Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.

اِنَّ رَبَّكَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَاءُ وَيَقْدِرُ اِنَّهُ كَانَ بِعِبَادِهِ خَبِيرًا بَصِيرًا

inne rabbeke yebsuTu r-rizḳa li men yeşā'u ve yeḳdiru innehu kāne bi ǐbādihi ḣabīran beSīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2رَبَّكَrabbekeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbin
3يَبْسُطُyebsuTuب س طYaymak, sermek, döşemek, genişletmek, uzatmak, açmak, neşelendirmek, ferahlatmak, sevindirmek, yayılmak, uzanmak, genişlemek, bollaşmak, açılmak, sevinmek, ferahlamak, mutlu olmakaçar (bol bol verir)
4الرِّزْقَr-rizḳaر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.rızkı
5لِمَنْli menkimseye
6يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
7وَيَقْدِرُve yeḳdiruق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmışve kısar
8اِنَّهُinnehuçünkü O
9كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
10بِعِبَادِهِbi ǐbādihiع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkullarını
11خَبِيرًاḣabīranخ ب رBilmek/sahip olmak, bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, bir şeyi iç veya gerçek durumuna göre bilmek, bilgilendirilmiş/tanıdık.bilir
12بَصِيرًاbeSīranب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıgörür

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok Rabbin, dilediğinin rızkını genişletir, daraltır, şüphe yok ki o, kullarından haberdardır, onları görür.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok Rabbin, dilediğinin rızkını genişletir, daraltır, şüphe yok ki o, kullarından haberdardır, onları görür.

Adem Uğur

Rabbin rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, (onları) çok iyi görür.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki Rabbin dilediğine, yaşam gıdasını (rızkı) genişletir veya daraltır! Muhakkak ki O kullarını Habiyr'dir, Basıyr'dir.

Ahmet Tekin

Rabbin, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kullarından bazılarının rızkını bollaştırır, bazılarına da ölçüyle, kısarak verir. Allah kullarının gizli-açık durumlarından haberdardır. Her şeyi bilir, görür.

Ahmet Varol

Şüphesiz Rabbin dilediğine rızkı yayar ve (dilediğine) daraltır. Gerçekten O kullarından haberdar olan, onları görendir.

Ali Bulaç

Şüphesiz senin Rabbin, rızkı dilediğine (genişletir) yayar ve daraltır. Gerçekten O, kullarından haberi olandır, görendir.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten senin Rabbin, dilediği kimse için, rızkı genişletir ve daraltır. Şüphe yok ki Allah, kullarının hallerinden haberdardır, her şeyi görendir.

Ali Rıza Safa

Aslında, Efendin, dilediğinin geçimini hem genişletir hem de daraltır. Kuşkusuz, O, kullarından Haberlidir; Görendir.

Bayraktar Bayraklı

Rabbin rızkı dilediğine bol verir; dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır. Onları çok iyi görür.

Bekir Sadak

Dogrusu senin Rabbin diledigi kimsenin rizkini genisletir ve bir olcuye gore verir. O kullarini goren ve haberdar olandir. *

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki Rabbin rızkı dilediğine genişletir, dilediğine de bir ölçüye göre daraltır. Çünkü O, kullarından elbette haberlidir ve onları mutlaka görür.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Rabbin rızkı dilediğine bol bol verir de kısar da. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, onları görmektedir.

Diyanet İşleri

Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.

Diyanet İşleri (eski)

Doğrusu senin Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. O kullarını gören ve haberdar olandır.

Diyanet Vakfi

Rabbin rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, (onları) çok iyi görür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Gerçekten senin Rabbin, kullarından dilediğinin rızkını genişletir ve dilediğini kısar. Şüphesiz ki Allah, kullarının durumlarından haberdardır, her şeyi görendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü Rabbin dilediğine rızkı bol verir, dilediğine kısar; zira O, kullarından haberdardır, herşeyi görendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü rabbın hem dilediğine rızkı basteder, hem de sıkar, çünkü o kullarına habir, basir bulunuyor

Erhan Aktaş

Rabb'in, dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. O, kullarından Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'in, dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. O, kullarından Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'in, dilediği kimsenin rızkını genişletir ve kısar. O, kullarından Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

Fizilal-il Kuran

Rabbin dilediğine geniş rızık verir ve dilediğinin rızkını kısıtlar. Hiç şüphesiz O, kullarını iyi görür, onların durumundan yakından haberdardır.

Gültekin Onan

Kuşkusuz senin rabbin, rızkı dilediğine genişletir / yayar veya daraltır / kısar / kısıtlar. Gerçekten O, kullarından haberi olandır, görendir.

Hamdi Döndüren

Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir, dilediği kimsenin rızkını da daraltır. Çünkü Allah, kullarının (işinden) haberdardır, (onları) görür.

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ki Rabbin kimi dilerse rızkını genişletir, daraltır. Çünkü O, kulları (nın her haali) nden gerçekden haberdardır, (her şey'i) hakkıyle görendir.

Hasib Asutay

Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı genişletir (dilediğine) daraltır. Şüphesiz O, kullarından haberi olandır, (onları) görendir.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki Rabbin, dilediğine rızkı genişletir ve (dilediğine de) daraltır. Muhakkak ki O, Habîr (kullarından hakkıyla haberdâr olan)dır, Basîr (onları hakkıyla gören)dir.

İbni Kesir

Muhakkak ki Rabbın; dilediğine rızkı genişletir ve daraltır. Muhakkak ki O; kulları için Habir'dir, Basir'dir.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Rabbin, rızkı dilediğine (layık olana) açarak (bol) da verebilir, kısarak (dar) da. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, (onları) görendir.

Muhammed Esed

Şüphesiz dilediğine rızkı bolca, dilediğine de ölçülü, idareli veren senin Rabbin'dir. Ve kullarının durumunu bütün açıklığıyla görerek haberdar olan da O'dur.

Mustafa İslamoğlu

Elbet senin Rabbin (hak edenin) rızkını bollaştırmayı, (hak etmeyenin) rızkını da kısmayı diler; çünkü O kullarının her durumundan haberdardır, her şeyi tarifsiz görmektedir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki, Rabbin dilediğine rızkı genişletir ve darlaştırır. Muhakkak ki o, kulları için ziyâdesiyle haberdar ve görücü bulunmaktadır.

Ömer Öngüt

Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bunu bir ölçüye göre verir. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, onları görmektedir.

Suat Yıldırım

Şu kesin ki, Rabbin dilediği kimsenin nasîbini bollaştırır, dilediğinin nasîbini daraltır. Çünkü Rabbin kullarının her halini bilip görmektedir.

Süleyman Ateş

Rabbin dilediğine rızkı açar (bol bol verir, dilediğine) kısar. Çünkü O, kulları(nın hali)ni bilir, görür.

Süleymaniye Vakfı

Rabbin, tercih ettiği kişi için rızkı genişletir de daraltır da. Şüphesiz o, kullarının durumundan haberdar olan ve onları görendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbin, doğru tercihte bulunan ve gerekli güce sahip olan için rızkı yayar. O, kullarının içini bilir ve her şeyi görür.

Şaban Piriş

Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. Şüphesiz o, kullarından haberdardır, onları görmektedir.

Tefhim-ul Kuran

Şüphesiz senin Rabbin, rızkı dilediğine (genişletir) yayar ve daraltır. Gerçekten O, kullarından haberi olandır, görendir.

Ümit Şimşek

Rabbin dilediğine rızkı bol verir, dilediğinden de kısar. Hiç şüphe yok ki O kullarından haberdardır ve onları görmektedir.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiç kuşkusuz Rabbin, dilediğine rızkı açar da kısar da. O, kullarını görüyor, onlardan haber alıyor.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən, Rəbbin istədiyinin ruzisini bol edər, istədiyininkini də azaldar. Şübhəsiz ki, O, Öz qullarını tanıyır və görür.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Həqiqətən, Rəbbin istədiyi şəxsin ruzisini artırar da, azaldar da. Doğrudan da, O Öz bəndələrinin halından xəbərdardır, (hər şeyi) görəndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dein Herr gibt dem einen mehr, dem anderen weniger, nach Seinem weisen Ermessen, so wie Er will. Er kennt Seine Diener bestens und ist ihnen gegenüber voller Nachsicht.

Almanca — Der Edle Quran

Gewiß, dein Herr gewährt die Versorgung großzügig, wem Er will, und bemißt auch. Gewiß, Er kennt und sieht Seine Diener wohl.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, dein Herr erweitert und beschränkt (dem), dem Er will, die Mittel zum Unterhalt; denn Er kennt und sieht Seine Diener wohl.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, dein HERR gewährt viel Rizq, wem ER will, und ER läßt es auch wenig sein. Gewiß, ER ist über Seine Diener allkundig, allsehend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, Allah, your Creator, gives livelihood generously and confers support gratuitously to whom He will and He also gives with restraint and by measure to whom He will. He has always been Khabirun (Omniscient) and Bassirun, (Omnipresent) whose constant vigilance is extended to all His creatures.

Abdul Haleem

Your Lord gives abundantly to whoever He will, and sparingly to whoever He will: He knows and observes His servants thoroughly.

Abdullah Yusuf Ali

Verily thy Lord doth provide sustenance in abundance for whom He pleaseth, and He provideth in a just measure. For He doth know and regard all His servants.

Abul A'la Maududi

Certainly Your Lord makes plentiful the provision of whomsoever He wills and straitens it for whomsoever He wills. He is well-aware and is fully observant of all that relates to His servants.

Aisha Bewley

Your Lord expands the provision of anyone He wills and restricts it. He is aware of and sees His slaves.

Al-Hilali & Khan

Truly, your Lord enlarges the provision for whom He wills and straitens (for whom He wills). Verily, He is Ever All-Knower, All-Seer of His slaves.

Ali Quli Qarai

Indeed your Lord expands the provision for whomever He wishes, and tightens it. Indeed He is well aware and percipient of His servants.

Amatul Rahman Omar

Surely, your Lord multiplies His provisions and means of livelihood for such of His people as He will and He measures it out (justly), for He is Well-Aware and Seeing of (the true needs of) His people inside out.

Arthur John Arberry

Surely thy Lord outspreads and straitens His provision unto whom He will; surely He is aware of and sees His servants.

Bijan Moeinian

Your Lord may increase or decrease the earnings of whoever He wills. He is fully aware of the condition of His servants and observes them closely.

E. Henry Palmer

Verily, thy Lord spreads out provision to whomsoever He will or He doles it out. Verily, He is ever well aware of and sees His servants.

Edip-Layth

Your Lord lays out openly the provision for whom He wishes, and He is able to do so. He is Ever-aware and Watcher to His servants.

George Sale

Verily thy Lord will enlarge the store of whom He pleaseth, and will be sparing unto whom He pleaseth; for He knoweth and regardeth his servants.

Hamid S. Aziz

Verily, your Lord spreads out provision to whomsoever He will or He restricts it. Verily, He is ever Knower and Seer of his servants.

Mahmoud Ghali

Surely your Lord outspreads the provision to whomever He decides and estimates (it); surely He has been Ever-Cognizant of (and) Ever-Beholding His bondmen.

Marmaduke Pickthall

Lo! thy Lord enlargeth the provision for whom He will, and straiteneth (it for whom He will). Lo, He was ever Knower, Seer of His slaves.

Mohamed Ahmed - Samira

Certainly your Lord provides with open hands whosoever He will, but according to capacity, for He knows and watches His creatures.

Muhammad Asad

Behold, thy Sustainer grants abundant sustenance, or gives it in scant measure, unto whomever He wills: verily, fully aware is He of [the needs of] His creatures, and sees them all.

Mustafa Khattab

Surely your Lord gives abundant or limited provisions to whoever He wills. He is certainly All-Aware, All-Seeing of His servants.

Progressive Muslims

Your Lord lays out openly the provision for whom He wishes, and He is able to do so. He is Expert and Watcher to His servants.

Sahih International

Indeed, your Lord extends provision for whom He wills and restricts [it]. Indeed He is ever, concerning His servants, Acquainted and Seeing.

Sam Gerrans

Thy Lord expands provision for whom He wills, and He straitens; He is of His servants aware and seeing.

Shabbir Ahmed

(Make decent effort to earn your provision. ) Your Lord has appointed Laws for affluence and poverty in societies. (In the Divine System every individual will get generous return for his toil (53:39)). Verily, He is fully Cognizant, Seer of His servants.

Syed Vickar Ahamed

Surely, your Lord gives plenty for livelihood to whom He pleases, but He gives in a right amount (to all). Verily, He knows and regards all His servants.

Taqi Usmani

Indeed, your Lord expands sustenance for whomsoever He wills, and constricts (for whomsoever He wills). Surely, He is All-Aware of His servants, All-Seeing.

The Monotheist Group

Your Lord lays out openly the provision for whom He wishes, and He is able to do so. He is Expert and Seer over His servants.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

En vérité ton Seigneur étend Ses dons largement à quʹIl veut ou les accorde avec parcimonie. Il est, sur Ses serviteurs, Parfaitement Connaisseur et Clairvoyant.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman Xwedayê te kê bivê risqê wî fireh dike û kê jî bivê risqê wî teng dike. Bêguman Xwedê bi (kirinên) bendeyên xwe hayedar û bîner e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

God voorziet ruimschoots in het levensonderhoud van wie Hij wil en ook met mate. Hij is over Zijn dienaren goed ingelicht en doorziet hen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, dan eens reikt God zijne gaven met volle handen uit aan degenen, die hem behagen, en dan weder is hij karig voor wie hem behaagt; want hij kent en ziet zijne dienaren.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, jouw Heer verruimt de voorziening voor wie Hij wil en Hij beperkt. Voorwaar, Hij is Alwetend, Alziend over Zijn dienaren.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Господь твой уширяет [увеличивает] удел, кому пожелает (из числа Своих рабов), и ограничивает (удел) (кому пожелает). Поистине, Он Своих рабов знает и (Он) видит (их)!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Din Herre ger den Han vill riklig och (den Han vill) knappare utkomst; Han är underrättad om Sina tjänares (behov) och förlorar dem inte ur sikte.