Onlar, Rab'lerinin ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar eden, böylece amelleri boşa çıkan, o yüzden de kıyamet gününde amelleri için bir terazi kurmayacağımız kimselerdir.

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذِينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ وَلِقَائِهِ فَحَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فَلَا نُقِيمُ لَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَزْنًا

ulāike (e)lleƶīne keferū bi āyāti rabbihim ve liḳāihi fe HabiTat eǎ'māluhum fe lā nuḳīmu lehum yevme l-ḳiyāmeti veznen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte onlar
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerdir
3كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden
4بِاٰيَاتِbi āyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerini
5رَبِّهِمْrabbihimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRablerinin
6وَلِقَائِهِve liḳāihiل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.ve O'na kavuşmayı
7فَحَبِطَتْfe HabiTatح ب طBoşa gitmek, sonuçsuz kalmak, yok olmak, işe yaramamak, yararsız olmak, boşa çıkmak, etkisiz hale gelmek. Çok yemek yemek, çok yemekten veya sağlıksız yemekler yemekten dolayı karında şişkinlik veya ağrı oluşması, kişinin işinin veya eyleminin geçersiz veya değersiz olması, bir işe yaramaması, bir şeyden uzak durmak, kaçınmak/sakınmak.bu yüzden boşa çıkar
8اَعْمَالُهُمْeǎ'māluhumع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalateylemleri
9فَلَاfe lā
10نُقِيمُnuḳīmuق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkurmayız
11لَهُمْlehumonlar için
12يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünü
13الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkıyamet
14وَزْنًاveznenو ز نtartmak/yargılamak/ölçmekbir terazi

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlardır kâfir olanlar Rablerinin delillerine ve ona ulaşacaklarını inkâr edenler, bütün yaptıkları boşa gitmiştir ve biz, kıyâmet günü onları hiçbir ölçüye vurmayız, onlara hiçbir değer vermeyiz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlardır kâfir olanlar Rablerinin delillerine ve ona ulaşacaklarını inkâr edenler, bütün yaptıkları boşa gitmiştir ve biz, kıyâmet günü onları hiçbir ölçüye vurmayız, onlara hiçbir değer vermeyiz.

Adem Uğur

İşte onlar, Rablerinin âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr eden, bu yüzden amelleri boşa giden kimselerdir ki, biz onlar için kıyamet gününde hiçbir ölçü tutmayacağız.

Ahmed Hulusi

İşte onlar, Rablerinin kendilerindeki işaretlerini (Esma'sını) ve O'na LİKA'yı (varlıklarında Esma şuurunun açığa çıkacağını yaşamayı) inkar edenlerdir ki, bu nedenle de yaptıkları boşa giden kimselerdir! Artık onlar için kıyamet sürecinde hiçbir ölçü ikame etmeyiz (yaptıklarına değer vermeyiz).

Ahmet Tekin

İşte onlar, Rablerinin, birliği ile ilgili âyetlerini, kâinattaki birliğini gösteren delillerini, O’nun huzurunda hesaba çekileceklerini, mükâfat ve cezayı inkârda ısrar edenler, küfre saplananlardır. Onların amelleri boşa gitmiştir. Kıyamet günü onlar için ölçü tartı birimleri kurmayacağız., onların amellerini lehlerine değerlendirmeyeceğiz.

Ahmet Varol

İşte onlar Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar eden ve bu yüzden amelleri boşa gidenlerdir. Artık kıyamet günü onlar için bir tartı tutmayız.

Ali Bulaç

İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Artık onların yapıp ettikleri boşa çıkmıştır, kıyamet gününde onlar için bir tartı tutmayacağız.

Ali Fikri Yavuz

Bunlar, işte o kimselerdir ki, Rab’lerinin âyetlerini ve ona (hesap için) kavuşmayı inkâr etmişlerdi de (hayır diye) yaptıkları bütün ameller boşa çıkmış oldu. Artık onlar, için kıyamet günü, hiç bir terazi tutmayız (çünkü amelleri boşa gitmiştir, tartılacak makbul şeyleri kalmamıştır).

Ali Rıza Safa

İşte onlar, Efendilerinin ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar etmişler; sonunda, uğraşmaları boşa gitmiştir. Nitekim Yeniden Yaratılış Günü'nde, onlara hiç değer vermeyiz.

Bayraktar Bayraklı

İşte onlar, Rabblerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar eden, bu yüzden amelleri boşa giden kimselerdir. Biz onlar için kıyamet gününde hiçbir ölçü/değerlendirmeye tabi tutmayacağız.

Bekir Sadak

Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavusmayi inkar edenlerdir. Bu yuzden isleri bosa gitmistir. Kiyamet gunu Biz onlara deger vermeyecegiz.

Celal Yıldırım

Onlardır ki, Rablerinin âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr etmişlerdir. O sebeple amelleri boşa gitmiştir. Kıyamet günü onlar için bir tartı tutmayacağız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İşte onlar, rablerinin âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr eden, bu yüzden amelleri boşa gitmiş olanlardır. Bu sebeple biz kıyamet gününde onların (dünyadaki) amellerine değer vermeyiz.

Diyanet İşleri

Onlar, Rab'lerinin ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar eden, böylece amelleri boşa çıkan, o yüzden de kıyamet gününde amelleri için bir terazi kurmayacağımız kimselerdir.

Diyanet İşleri (eski)

Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu yüzden işleri boşa gitmiştir. Kıyamet günü Biz onlara değer vermeyeceğiz.

Diyanet Vakfi

İşte onlar, Rablerinin âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr eden, bu yüzden amelleri boşa giden kimselerdir ki, biz onlar için kıyamet gününde hiçbir ölçü tutmayacağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte onlar, Rabblerinin âyetlerini ve O'nun huzuruna çıkacaklarını inkâr etmişlerdir de bu yüzden iyilik altında yaptıkları bütün amelleri boşa gitmiştir. Artık kıyamet günü onlar için hiçbir ölçü tutturmayız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunlar, işte o kimselerdir ki, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar etmişlerdir de hayır adına yaptıkları bütün işleri boşa gitmiştir. Artık kıyamet günü Biz onlara hiçbir tartı tutturmayız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunlar işte o kimselerdir ki rablarının ayetlerine ve lıkasına küfretmişlerdir de hayır namına yaptıkları bütün amelleri heder olmuştur, artık Kıyamet günü biz onlara hiç bir vezin tutturmayız

Erhan Aktaş

İşte onlar, Rabb'lerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu nedenle onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Artık kıyamet günü onlara hiçbir değer vermeyiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte onlar, Rabblerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu nedenle onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Artık Kıyamet Günü onlara hiçbir değer vermeyiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte onlar, Rabb'lerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu nedenle onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Artık Kıyamet Günü onlara hiçbir değer vermeyiz.

Fizilal-il Kuran

Bunlar, Rabb'lerinin ayetlerini ve O'nun huzuruna çıkaracaklarını inkâr edenlerdir. Bu yüzden onların iyi işleri geçersiz olmuştur. Kıyamet günü onların yaptıkları işleri tartıya almayız, kendilerine değer vermeyiz.

Gültekin Onan

İşte onlar, rablerinin ayetlerine ve O'na kavuşmaya küfredenlerdir. Artık onların yapıp ettikleri boşa çıkmıştır, kıyamet gününde onlar için bir tartı tutmayacağız.

Hamdi Döndüren

İşte onlar, Rablerinin âyetlerini ve O’nun huzuruna çıkmayı inkâr eden, bu yüzden amelleri boşa giden kimselerdir. Artık kıyamet gününde Biz de onlara bir değer vermeyiz.

Hasan Basri Çantay

Onlar Rablerinin ayetlerini ve Ona kavuşmayı (inkar ile) kafir olup da (hayr namına bütün) yapdıkları boşa gitmiş bulunanlardır ki biz kıyamet gününde onlar için hiçbir ölçü tutmayacağız.

Hasib Asutay

İşte onlar, Rablerinin âyetlerini ve O'na kavuşmayı (30) inkâr eden, bu yüzden amelleri boşa çıkan kimselerdir ki, biz onlar için kıyamet gününde hiçbir ölçü tutmayacağız. (30. Yeniden dirilmeyi.)

Hayrat Neşriyat

İşte onlar Rablerinin âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edenlerdir. Bu yüzden amelleri boşa gitmiştir. Artık kıyâmet günü onlar(ın amelleri) için hiçbir tartı tutmayacağız(o amellerine kıymet vermeyeceğiz)!

İbni Kesir

İşte onlar, Rabblarının ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bunun için yaptıkları boşa gitmiştir. Kıyamet günü Biz, onlara değer vermeyeceğiz.

Mehmet Okuyan

İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr eden, bu yüzden işleri boşa giden kişilerdir ki biz onlar için kıyamet gününde hiçbir ölçü (terazi) tutmayacağız.

Muhammed Esed

Rablerinin mesajlarını ve O'nun huzuruna çıkarılacakları gerçeğini inkar yolunu seçen kimseler işte böyleleridir. Bunun içindir ki, böylelerinin bütün yapıp ettikleri boşa gitmektedir: Çünkü Kıyamet Günü onlara hiç değer vermeyeceğiz.

Mustafa İslamoğlu

Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı ısrarla inkar eden kimselerdir: Bu yüzden onların tüm yapıp ettikleri boşa gitmiştir; çünkü onlara Kıyamet Günü hiç kıymet vermeyeceğiz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar, o kimselerdir ki, Rablerininin âyetlerini ve ru'yetini inkar ettiler. İmdi onların amelleri bâtıl olmuştur. Artık Kıyamet günü onlar için bir terazi tutmayacağız.

Ömer Öngüt

İşte onlar Rabbinin âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenlerdir. Bu yüzden amelleri boşa gitmiştir. Kıyamet günü biz onlar için terazi kurmayız. (Onlara hiç değer vermeyiz).

Suat Yıldırım

İşte onlar Rab’lerinin âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr etmiş, bu yüzden de yaptıkları iyi işler boşa gitmiştir. Tartılacak şeyleri kalmadığından kıyamet günü onlar için artık tartı âleti koymayacağız.

Süleyman Ateş

İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar eden, bu yüzden eylemleri boşa çıkan kimselerdir. (Yaptıkları işler tamamen boşa çıktığından) kıyamet günü onlar için bir terazi kurmayız (veya onlara hiçbir değer vermeyiz).

Süleymaniye Vakfı

Onlar, Rablerinin ayetlerini ve onun huzuruna varmayı göz ardı etmekte direnenlerdir. Bu yüzden yaptıkları işler boşa gitmiştir. Kıyamet /mezardan kalkış gününde onlar için tartı da kurmayız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'nunla karşılaşmayı göz ardı etmekte direnenlerdir. Bu yüzden yaptıkları işler boşa gider. (Mezardan) kalkış gününde onlar için artık tartı kurmayız "

Şaban Piriş

Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve onunla karşılaşmayı tanımamış, bu sebeple yaptıkları boşa gitmiştir. Kıyamet günü biz onlara bir değer vermeyeceğiz.

Tefhim-ul Kuran

İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenlerdir. Artık onların yapıp ettikleri boşa çıkmıştır, kıyamet gününde onlar için bir tartı tutmayacağız.

Ümit Şimşek

Onlar, Rablerinin âyetlerini ve Ona kavuşmayı inkâr eden kimselerdir. Bu yüzden bütün yaptıkları boşa çıkmıştır. Biz de kıyamet gününde onlar için terazi tutmayız.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na ulaşmayı inkar etmişler de bütün amelleri boşa çıkmıştır. Bu yüzden kıyamet günü onlar için hiçbir ölçü tutturmayız/onlara hiçbir değer vermeyiz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar Rəbbinin ayələrini və Onunla qarşılaşacaqlarını inkar edən, buna görə də bütün əməlləri boşa çıxan kimsələrdir. Odur ki, Qiyamət günü Biz onlara əhəmiyyət verməyəcəyik”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar o kəslərdir ki, Rəbbinin ayələrini və Onunla qarşılaşacaqlarını (qiyamət günü dirilib haqq-hesab üçün Onun hüzurunda duracaqlarını) inkar etdilər, bununla da onların bütün əməlləri puça çıxdı. Buna görə də Biz (qiyamət günü) onlar üçün bir daş-tərəzi qurmayacağıq!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Das sind diejenigen, die die Zeichen ihres Herrn und die Begegnung mit Ihm leugnen. So werden ihre Werke hinfällig, und so werden Wir ihnen am Tag der Auferstehung kein Gewicht beimessen.

Almanca — M. A. Rassoul

Das sind jene, die die Zeichen ihres Herrn und die Begegnung mit Ihm leugnen. Darum sind ihre Werke nichtig, und am Tage der Auferstehung werden Wir ihnen kein Gewicht beimessen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Es sind diese, die den Ayat ihres HERRN und Dessen Begegnung gegenüber Kufr betrieben haben, so wurden ihre Handlungen zunichte. Und am Tage der Auferstehung messen WIR ihnen keinerlei Bedeutung bei.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

It is these who have denied the truth of their Creator's signs and counselled deaf to His spirit of truth guiding into all truth and to His promise of Judgment at Resurrection. In consequence their hopes shall be doomed to disappointment and their deeds to worthlessness, and in Day of Judgement We will attach to them no importance nor shall their pleading be of weight.

Abdul Haleem

It is those who disbelieve in their Lord’s messages and deny that they will meet Him.’ Their deeds come to nothing: on the Day of Resurrection We shall give them no weight.

Abdullah Yusuf Ali

They are those who deny the Signs of their Lord and the fact of their having to meet Him (in the Hereafter): vain will be their works, nor shall We, on the Day of Judgment, give them any weight.

Abul A'la Maududi

Those are the ones who refused to believe in the revelations of their Lord and that they are bound to meet Him. Hence, all their deeds have come to naught, and We shall assign no weight to them on the Day of Resurrection.

Aisha Bewley

Those are the people who reject their Lord’s Signs and the meeting with Him. Their actions will come to nothing and, on the Day of Rising, We will not assign them any weight.

Al-Hilali & Khan

"They are those who deny the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of their Lord and the Meeting with Him (in the Hereafter). So their works are in vain, and on the Day of Resurrection, We shall assign no weight for them.

Ali Quli Qarai

They are the ones who deny the signs of their Lord and the encounter with Him. So their works have failed. On the Day of Resurrection We will not set for them any weight.

Amatul Rahman Omar

It is these who disbelieve in and deny the Messages of Allâh and the meeting with Him. So their deeds have gone vain, and on the Day of Resurrection We shall assign them no weight.

Arthur John Arberry

Those are they that disbelieve in the signs of their Lord and the encounter with Him; their works have failed, and on the Day of Resurrection We shall not assign to them any weight.

Bijan Moeinian

The works of those who deny the Revelations of the Lord and meeting Him, are in vain. On the Day of Judgment, I will not take into consideration their good works at all.

E. Henry Palmer

Those who misbelieve in the signs of their Lord and in meeting Him, vain are their works; and we will not give them right weight on the resurrection day.

Edip-Layth

These are the ones who rejected the signs of their Lord and His meeting. So their works were in vain, and We will not give them any value on the day of Resurrection.

George Sale

These are they who believe not in the signs of their Lord, or that they shall be assembled before Him; wherefore their works are vain, and We will not allow them any weight on the day of resurrection.

Hamid S. Aziz

Those who erred in their endeavours in the life of this world, and who thought they were acquiring good by their deeds. "

Mahmoud Ghali

Those are they who have disbelieved in the signs of their Lord, and the meeting with Him, so their deeds have (been) frustrated. Then on the Day of the Resurrection We will not set up for them any weight (i.e., their deeds will not be counted in the Balance with good deeds).

Marmaduke Pickthall

Those are they who disbelieve in the revelations of their Lord and in the meeting with Him. Therefor their works are vain, and on the Day of Resurrection We assign no weight to them.

Mohamed Ahmed - Samira

They are those who reject the signs of their Lord, and the meeting with Him. So their good deeds will be fruitless, and on the Day of Judgement We shall not appoint any weighing for them.

Muhammad Asad

it is they who have chosen to deny their Sustainer's messages and the truth; that they are deseined to meet Him. " Hence, all their [good] deeds come to nought, and no weight shall We assign to them on Resurrection Day.

Mustafa Khattab

It is they who reject the signs of their Lord and their meeting with Him, rendering their deeds void, so We will not give their deeds any weight on Judgment Day.

Progressive Muslims

These are the ones who rejected the revelations of their Lord and His meeting. So their works were in vain, and We will not give them any value on the Day of Resurrection.

Sahih International

Those are the ones who disbelieve in the verses of their Lord and in [their] meeting Him, so their deeds have become worthless; and We will not assign to them on the Day of Resurrection any importance.

Sam Gerrans

“Those are they who deny the proofs of their Lord and the meeting with Him; so their works are in vain, and We will assign to them on the Day of Resurrection no weight.

Shabbir Ahmed

It is they who have chosen to deny their Sustainer's Messages and the truth that they are destined to meet Him. Hence, their works are vain, and on the Day of Resurrection We will assign no weight to them.

Syed Vickar Ahamed

They are those who reject the Signs of their Lord and the fact of their having to meet Him (in the Hereafter): Useless will be their works, nor shall We, on the Day of Judgment, give them any consideration.

Taqi Usmani

Those are the ones who rejected the signs of their Lord and (the concept of) meeting with Him, so their deeds have gone to waste, and We shall assign to them no weight at all.

The Monotheist Group

These are the ones who rejected the revelations of their Lord and His meeting. So their works were in vain, and We will not give them any value on the Day of Resurrection.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux-là qui ont nié les signes de leur Seigneur, ainsi que Sa rencontre. Leurs actions sont donc vainesʺ. Nous ne leur assignerons pas de poids au Jour de la Résurrection.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ev ên ha, yên ku ayetên Xwedayê xwe û çûna hizûra Wî mandel kirin; vêca xebata wan pûç bûye. Em roja qiyametê ji bo wan tu qîmetekê nagirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dat zijn zij die geen geloof hechten aan de tekenen van hun Heer en aan de ontmoeting met Hem. Hun daden zullen dus vruchteloos zijn. Wij zullen hun op de opstandingsdag dan ook geen gewicht toekennen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zijn het die niet gelooven aan de teekenen van hunnen Heer, of dat zij voor hem zullen verzameld worden, waardoor hunne werken ijdel zijn; en wij zullen hun geenerlei gewicht op den dag der opstanding geven.

Hollandaca — Siregar

Zij zijn degenen die niet geloven in de Tekenen van hun Heer en in de ontmoeting met Hem. Hun daden zijn vruchteloos en Wij kennen hun (daden) op de Dag der Opstanding geen gewicht toe.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Такие – это те, которые стали неверными в знамения их Господа и (во) встречу с Ним. И оказались тщетными их дела (так как от неверующего никакие дела не принимаются), и не установим Мы для них (за их благодеяния) в День Воскресения (никакого) веса [их благодеяния ничего не будут весить].

Rusça — Osmanov

Тех, которые отвергли знамения Господа своего и то, что они предстанут перед Ним. Тщетны их деяния, и в День воскресения Мы не отпустим [на весах справедливости] им никакого весаʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Det är de som avvisade sin Herres budskap och som inte ville tro att de (till sist) skall möta Honom.ʺ Allt vad de har strävat mot skall gå om intet och på Uppståndelsens dag skall deras (goda) handlingar väga lätt inför Oss.