Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, "Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır" demişlerdi.

اِذْ اَوَى الْفِتْيَةُ اِلَى الْكَهْفِ فَقَالُوا رَبَّنَا اٰتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ اَمْرِنَا رَشَدًا

iƶ evā l-fityetu ilā l-kehfi fe ḳālū rabbenā ātinā min ledunke raHmeten ve heyyi' lenā min emrinā raşeden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِذْzaman
2اَوَىevāا و يSığınmak, barınmak veya dinlenmek için bir yere gitmek, başvurmak, konaklamak, misafir etmek, konukseverlik göstermek için hamza eklenerek ve mükemmel şekilde ikiye katlanan bir fiil.sığındıkları
3الْفِتْيَةُl-fityetuف ت يGenç, yetişkin, cesur, cömert, erkeksi özellikler, gözüpek, cesur, iyi delikanlı, yiğit, genç yoldaş, genç köle, hizmetçi olmak.o gençler
4اِلَىilā
5الْكَهْفِl-kehfiك ه فMağaraları veya korunma yerlerini doldurmakmağaraya
6فَقَالُواfe ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
7رَبَّنَاrabbenāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimiz
8اٰتِنَاātināا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekbize ver
9مِنْmin
10لَدُنْكَledunkeل د نYanında; yakınında; ile; -den; huzur; huzurunda; için. Ladun: Bir yer parçacığı veya edat.katından
11رَحْمَةًraHmetenر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.bir rahmet
12وَهَيِّئْve heyyi'ه ي اHazırlanmak, hazır etmek, özlemek.ve hazırla
13لَنَاlenābize
14مِنْmin
15اَمْرِنَاemrināا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakşu işimizden
16رَشَدًاraşedenر ش دDoğru yolu takip etmek, iyi yönlendirilmiş olmak, gerçek yön, doğru hareket kuralı, dürüstlük, bir çocuğun/zekanın olgunluğu, kişinin işlerini yönetme kapasitesi.bir çıkış yolu

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani o zaman o yiğitler, mağaraya sığınmışlardı da Rabbimiz demişlerdi, katından bir rahmet ihsân et bize ve işimizin başarıyla doğruluğa ulaşması için sebepler hazırla bize.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hani o zaman o yiğitler, mağaraya sığınmışlardı da Rabbimiz demişlerdi, katından bir rahmet ihsân et bize ve işimizin başarıyla doğruluğa ulaşması için sebepler hazırla bize.

Adem Uğur

O (yiğit) gençler mağaraya sığınmışlar ve: Rabbimiz! Bize tarafından rahmet ver ve bize, (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla! demişlerdi.

Ahmed Hulusi

Hani o delikanlılar, o mağaraya sığınmışlar ve "Rabbimiz (hakikatimiz olan Esma bileşimimiz) bize ledünnünden (aslın olan mutlak El Esma mertebesinden açığa çıkan özel bir kuvve ile) bir rahmet (lütfunla oluşacak bir nimet) ver ve bize (bu) işte bir kemal hali oluştur" demişlerdi.

Ahmet Tekin

Hani, o yiğit gençler mağaraya sığındıklarında: 'Rabbimiz, bize tarafından rahmet ve merhamet ihsan eyle. Bizim şu içinde bulunduğumuz durumdan kurtulmamız için, kurtuluş planımızı kolaylaştır.' demişlerdi.

Ahmet Varol

O gençler mağaraya sığınmış ve şöyle demişlerdi: 'Ey Rabbimiz! Bize kendi katından bir rahmet ver ve bize işimizde bir başarı hazırla.'

Ali Bulaç

O gençler, mağaraya sığındıkları zaman, demişlerdi ki: "Rabbimiz, katından bize bir rahmet ver ve işimizden bize doğruyu kolaylaştır (bizi başarılı kıl)."

Ali Fikri Yavuz

Hatırla ki, o vakit, o genç yiğitler mağaraya sığındılar da şöyle dediler: “-Ey Rabbimiz! Bize, tarafından bir rahmet ihsan buyur ve işimizden bize bir başarı hazırla.”

Ali Rıza Safa

O gençler, büyük mağaraya sığındıklarında, şöyle demişlerdi: "Efendimiz! Senin katından, bize bir rahmet ver ve işimizden bir çıkış yolu bağışla!"

Bayraktar Bayraklı

O gençler mağaraya sığınmışlar ve "Rabbimiz,bize katından rahmet ver ve bize şu durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla!" demişlerdir.

Bekir Sadak

Birkac genc magaraya siginmis: «Rabbimiz! Katindan bize rahmet ver ve isimizde dogruyu goster, bizi basarili kil» demislerdi.

Celal Yıldırım

Hani bir grup genç, mağaraya çekilmişler ve : «Ey Rabbimiz ! Bize kendi katından bir rahmet ver; işimizde doğruyu göster de bizi başarılı kıl» demişlerdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O gençler mağaraya sığınmışlar ve “Rabbimiz! Bize katından rahmet gönder ve bize içinde bulunduğumuz durumdan bir çıkış yolu göster!” demişlerdi.

Diyanet İşleri

Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, "Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır" demişlerdi.

Diyanet İşleri (eski)

Birkaç genç mağaraya sığınmış: 'Rabbimiz! Katından bize rahmet ver ve işimizde doğruyu göster, bizi başarılı kıl' demişlerdi.

Diyanet Vakfi

O (yiğit) gençler mağaraya sığınmışlar ve: Rabbimiz! Bize tarafından rahmet ver ve bize, (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla! demişlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O gençler mağaraya sığınınca şöyle dediler: «Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve bizim için şu işimizden bir kurtuluş yolu hazırla.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O vakit o genç yiğitler mağaraya çekildiler ve şöyle dediler: " Ey Rabbimiz, bizlere tarafından bir rahmet ihsan et ve bizim için işimizden bir muvaffakiyet hazırla!"

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt ki o genç yiğitler kehfe çekildiler de şöyle dediler: ya rabbena! Bizlere ledünnünden bir rahmet ihsan eyle ve bizim için işimizden bir muvaffakıyyet hazırla

Erhan Aktaş

Gençler, mağaraya sığındıkları zaman şöyle demişlerdi: "Rabb'imiz, bize kendi katından bir rahmet ver. İşimizde doğru olanı yapma bilinci lütfet."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gençler, mağaraya sığındıkları zaman şöyle demişlerdi: "Rabb'imiz, bize kendi katından bir rahmet ver. İşimizde doğru olanı yapma bilinci lütfet."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gençler, mağaraya sığındıkları zaman şöyle demişlerdi: "Rabb'imiz, bize kendi katından bir rahmet ver. İşimizde doğru olanı yapma bilinci lütfet.

Fizilal-il Kuran

Hani birkaç genç o mağaraya sığınmışlar ve «Ey Rabb'imiz, bize katından rahmet bağışla ve şu işimizde bize çıkış yolu göster» dediler.

Gültekin Onan

O gençler, mağaraya sığındıkları zaman demişlerdi ki: "Rabbimiz, katından bize bir rahmet ver ve buyruğumuzdan / buyrultumuzdan (isteğimizden, istediklerimizden) bize doğruyu kolaylaştır (bizi başarılı kıl)."

Hamdi Döndüren

Hani, bir zamanlar, o gençler mağaraya sığınmışlar ve “Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve bize şu işimizden bir çıkış yolu hazırla!” demişlerdi.

Hasan Basri Çantay

O zaman o gene yeğitler mağaraya sığınmış (lar) dı da: "Ey Rabbimiz, bize tarafından bir rahmet ver ve işimizden bizim için bir muvaffakıyyet hazırla" demişlerdi.

Hasib Asutay

(Hani) o gençler mağaraya sığınmışlardı da, 'Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve (şu) işimizden bize bir çıkış yolu hazırla' demişlerdi.

Hayrat Neşriyat

Hani o gençler, Kehf’e (mağaraya) sığınmışdı da: 'Rabbimiz! Bize, tarafından bir rahmet ver ve bize şu işimizden bir kurtuluş yolu hazırla!' demişlerdi.

İbni Kesir

Hani o yiğitler; mağaraya sığınmışlardı da: Rabbımız; bize katından rahmet ver, işlerimizde başarılı kıl, demişlerdi.

Mehmet Okuyan

Hani o gençler mağaraya sığınmışlar ve “Rabbimiz! Bize tarafından merhamet ver ve bize (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla!” demişlerdi.

Muhammed Esed

Hani, o gençler mağaraya sığındıkları zaman, "Ey Rabbimiz!" demişlerdi, "Bize katından bir rahmet bahşet; ve içinde bulunduğumuz (harici) şartlar ne olursa olsun bizi doğruluk bilinciyle donat!"

Mustafa İslamoğlu

Hani, zamanın birinde o gençler mağaraya sığınmışlar ve "Rabbimiz!" demişlerdi, "Bize yüce katından bir rahmet bahşet ve bizi içine düştüğümüz şu durumdan dolayı doğru (sonuca) ulaştıracak bir bilinçle donat!"

Ömer Nasuhi Bilmen

O vakit ki, o gençler mağaraya sığındılar da dediler ki: «Ey Rabbimiz! Bize kendi indinde bir rahmet ver ve bizim için işimizden dolayı bir muvaffakiyet hazırla.»

Ömer Öngüt

Hani o gençler mağaraya sığınmışlar ve: “Ey Rabbimiz! Bize kendi katından rahmet ver ve işimizde doğruyu göster, bizi başarılı kıl. ” demişlerdi.

Suat Yıldırım

Vakta ki o genç yiğitler mağaraya çekildiler. Şöyle niyaz ettiler: "Ulu Rabbimiz! Katından bir rahmet ver ve şu dâvamızda doğruluk ve muvaffakiyet ihsan eyle bize!"

Süleyman Ateş

O gençler mağaraya sığındılar: "Rabbimiz, bize katından bir rahmet ver ve bize şu işimizden bir çıkış yolu hazırla!" dediler.

Süleymaniye Vakfı

Bir zamanlar birkaç genç mağaraya sığınmış ve şöyle demişlerdi: "Rabbimiz! Bize katından bir ikramda bulun ve bu işimizde başarıya ulaşmamızın şartlarını oluştur!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün birkaç genç, mağaraya sığınarak şöyle demişlerdi: "Rabbimiz! Bize kendi katından ikramda bulun ki bu işin içinden yüzümüzün akıyla(olgunlukla) çıkalım."

Şaban Piriş

Hani birkaç genç mağaraya sığınmıştı ve şöyle demişlerdi: -Rabbimiz, bize katından bir rahmet ver ve işimizde doğruyu başarmayı bize nasip et!

Tefhim-ul Kuran

O gençler, mağaraya sığındıkları zaman, demişlerdi ki: «Rabbimiz, katından bize bir rahmet ver ve işimizden bize doğruyu kolaylaştır (bizi başarılı kıl).»

Ümit Şimşek

O gençler mağaraya sığındıklarında, 'Ey Rabbimiz,' demişlerdi. 'Bize yüce katından bir rahmet bağışla ve işimizde doğruluk nasip et.'

Yaşar Nuri Öztürk

Hani, o yiğit gençler o mağaraya sığındılar da şöyle dediler: "Ey Rabbimiz, katından bir rahmet ver bize ve bizim için bir çıkış yolu lütfet işimize."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bir zaman gənclər mağaraya sığınıb: “Ey Rəbbimiz! Bizə Öz tərəfindən mərhəmət bəxş et və işimizdə bizə düz yol göstər!”– demişdilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Xatırla ki, o zaman gənclər mağaraya sığınıb: ″Ey Rəbbimiz! Bizə Öz dərgahından mərhəmət bəxş et və işimizə fərəc ver! (Bizi kafirlərin bəlasından, düşmənlərin təhlükəsindən qoru, bizə ruzi verib doğru yola yönəlt!)″ – demişdilər.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Einst begaben sich jene Männer in die Höhle und sprachen: ʺUnser Herr, laß uns von Dir Barmherzigkeit zukommen, und mache, daß wir bei unseren Vorhaben das Richtige tun!

Almanca — Der Edle Quran

Als die Jünglinge in der Höhle Zuflucht suchten und sagten: ʺUnser Herr, gib uns Barmherzigkeit von Dir aus, und bereite uns in unserer Angelegenheit einen rechten (Aus)weg.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

(Und erinnere daran), als die jungen Männer in der Höhle Unterkunft suchten und sagten: ʺUnser HERR! laß uns von Dir aus Gnade zuteil werden und richte für uns aus unserer Angelegenheit eine richtige Haltung ab!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

A group of young (Christian) men resolved to escape persecution*; they betook themselves to the Cave -in a mountain near by- where they expressed their invocatory prayer: "O Allah, our Creator". they prayed, "extend to us of Your mercy what will help us endure our tribulation, and direct us to a course of action determining what You commend for us of future events".

Abdul Haleem

When the young men sought refuge in the cave and said, ‘Our Lord, grant us Your mercy, and find us a good way out of our ordeal,’

Abdullah Yusuf Ali

Behold, the youths betook themselves to the Cave: they said, "Our Lord! bestow on us Mercy from Thyself, and dispose of our affair for us in the right way!"

Abul A'la Maududi

When those youths sought refuge in the Cave and said: "Our Lord! Grant us mercy from Yourself and provide for us rectitude in our affairs."

Aisha Bewley

When the young men took refuge in the cave and said, ‘Our Lord, give us mercy directly from You and open the way for us to right guidance in our situation. ’

Al-Hilali & Khan

(Remember) when the young men fled for refuge (from their disbelieving folk) to the Cave. They said: "Our Lord! Bestow on us mercy from Yourself, and facilitate for us our affair in the right way!"

Ali Quli Qarai

When the youths took refuge in the Cave, they said, ‘Our Lord! Grant us a mercy from Yourself, and help us on to rectitude in our affair. ’

Amatul Rahman Omar

(Recall the time) when the young men betook themselves to the Place of Refuge and said (in prayer), `Our Lord! grant us mercy from Yourself and provide for us right course in our affair (setting all things right for us). '

Arthur John Arberry

When the youths took refuge in the Cave saying, 'Our lord, give us mercy from Thee, and furnish us with rectitude in our affair. '

Bijan Moeinian

When those youth took refuge in the cave (probably fleeing a persecution), they implored: "Lord, please have mercy on us and relieve us from our troubles. "

E. Henry Palmer

When the youths resorted to the cave and said, 'O our Lord! bring us mercy from Thee, and dispose for us our affair aright!'

Edip-Layth

When the youths hid in the cave, and they said, "Our Lord, bring us a mercy from Yourself, and prepare for us a right direction in our affair!"

George Sale

When the young men took refuge in the cave, they said, O Lord, grant us mercy from before thee, and dispose our business for us to a right issue.

Hamid S. Aziz

When the youths fled for refuge to the cave and said, "Our Lord! Bestow on us mercy from Thee, and dispose of our affair rightly (or lead us to conduct ourselves rightly). "

Mahmoud Ghali

As the young men (Literally: the pages) took (their) abode in the cave, (and) so they said, "Our Lord, bring us mercy from very close to You, and dispose for us rectitude in our Command. " (i.e., in Your Command to us; our: in our affair)

Marmaduke Pickthall

When the young men fled for refuge to the Cave and said: Our Lord! Give us mercy from Thy presence, and shape for us right conduct in our plight.

Mohamed Ahmed - Samira

When those young men took shelter in the cave, and prayed: "O Lord, grant us Your favour and dispose our affair aright,"

Muhammad Asad

When those youths took refuge in the cave, they prayed: "O our Sustainer! Bestow on us grace from Thyself, and endow us, whatever our [outward] condition, with consciousness of what is right!"

Mustafa Khattab

˹Remember˺ when those youths took refuge in the cave, and said, "Our Lord! Grant us mercy from Yourself and guide us rightly through our ordeal."

Progressive Muslims

When the youths hid in the cave, and they said: "Our Lord, bring us a mercy from Yourself, and help us in our affair!"

Sahih International

[Mention] when the youths retreated to the cave and said, "Our Lord, grant us from Yourself mercy and prepare for us from our affair right guidance. "

Sam Gerrans

(When the young men took shelter in the cave and said: “Our Lord: give Thou us mercy from Thyself, and furnish Thou us out of our affair with rectitude,”

Shabbir Ahmed

As they fled for refuge to the Cave (outside Ephesus), they prayed, "Our Lord! Bestow on us Grace from Yourself and endow us with insight into the right (and wrong) of all situations.

Syed Vickar Ahamed

When the young men took themselves (in hiding) to the Cave: They said, "Our Lord! Grant upon us mercy from Yourself, and take care of things (in our lives) for us in the right way!"

Taqi Usmani

When the young men took refuge in the Cave and said, "Our Lord, bless us with mercy from Your own and provide us with guidance in our matters."

The Monotheist Group

When the youths hid in the cave, and they said: "Our Lord, bring us a mercy from Yourself, and help us in our affair!"

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen de jonge mannen in de grot een onderkomen zochten en zeiden: ʺOnze Heer, geef ons van Uw kant barmhartigheid en bereid ons uit onze toestand een goede uitweg.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Toen de jonge menschen hunne toevlucht in de spelonk namen, zeiden zij: O Heer! schenk ons genade en verzeker ons een rechtvaardig gedrag.

Hollandaca — Siregar

Toen de jongeren een schuilplaats in de Grot zochten, zeiden zij: ʺO onze Heer, schenk ons van Uw Zijde Barmhartigheid en bereid ons een rechte weg voor onze zaak.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Вот (однажды) (верующие) юноши (опасаясь принуждения к многобожию и искушений от своего народа) укрылись в пещере и сказали: «Господь наш! Даруй нам от Себя милосердие [укрепи нас им и защити от зла] и устрой для нас в нашем деле прямоту [облегчи нам путь, который приведет нас к совершению таких дел, которые Ты любишь и мы станем идущими прямым путем]».

Rusça — Osmanov

[Вспомни,] как юноши укрылись в пещере и сказали: ʺГосподи наш! Даруй нам Твою милость и веди нас в нашем деле прямым путемʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

När dessa unga män tog sin tillflykt till grottan bad de: ʺHerre! Förbarma Dig över oss och visa oss den rätta vägen ut ur våra (svårigheter)!ʺ