(Ey Muhammed!) De ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahman onlara, istenildiği kadar süre versin! Nihayet kendilerine vaad olunan azabı, ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş, kimin taraftarları daha zayıfmış bilecekler.
قُلْ مَنْ كَانَ فِي الضَّلَالَةِ فَلْيَمْدُدْ لَهُ الرَّحْمٰنُ مَدًّا حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ اِمَّا الْعَذَابَ وَاِمَّا السَّاعَةَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ شَرٌّ مَكَانًا وَاَضْعَفُ جُنْدًا
ḳul men kāne fī D-Delāleti fe l yemdud lehu r-raHmānu medden Hattā iƶā raev mā yūǎdūne immā l-ǎƶābe ve immā s-sāǎte fe se yeǎ'lemūne men huve şerrun mekānen ve eD'ǎfu cunden
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Kim sapıklıktaysa rahman, onun sapıklığını uzattıkça uzatır da sonunda azâp olsun, kıyâmet olsun, kendilerine vaat olunan şeyi görür bu çeşit adamlar ve görünce de bilirler kimin yurdu daha hayırlıymış ve kimin kuvveti daha zayıf.
Abdulkadir Gölpınarlı
De ki: Kim sapıklıktaysa rahman, onun sapıklığını uzattıkça uzatır da sonunda azâp olsun, kıyâmet olsun, kendilerine vaat olunan şeyi görür bu çeşit adamlar ve görünce de bilirler kimin yurdu daha hayırlıymış ve kimin kuvveti daha zayıf.
Adem Uğur
De ki: Kim sapıklıkta ise, çok merhametli olan Allah ona mühlet versin! Nihayet kendilerine vâdolunan şeyi -ya azabı (müminler karşısında yenilgiyi) veya kıyameti- gördükleri zaman, mevki ve makamı daha kötü ve askeri daha zayıf olanın kim olduğunu öğreneceklerdir.
Ahmed Hulusi
De ki: "Kim dalalette ise, Rahman ona mühletini uzatsın! Nihayet kendilerine vadolunanı -azabı veya o saati (ölümü veya kıyametin kopuşunu)- görecekleri zaman, kim daha şerrli ve ordusu itibarıyla kim daha zayıf, anlayacaklar!"
Ahmet Tekin
'Kim hak yoldan uzak, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederek başına buyruk bir hayat içindeyse, rahmet sahibi Rahman olan Allah, tehdit edildikleri azâbı, yenilgiyi veya kıyametin kopacağı ânı görecekleri zamana kadar ona mühlet versin. İşte o zaman, kimin mevkiinin daha kötü olduğunu, kimin askerî erkânının, ordusunun daha zayıf olduğunu öğrenecekler.' de.
Ahmet Varol
De ki: Dini inkâr edenlere Rahman biraz mühlet versin, bundan ne çıkar? Ama işin sonunda, onlar kendilerine vâd olunan azabı veya kıyameti görünce işte o zaman öğrenecekler: kimmiş mevkii daha düşük ve kimmiş asker ve maiyyeti daha zayıf!
Ali Bulaç
De ki: "Kim sapıklık içindeyse, Rahman (olan Allah), ona süre tanıdıkça tanır; kendilerine va'dedileni -ya azabı veya kıyamet saatini- gördükleri zaman artık kimin yeri (makam, mevki) daha kötü, kimin askeri gücü daha zayıfmış, öğreneceklerdir.
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm), onlara de ki: “Kim dalâlette (küfürde) ise, Rahman ona mal ve evlâdca ziyadelik ve azgınlığında mühlet verir. Nihayet vaad olundukları azabı gördükleri vakit - Ya dünyada müslümanlar tarafından öldürülmeyi, yahut kıyamet günü Cehennem’i - artık bilecekler ki, kimin mevkii daha fena ve yardımcıları daha zayıfmış.
Ali Rıza Safa
De ki: "Kim sapkınlık içindeyse, onlara sözü verileni veya evrenlerin sonunu görünceye dek, Bağışlayan, onun zamanını uzatarak süre verir!" Artık, kimin yerinin daha kötü ve yardımcılarının daha güçsüz olduğunu yakında öğrenecekler.
Bayraktar Bayraklı
De ki: "Kim sapıklık içinde ise, Rahman ona uzun bir süre tanısın. Sonunda onlar uyarıldıkları azabı veya kıyamet saatini görünce, o zaman kimlerin yerinin daha kötü ve taraftarlarının daha zayıf olduğunu öğreneceklerdir."
Bekir Sadak
De ki: «Sapiklikta olani Rahman ne kadar ertelese bile, sonunda tehdit edildikleri azabi ya da kiyamet gununu gordukleri zaman onlar kimin yerinin daha kotu ve taraftarlarinin daha gucsuz oldugunu bilecektir.»
Celal Yıldırım
De ki: Kim sapıklıkta bulunursa, Rahman (olan Allah) onun ipini uzattıkça uzatsın (ama) sonunda onlar kendilerine va'dolunan azabı ya da Kıyâmet'i görünce, kimin makamca daha fena, askerce daha zayıf olduğunu bileceklerdir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
De ki: “Kim sapkınlık içinde ise dilerim Rahmân ona süre versin!” Sonunda kendilerine vaad olunanı; azabı veya kıyameti gördükleri zaman, konumu daha kötü, askeri daha zayıf olanın kim olduğunu öğreneceklerdir.
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) De ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahman onlara, istenildiği kadar süre versin! Nihayet kendilerine vaad olunan azabı, ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş, kimin taraftarları daha zayıfmış bilecekler.
Diyanet İşleri (eski)
De ki: 'Sapıklıkta olanı Rahman ne kadar ertelese bile, sonunda tehdit edildikleri azabı ya da kıyamet gününü gördükleri zaman onlar kimin yerinin daha kötü ve taraftarlarının daha güçsüz olduğunu bilecektir.'
Diyanet Vakfi
De ki: Kim sapıklıkta ise, çok merhametli olan Allah ona mühlet versin! Nihayet kendilerine vâdolunan şeyi -ya azabı (müminler karşısında yenilgiyi), veya kıyameti- gördükleri zaman, mevki ve makamı daha kötü ve askeri daha zayıf olanın kim olduğunu öğreneceklerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlara de ki: «Kim sapıklık içinde ise, Rahmân ona mal ve evlatça ziyadelik ve azgınlığında mühlet verir. Nihayet kendilerine vaad edilen azabı, yahut kıyamet günü cehennemi gördükleri vakit, artık bilecekler kimin mevkii daha fena ve yardımcıları daha zayıfmış.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "Kim sapıklık içinde ise, çok esirgeyici Allah, ona istediği kadar mühlet versin; nihayet va'dolundukları şeyi, ya azabı yada kıyameti gördükleri zaman kimin mevkisinin daha kötü ve iradesinin daha zayıf olduğunu bilecekler.
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: kim dalalette ise rahman onun istediği kadar meddini uzatsın, nihayet va'dolunacak şeyi gördükleri vakıt: ya azab veya saat, o zaman bilecekler ki kimmiş o mevkıı daha fena ve iradesi daha zaıyf?
Erhan Aktaş
De ki: "Kim sapkınlıkta ise, Rahman, ona vaat edilen şeyi; azabı veya Sa'at'i görecekleri zamana kadar, zamanı uzatarak süre tanır. Böylece kimin yerce daha kötü ve taraftarca daha zayıf olduğunu yakında bilecekler."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
De ki: "Kim sapkınlıkta ise, Rahman, ona vaat edilen şeyi; azabı veya Sa'at'i görecekleri zamana kadar, zamanı uzatarak süre tanır. Böylece kimin yerce daha kötü ve taraftarca daha zayıf olduğunu yakında bilecekler."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
De ki: "Kim sapkınlıkta ise, Rahman, ona vaat edilen şeyi; azabı veya saati görecekleri zamana kadar, zamanı uzatarak süre tanır. Böylece kimin yerce daha kötü ve taraftarca daha zayıf olduğunu yakında bilecekler.
Fizilal-il Kuran
Onlara de ki; «rahmeti bol olan Allah sapık yolda olanlara ne kadar geniş maddi imkân verirse versin, sonunda tehdit edildikleri somut azab ile ya da kıyamet günü ile yüzyüze geldiklerinde nasıl olsa kimin sosyal konumunun daha düşük ve kimin askeri gücünün daha zayıf olduğunu öğreneceklerdir.»
Gültekin Onan
De ki: "Kim sapıklık içindeyse, Rahman, ona süre tanıdıkça tanır; kendilerine vaadedileni -ya azabı veya kıyamet saatini- gördükleri zaman artık kimin yeri (makam, mevki) daha kötü, kimin askeri gücü daha zayıfmış, öğreneceklerdir.
Hamdi Döndüren
De ki: “Kim sapıklık içinde ise, çok merhametli olan Allah, ona uzunca bir süre verirse versin! (Bunun onlara bir yararı olmaz). Sonunda kendilerine vaat edilen şeyi -azabı veya kıyametin kopuşunu- gördükleri zaman, kimin yerce daha kötü ve adamca daha zayıf olduğunu anlayacaklardır!”
Hasan Basri Çantay
De ki: "Kim sapıklık içinde ise çok esirgeyici (Allah), onu (n dünyalığını ve ipini) uzatdıkca uzatır. Nihayet va'd olunageldikleri şeyleri — ya azabı, yahud kıyameti — gördükleri zaman artık kimin yeri daha kötü, kimin cemaati (ve yardımcıları) daha zaif imiş, bileceklerdir.
Hasib Asutay
(Resulüm!) De ki: Kim sapıklık içinde ise, Rahmân ona, uzunca süre versin! Nihâyet kendilerine va'dedilen azabı ya da kıyameti gördüklerinde kimin konumu daha kötüymüş, kim de orduca daha zayıfmış bilecekler.
Hayrat Neşriyat
De ki: 'Kim dalâlette ise, o takdirde Rahmân ona ne kadar mühlet verirse versin; nihâyet kendilerine va'd edileni, ya (dünyadaki) azâbı ya da kıyâmeti gördükleri zaman, artık kimin yer cihetiyle daha kötü ve tarafdarca daha zayıf olduğunu yakında bileceklerdir.'
İbni Kesir
De ki: Rahman; sapıklıkta olanın günlerinin uzunluğunu uzattıkça uzatır. Nihayet tehdit edildikleri azabı veya kıyamet gününü gördükleri zaman; kimin yerinin daha kötü ve taraftarlarının daha güçsüz olduğunu bileceklerdir.
Mehmet Okuyan
(Onlara) de ki: “Rahmân, sapkınlıkta olanın (süresini) uzatsın (ne çıkar)! Sonunda ya (dünyadaki) azabı ya da o (Son) Saat’i gördükleri zaman, kimin konumunun daha kötü ve ordusunun daha güçsüz olduğunu anlayacaklardır.”
Muhammed Esed
De ki: "Kim ki sapıklık içinde yaşıyorsa, sınırsız rahmet Sahibi onun ömrünü, yaşama imkanını çekip uzatabilir!" (Ve bırak ne söyleyeceklerse söylesinler,) ta ki, önceden uyarıldıkları (bu dünyadaki) azabı, ya da Son Saat(in gelip çatmasını) görünceye kadar: Çünkü o zaman (bu iki insan topluluğundan) varılacak yer olarak hangisinin daha kötü, destek ve dayanak olarak hangisinin daha zayıf olduğunu anlayacaklar.
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Sapıklığın içine dalan kim olursa olsun; O rahmet kaynağı onun süresini uzattıkça uzatsın! Taki kendilerinin tehdit edildikleri şeyi -ister (bu dünya) azabı olsun, ister Son Saat olsun- görünceye kadar... İşte o zaman, kimin konumca daha kötü ve ordu bakımından daha zayıf olduğunu öğrenecekler.
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Her kim sapıklık içinde ise onun için Rahmân uzattıkça uzatsın (onlara dilediklerini versin) ne ehemmiyeti var! Vaktâ ki, vaadolunduklarını, ya azabı veya Kıyamet gününü görürler, artık mekanca daha şerli ve yardımcılarca daha zayıf kim olduğunu bilmiş olacaklardır.»
Ömer Öngüt
De ki: “Kim sapıklık içinde ise, Rahman onun günlerini uzattıkça uzatsın! Nihayet kendilerine vaad edilen azabı, ya da kıyamet gününü gördükleri zaman, kimin yerinin daha kötü ve taraftarlarının daha zayıf olduğunu bileceklerdir!”
Suat Yıldırım
De ki: Dini inkâr edenlere Rahman biraz mühlet versin, bundan ne çıkar? Ama işin sonunda, onlar kendilerine vâd olunan azabı veya kıyameti görünce işte o zaman öğrenecekler: kimmiş mevkii daha düşük ve kimmiş asker ve maiyyeti daha zayıf!
Süleyman Ateş
De ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahman ona süre versin (ne çıkar). Nihayet va'dedildiklerini -azabı veya (Duruşma) sa'ati(ni)- gördükleri zaman, kimin yerce daha kötü ve adamca daha zayıf olduğunu bileceklerdir.
Süleymaniye Vakfı
De ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahman ona ne kadar fırsat verirse versin (ellerine bir şey geçmez)! Sonunda tehdit edildikleri azabı ya da tekrar dirilip kalkış saatini gördüklerinde, kimin yerinin daha kötü ve destekçisinin daha zayıf olduğunu öğrenecekler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
De ki "Kim sapıklık içindeyse varsın Rahman onun süresini uzatsın. Nasıl olsa tehdit edildikleri azabı, ya da kıyamet saatini görünce kimin yerinin daha kötü, kimin arkasının daha zayıf olduğunu öğreneceklerdir."
Şaban Piriş
De ki: -Rahman, sapıklıkta olan kimseye arttırdıkça artırır. Sonunda vaat olundukları azabı veya kıyameti gördükleri zaman kimin yerinin daha kötü, kimin ordusunun daha zayıf olduğunu bileceklerdir.
Tefhim-ul Kuran
De ki: «Kim sapıklık içindeyse, Rahman (olan Allah), ona süre tanıdıkça tanır; kendilerine va'dedileni -ya azabı veya kıyamet saatini- gördükleri zaman artık kimin yeri (makam, mevki) daha kötü, kimin askeri gücü daha zayıfmış, öğreneceklerdir.
Ümit Şimşek
De ki: Sapıklıkta olana Rahmân ne kadar mühlet verirse versin; kendilerine vaad olunan şeyi-ister azap olsun, ister kıyamet-gördüklerinde öğrenecekler kimin mevkii daha kötü, kimin ordusu daha zayıfmış!
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Her kim sapıklıkta ise Rahman ona iyice süre versin. Nihayet, kendilerine vaat edileni, azabı veya kıyametin kopuşunu gördüklerinde mekanca daha kötü, taraflarca daha zayıf olanın kim olduğunu bilecekler."
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
De: “Qoy Mərhəmətli Allah azğınlıqda olan hər kəsə uzun müddət möhlət versin! Nəhayət, özlərinə vəd olunan ya əzabı, ya da o Saatı gördükləri zaman onlar kimin məqamının daha pis, kimin ordusunun daha zəif olduğunu biləcəklər”.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sage: ʺWer willentlich im Irrtum verharrt, den läßt der Barmherzige lange gewähren. Wenn sie das Verheißene sehen, sei es die peinvolle Strafe im Diesseits oder die des Jüngsten Tages, werden sie erkennen, wer in der schlimmeren Lage ist und die schwächere Heerschar hat.
Almanca — Der Edle Quran
Sag: Wer sich im Irrtum befindet, den möge der Allerbarmer lange darin gewähren lassen. Wenn sie dann sehen, was ihnen angedroht ist, entweder die Strafe oder die Stunde, da werden sie wissen, wer sich in einer (noch) schlechteren Lage befindet und die schwächere Heerschar hat.
Almanca — M. A. Rassoul
Sprich: ʺDiejenigen, die sich im Irrtum befinden, erhalten langes Gewähren vom Allerbarmer, bis sie das sehen, was ihnen angedroht wurde ob es nun die Strafe ist oder die Stunde, und dann erkennen, wer in der schlechteren Lage und schwächer an Streitmacht ist.
Almanca — Muhammad Zaidan
Sag also: ʺWer sich im Irrtum befindet, dem soll Der Allgnade Erweisende noch mehr davon gewähren!ʺ Wenn sie dann sehen, was ihnen angedroht wurde: entweder die Peinigung oder die Stunde, dann werden sie wissen, wer über die schlimmere Stellung und die schwächere Streitmacht verfügt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Say to them -The infidels- O Muhammad "Those who are satisfied with their state of loss in the maze of error shall experience more of it. Allah shall give them enough rope to allow them free scope of action to commit themselves until the encounter with the promised punishment either at the hands of the Muslims here below or in Day hi Judgement Hereafter. There and then, shall they realize who are in the most grievous and dreaded state and have the lesser and weaker forces!
Abdul Haleem
Say [Prophet], ‘The Lord of Mercy lengthens [the lives] of the misguided, until, when they are confronted with what they have been warned about- either the punishment [in this life] or the Hour [of Judgement]- they realize who is worse situated and who has the weakest forces.’
Abdullah Yusuf Ali
Say: "If any men go astray, (Allah) Most Gracious extends (the rope) to them, until, when they see the warning of Allah (being fulfilled) - either in punishment or in (the approach of) the Hour,- they will at length realise who is worst in position, and (who) weakest in forces!
Abul A'la Maududi
Say: "The Most Compassionate Lord grants respite to those who stray into error, until they behold what they had been threatened with, either God's chastisement (in the world) or the Hour (of Resurrection)" - then they fully know whose station is worse, and who is weaker in hosts!
Aisha Bewley
Say: ‘As for those who are astray, let the All-Merciful prolong their term until they see what they were promised, whether it be the punishment or the Hour. Then they will know who is in the worse position and has the weaker troops.’
Al-Hilali & Khan
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) whoever is in error, the Most Gracious (Allâh) will extend (the rope) to him, until, when they see that which they were promised, either the torment or the Hour, they will come to know who is worst in position, and who is weaker in forces. [This is the answer to the question in Verse No.19:73]
Ali Quli Qarai
Say, ‘Whoever abides in error, the All-beneficent shall prolong his respite until they sight what they have been promised: either punishment, or the Hour. ’ Then they will know whose position is worse, and whose host is weaker.
Amatul Rahman Omar
Say, `The Most Gracious (God) gives those, who are steeped in error, long respite. ' But when such people see that with which they are threatened, be it some (worldly) punishment or the Hour (of complete and final destruction), they shall realize who is worse placed and weaker in forces.
Arthur John Arberry
Say: 'Whosoever is in error, let the All-merciful prolong his term for him! Till, when they see that they were threatened, whether the chastisement, or the Hour, then they shall surely know who is worse in place, and who is weaker in hosts. '
Bijan Moeinian
Say to them: "Those who choose the darkness, the Most Gracious will let them continue their appointed life span. Then they will see what is already promised for them (either the punishment or the Resurrection.) It is only then when they will realize who is the least prosperous and the least powerful."
E. Henry Palmer
Say, 'Whosoever is in error, let the Merciful extend to him length of days!- until they see what they are threatened with, whether it be the torment or whether it be the Hour, then they shall know who is worse placed and weakest in forces!'
Edip-Layth
Say, "Whoever is in misguidance, then the Gracious will lead them on." Until they see what they have been promised, either the retribution or the moment. Then they will know who is in a worst place and weaker in power.
George Sale
Say, whosoever is in error, the Merciful will grant him a long and prosperous life; until they see that with which they are threatened, whether it be the punishment of this life, or that of the last hour; and hereafter they shall know who is in the worse condition, and the weaker in forces.
Hamid S. Aziz
And how many generations before them have We destroyed who were better off in property and outward appearance?
Mahmoud Ghali
Say, "Whoever has been in errancy, then indeed The All-Merciful will grant him an extension of days (Literally: extend for him an extension "of days") until, when they see what they were promised, whether the torment or the Hour, then they will soon know who is in an eviler place and weaker in hosts. "
Marmaduke Pickthall
Say: As for him who is in error, the Beneficent will verily prolong his span of life until, when they behold that which they were promised, whether it be punishment (in the world), or the Hour (of doom), they will know who is worse in position and who is weaker as an army.
Mohamed Ahmed - Samira
Say: "Ar-Rahman extends the life of those who are astray until they come to realise what had been promised them was either (physical) affliction or (the terror) of Resurrection. Then will they know who is worse in position, and who is weak in supporters.
Muhammad Asad
Say: "As for him who lives in error, may the Most Gracious lengthen the span of his life! [And let them say whatever they say until the time when they behold that [doom] of which they were forewarned-whether it be suffering [in this world] or [at the coming of] the Last Hour -: for then they will understand which [of the two kinds of man] was worse in station and weaker in resources!
Mustafa Khattab
Say, ˹O Prophet,˺ "Whoever is ˹entrenched˺ in misguidance, the Most Compassionate will allow them plenty of time, until—behold!—they face what they are threatened with: either the torment or the Hour. Only then will they realize who is worse in position and inferior in manpower."
Progressive Muslims
Say: "Whoever is in misguidance, then the Almighty will lead them on. " Until they see what they have been promised, either the retribution or the Hour. Then they will know who is in a worst place and weaker in power.
Sahih International
Say, "Whoever is in error - let the Most Merciful extend for him an extension [in wealth and time] until, when they see that which they were promised - either punishment [in this world] or the Hour [of resurrection] - they will come to know who is worst in position and weaker in soldiers. "
Sam Gerrans
Say thou: “Whoso is in error — no matter the extent the Almighty extends for him — when they have seen what they are promised, whether it be the punishment or the Hour, then will they know who is worse in position and weaker in force.”
Shabbir Ahmed
Say, "The Beneficent gives respite to those who go astray. During this period of respite they either mend their ways or move on to see the promise of retribution in this life or the Hour of Doom. Then they know who is worse off and weaker in forces."
Syed Vickar Ahamed
Say: "If any men go towards wrong, (Allah) Most Gracious (Ar-Rahmán) extends (the rope) to them, until, when they see the warning of Allah (being completed)— either as punishment or as (the coming of) the (final) Hour— At the end, they will see who is worse in position, and (who is) weaker in forces!
Taqi Usmani
Say, "Whoever stays straying, let his term be extended by the All-Merciful (Allah) still longer, until when they will see what they are being warned of: either the punishment or the Hour (of Doom), then they will know who was worse in his place and weaker in his forces.
The Monotheist Group
Say: "Whoever is in misguidance, then the Almighty will lead them on." Until they see what they have been promised, either the retribution or the Hour. Then they will know who is in a worse place and weaker in power.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Dis: ʺCelui qui est dans lʹégarement, que le Tout Miséricordieux prolonge sa vie pour un certain temps, jusquʹà ce quʹils voient soit le châtiment, soit lʹHeure dont ils sont menacés. Alors, ils sauront qui a la pire situation et la troupe la plus faibleʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bibêje: (ji me û we) kî di rêşaşiyê de be, bila (Xweda yê) Rehman muhletê bide wî, heta dema ya ku Xwedê ji wan re pê peyman dayî bibînin; yan ezabê vê dinyayê (ku têkçûna li hember bawermendan e) yan jî ezabê axretê bibînin, vêca wê çaxê ew ê bizanin ka ji hêla cih û war ve kî pîstir e û ji hêla leşkerî ve kî qelstir e.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zeg: ʺAls iemand in dwaling verkeert, dan moge de Erbarmer het voor hem nog verlengen. En wanneer zij ten slotte zien wat hun is aangezegd -- of het nu de bestraffing is of het uur? dan zullen zij weten wie de slechtste positie hebben en de zwakste troepenmacht.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zeg: Aan hem die in dwaling verkeert, zal God een lang en voorspoedig leven schenken. Tot zij zien waarmede zij worden bedreigd; hetzij de straf van dit leven of die van het jongste uur, en hierna zullen zij weten, wie in den slechten toestand verkeert en het zwakste van krachten is.
Hollandaca — Siregar
Zeg (O Moehammad): ʺWie in dwaling verkeert: de Barmhartige laat voor hem de termijn verlengen, tot wanneer zij zien wat hun aangezegd was: òf de bestraffing, òf het Uur; dan zullen zij weten wie er slecht of is wat betreft plaats, en zwakker is wat betreft een helper.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Скажи (им) (о, Посланник): «Кто находится в заблуждении, пусть Милостивый продлит ему предел (в заблуждении) [еще более вводит его в заблуждение] до тех пор, пока они (воочию) не увидят то, что им было обещано (Аллахом): либо (в момент прихода) наказания (в этом мире), либо (когда наступит) Час [День Суда]. Тогда они узнают, кто хуже по месту [по положению] и слабее войском (и силой).
Rusça — Osmanov
Скажи [, Мухаммад]: ʺТем, кто заблудился [и сошел с пути истины], да продлит Милостивый время [их заблуждения] до тех пор, пока они не предстанут перед тем, что им обещано либо перед наказанием [в этой жизни], либо в Судный час. И тогда они узнают, у кого хуже прибежище и кто слабее воинствомʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Säg: ʺMåtte den Nåderike bevilja dem som så envist håller fast vid sina misstag (ett långt) uppskov!ʺ (Och låt dem säga vad de säger) till dess de ser det som de varnades för - antingen det är straffet (i denna värld) eller den Yttersta stunden - och inser vilken av de båda grupperna, som är i ett sämre läge och har ett svagare stöd.