Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!" derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

وَوُضِعَ الْكِتَابُ فَتَرَى الْمُجْرِمِينَ مُشْفِقِينَ مِمَّا فِيهِ وَيَقُولُونَ يَاوَيْلَتَنَا مَا لِ ‌هٰذَا الْكِتَابِ لَا يُغَادِرُ صَغِيرَةً وَلَا كَبِيرَةً اِلَّٓا اَحْصٰيهَا وَوَجَدُوا مَا عَمِلُوا حَاضِرًا وَلَا يَظْلِمُ رَبُّكَ اَحَدًا

ve vuDiǎ l-kitābu fe terā l-mucrimīne muşfiḳīne mimmā fīhi ve yeḳūlūne yā veyletenā māli hāƶā l-kitābi lā yuğādiru Sağīraten ve lā kebīraten illā eHSāhā ve vecedū mā ǎmilū HāDiran ve lā yeZlimu rabbuke eHaden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَوُضِعَve vuDiǎو ض عBir şeyi bir yere koymak veya yerleştirmek, elinden bırakmak veya atmak, Ra-Fa-Ayn'ın zıttı, bir şeyi aşağı koymak, ortaya çıkarmak, atamak, yüklemek/hafifletmek, devretmek, vazgeçmek, derecesini/rütbesini/durumunu düşürmek, zarar görmek, kazanç sağlayamamak, alçaltmak/tevazu göstermek, emanet yeri, bir şeyin uygun yeri.(ortaya) konulmuştur
2الْكِتَابُl-kitābuك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap
3فَتَرَىfe terāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.ve görürsün
4الْمُجْرِمِينَl-mucrimīneج ر مBir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir şeyi bitirmek veya sonlandırmak [tamamlandığında].suçluların
5مُشْفِقِينَmuşfiḳīneش ف قAcımak, endişe duymak, korkmak. Şefak - korku, merhamet, akşam, günbatımından sonraki alacakaranlık ve onun kırmızılığı veya beyazlığı. Aşfaka - korkmak. Müşfikun - korkan veya dehşete düşen, merhametli, korkak, şefkatli kişi.korkarak
6مِمَّاmimmā
7فِيهِfīhionun içindekilerden
8وَيَقُولُونَve yeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediklerini
9يَاوَيْلَتَنَاyā veyletenāEY/HEY/AH vah bize
10مَا لِmāline oluyor
11‌هٰذَاhāƶābu
12الْكِتَابِl-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitaba
13لَا(hiçbir şey)
14يُغَادِرُyuğādiruغ د رHain, kalleş, sadakatsiz, vefasız, ihmal etmek, sözleşmeyi bozmak, geride bırakmak, dışarıda bırakmak.bırakmıyor
15صَغِيرَةًSağīratenص غ رKüçük/ufak olmak. saaghirun - küçük/ufak/boyun eğmiş/aşağılık veya itaat halinde olan kişi. saghiir - küçük. asghar - daha küçük. saghaar - alçaklık, aşağılama, küçük düşürme.(ne) küçük
16وَلَاve lāne de
17كَبِيرَةًkebīratenك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.büyük
18اِلَّٓاillā
19اَحْصٰيهَاeHSāhāح ص يHesaplamak, saymak/numaralandırmak. Çakıl taşı ile vurmak. Reddetmek veya kabul etmemek, bir kişiye çakıl taşı veya küçük taş atmak, bir kişiye veya şeye çakıl taşı veya küçük taş ile vurmak, mesane veya böbreklerde taş bulunmak, mesanede idrarın taşlaşması (çakıl taşı veya küçük taş gibi olması), bir şeyi numaralandırmak/saymak/hesaplamak/hesaplamak, bir şeyi hesaplamak, bir şeyin son sayısına ulaşmak, sayarak bir araya toplamak, bir şeyi hafızada tutmak, bir şeyi anlamak, bir şeyin sayısını kaydetmek, bir şeyi tamamen kavramak veya bilmek.her (yaptığımız) şeyi sayıp döküyor
20وَوَجَدُواve vecedūو ج دkaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmakve bulmuşlardır
21مَاşeyleri
22عَمِلُواǎmilūع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptıkları
23حَاضِرًاHāDiranح ض رHazır bulunmak, var olmak, huzurunda durmak, zarar vermek, el altında olmak. Gelmek veya varmak, hazır veya hazırlanmış olmak, birinin yanında olmak veya birinin huzuruna gelmek, kendini bir şeye veya kişiye takdim etmek, bir kişiyi ziyaret etmek, bir yerin yakınında olmak, bir yerde yaşamak veya ikamet etmek, bir şeye tanık olmak veya görmek, bir şeyi gözle görmek, cevap vermek veya yanıtlamak, tartışmak veya münazara etmek, biriyle mücadele etmek ve üstesinden gelmek, rahatsız etmek.hazır
24وَلَاve lāve
25يَظْلِمُyeZlimuظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzulmetmez
26رَبُّكَrabbukeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbin
27اَحَدًاeHadenا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.kimseye

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kitap ortaya konmuştur, suçluları görürsün ki o kitapta yazılı olan şeyler yüzünden korku içinde ve eyvahlar olsun bize derler, ne biçim kitap bu, ne küçük bir şey bırakmış, ne büyük, hepsini de sayıp dökmüş ve ne yaptılarsa hepsini de karşılarında bulurlar ve Rabbin hiçbir kimseye zulmetmez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kitap ortaya konmuştur, suçluları görürsün ki o kitapta yazılı olan şeyler yüzünden korku içinde ve eyvahlar olsun bize derler, ne biçim kitap bu, ne küçük bir şey bırakmış, ne büyük, hepsini de sayıp dökmüş ve ne yaptılarsa hepsini de karşılarında bulurlar ve Rabbin hiçbir kimseye zulmetmez.

Adem Uğur

Kitap ortaya konmuştur: Suçluların, onda yazılı olanlardan korkmuş olduklarını görürsün. "Vay halimize! derler, bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın (yaptıklarımızın) hepsini sayıp dökmüş!" BöyIece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

Ahmed Hulusi

Kitap (kişinin tüm yaşam bilgisi) ortaya konmuştur! Suçlu durumundakilerin hepsinin, o bilgilerden korkup ürpererek "Yandık şimdi! Bu nasıl 'Kitap'mış (kaydedilmiş bilgi) ki, küçük - büyük demeden tüm düşünce ve yaptıklarımızı kaydetmiş!" dediklerini görürsün. . . Ne yapmışlarsa onu hazır bulmuşlardır! Rabbin kimseye zulmetmez.

Ahmet Tekin

Kitap, amel defteri ortaya konmuştur. İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilerin, suçluların, günahkârların amel defterinde yazılı olanlardan korktuklarını, çekindiklerini görürsün. 'Vay başımıza gelenlere, bu nasıl kitapmış, nasıl amel defteri imiş? Büyük küçük hiçbir şey bırakmadan yaptıklarımızın hepsini sayıp dökmüş.' derler. Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabbin hiçbir kimseye haksızlık etmeyecek, zulmetmeyecektir.

Ahmet Varol

Kitap (önlerine) konulmuştur. Suçluların onun içindekilerden dolayı korkuya kapıldıklarını görürsün. 'Yazık bize! Bu kitaba da ne oluyor ki, küçük büyük hiçbir şey bırakmayıp saymış' derler. Yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.

Ali Bulaç

(Önlerine) Kitap konulmuştur; artık suçlu günahkarların, onda olanlardan dolayı dehşetle korkuya kapıldıklarını görürsün. Derler ki: "Eyvahlar bize, bu kitaba ne oluyor ki, küçük büyük bırakmayıp her şeyi sayıp döküyor?" Yapıp ettiklerini (önlerinde) hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

Ali Fikri Yavuz

Amel defterleri (ellerine) konmuştur. Artık o mücrimleri göreceksin ki, (defterlerinde yazılı) günahlardan korkmuşlar ve şöyle diyorlar; “-Eyvah bize! Bu deftere ne olmuş, (günahlarımızdan) küçük büyük bırakmayıp hepsini toplamış!” Onlar, bütün yaptıklarını (defterlerinde) hazır bulmuşlardır. Senin Rabbin, hiç kimseye zulmetmez.

Ali Rıza Safa

Kitap konulmuştur. Artık, Onun içinde olanlardan, suçluların korktuklarını göreceksin. "Vay başımıza gelene!" derler; "Nasıl bir Kitap bu? Küçük-büyük hiçbir şeyi bırakmadan her şeyi sayıp dökmüş?" Yaptıkları her şeyi önlerinde bulmuşlardır. Çünkü Efendin, kimseye haksızlık yapmaz.

Bayraktar Bayraklı

Kitap ortaya konunca, suçluların oradayazılı bulunanlardan korktuklarını görürsün. Onlar,"Vay halimize! Ne oluyor bu kitaba! Küçük büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıyor?" derler. Yaptıklarını hazır bulurlar. Ama Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.

Bekir Sadak

Amel defteri ortaya konunca, suclularin, onda yazili olanlardan korktuklarini gorursun, «Vah bize, eyvah bize! Bu defter nasil olmus da kucuk buyuk bir sey birakmadan hepsini saymis!» derler. Islediklerini ha!zir bulurlar. Rabbin kimseye haksizlik etmez. *

Celal Yıldırım

Amel defteri konulmuştur. Suçlu günahkârların onda yazılı bulunanlardan titreyerek korktuklarını görürsün. «Eyvah bize, bu nasıl bir defterdir ki, küçük büyük bir şey bırakmayıp hepsini sayıp dökmüştür!» derler. (Dünya'da) işlediklerini (önlerinde) hazır bulurlar. Rabbin hiçbir kimseye haksızlık etmez.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Artık kitap (amel defteri) ortaya konmuştur; suçluların, onda yazılı olanlardan korkuya kapılmış olarak, “Vay halimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük-büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” dediklerini görürsün. Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.

Diyanet İşleri

Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!" derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

Diyanet İşleri (eski)

Amel defteri ortaya konunca, suçluların, onda yazılı olanlardan korktuklarını görürsün, 'Vah bize, eyvah bize! Bu defter nasıl olmuş da küçük büyük bir şey bırakmadan hepsini saymış!' derler. İşlediklerini hazır bulurlar. Rabbin kimseye haksızlık etmez.

Diyanet Vakfi

Kitap ortaya konmuştur: Suçluların, onda yazılı olanlardan korkmuş olduklarını görürsün. «Vay halimize! derler, bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın (yaptıklarımızın) hepsini sayıp dökmüş!» Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O gün herkesin amel defteri ortaya konulmuştur. Ey Muhammed! Günahkârların, amel defterlerinden korkarak: «Eyvah bize! Bu nasıl deftermiş ki, büyük küçük hiçbir şey bırakmadan hepsini saymış dökmüş» dediklerini görürsün. Onlar, bütün yaptıklarını hazır bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Defter de (ortaya) konulmuştur; artık suçluların korku yüzünden heyecan içinde titrediklerini görürsün. Ve şöyle derler: "Vay halimize! Bu nasıl defter ki, ne küçük koymuş, ne büyük, hepsini saymış dökmüş!" Ve bütün yaptıklarını hazır bulmuşlardır; Rabbin kimseye zulmetmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Defter de konulmuştur, artık o mücrimleri görürsün bulundukları haileden halecanlar içinde titreşiyor ve diyorlardır: "Eyvah bize! bu defter de ne acayib ne küçük komuş ne büyük hepsini zaptetmiş" ve bütün yaptıklarını hazır bulmuşlardır, Rabbın kimseye zulmetmez

Erhan Aktaş

Ve kitap ortaya kondu. O zaman suçluların onda olanlardan ürperdiklerini görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitap ki, büyük-küçük saymadık hiçbir şey bırakmamış." derler. Yaptıkları her şeyi hazır buldular. Senin Rabb'in, hiç kimseye haksızlık yapmaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve kitap ortaya kondu. O zaman suçluların onda olanlardan ürperdiklerini görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitap ki, büyük-küçük saymadık hiçbir şey bırakmamış." derler. Yaptıkları her şeyi hazır buldular. Senin Rabb'in, hiç kimseye haksızlık yapmaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve kitap ortaya kondu. O zaman suçluların onda olanlardan ürperdiklerini görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitap ki, büyük-küçük saymadık hiçbir şey bırakmamış." derler. Yaptıkları her şeyi hazır buldular. Senin Rabb'in, hiç kimseye haksızlık yapmaz.

Fizilal-il Kuran

İnsanların amel defterleri (çalışma karneleri) ortaya getirilmiştir. Günahkârların bu defterlerin yazılarını korku dolu gözlerle incelediklerini görürsün. Bir yandan da «Vay başımıza gelenlere! Ne biçim deftermiş bu; küçük büyük hiçbir davranışımızı atlatmadan sayıp dökmüş,» derler. Yaptıkları her işin kaydını karşılarında bulmuşlardır. Rabb'in hiç kimseye haksızlık etmez.

Gültekin Onan

(Önlerine) Kitap konulmuştur; artık suçlu günahkarların, onda olanlardan dolayı dehşetle korkuya kapıldıklarını görürsün. Derler ki: "Eyvahlar Bize, bu kitaba ne oluyor ki, küçük büyük bırakmayıp her şeyi sayıp döküyor?" Yapıp ettiklerini (önlerinde) hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

Hamdi Döndüren

Kitap ortaya konulmuştur. Suçluların onun içinde yazılı olanlardan korkarak, “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitap ki küçük ya da büyük demeden, hiçbir şey bırakmamış, hepsini sayıp dökmüş!” dediklerine tanık olacaksın. Onlar (dünyada) yapmış olduklarını karşılarında bulurlar. Rabbin, hiç kimseye haksızlık etmez.

Hasan Basri Çantay

Kitab (meydana) konmuşdur. Görürsün ki günahkarlar onun içinde (yazılı) olanlardan (müdhiş) korkudadırlar. "Eyvah bize, derler, bu kitaba ne olmuş, küçük büyük hiç bir şey bırakmayıb onları saymış"! Onlar (bütün) işlediklerini hazır bulmuşlardır. Rabbin hiçbir (kimseye) haksızlık etmez.

Hasib Asutay

Kitap ortaya konmuştur. Günahkârların onun içinde olanlardan korkarak: 'Vay halimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırakmayıp onları saymış' dediklerini görürsün. Onlar yaptıklarını (önlerinde) hazır bulmuşlardır. Rabbim hiç kimseye zulmetmez. (14) (14. Kimseyi suçsuz olarak cezalandırmaz, hiçbir müminin sevabını da eksiltmez.)

Hayrat Neşriyat

Ve kitab (amel defteri, ortaya) konulmuştur. Artık günahkârları görürsün ki onda(yazılı) olanlardan korkan kimseler olarak: 'Vay hâlimize! Bu defter nasıl olmuş da küçük büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş?' derler. Böylece yaptıklarını hazır olarak bulmuşlardır. Rabbin ise hiç kimseye zulmetmez.

İbni Kesir

Kitab konulduğunda suçluların onda yazılı olandan korktuklarını görürsün Vah bize, eyvah bize, bu kitab nasıl olmuş da küçük büyük bir şey bırakmaksızın hepsini saymış, derler. Çünkü bütün işlediklerini hazır bulurlar. Ve Rabbın, kimseye asla zulmetmez.

Mehmet Okuyan

Kitap (amel defteri) ortaya konulacaktır. Suçluların, onda yazılı olanlardan korkmakta olduklarını göreceksin. (Onlar) “Ah, vay hâlimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın hepsini sayıp dökmüş!” diyecekler. Yaptıklarını (karşılarında) hazır bulacaklardır. Rabbin, kimseye haksızlık etmeyecektir.

Muhammed Esed

Ve (o Gün, herkesin dünyada yapıp ettiklerine dair) sicil(ler) önlerine konduğunda, suçluların orada (yazılı) olanlardan irkildiklerini görürsün; "Vah bize! Nasıl bir sicilmiş bu! Küçük, büyük hiçbir şey bırakmamış, her şeyi hesaba geçirmiş!" derler. Ve yapıp ettikleri her şeyi (kaydedilmiş olarak) önlerinde bulurlar; ve Rabbinin kimseye haksızlık yapmadığını (anlarlar).

Mustafa İslamoğlu

Sonunda tutulan kayıt (önlerine) konulur; bunun üzerine suçluların orada gördüklerinden dolayı dehşetle irkildiklerini ve şöyle dediklerini görürsün: "Vay gele başımıza! Bu nasıl bir kayıtmış ki küçük büyük dememiş, hepsini bir bir sayıp dökmüş!" Ve yapıp ettikleri her şeyi (kayda alınmış olarak) önlerinde bulurlar; zira senin Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kitap (suhuf-u âmâl) meydana konmuştur. Artık günahkârları, onda olanlardan dolayı korkar kimseler görürsün ve derler ki: «Eyvah bizlere! Bu kitaba ne oluyor ki, küçük büyük bir şey bırakmaksızın hepsini saymış, tesbit etmiş!» Ve yapmış oldukları şeyleri hazır buldular ve Rabbin hiçbir kimseye zulmetmez.

Ömer Öngüt

Amel defterleri ortaya konulduğunda, suçluların onda yazılı olanlardan korkmuş olduklarını görürsün. “Vah bize, eyvah bize! Bu deftere ne olmuş, ne küçük bırakmış ne büyük, hiçbir şey bırakmamış, hepsini zaptetmiş. ” derler. Bütün yaptıklarını hazır bulurlar. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

Suat Yıldırım

İşte herkesin hesap defteri önüne konuldu. Mücrimlerin defterdeki kayıtlardan korktuklarını ve şöyle dediklerini görürsün: "Eyvah bize! Bu deftere de ne oluyor? Ne küçük komuş, ne büyük, yazılmadık şey bırakmamış!" Böylece yaptıkları her şeyi yanlarında buldular. Şu kesin ki Rabbin kimseye zulmetmez.

Süleyman Ateş

Kitap (ortaya) konulmuştur. Suçluların onun içindekilerden korkarak: "Vah bize, bu Kitaba da ne oluyor, ne küçük ne de büyük hiçbir şey bırakmıyor, her (yaptığımız) şeyi sayıp döküyor!" dediklerini görürsün. Yaptıklarını hazır bulmuşlardır. Rabbin kimseye zulmetmez.

Süleymaniye Vakfı

Amel defterleri (önlerine) konur. Suçluları, defterlerinde olanlardan dolayı korkudan tir tir titrer bir halde görürsün. "Vay halimize!" derler. "Bu nasıl bir defter! Küçük büyük hiçbir şey bırakmamış, hepsini tek tek sayıp dökmüş!" Yaptıkları her şeyi orada (kayıtlı) bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye haksızlık yapmaz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Defterleri önlerine konur. Günahkarların, defterde olanlardan korkuya kapıldıklarını görürsün. Derler ki "Eyvah! Bu nasıl defter ki küçük büyük bırakmadan hepsini sayıp dökmüş." Yaptıkları her şeyi karşılarında hazır bulurlar. Senin Rabbin kimseye yanlış yapmaz.

Şaban Piriş

Kitap ortaya konulduğunda suçluların onda (kayıtlı) olandan korktuklarını görürsün. Eyvah bize, bu kitap büyük küçük demeden hepsini olduğu gibi ortaya koyuyor. Yaptıklarını hazır bulurlar, Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

Tefhim-ul Kuran

(Önlerine) Kitap konulmuştur; artık suçlu günahkârların, onda olanlardan dolayı dehşetle korkuya kapıldıklarını görürsün. Derler ki: «Eyvahlar bize, bu kitaba ne oluyor ki, küçük büyük bırakmayıp her şeyi sayıp döküyor?» Yapıp ettiklerini (önlerinde) hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

Ümit Şimşek

Kitap ortaya konmuştur. Mücrimleri onda yazılı olandan korkar halde görürsün. 'Eyvah bize,' derler. 'Bu kitabın hali ne? Küçük büyük hiçbir şeyi eksik bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!' Böylece, yaptıkları herşeyi önlerinde bulurlar. Rabbin ise hiç kimseye haksızlık yapmaz.

Yaşar Nuri Öztürk

Kitap ortaya konulmuştur. Günahkarların, onun içindekilerden korkup ürpererek şöyle dediklerini görürsün: "Vay başımıza! Ne biçim kitap bu! Ne küçük bırakmış ne büyük. Hepsini sayıp dökmüş!" Yapıp ettiklerini hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmiyor.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Hər kəsin kitabı qarşısına qoyulacaq və sən günahkarların orada yazılmış olanlardan qorxduqlarını görəcəksən. Onlar deyəcəklər: “Vay halımıza! Bu necə bir kitab imiş! O nə bir kiçik, nə də bir böyük günahı buraxmadan hamısını sayıb yazmışdır!” Onlar etdikləri əməlləri öz qarşılarında görəcəklər. Rəbbin heç kəsə haqsızlıq etməz!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Qiyamət günü hər kəsin) əməl dəftəri qarşısına qoyulacaq. (Ya Rəsulum! O zaman) günahkarların orada (yazılmış) olanlardan qorxduqlarını görəcəksən. Onlar belə deyəcəklər: ″Vay halımıza! Bu necə bir kitab imiş! O Bizim heç bir kiçik və böyük günahımızı gözdən qaçırmadan hamısını sayıb yazmışdır ki!″ Onlar (dünyada) etdikləri bütün əməllərin (öz qarşılarında) hazır durduğunu görəcəklər. Rəbbin heç kəsə haqsızlıq etməz! (Hər kəs öz əməlinin cəzasını alacaqdır!)

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Und das Buch wird hingelegt. Dann siehst du die Übeltäter besorgt wegen dessen, was darin steht. Sie sagen: ʺO wehe uns! Was ist mit diesem Buch? Es läßt nichts aus, weder klein noch groß, ohne es zu erfassen.ʺ Sie finden (alles), was sie taten, gegenwärtig, und dein Herr tut niemandem Unrecht.

Almanca — M. A. Rassoul

Und das Buch wird (ihnen) vorgelegt, und du wirst die Schuldigen in Ängsten wegen dem sehen, was darin ist; und sie werden sagen: ʺO wehe uns! Was für ein Buch ist das ! Es läßt nichts aus, ob klein oder groß, sondern hält alles aufgezeichnet.ʺ Und sie werden all das, was sie getan haben, gegenwärtig finden; und dein Herr tut keinem Unrecht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und das Register wurde aufgelegt. Dann siehst du die schwer Verfehlenden voller Furcht vor dem, was in ihm ist, und sie sagen: ʺUnser Untergang! Was ist das für ein Register, das weder kleine noch schwere Verfehlung wegläßt, ohne sie umfassend zu erfassen?!ʺ Und sie fanden präsent, was sie taten, und dein HERR fügt keinem Unrecht zu.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Now the Book of personal records is laid open to view and you shall see the sinful alarmed at its contents and excited with sudden fear and apprehension of danger. They express their thoughts in words, thus: "Woe betide us. This book", they say, "does not leave out a minor or a major offense unrecorded", and they shall find that every single deed, good or back is being presented and then they shall realize that Allah, your Creator, wrongs no one.

Abdul Haleem

The record of their deeds will be laid open and you will see the guilty, dismayed at what they contain, saying, ‘Woe to us! What a record this is! It does not leave any deed, small or large, unaccounted for!’ They will find everything they ever did laid in front of them: your Lord will not be unjust to anyone.

Abdullah Yusuf Ali

And the Book (of Deeds) will be placed (before you); and thou wilt see the sinful in great terror because of what is (recorded) therein; they will say, "Ah! woe to us! what a Book is this! It leaves out nothing small or great, but takes account thereof!" They will find all that they did, placed before them: And not one will thy Lord treat with injustice.

Abul A'la Maududi

And then the Record of their deeds shall be placed before them and you will see the guilty full of fear for what it contains, and will say: "Woe to us! What a Record this is! It leaves nothing, big or small, but encompasses it." They will find their deeds confronting them. Your Lord wrongs no one.

Aisha Bewley

The Book will be set in place and you will see the evildoers fearful of what is in it. They will say, ‘Alas for us! What is this Book which does not pass over any action, small or great, without recording it?’ They will find there everything they did and your Lord will not wrong anyone at all.

Al-Hilali & Khan

And the Book (one’s Record) will be placed (in the right hand for a believer in the Oneness of Allâh, and in the left hand for a disbeliever in the Oneness of Allâh), and you will see the Mujrimûn (criminals, polytheists, sinners), fearful of that which is (recorded) therein. They will say: "Woe to us! What sort of Book is this that leaves neither a small thing nor a big thing, but has recorded it with numbers!" And they will find all that they did, placed before them, and your Lord treats no one with injustice.

Ali Quli Qarai

The Book will be set up. Then you will see the guilty apprehensive of what is in it. They will say, ‘Woe to us! What a book is this! It omits nothing, big or small, without enumerating it.’ They will find present whatever they had done, and your Lord does not wrong anyone.

Amatul Rahman Omar

And (on that day) the record (of their deeds) will be exhibited (before them), and you will see those who cut off their ties (with Allâh) fearful as to that which is (recorded) in it. They will say, `Woe to us! what sort of record is this! It leaves out neither a small thing nor a great one but has recounted everything.' And they will find all they did confronting (them) and your Lord does injustice to no one ever.

Arthur John Arberry

And the Book shall be set in place; and thou wilt see the sinners fearful at what is in it, and saying, 'Alas for us! How is it with this Book, that it leaves nothing behind, small or great, but it has numbered it?' And they shall find all they wrought present, and thy Lord shall not wrong anyone.

Bijan Moeinian

When their recorded life is presented, you will see how the criminals dread its content. They will say: "Pity on us. What kind of recording device is this that does not leave even the least deeds of ours left out? When they face their deeds in person, they will realize that your Lord wrongs no one the least.

E. Henry Palmer

And the Book shall be placed, and thou shalt see the sinners in fear of what is in it; and they will say, ' Alas, for us! what ails this Book, it leaves neither small nor great things alone, without numbering them?' and they shall find present what they have done; and thy Lord will not wrong any one.

Edip-Layth

The book was displayed, so you see the criminals fearful of what is in it. They say, "Woe to us!, what is wrong with this book that it does not leave out anything small or large except that it has counted it." They found what they had done present. Your Lord does not wrong anyone.

George Sale

And the book wherein every one's actions are recorded shall be put into his hand; and thou shalt see the wicked in great terror, because of that which is written therein, and they shall say, Alas for us! What meaneth this book? It omitteth neither a small action nor a great one, but it compriseth the same; and they shall find that which they have wrought, present before their eyes: And thy Lord will not deal unjustly with any one.

Hamid S. Aziz

Then shall they be presented to your Lord in ranks - Now have you come to Us (bare) as We created you at first! Aye, but you thought that We would never fulfil Our appointment (with you)!

Mahmoud Ghali

And the Book will be laid down (i. e. placed in one's hand). So you will see the criminals (feeling) timorous about what is in it, and they say, "oh woe to us! How is it with this Book, that it leaves out (nothing), small or great, except that it has enumerated it?" And they will find whatever they did present, and your Lord does no injustice to any one.

Marmaduke Pickthall

And the Book is placed, and thou seest the guilty fearful of that which is therein, and they say: What kind of a Book is this that leaveth not a small thing nor a great thing but hath counted it! And they find all that they did confronting them, and thy Lord wrongeth no-one.

Mohamed Ahmed - Samira

The ledger (of their deeds) would be placed before them. Then you will see the sinners terrified at its contents, and say: "Alas, what a written revelation this, which has not left unaccounted the smallest or the greatest thing!" They will find in it whatsoever they had done. Your Lord does not wrong any one.

Muhammad Asad

And the record [of everyone's deeds] will be laid open; and thou wilt behold the guilty filled with dread at what [they see] therein; and they will exclaim: "Oh, woe unto us! What a record is this! It leaves out nothing, be it small or great, but takes everything into account!" For they will find all that they ever wrought [now] facing them, and [will know that] thy Sustainer does not wrong anyone.

Mustafa Khattab

And the record ˹of deeds˺ will be laid ˹open˺, and you will see the wicked in fear of what is ˹written˺ in it. They will cry, "Woe to us! What kind of record is this that does not leave any sin, small or large, unlisted?" They will find whatever they did present ˹before them˺. And your Lord will never wrong anyone.

Progressive Muslims

And the record was displayed, so you see the criminals fearful of what is in it. And they Say: "Woe to us!, what is wrong with this record that it does not leave out anything small or large except that it has counted it." And they found what they had done present. And your Lord does not wrong anyone.

Sahih International

And the record [of deeds] will be placed [open], and you will see the criminals fearful of that within it, and they will say, "Oh, woe to us! What is this book that leaves nothing small or great except that it has enumerated it?" And they will find what they did present [before them]. And your Lord does injustice to no one.

Sam Gerrans

And the writ will be set down, and thou wilt see the lawbreakers apprehensive of what is therein. And they will say: “Woe is us! What writ is this that leaves behind nothing small or great save it has enumerated it?” And they will find what they did present; and thy Lord wrongs no one.

Shabbir Ahmed

The Book (Qur'an) will be laid open before all humanity and you will behold the guilty filled with fear what they see therein. Legislation at that time will be based on the Book. Those who were used to stealing the fruit of others' labor will be scared. They will say, "Oh, woe unto us! What kind of a Book is this! It leaves out nothing, be it small or great, but takes everything into account!" In the Divine System every deed, small or big will come forth (53:39-40). Universal Justice will prevail since your Lord does not wrong anyone. (This verse applies to the Hereafter as well in the form of the Divine Record Book, just as Hell and Paradise are frequently mentioned in the Qur'an applying to both lives).

Syed Vickar Ahamed

And the Book (of deeds) will be placed (before you); And you will see the criminals in great fear because of what is (written) in there; They will say, "Woe (sorrow) to us! What a book this is! It does not leave out anything small or big, but takes account of it (in there)!" And they will find all that they did, present and placed (in writing) before them: And your Lord will not treat even one with injustice.

Taqi Usmani

And the book (of deeds) will be placed (before them), then you will see the guilty people scared of its contents and saying, "Woe to us! What a book is this! It has missed nothing, minor or major, but has taken it into account." Thus they will find whatever they did present before them, and your Lord will not wrong anyone.

The Monotheist Group

And the record was displayed, so you see the criminals fearful of what is in it. And they say: "Woe to us! What is with this record that it does not leave out anything small or large but has counted it." And they found what they had done present. And your Lord does not wrong anyone.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et on déposera le livre (de chacun). Alors tu verras les criminels, effrayés à cause de ce quʹil y a dedans, dire: ʺMalheur à nous, quʹa donc ce livre à nʹomettre de mentionner ni péché véniel ni péché capital?ʺ Et ils trouveront devant eux tout ce quʹils ont œuvré. Et ton Seigneur ne fait du tort à personne.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Lênivîs (deftera kar û kiryarên mirovan) hatiye danîn, vêca wê rojê tu gunehkaran dibînî ku ew ji ya tê de hatiye nivîsîn bitirs in û dibêjin: Wax li halê me be! Ev çi kitêb e, çiqas gunehek hebe, çi biçûk çi mezin, bernedaye; her ew tê de nivîsiye û her çiqas tiştên li dinyayê kirin dîtin ku (di kitêbê de) nivîsandî ye. Xwedayê te qet li tu kesî neheqiyê nake.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En het boek wordt voorgelegd en dan zul jij de boosdoeners terug zien deinzen voor wat erin staat en zij zullen zeggen: ʺWee ons, wat is er met dit boek dat niets kleins en niets groots onopgesomd laat?ʺ En zij vinden dat wat zij deden aanwezig is. En jouw Heer doet niemand onrecht aan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Het boek, waarin ieders daden zijn opgeschreven, zal in zijne hand worden gegeven, en gij zult de zondaren in grooten schrik zien verkeeren, om hetgeen daar in staat, en zij zullen zeggen: Wee over ons! wat bedoelt dit boek? Het vergeet noch eene kleine daad noch eene groote, maar het stelt die allen op, en zij zullen voor hunne oogen vinden wat zij hebben verricht; en uw Heer zal met niemand onrechtvaardig handelen.

Hollandaca — Siregar

En het boek (met hun daden) zal voor hen geplaatst worden en jij zult de zondaren in angst zien wegens wat daarin staat. En zij zullen zeggen: ʺWee ons, wat is dat voor boek dat niets kleins weglaat en niets groots, zonder dat berekend te hebben!ʺ En zij zullen wat zij deden vóór zich vinden. En jouw Heer doet niet één van hen onrecht aan.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И положена будет книга [книга деяний каждого] (в его руку), и ты увидишь бунтарей в страхе от того, что (записано) в ней. И говорят они: «Горе нам! Что это за книга! Она не оставляет [не упускает] ни малого (деяния), (и) ни великого, не зачислив!» И они нашли представленным все, что совершили (в земной жизни). И не обижает Господь твой никого (нисколько) [ни с кем не поступает несправедливо]!

Rusça — Osmanov

[Перед ними] будет положена книга [их деяний], и ты увидишь, как устрашатся грешники того, что в ней засчитано. Они скажут: ʺГоре нам! Что это за книга! В ней не забыт ни малый, ни большой грех, все записаноʺ. Но ведь они своими глазами увидят лишь то, что вершили. Да! Господь твой никого не обидит [понапрасну].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och boken (där allt i människans liv är upptecknat) skall läggas fram, och du får se de trotsiga syndarna ängslas inför dess innehåll och höra deras rop: ʺVi är förlorade! Vad är detta för en bok, som varken utelämnar små felsteg eller grova överträdelser?ʺ I den skall de få återse (alla) sina handlingar; men din Herre skall inte låta någon tillfogas orätt.