(107-108) Şüphesiz, inanıp yararlı işler yapanlara gelince, onlar için içlerinde ebedi kalacakları Firdevs cennetleri bir konaktır. Oradan ayrılmak istemezler.

اِنَّ الَّذِينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَانَتْ لَهُمْ جَنَّاتُ الْفِرْدَوْسِ نُزُلًا خَالِدِينَ فِيهَا لَا يَبْغُونَ عَنْهَا حِوَلًا

inne (e)lleƶīne āmenū ve ǎmilū S-SāliHāti kānet lehum cennātu l-firdevsi nuzulen / ḣālidīne fīhā lā yebğūne ǎnhā Hivelen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaniman eden
4وَعَمِلُواve ǎmilūع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatve yapanlar
5الصَّالِحَاتِS-SāliHātiص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.iyi işler
6كَانَتْkānetك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
7لَهُمْlehumonlar için vardır
8جَنَّاتُcennātuج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcennetleri
9الْفِرْدَوْسِl-firdevsiالفردوسFirdevs
10نُزُلًاnuzulenن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.konak olarak
1خَالِدِينَḣālidīneخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmaksürekli kalacaklardır
2فِيهَاfīhāorada
3لَاhiç
4يَبْغُونَyebğūneب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramakistemezler
5عَنْهَاǎnhāoradan
6حِوَلًاHivelenح و لDeğişmek, araya girmek, yanından geçmek için. Dönüştürülmüş veya değiştirilmiş olmak, bir şeyden başka bir şeye dönmek veya dönüşmek, aktarılmak veya taşınmak, hareket etmek veya kaldırmak, eğri veya düzgün olmamak, yolundan veya yönünden veya şeklinden sapma, yerinden kaldırılmak veya taşınmak, bir antlaşmadan/sözleşmeden/anlaşmadan/sözleşmeden geri çekilmek veya uzaklaşmak, sıçramak ve hayvanının veya atının sırtına sıkıca oturmak, geçmek, dönmek ve geçmek, tamamlanmak, bir ayırım/bölme/çit/engel/engel/tıkanma olarak müdahale etmek, birleşmeyi veya iletişimi önlemek için müdahale etmek, dökmek veya akıtmak, bir şeyi saçma/tutarsız/kendisiyle çelişen/gerçek olmayan/imkansız ilan etmek veya telaffuz etmek, bir şeyi beceri/yönetim/tatlı dil/ustalık kullanarak istemek veya aramak, birinin bir şey yapmasını istemek veya çalışmak, neredeyse katılaşmış veya donmuş, bir kişiye keskin veya dikkatli bir şekilde bakmak veya gözlerini dikmek, bir kişiyi kırbaçla vurmak veya vurmak istemek, bir kişiyi hesaplamak, bir kişiyi zayıf olarak değerlendirmek, çekingenlik veya kaçınma uygulamak, bir kişiye karşı hilebazlık veya kurnazlık veya tertip uygulamak, hile yapmak veya tuzak kurmak, strateji uygulamak.ayrılmak

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İnanıp iyi işlerde bulunanların konak yerleriyse Firdevs cennetleridir.

Abdulkadir Gölpınarlı

İnanıp iyi işlerde bulunanların konak yerleriyse Firdevs cennetleridir.

Adem Uğur

İman edip iyi davranışlarda bulunanlara gelince, onlar için makam olarak Firdevs cennetleri vardır.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki (hakikate) iman edip bunun gereklerini uygulayanlara gelince; onların konak yerleri Firdevs Cennetleridir.

Ahmet Tekin

İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler, işte onlar için ağırlanma yeri olarak Firdevs Cennetleri’nin konakları vardır.

Ahmet Varol

İman edip salih ameller işleyenlerin konakları ise Firdevs cennetleridir.

Ali Bulaç

İman edip salih amellerde bulunanlar... Firdevs cennetleri onlar için bir 'konaklama yeridir.'

Ali Fikri Yavuz

İman edip sâlih amel işleyenlere gelince, onlar için Firdevs cennetleri bir konukluk olmuştur.

Ali Rıza Safa

İnanmış olarak erdemli edimler yapanlara gelince; onların konaklama yeri Firdevs cennetleridir.

Bayraktar Bayraklı

İman edip iyi amel yapanlara gelince, onlar için makam olarak Firdevs cennetleri vardır.

Bekir Sadak

Ama inanip yararli is isleyenlerin konaklari Firdevs cennetleridir.

Celal Yıldırım

imân edip iyi-yararlı amellerde bulunanlara ise, Firdevs Cennetleri onlar için konaktır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlara gelince, onlar için de konak olarak firdevs cennetleri vardır.

Diyanet İşleri

(107-108) Şüphesiz, inanıp yararlı işler yapanlara gelince, onlar için içlerinde ebedi kalacakları Firdevs cennetleri bir konaktır. Oradan ayrılmak istemezler.

Diyanet İşleri (eski)

Ama inanıp yararlı iş işleyenlerin konakları Firdevs cennetleridir.

Diyanet Vakfi

İman edip iyi davranışlarda bulunanlara gelince, onlar için makam olarak Firdevs cennetleri vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İman edip salih ameller işleyenlere gelince, onlar için Firdevs cennetleri konak olmuştur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İman edip güzel güzel işler yapan kimselere gelince, onlar için Firdevs cennetleri bir konukluk olmuştur.

Elmalılı Hamdi Yazır

İyman edip salih salih ameller işliyen kimselere gelince: onlar için Firdevs Cennetleri bir konukluk olmuştur

Erhan Aktaş

İman edip, salihatı yapanların ikramı Firdevs Cennetleridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman edip, salihatı yapanların ikramı Firdevs Cennetleridir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman edip, salihatı yapanların ikramı Firdevs Cennetleridir.

Fizilal-il Kuran

İman edip iyi ameller işleyenlere gelince onlar, Firdevs cennetlerinde ağırlanacaklardır.

Gültekin Onan

İnanıp salih amellerde bulunanlar... Firdevs cennetleri onlar için bir 'konaklama yeridir.'

Hamdi Döndüren

İman eden ve iyi işler yapanlara gelince; onların konaklama yeri Firdevs cennetleridir.

Hasan Basri Çantay

Hakıykaten iman edib de iyi iyi amel (ve hareket) lerde bulunanlar (a gelince): Onların konakları da Firdevs cennetleridir.

Hasib Asutay

İnanıp da salih amel işleyenlere gelince, onlar için konak olarak Firdevs cennetleri vardır.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki îmân edip sâlih ameller işleyenlere gelince, onlar için bir ağırlama yeri olarak Firdevs Cennetleri vardır.

İbni Kesir

Muhakkak ki iman edip salih amel işleyenlerin konakları, Firdevs cennetleridir.

Mehmet Okuyan

İman edip iyi işler yapanlara gelince, onlar için makam olarak Firdevs cennetleri vardır.

Muhammed Esed

(Ama) imana erişip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyanlara gelince; onları konak yeri olarak cennetin hasbahçeleri beklemektedir:

Mustafa İslamoğlu

Ne var ki imanda sabreden ve ıslah edici davranış sergileyenlere gelince: onların buyur edileceği konukevi en görkemli cennetler olacaktır:

Ömer Nasuhi Bilmen

O kimseler ki, imân ettiler ve sâlih sâlih amellerde bulundular, onlar için Firdevs cennetleri elbetteki bir konak olmuştur.

Ömer Öngüt

İman edip sâlih ameller işleyenlere gelince, onlar için konak olarak Firdevs cennetleri vardır.

Suat Yıldırım

İman edip makbul ve güzel işler yapanlara gelince, onlara da konak olarak Firdevs cennetleri hazırlandı.

Süleyman Ateş

İnanıp iyi işler yapanlara gelince, onların konağı da Firdevs cennetleridir.

Süleymaniye Vakfı

İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlara gelince, onların ağırlanmaları için Firdevs cennetleri vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanıp güvenen ve iyi iş yapanlara gelince, Firdevs cennetleri onların konaklayacakları yer olacaktır.

Şaban Piriş

İman edip doğruları yapanların ise, konak (iniş yeri) olarak firdevs cennetleri vardır.

Tefhim-ul Kuran

İman edip salih amellerde bulunanlar; Firdevs cennetleri onlar için bir 'konaklama yeridir.'

Ümit Şimşek

İman eden ve güzel işler yapanlar için Firdevs Cennetleri bir konaktır.

Yaşar Nuri Öztürk

İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, onların konuk evleri Firdevs cennetleri olacaktır.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

İman gətirib yaxşı işlər görənlərin mənzili isə Firdovs cənnətləri olacaqdır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Gläubigen aber, die gute Werke verrichtet haben, werden die Paradiesgärten als Wohnstätte erhalten.

Almanca — Der Edle Quran

Gewiß, für diejenigen, die glauben und rechtschaffene Werke tun, wird es die Gärten des Paradieses zur gastlichen Aufnahme geben,

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, jene, die da glauben und gute Werke tun ihnen wird das Paradies von Al-Firdaus ein Hort sein

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, diejenigen, die den Iman verinnerlichen und gottgefällig Gutes tun - für sie sind die Dschannat von Al-Firdaus als Unterkunft bestimmt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But those whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues and their deeds wisdom and piety shall be the recipients of Allah's mercy and blessings. We have prepared for them the Paradise which is furnished with trellised vines and fruit trees,

Abdul Haleem

But those who believe and do good deeds will be given the Gardens of Paradise.

Abdullah Yusuf Ali

As to those who believe and work righteous deeds, they have, for their entertainment, the Gardens of Paradise,

Abul A'la Maududi

As for those who believe and do good works, the Gardens of Paradise shall be there to welcome them;

Aisha Bewley

Those who have iman and do right actions will have the Gardens of Firdaws as hospitality,

Al-Hilali & Khan

"Verily those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and do righteous deeds, shall have the Gardens of Al-Firdaus (Paradise) for their entertainment.

Ali Quli Qarai

As for those who have faith and do righteous deeds they shall have the gardens of Firdaws for abode,

Amatul Rahman Omar

Those who believe and do deeds of righteousness, will have Gardens of Paradise for an entertainment and an abode;

Arthur John Arberry

But those who believe, and do deeds of righteousness -- the Gardens. of Paradise shall be their hospitality,

Bijan Moeinian

As for those who choose to believe and do good deeds, they will be entertained in the Gardens of Paradise.

E. Henry Palmer

Verily, those who believe and act aright, for them are gardens of Paradise to alight in,

Edip-Layth

Those who acknowledge and promote reforms, they will have gardens of paradise as a dwelling place.

George Sale

But as for those who believe and do good works, they shall have the gardens of paradise for their abode;

Hamid S. Aziz

That is their reward - Hell! Because that they disbelieved and took My revelations and My Messengers as a jest.

Mahmoud Ghali

Surely the ones who have believed and done deeds of righteousness, the Gardens of Paradise will (duly) be their hospitality;

Marmaduke Pickthall

Lo! those who believe and do good works, theirs are the Gardens of Paradise for welcome,

Mohamed Ahmed - Samira

But surely those who believe and do the right will have gardens of Paradise as gift,

Muhammad Asad

[But, ] verily, as for those who attain to faith and do righteous deeds - the gardens of paradise will be there to welcome them;

Mustafa Khattab

Indeed, those who believe and do good will have the Gardens of Paradise[1] as an accommodation,

Progressive Muslims

Those who believe and do good works, they will have gardens of Paradise as a dwelling place.

Sahih International

Indeed, those who have believed and done righteous deeds - they will have the Gardens of Paradise as a lodging,

Sam Gerrans

“Those who heed warning and do righteous deeds, they have the Gardens of Paradise as a welcome,

Shabbir Ahmed

But verily, as for those who attain belief and fulfill the needs of others, the gardens of Paradise will be there to welcome them.

Syed Vickar Ahamed

Verily as to those who believe and do righteous deeds, they have, for their pleasure, the Gardens of Paradise,

Taqi Usmani

Surely those who believed and did righteous deeds, theirs are the Gardens of Firdaus as entertainment

The Monotheist Group

Those who believe and do good works, they will have the gardens of Paradise as a dwelling.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui croient et font de bonnes œuvres auront pour résidence les Jardins du ʺFirdaws,ʺ (Paradis),

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman ew ên ku bawerî anîn û karên qenc kirin, ji wan re bihiştên Firdewsê, cih û wargeh in.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar wat hen betreft, die gelooven en goede werken doen, zij zullen de gaarden van het paradijs tot hun verblijf hebben.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, voor degenen die geloven en goede daden verrichten zijn er de Tuinen van Firdaus (het Paradijs) als een verblijfplaats.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, те, которые уверовали и совершали праведные деяния, будут для них (вечные) сады Фирдауса [самого высшего Рая] как место пребывания.

Rusça — Osmanov

Воистину, для тех, которые уверовали и творили добрые дела, местом пребывания будут райские сады.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men paradisets lustgårdar står beredda att ta emot dem som tror och lever ett gott och rättskaffens liv;