Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.

وَلَا تَقْتُلُوا اَوْلَادَكُمْ خَشْيَةَ اِمْلَاقٍ نَحْنُ نَرْزُقُهُمْ وَاِيَّاكُمْ اِنَّ قَتْلَهُمْ كَانَ خِطْـًٔا كَبِيرًا

ve lā teḳtulū evlādekum ḣaşyete imlāḳin neHnu nerzuḳuhum ve iyyākum inne ḳatlehum kāne ḣiT'en kebīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَاve lā
2تَقْتُلُواteḳtulūق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmaköldürmeyin
3اَوْلَادَكُمْevlādekumو ل دdoğurmak, dünyaya getirmekçocuklarınızı
4خَشْيَةَḣaşyeteخ ش يKorkmak veya dehşete düşmek, saygı/hürmet/onur/huşu ile korkmak, ummak, bir şeyi bilmek, korkutmak veya korku/dehşet vermek, tedbirli veya temkinli olmak.korkusuyla
5اِمْلَاقٍimlāḳinم ل قBir kişiyi yüzmek, ayrıca birine karşı sevgi dolu ve şefkatli davranmak, hızlıca koşmak, yolculukta şiddetli olmak.fakirlik
6نَحْنُneHnubiz
7نَرْزُقُهُمْnerzuḳuhumر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.sizi de besliyoruz
8وَاِيَّاكُمْve iyyākumonları da
9اِنَّinneşüphesiz
10قَتْلَهُمْḳatlehumق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmakonları öldürmek
11كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
12خِطْـًٔاḣiT'enخ ط اYanlış yapmak, hata yapmak, ceza gerektiren bir günah/suç/itaatsizlik yapmak, kasıtlı veya kasıtsız bir hata/kusur işlemek, yanlış bir yol izlemek (kasıtlı veya değil), bir şeyin kaçırılmasına veya atlanmasına neden olmak, bir şeyi kaçırmak (veya isabet ettirememek), bir şeyden sapmak veya uzaklaşmak, ulaşılamaz olmak, birinin hata yapmasına neden olmak, yanlış bir hareket/hata/kusur gibi davranmak.günahtır
13كَبِيرًاkebīranك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.büyük

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Evlâdınızı, yoksulluk korkusuyla öldürmeyin; onları da biz rızıklandırırız, sizi de. Şüphe yok ki onları öldürmek, pek büyük bir suçtur.

Abdulkadir Gölpınarlı

Evlâdınızı, yoksulluk korkusuyla öldürmeyin; onları da biz rızıklandırırız, sizi de. Şüphe yok ki onları öldürmek, pek büyük bir suçtur.

Adem Uğur

Geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın. Biz, onların da sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir suçtur.

Ahmed Hulusi

Evlatlarınızı yoksulluk korkusu ile öldürmeyin. . . Biziz onların da sizin de yaşam gıdasını veren, biz! Onları katletmek muhakkak çok büyük suçtur!

Ahmet Tekin

Masrafların artacağı, yoksulluğa düşeceğiniz endişesiyle, yokluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onların da, sizin de rızkınızı, ekmeğinizi, aşınızı biz veriyoruz. Onları öldürmek büyük bir suç, büyük bir cinayettir.

Ahmet Varol

Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onlara da sizi de biz rızıklandırız. Şüphesiz onların öldürülmesi büyük bir suçtur.

Ali Bulaç

Yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin; onlara ve size biz rızık veririz. Şüphesiz, onları öldürmek büyük bir hata (suç ve günah)dır.

Ali Fikri Yavuz

Bir de fakirlik korkusu ile (Cahiliyyet devrinde olduğu gibi) çocuklarınızı öldürmeyin. Onlara da, size de rızkı biz veririz. Muhakkak ki onları öldürmek, çok büyük bir günah bulunuyor.

Ali Rıza Safa

Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Hem sizi hem de onları, yalnızca Biz geçindiriyoruz. Onları öldürmek, kesinlikle büyük bir suçtur.

Bayraktar Bayraklı

Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyiniz!Biz, sizi de, onları da rızıklandırıyoruz. Doğrusu onları öldürmek büyük günahtır.

Bekir Sadak

ocukarinizi yoksulluk korkusuyla oldurmeyin. Biz onlara da size de rizik veririz. Onlari oldurmek, suphesiz buyuk bir gunahtir.

Celal Yıldırım

Çocuklarınızı fakirlik endişe ve korkusuyla öldürmeyin. Biz onları da, sizi de rızıklandırıyoruz. Şüphesiz ki, onları öldürmek büyük bir suçtur.

Diyanet İşleri

Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.

Diyanet İşleri (eski)

Çocuklarınızı yoksulluk korkusuyla öldürmeyin. Biz onlara da size de rızık veririz. Onları öldürmek, şüphesiz büyük bir günahtır.

Diyanet Vakfi

Geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın. Biz, onların da sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir suçtur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bir de geçim korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, onlara da, size de rızkı biz veririz. Şüphesiz ki onları öldürmek, çok büyük bir suçtur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de züğürtlük korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin! Onlara da rızkı Biz veririz, size de... Onları öldürmek elbette büyük bir cinayettir.

Elmalılı Hamdi Yazır

bir de züğürtlük korkusiyle evladlarınızı öldürmeyin, onlara da rızkı biz veririz size de, elbette onları öldürmek büyük cinayet bulunuyor

Erhan Aktaş

Yoksulluk endişesi ile çocuklarınızı öldürmeyin. Onları ve sizi sadece Biz rızıklandırırız. Onların öldürülmesi büyük bir yanlıştır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yoksulluk endişesi ile çocuklarınızı öldürmeyin. Onları ve sizi sadece Biz rızıklandırırız. Onların öldürülmesi büyük bir yanlıştır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları ve sizi sadece Biz rızıklandırırız. Onların öldürülmesi büyük bir suçtur.

Fizilal-il Kuran

Yoksulluk kaygısıyla evlâtlarınızı öldürmeyiniz. Onların da sizin de rızkınızı veren biziz. Onları öldürmek ağır bir suçtur.

Gültekin Onan

Yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin; onlara ve size biz rızık veririz. Şüphesiz, onları öldürmek büyük bir hata (suç ve günah)dır.

Hamdi Döndüren

Geçim korkusuyla çocuklarınızın canına kıymayın. Biz, onların da sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek büyük bir günahtır.

Hasan Basri Çantay

Evladlarınızı fakirlik korkusuyla öldürmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Hakıykat, onları öldürmek büyük bir suçdur.

Hasib Asutay

Yoksulluk endişesiyle (kız) çocuklarınızı (diri diri toprağa gömerek) öldürmeyin. Onları da sizi de biz rızıklandırırız. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günâhtır.

Hayrat Neşriyat

Hem fakirlik korkusu ile çocuklarınızı öldürmeyin! Onları da sizi de biz rızıklandırırız. Şübhesiz onları öldürmek, büyük bir günahtır.

İbni Kesir

Çocuklarınızı açlık korkusuyla öldürmeyin. Onlara da size de Biz; rızık veririz. Muhakkak ki onları öldürmek, büyük bir günahtır.

Mehmet Okuyan

Geçim endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin! Biz onları da sizi de rızıklandırmaktayız. Şüphesiz ki onları öldürmek, büyük bir günahtır.

Muhammed Esed

Öyleyse artık, yoksulluk kaygısıyla çocuklarınızı öldürmeyin; onları da, sizi de doyuran/rızıklandıran Biziz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir suçtur.

Mustafa İslamoğlu

Şu halde, çocuklarınızı rızkınıza ortak olur endişesiyle öldürmeye kalkmayın! Onları da sizi de besleyecek olan Biziz: şüphesiz onları öldürmek büyük bir cürümdür.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve fakirlik korkusuyla evlâdınızı öldürmeyiniz, Biz onları merzûk ederiz, sizi de. Muhakkak ki, onları öldürmek büyük bir cinâyettir.

Ömer Öngüt

Geçim endişesi ile (fakirlik korkusuyla) çocuklarınızı öldürüp canına kıymayın. Biz onların da sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.

Suat Yıldırım

Fakirliğe düşme endişesi ile evlatlarınızı öldürmeyiniz! Onların da sizin de rızkınızı veren Biz’iz. Şüphesiz ki onları öldürmek büyük bir suçtur.

Süleyman Ateş

Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da sizi de biz besliyoruz. Onları öldürmek, büyük günahtır.

Süleymaniye Vakfı

Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin! Onlara da size de biz rızık veriyoruz. Onları öldürmek büyük bir suçtur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yoksulluk korkusuyla evladınızı öldürmeyin. Onların rızkını da sizin rızkınızıda biz veririz. Onları öldürmek büyük bir yanlıştır.

Şaban Piriş

Yoksulluk korkusu ile sakın çocuklarınızı öldürmeyin. Biz onları da rızıklandırırız sizi de. Onları öldürmek büyük günahtır.

Tefhim-ul Kuran

Yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin; onlara da, size de biz rızık veririz. Şüphe yok, onları öldürmek büyük bir hata (suç ve günah) dır.

Ümit Şimşek

Yoksulluk korkusuyla evlâdınızı öldürmeyin; onları da, sizi de rızıklandıran Biziz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da sizi de biz rızıklandırıyoruz. Kuşkusuz, onları öldürmek büyük bir günahtır.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Yoxsulluq qorxusundan uşaqlarınızı öldürməyin. Axı onların da, sizin də ruzinizi Biz veririk. Onları öldürmək, həqiqətən də, böyük günahdır.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr sollt eure Kinder aus Furcht vor Armut nicht töten. Wir versorgen sie und euch. Sie zu töten, ist eine schwere Sünde.

Almanca — Der Edle Quran

Und tötet nicht eure Kinder aus Furcht vor Verarmung; Wir versorgen sie und auch euch. Gewiß, sie zu töten ist ein großes Vergehen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und tötet eure Kinder nicht aus Furcht vor Armut; Wir sorgen für sie und für euch. Wahrlich, sie zu töten ist ein großer Fehler.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und tötet eure Kinder nicht aus Furcht vor Verarmung! WIR gewähren ihnen Rizq und euch. Gewiß, ihre Tötung ist eine schwere Verfehlung.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Do not kill your children for fear of want. We provide for them and for you. Indeed, killing them was a flagrant violation of Allah's system of faith and worship and a major sin.

Abdul Haleem

Do not kill your children for fear of poverty––We shall provide for them and for you––killing them is a great sin.

Abdullah Yusuf Ali

Kill not your children for fear of want: We shall provide sustenance for them as well as for you. Verily the killing of them is a great sin.

Abul A'la Maududi

(vii) Do not kill your children for fear of want. We will provide for them and for you. Surely killing them is a great sin.

Aisha Bewley

Do not kill your children out of fear of being poor. We will provide for them and you. Killing them is a terrible mistake.

Al-Hilali & Khan

And kill not your children for fear of poverty. We shall provide for them as well as for you. Surely, the killing of them is a great sin.

Ali Quli Qarai

Do not kill your children for the fear of penury: We will provide for them and for you. Killing them is indeed a great iniquity.

Amatul Rahman Omar

And do not kill your children for fear of want. It is We Who provide for them as well as for you. Indeed, the killing of them is a great sin.

Arthur John Arberry

And slay not your children for fear of poverty; We will provide for you and them; surely the slaying of them is a grievous sin.

Bijan Moeinian

You shall not kill your children in account of fear of poverty. I will provide for them (as well as for you.) Such killing is a great crime.

E. Henry Palmer

And slay not your children for fear of poverty; we will provide for them; beware! for to slay them is ever a great sin!

Edip-Layth

Do not kill your born children out of fear of poverty; We shall provide for you and them. The killing of them was a big mistake.

George Sale

Kill not your children for fear of being brought to want; We will provide for them and for you: Verily the killing them is a great sin.

Hamid S. Aziz

And slay not your children for fear of poverty; We will provide for them and for you. Beware! For to slay them is ever a Great Sin.

Mahmoud Ghali

And do not kill your children in apprehension of want; We provide for them and for you (too); surely the killing of them has been a great sinning.

Marmaduke Pickthall

Slay not your children, fearing a fall to poverty, We shall provide for them and for you. Lo! the slaying of them is great sin.

Mohamed Ahmed - Samira

Do not abandon your children out of fear of poverty. We will provide for them and for you. Killing them is certainly a great wrong.

Muhammad Asad

Hence, do not kill your children for fear of poverty: it is We who shall provide sustenance for them as well as for you. Verily, killing them is a great sin.

Mustafa Khattab

Do not kill your children for fear of poverty. We provide for them and for you. Surely killing them is a heinous sin.

Progressive Muslims

And do not kill your unborn children out of fear of poverty; We shall provide for you and them. The killing of them was a big mistake.

Sahih International

And do not kill your children for fear of poverty. We provide for them and for you. Indeed, their killing is ever a great sin.

Sam Gerrans

And kill not your children for fear of poverty — We will provide for them and for you; the killing of them is a great offence —

Shabbir Ahmed

Kill not your children (nor deprive them of good rearing) for fear of poverty. We it is Who provide for them as well as for you. (The Divine System will take responsibility of all your needs (9:111), (20:118)). Verily, killing them (or depriving them of proper education and training) is a grave offense.

Syed Vickar Ahamed

And do not kill your children because of the fear of poverty (or of want): We shall give livelihood to them and also to you. Surely, killing them is a terrible sin.

Taqi Usmani

Do not kill your children for fear of poverty. We provide sustenance to them and to you, too. Killing them is a great sin indeed.

The Monotheist Group

And do not kill your children out of concern of poverty; We shall provide for you and them. The killing of them was a big mistake.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ne tuez pas vos enfants par crainte de pauvreté; cʹest Nous qui attribuons leur subsistance, tout comme à vous. Les tuer, cʹest vraiment, un énorme péché.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji tirsa xizaniyê zarokên xwe nekujin, Em risqê wan û yê we jî didin. Bêguman kuştina wan sûcekî mezin e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En jullie mogen jullie kinderen niet doden uit vrees voor armoe. Wij voorzien in hun en jullie levensonderhoud. Hen doden is een grote zonde.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Doodt uwe kinderen niet uit vrees voor armoede; wij zullen voor hen en u zorgen: waarlijk, het is eene groote zonde hen te dooden.

Hollandaca — Siregar

En doodt jullie kinderen niet uit vrees voor armoede: Wij voorzien hun en jullie van levensonderhoud. Voorwaar, hen doden is een grote zonde.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не убивайте (о, люди) ваших детей из боязни обеднения: Мы пропитаем их и вас; поистине, убивать их [детей] – великий грех!

Rusça — Osmanov

Не убивайте своих детей, опасаясь бедности. Мы даем пропитание им и вам. Воистину, убивать детей - тяжкий грех.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Döda inte era barn av rädsla för fattigdom; Vi sörjer för dem och för er. Att döda (dem) är en svår synd.