

Aisha Bewley

The likeness of those who are kafir is that of someone who yells out to something which cannot hear – it is nothing but a cry and a call. Deaf – dumb – blind. They do not use their intellect.

Al-Hilali & Khan

And the example of those who disbelieve is as that of him who shouts to those (flock of sheep) that hears nothing but calls and cries. (They are) deaf, dumb and blind. So they do not understand. (Tafsîr Al-Qurtubi )

Ali Quli Qarai

The parable of the faithless is that of someone who shouts after that which does not hear [anything] except a call and cry: deaf, dumb, and blind, they do not apply reason.

Amatul Rahman Omar

The case of (one that calls) those who refuse (to obey the commandments of God) is like the case of one who shouts to that (animal) who hears nothing, but a mere call and a cry (of a shepherd). (They are) deaf, dumb and blind, moreover they do not use their reason.

Arthur John Arberry

The likeness of those who disbelieve is as the likeness of one who shouts to that which hears nothing, save a call and a cry; deaf, dumb, blind -- they do not understand.

Bijan Moeinian

Such people are like the herd of cattle that hear the voice of the shepherd but can not understand its meanings. For all purposes and intentions they are deaf, dumb, blind and not capable of understanding anything.

E. Henry Palmer

The likeness of those who misbelieve is as the likeness of him who shouts to that which hears him not, save only a call and a cry; deafness, dumbness, blindness, and they shall not understand.

Edip-Layth

The example of those who are unappreciative is like the one who repeats what he has heard of calls and shouts; deaf, dumb, and blind; they do not reason.

George Sale

The unbelievers are like unto one who crieth aloud to that which heareth not so much as his calling, or the sound of his voice. They are deaf, dumb, and blind, therefore do they not understand.

Hamid S. Aziz

The likeness of those who disbelieve (or reject faith) is as the likeness of him who shouts like a goat-herd, to that which hears him not, save only a call and a cry; deaf, dumb, and blind they are devoid of understanding.

Mahmoud Ghali

And the likeness of the ones who have disbelieved is as the likeness of one who screams to that which does not hear (anything) except an invocation and a calling out; deaf, dumb and blind; so they do not consider.

Marmaduke Pickthall

The likeness of those who disbelieve (in relation to the messenger) is as the likeness of one who calleth unto that which heareth naught except a shout and cry. Deaf, dumb, blind, therefore they have no sense.

Mohamed Ahmed - Samira

The semblance of the infidels is that of a man who shouts to one that cannot hear more than a call and a cry. They are deaf, dumb and blind, and they fail to understand.

Muhammad Asad

And so, the parable of those who re bent on denying the truth is that of the beast which hears the shepherd's cry, and hears in it nothing but the sound of a voice and a call. Deaf are they, and dumb, and blind: for they do not use their reason.

Mustafa Khattab

The example of the disbelievers ˹not responding to the Messenger’s warning˺ is like a flock not comprehending the calls and cries of the shepherd. ˹They are wilfully˺ deaf, dumb and blind so they have no understanding.

Progressive Muslims

And the example of those who disbelieve is like one who repeats what he has heard of calls and shouts; deaf, dumb, and blind, they do not understand.

Sahih International

The example of those who disbelieve is like that of one who shouts at what hears nothing but calls and cries cattle or sheep - deaf, dumb and blind, so they do not understand.

Sam Gerrans

And the likeness of those who ignore warning is as the likeness of one who yells to what hears not save a call and a shout: deaf, dumb, blind, so they do not reason.

Shabbir Ahmed

The likeness of calling on those who reject the evident Truth is as the likeness of one who calls unto that which hears nothing but a shout and cry. Deaf, dumb, blind of reason -Hence, they fail to attain sense.

Syed Vickar Ahamed

And the parable of those who reject Faith is similar to the one (shouting) like a shepherd who loudly shouts to things (cattle) that listen to nothing except calls and cries: Deaf, dumb, and blind, they do not have the wisdom!

Taqi Usmani

The example of (calling) those who disbelieve is such as someone is shouting at an animal that hears nothing but a call and cry. They are deaf, dumb and blind, so they do not understand

The Monotheist Group

And the example of those who disbelieve is like one who repeats what he has heard of calls and cries; deaf, dumb, and blind, they do not comprehend.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Les mécréants ressemblent à (du bétail) auquel on crie et qui entend seulement appel et voix confus. Sourds, muets, aveugles, ils ne raisonnent point.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Rewşa kafiran dişibe rewşa wî kesê ku ji gazî û qîrînê pê ve tiştekî din nabihîze û dîsa jî dizire. Ew ker in, lal in û kor in, vêca ew tênagihijin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die ongelovig zijn lijken bijvoorbeeld op iemand die schreeuwt tot iets wat alleen maar de roep en de kreet hoort. Doof, stom en blind zijn zij. Zij worden dan ook niet verstandig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De ongeloovigen gelijken op iemand, die een man roept, welke slechts den klank der stem en het geluid hoort, zonder de woorden te kunnen onderscheiden. Doof, stom en blind zijn zij, en verstaan het niet.

Hollandaca — Siregar

En de gelijkenis van degenen die ongelovig zijn, is als de gelijkenis met iemand (een herder) die roept naar iets wat niet luistert, behalve naar een roep of een schreeuw. Zij zijn doof, stom en blind (van hart), daarom begrijpen zij niet.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Те, что не уверовали, подобны бессловесной скотине, которую кличет пастух, а она ничему не внемлет, кроме зова и крика. Они глухи, немы, слепы и ничего не разумеют.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som vägrar att lyssna till sanningen kan liknas vid (får) som hör (herdarnas) rop utan att förstå vad de betyder. Eftersom de inte använder sitt förstånd (förblir de) döva, stumma och blinda.