Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.
لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا اِلَّا سَلَامًا وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ فِيهَا بُكْرَةً وَعَشِيًّا
lā yesmeǔne fīhā leğven illā selāmen ve lehum rizḳuhum fīhā bukraten ve ǎşiyyen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Orada mânasız bir söz işitmeyecekler, ancak esenlik size sözünü duyacaklar ve sabah akşam, rızıkları gelecek onlara.
Abdulkadir Gölpınarlı
Orada mânasız bir söz işitmeyecekler, ancak esenlik size sözünü duyacaklar ve sabah akşam, rızıkları gelecek onlara.
Adem Uğur
Orada boş söz değil, hoş söz duyarlar. Ve orada, sabah akşam kendilerine ait rızıkları vardır.
Ahmed Hulusi
Orada lağv (dedikodu) değil sadece "Selam" (Selam isminin manası açığa çıkar ve böylece kendi hakikatlerinden açığa çıkan kuvveleri konuşurlar) işitirler. . . Orada kendilerinin sabah - akşam, yaşam gıdalarıyla beslenmeleri söz konusudur.
Ahmet Tekin
Onlar orada, taahhüde sadakatsizlik lafı-sözü, boş, lüzumsuz sözler işitmezler. Birbirlerinin selâmını, Rablerinin selâmet ve güven ilânını, hoşlarına giden şeyler duyarlar. Onların orada sabah erken ve akşama doğru rızıkları da hazırdır.
Ahmet Varol
Orada boş söz işitmezler. Ancak selâm (işitirler). Orada sabah ve akşam rızıkları hazırdır.
Ali Bulaç
Onda 'boş bir söz' işitmezler; sadece selam (ı işitirler). Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta)dır.
Ali Fikri Yavuz
Cennet’de bir boş söz işitmezler, ancak (meleklerden veya birbirlerinden) selâm işitirler. Rızıkları da oradadır, sabah ve akşam.
Ali Rıza Safa
Orada, boş söz duymazlar; yalnızca "Selam!" Sunuları da sabahakşam hazırdır.
Bayraktar Bayraklı
Orada boş söz değil, hoş söz/selam duyarlarve orada, sabahakşam kendilerine ait rızıkları vardır.
Bekir Sadak
Orada bos sozler degil sadece esenlik veren sozler isitirler. Orada riziklarini sabah aksam hazir bulurlar.
Celal Yıldırım
Orada boş anlamsız bir söz değil, sadece «selâm» işitecekler. Onların orada sabah akşam rızıkları hazırdır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Orada boş söz işitmezler, kendilerine yalnız esenlikler dilenir. Orada, sabah akşam rızıkları hazırdır.
Diyanet İşleri
Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.
Diyanet İşleri (eski)
Orada boş sözler değil sadece esenlik veren sözler işitirler. Orada rızıklarını sabah akşam hazır bulurlar.
Diyanet Vakfi
Orada boş söz değil, hoş söz duyarlar. Ve orada, sabah akşam kendilerine ait rızıkları vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar orada boş bir söz işitmezler. Ancak «Selam» işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Orada hiç boş söz işitmezler; ancak bir "Selam" işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Orada hiç boş söz işitmezler, ancak bir selam, rızıkları da vardır orada sabah, akşam
Erhan Aktaş
Onlar, orada boş söz işitmezler. Ancak "selam" işitirler. Ve orada, onların sabah akşam rızıkları vardır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar, orada boş söz işitmezler. Ancak "selam" işitirler. Ve orada, onların sabah akşam rızıkları vardır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar, orada boş söz işitmezler. Ancak "selam" işitirler. Ve orada, onların sabah akşam rızıkları vardır.
Fizilal-il Kuran
Orada boş sözler değil, sadece selam sözü işitirler. Ve sabah akşam rızıklarını hazır bulurlar orada.
Gültekin Onan
Onda 'boş bir söz' işitmezler; sadece selam(ı işitirler). Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta)dır.
Hamdi Döndüren
Orada boş söz değil, yalnız selâm işitirler. Onlar için orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.
Hasan Basri Çantay
Orada selamdan başka hoş bir söz işitmeyeceklerdir. Orada sabah, akşam rızıkları da (ayaklarına gelecekdir).
Hasib Asutay
Orada boş söz işitmezler. Sadece selâm (işitirler). Onlar için orada sabah akşam rızıkları da vardır.
Hayrat Neşriyat
Ve (onlar) orada boş bir söz işitmezler; ancak selâm (işitirler)! Ve orada sabah-akşam kendilerine âid rızıkları vardır.
İbni Kesir
Orada boş sözler değil, sadece selam sözü işitirler ve sabah-akşam rızıklarını hazır bulurlar.
Mehmet Okuyan
Orada herhangi bir boş söz duymayacaklardır. Sadece ‘selam’ (sözleri duyacaklardır). Onlar için orada sabah akşam rızıkları vardır.
Muhammed Esed
Orada onlar asla boş ve yararsız bir söz işitmeyecekler; iç huzuru ve esenlik dileğinden başka hiçbir söz! Ve orada sabah akşam azıklandırılacaklar;
Mustafa İslamoğlu
Orada mutluluk tebriği dışında asla boş bir söz işitmeyecekler; ve onlar orada sabah akşam rızıklandırılacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Orada faidesiz lakırdı işitmezler, ancak selâm (işitirler) ve onlar için orada sabah ve akşam rızıkları da vardır.
Ömer Öngüt
Orada boş söz değil, sadece esenlik veren sözler işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.
Suat Yıldırım
Orada onlar boş ve anlamsız söz işitmezler, sadece selâm ve selâmet sözleri duyarlar. Orada ziyafetleri sabah akşam kendilerine sunulacaktır.
Süleyman Ateş
Orada boş söz değil, yalnız selam işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.
Süleymaniye Vakfı
Orada boş sözler değil, sadece hoş sözler işiteceklerdir. Orada onlar için sabahleyin ve akşamleyin rızıklar vardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Orada boş söz dinlemeyeceklerdir. Sadece "Selam" sözü. Orada onlar için sabah akşam rızıklar vardır.
Şaban Piriş
Orada boş söz işitmezler ancak esenlik. Sabah akşam rızıklarını da orada hazır bulurlar.
Tefhim-ul Kuran
Onda selamın dışında 'boşa harcanmış bir söz' işitmezler. Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta) dır.
Ümit Şimşek
Orada onlar boş söz işitmezler, ancak esenlik işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.
Yaşar Nuri Öztürk
Orada boş lakırdı değil, yalnızca "selam" işitirler. Orada kendilerinin sabah, akşam, rızıkları da hazırdır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar orada boş sözlər deyil, ancaq: “Salam!” eşidəcəklər. Orada səhər-axşam onların ruzisi olacaqdır.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar orada boş (lağlağı) söhbətlər deyil, (mələklərdən və bir-birindən) ancaq: ″Salam!″ eşidərlər. Ruziləri də səhər-axşam (həmişə) oradadır.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Darin werden sie kein törichtes Gerede hören, sondern nur versöhnendes. Sie werden dort morgens und abends ihre Versorgung empfangen.
Almanca — Der Edle Quran
Sie hören darin keine unbedachte Rede, sondern nur: ʺFrieden!ʺ Und sie haben darin ihre Versorgung morgens und abends.
Almanca — M. A. Rassoul
Sie hören dort kein leeres Gerede, sondern (genießen) nur Frieden; und sie werden dort ihren Unterhalt morgens und abends empfangen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Darin hören sie nichts Unnützes - (sie hören) nur den Salam-Gruß ! Und ihnen ist ihre Versorgung darin morgens und abends gesichert!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
No vain discourse shall they hear therein, but peace shall forever shine and in Allah's Name shall they be greeted with the formula of good will, good wishes and respect "Peace", and they shall be provided with victuals, eatables and drinkables morning and evening.
Abdul Haleem
There they will hear only peaceful talk, nothing bad; there they will be given provision morning and evening.
Abdullah Yusuf Ali
They will not there hear any vain discourse, but only salutations of Peace: And they will have therein their sustenance, morning and evening.
Abul A'la Maududi
They shall not hear in it anything vain; they shall hear only what is good; and they shall have their provision in it, morning and evening.
Aisha Bewley
They will not hear any prattling there – nothing but ‘Peace’. They will receive their provision there morning and night.
Al-Hilali & Khan
They shall not hear therein (in Paradise) any Laghw (dirty, false, evil vain talk), but only Salâm (salutations of peace). And they will have therein their sustenance, morning and afternoon. [See (V.40:55)].
Ali Quli Qarai
Therein they will not hear vain talk, but only ‘Peace!’ And therein they will have their provision morning and evening.
Amatul Rahman Omar
There they will hear no idle talk, but all that they hear will be only (greetings of) peace. There they shall remain, provided with their sustenance, morning and evening (regularly and eternally).
Arthur John Arberry
There they shall hear no idle talk, but only 'Peace. ' There they shall have their provision at dawn and evening.
Bijan Moeinian
There will be no foul language spoken in Paradise. Only peace. The inhabitants of the Paradise will be served day and night.
E. Henry Palmer
They shall hear no empty talk therein, but only 'peace;' and they shall have their provision therein, morning and evening;
Edip-Layth
They will not hear in it any nonsense, only peace. They will have their provision in it morning and evening.
George Sale
Therein shall they hear no vain discourse, but peace; and their provision shall be prepared for them therein morning and evening.
Hamid S. Aziz
Gardens of Eden, which the Beneficent has promised to His servants in the Unseen; verily, His promise ever comes to pass!
Mahmoud Ghali
They hear therein no idle (talk), except (only) peace; and they will have their provision therein before sunrise and at nightfall.
Marmaduke Pickthall
They hear therein no idle talk, but only Peace; and therein they have food for morn and evening.
Mohamed Ahmed - Samira
They will hear no vain talk there, but only salutations of peace, and they will have their sustenance morning and evening. "
Muhammad Asad
No empty talk will they hear there-nothing but [tidings of] inner soundness and peace; and there will they have their sustenance by day and by night:
Mustafa Khattab
There they will never hear any idle talk—only ˹greetings of˺ peace. And there they will have their provisions morning and evening.[1]
Progressive Muslims
They will not hear in it any nonsense, only peace. And they will have their provision in it morning and evening.
Sahih International
They will not hear therein any ill speech - only [greetings of] peace - and they will have their provision therein, morning and afternoon.
Sam Gerrans
They will hear therein no vain speech; only: “Peace!” And they will have therein provision morning and evening.)
Shabbir Ahmed
They will hear no insult to intelligence nor vain discourse, but only salutations of Peace. And therein they will have their sustenance day and night. (Likewise, in the Ideal Society no person will sleep hungry and there shall be plenty of provision for all).
Syed Vickar Ahamed
They will not hear within it any useless talk, except only words of Peace: And in there they will have their sustenance, morning and afternoon.
Taqi Usmani
They will not hear anything absurd therein, but a word of peace, and there they will have their provision at morn and eve.
The Monotheist Group
They will not hear in it any nonsense, only peace. And they will have their provision in it morning and evening.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
On nʹy entend nulle parole insignifiante; seulement: ʺSalâmʺ; et ils auront là leur nourriture, matin et soir.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Li wir, ew ê ne gotinên kelevajî; dê bes silavê bibihîzin. Li wir sibeh û êvarê rizqê wan ji wan re amade ye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij horen daarin geen onzin, maar alleen: Vrede! En voor hen is er ʹs ochtends en ʹs avonds hun levensonderhoud.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Daar zullen zij geene ijdele gesprekken hooren, maar vrede, en hun voedsel zal daar des ochtends en des avonds voor hen worden gereed gemaakt.
Hollandaca — Siregar
Zij zullen daarin geen onzinnige gesprekken horen, maar slechts ʹVredeʹ en daarin is voor hen levensonderhoud, ʹs ochtends en ʹs avonds.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Не услышат они [обитатели Рая] там [в Раю] пустословия [ложные и бесполезные речи], а (будут они там слышать) только (такую речь, которая для них будет) (как приветствие) миром. Для них там (в Раю) – удел их [вечное пропитание] и утром и вечером [всегда, когда пожелают].
Rusça — Osmanov
Они не услышат там речей суетных, а только [слово]ʺМир!ʺ - и им там [уготовано] пропитание утром и вечером.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Där skall de inte höra tomt och meningslöst tal - men (hälsas med) fredshälsningen - och där skall de få, morgon och afton, allt vad de behöver för sitt välbefinnande.