Musa, "Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)" dedi.

قَالَ اِنْ سَاَلْتُكَ عَنْ شَيْءٍ بَعْدَهَا فَلَا تُصَاحِبْنِي قَدْ بَلَغْتَ مِنْ لَدُنِّي عُذْرًا

ḳāle in seeltuke ǎn şey'in beǎ'dehā fe lā tuSāHibnī ḳad beleğte min ledunnī ǔƶran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
2اِنْineğer
3سَاَلْتُكَseeltukeس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmeksana sorarsam
4عَنْǎn
5شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişbir şey
6بَعْدَهَاbeǎ'dehāب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmebundan sonra
7فَلَاfe lāartık olma
8تُصَاحِبْنِيtuSāHibnīص ح بeşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi bir bağlantı veya bağ gösteren, yardımcı. saahibatun - eş, zevce, karı. saahaba - eşlik etmek. ashaba (fiil 4) - korumak, engellemek, sakınmak, savunmak. yushabuun - onlara eşlik edilecek.bana arkadaş
9قَدْḳadelbette
10بَلَغْتَbeleğteب ل غUlaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmaksana ulaşmıştır
11مِنْmin
12لَدُنِّيledunnīل د نYanında; yakınında; ile; -den; huzur; huzurunda; için. Ladun: Bir yer parçacığı veya edat.benim tarafımdan
13عُذْرًاǔƶranع ذ رÖzür dilemek, affetmek, birini suçtan veya kusurdan kurtarmak, mazeret/bahane, mazeret öne sürenler, savunucular.bir özür

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Mûsâ, bundan sonra dedi, sana bir şey sorarsam benimle arkadaş olma artık, bir daha bir şey sorarsam benden ayrılmada gerçekten de mâzursun.

Abdulkadir Gölpınarlı

Mûsâ, bundan sonra dedi, sana bir şey sorarsam benimle arkadaş olma artık, bir daha bir şey sorarsam benden ayrılmada gerçekten de mâzursun.

Adem Uğur

Musa: Eğer, dedi, bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana arkadaşlık etme. Hakikaten benim tarafımdan (ileri sürebilecek) mazeretin sonuna ulaştın.

Ahmed Hulusi

(Musa) dedi: "Eğer bundan sonra sana (herhangi) şeyden sorarsam artık bana arkadaşlık etme! Bu sana son özrüm olsun!"

Ahmet Tekin

Mûsâ: 'Bundan sonra sana bir şey sorarsam, benimle arkadaşlığa son ver. Benden yana işitebileceğin kadar özür işittin.' dedi.

Ahmet Varol

(Musa) dedi ki: 'Bundan sonra sana bir şey sorarsam artık benimle arkadaşlık etme. Benim tarafımdan (benden ayrılmak konusunda) mazerete sahip olursun.'

Ali Bulaç

(Musa:) "Bundan sonra sana bir şey soracak olursam, artık benimle arkadaşlık etme. Benden yana bir özre ulaşmış olursun" dedi.

Ali Fikri Yavuz

Mûsa şöyle dedi: “- Eğer bundan sonra bir şey sorarsam, artık bana arkadaşlık etme. Doğrusu tarafımdan (yapılacak) son özre ulaştın.”

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Bundan sonra sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme; yeterince özür duydun benden!"

Bayraktar Bayraklı

Musa dedi ki: "Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam, artık bana arkadaş olma, benden sana özür ulaştı; o zaman benden ayrılabilirsin."

Bekir Sadak

Musa: «Bundan sonra sana bir sey sorarsam bana arkadas olma, o zaman benim tarafimdan mazur sayilirsin» dedi.

Celal Yıldırım

Musâ ona: «Bundan böyle senden bir şey sorarsam, artık bana arkadaşlık etme» dedi. (Çünkü o zaman) benden yana özür (beyân edecek ortama) gelmişsin demektir. (Artık mâzur sayılabilirsin).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Mûsâ, “Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana arkadaşlık etme! Bu takdirde hakikaten benden yana mazeretin sonuna ulaşmış olursun” dedi.

Diyanet İşleri

Musa, "Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Musa: 'Bundan sonra sana bir şey sorarsam bana arkadaş olma, o zaman benim tarafımdan mazur sayılırsın' dedi.

Diyanet Vakfi

Musa: Eğer, dedi, bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana arkadaşlık etme. Hakikaten benim tarafımdan (ileri sürebilecek) mazeretin sonuna ulaştın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Musa) dedi ki: «Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam bana arkadaş olma! Hakikaten benim tarafımdan ileri sürülebilecek son mazerete ulaştın.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa: "Eğer bundan sonra sana birşey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme! Doğrusu tarafımdan beyan edilecek son özre erdin."

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer, dedi: bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana musahib olma, doğrusu tarafımdan son özre erdin

Erhan Aktaş

"Eğer bir daha sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etmezsin! Tarafımdan yeterince özür dilemede bulundum."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Eğer bir daha sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etmezsin! Tarafımdan yeterince özür dilemede bulundum."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Eğer bir daha sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etmezsin! Arkadaşlıktan vazgeçmekle de haklı sayılırsın."

Fizilal-il Kuran

Musa; «Eğer sana bir daha bir şey sorarsam artık benimle arkadaşlık etme, o zaman seni mazur görürüm» dedi.

Gültekin Onan

(Musa:) "Bundan sonra sana bir şey soracak olursam, artık benimle arkadaşlık etme. Benden yana bir özüre ulaşmış olursun" dedi.

Hamdi Döndüren

(Musa) dedi: “Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam; artık bana arkadaş olma! Çünkü sen, benim tarafımdan öne sürülecek özrün sonuna ulaştın.”

Hasan Basri Çantay

(Musa): "Eğer, dedi, bundan sonra sana bir şey sorarsam benimle arkadaşlık etme. (O takdirde) tarafımdan muhakkak özre ulaşmışsındır (Benden ayrılmakda ma'zur sayılmışındır).

Hasib Asutay

(Musa) dedi ki: 'Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu benden yana bir özre ulaştın? (22) (22. Bu söz ile Hz. Musa, artık özür dileyecek hali kalmadığını söylemek istemişti.)

Hayrat Neşriyat

(Mûsâ:) 'Eğer bundan sonra sana bir şeyden sorarsam, artık beni arkadaşlığakabûl etme; gerçekten benim tarafımdan (ma'zur sayılabileceğin) bir özre ulaştın' dedi.

İbni Kesir

Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam; benimle arkadaşlık etme. O zaman benim tarafımdan mazur sayılırsın, dedi.

Mehmet Okuyan

(Musa) şöyle demişti: “Bundan sonra sana bir şey sorarsam artık benimle arkadaşlık etme! Elbette benim tarafımdan (ileri sürebilecek) mazeretin sonuna ulaştın.”

Muhammed Esed

(Musa:) "Bundan böyle sana soru soracak olursam benimle artık yoldaşlık yapmazsın: (çünkü artık) benden yana yeterince özür işittin" dedi.

Mustafa İslamoğlu

(Musa) "Bundan sonra eğer sana herhangi bir şey soracak olursam artık benimle arkadaşlık yapma; zaten benden yeterince özür işittin."

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Bundan sonra sana bir şeyden sual edersem artık bana musahip olma. Muhakkak ki, benim tarafımdan özre erişmiş oldun.»

Ömer Öngüt

Musa da ona: “Eğer bundan sonra bir daha sana bir şey sorarsam, benimle arkadaşlık etme! O zaman benim tarafımdan mazur sayılırsın. ” dedi.

Suat Yıldırım

Mûsâ: "Eğer" dedi, "sana bir daha soracak olursam, bundan böyle benimle hiç arkadaşlık etme! Artık özür dileyemeyecek hale geldim."

Süleyman Ateş

(Musa) dedi ki: "Eğer bundan sonra (bir daha) sana bir şey sorarsam, artık bana arkadaş olma. (O zaman) benim tarafımdan sana özür ulaşmıştır (artık benden ayrılmakta mazur sayılırsın).

Süleymaniye Vakfı

Musa dedi ki: "Bir daha sana bir şey sorarsam benimle arkadaşlık etme; artık senden özür dileme hakkım bitti."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa dedi ki "Bir daha sana bir şey sorarsam benimle arkadaşlığı bitir; artık senden özür dileme hakkım bitmiş olur."

Şaban Piriş

- Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam, benimle arkadaşlık etme. O zaman, benim tarafımdan mazur görülürsün, dedi.

Tefhim-ul Kuran

(Musa:) «Bundan sonra sana bir şey soracak olursam, artık benimle arkadaşlık etme. Benden yana bir özre ulaşmış olursun» dedi.

Ümit Şimşek

Musa dedi ki: 'Bundan sonra sana birşey daha soracak olursam benimle arkadaşlık etme. O zaman ayrılmakta bence mazur sayılırsın.'

Yaşar Nuri Öztürk

Musa dedi ki: "Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana arkadaşlık etme. Vallahi, öyle bir durumda benden ayrılmakta mazur sayılacaksın."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Musa dedi: “Əgər bundan sonra səndən bir şey barəsində soruşsam, daha mənə yoldaş olma. Sən artıq mənim diləyəcəyim sonuncu üzrxahlığa çatdın”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Musa) dedi: ″Əgər bundan sonra səndən bir şey barəsində xəbər alsam, bir daha mənimlə yoldaşlıq etmə. (Hərəkətlərinə eʼtiraz etdiyim, səni qınadığım üçün) sən artıq mənim tərəfimdən üzrlüsən (məni atıb getməyə haqqın vardır)″.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Da sagte er ihm: ʺWenn ich dich noch einmal wieder fragen sollte, brauchst du mich nicht mehr mitzunehmen. Das wird dir keiner übelnehmen.

Almanca — Der Edle Quran

Er (Musa) sagte: ʺWenn ich dich danach (noch einmal) nach irgend etwas frage, dann lasse mich dich nicht mehr begleiten. Dich trifft in Bezug auf mich kein Tadel.1ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er (Moses) sagte: ʺWenn ich dich nochmal nach etwas frage, so begleite mich nicht weiter; von mir aus wärst du dann entschuldigt.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺSollte ich dich nach irgend etwas nach diesem fragen, dann laß mich nicht länger dein Begleiter sein, bereits hast du von mir aus eine Entschuldigung.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Indeed, " said Mussa: a walking interrogation -point is never a pleasant companion, "therefore if ever I should question anything you do from now on, then do not associate with me any longer; you have been patient enough to put up with my interrogation".

Abdul Haleem

Moses said, ‘From now on, if I query anything you do, banish me from your company- you have put up with enough from me.’

Abdullah Yusuf Ali

(Moses) said: "If ever I ask thee about anything after this, keep me not in thy company: then wouldst thou have received (full) excuse from my side."

Abul A'la Maududi

Moses said: "Keep me no more in your company if I question you concerning anything after this. You will then be fully justified."

Aisha Bewley

Musa said, ‘If I ask you about anything after this, then you should no longer keep me company. I will have given you excuse enough.’

Al-Hilali & Khan

[Mûsâ (Moses)] said: "If I ask you anything after this, keep me not in your company, you have received an excuse from me."

Ali Quli Qarai

He said, ‘If I question you about anything after this, do not keep me in your company. You have already got sufficient excuse on my part.’

Amatul Rahman Omar

(Moses) said, `If I question you about anything after this keep me in your company no more, for (in that case) you shall have reached the extent of being excused by me (- I shall have no excuse to offer). '

Arthur John Arberry

He said, 'If I question thee on anything after this, then keep me company no more; thou hast already experienced excuse sufficient on my part. '

Bijan Moeinian

Moses said: " I apologize again. If I reproach you again, then get rid of me."

E. Henry Palmer

Said he, 'If I ask thee about anything after it, then do not accompany me. Now hast thou arrived at my excuse.'

Edip-Layth

He said, "If I ask you about anything after this, then do not keep me in your company. You will then have a reason over me."

George Sale

Moses said, if I ask thee concerning any thing hereafter, suffer me not to accompany thee: Now hast thou received an excuse from me.

Hamid S. Aziz

He answered, "Did I not tell you, truly, you can not bear with me?"

Mahmoud Ghali

He said, "In case I ask you about anything after (this), then keep me in (your) company (no more); you have already had (Literally: reached) excuse (sufficient) on my part. " (Literally: from close to me)

Marmaduke Pickthall

(Moses) said: If I ask thee after this concerning aught, keep not company with me. Thou hast received an excuse from me.

Mohamed Ahmed - Samira

Moses said: "If I ask you any thing again then do not keep me with you. You have my apology."

Muhammad Asad

Said [Moses]: "If, after this, I should ever question thee, keep me not in thy company: [for by] now thou hast heard enough excuses from me. "

Mustafa Khattab

Moses replied, "If I ever question you about anything after this, then do not keep me in your company, for by then I would have given you enough of an excuse."

Progressive Muslims

He said: "If I ask you about anything after this, then do not keep me in your company. You will then have a reason over me."

Sahih International

[Moses] said, "If I should ask you about anything after this, then do not keep me as a companion. You have obtained from me an excuse."

Sam Gerrans

He said: “If I ask thee about anything after this, then keep thou not company with me; thou hast attained from me an excuse.”

Shabbir Ahmed

Moses said, "If I ask you after this about anything, then do not keep me with you. By then you shall have received enough excuses from me."

Syed Vickar Ahamed

He (Musa) said: "If ever I ask you about anything after this, do not keep me in your company: Then you would have received (full) reason from my side. "

Taqi Usmani

He (Mūsā) said, "If I ask you about something after this, do not allow me your company. You have now reached a point where you have a valid excuse (to part with me) from my own side. “

The Monotheist Group

He said: "If I ask you about anything after this, then do not keep me in your company. You will then have a reason over me."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺSi, après cela, je tʹinterroge sur quoi que ce soit, dit (Moïse), alors ne mʹaccompagne plus. Tu seras alors excusé de te séparer de moiʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Mûsa got: Eger piştî vê carê ez tiştekî ji te bipirsim êdî hevaltiya min neke. Birastî ji aliyê min ve tu gihiştî lêborîna dawîn (êdî rûyê min nagire ku ez lêborînê ji te bixwazim).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺAls ik je hierna nog eens naar iets vraag, dan moetje mij niet verder met je mee laten gaan. Van mijn kant heb je al een verontschuldiging gekregen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Mozes zeide: Indien ik u voortaan omtrent iets ondervraag, sta mij dan niet toe, u te vergezellen: verschoon mij thans.

Hollandaca — Siregar

Hij (Môesa) zei: ʺAls ik jou bierna over iets vraag, laat mij jou dan niet vergezellen, jij hebt van mijn kant waarlijk al een verontschuldiging gekregen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Муса) сказал: «Если я (еще) спрошу тебя о чем-нибудь после этого, то ты не держи меня своим путником [оставь меня]: уже ты получил от меня извинение».

Rusça — Osmanov

[Муса] сказал: ʺЕсли я впредь спрошу тебя о чем-либо, то не сопутствуй мне. Вот тебе мои извиненияʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Moses) sade: ʺOm jag hädanefter skulle fråga dig om något, låt mig då inte stanna i ditt sällskap; hela skulden för detta skulle då falla på mig!ʺ