Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.

وَكَانُوا يَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا اٰمِنِينَ

ve kānū yenHitūne mine l-cibāli buyūten āminīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَكَانُواve kānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve
2يَنْحِتُونَyenHitūneن ح تKazımak, oymak, kazıyarak hazırlamak, kesmek, şekil vermek, parlamakyontuyorlardı
3مِنَmine
4الْجِبَالِl-cibāliج ب لDağ, çok miktarda toplamak, yaratılış, hamur yoğurmak, doğa, huy, mizaç, karakter, fıtrat, kalın ve sert olmak, cimri olmakdağlardan
5بُيُوتًاbuyūtenب ي تEv, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiirevler
6اٰمِنِينَāminīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamangüvenli

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve evlerini dağlarda oyarlar, emin bir halde yaşarlardı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve evlerini dağlarda oyarlar, emin bir halde yaşarlardı.

Adem Uğur

Onlar, dağlardan emniyet içinde kalacakları evler oyarlardı.

Ahmed Hulusi

Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Ahmet Tekin

Onlar dağların yamaçlarında keserek, yontarak, kendilerini cezadan kurtaracak emniyetli kaya damlar, evler yapıyorlardı.

Ahmet Varol

Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Ali Bulaç

Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Ali Fikri Yavuz

Dağlarda (kendilerini düşmanlardan, hırsızdan veya Allah’ın azabından kurtaracak) emniyetli zannettikleri evler yontup kuruyorlardı.

Ali Rıza Safa

Dağları yontarak, güvenli evler yapıyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, dağlardan emniyet içinde kalacakları evler oyarlardı.

Bekir Sadak

Daglarda, guven icinde olarak evler yontuyorlardi.

Celal Yıldırım

(82-83) Dağlarda evler yontarak güven içinde bulunuyorlardı; derken sabahladıklarında onları müthiş bir ses ve uğultu yakalayıverdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar, güvende olmak üzere dağları oyarak barınaklar yaparlardı.

Diyanet İşleri

Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.

Diyanet İşleri (eski)

Dağlarda, güven içinde olarak evler yontuyorlardı.

Diyanet Vakfi

Onlar, dağlardan emniyet içinde kalacakları evler oyarlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar, dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı

Erhan Aktaş

Güya dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Güya dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Güya dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Fizilal-il Kuran

Onlar dağları oyup güvenli köşkler yapıyorlardı.

Gültekin Onan

Dağlardan güvenli (aminiyn) evler yontuyorlardı.

Hamdi Döndüren

Onlar dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Hasan Basri Çantay

Onlar dağlardan emin, emin evler yontub oyarlardı.

Hasib Asutay

Onlar, dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Hayrat Neşriyat

Ve (kendilerini) güven içinde (zanneden) kimseler olarak dağlardan evler yontuyorlardı.

İbni Kesir

Onlar, dağlardan emin evler yontup oyarlardı.

Mehmet Okuyan

Onlar, dağlardan güven içinde kalacakları evler oyarlardı.

Muhammed Esed

güya, dağları yontarak kendilerine güvenli konutlar yapıyorlardı:

Mustafa İslamoğlu

Hesapta onlar dağları oyarak kendilerine güvenli evler inşa ediyorlardı;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlar emniyet içinde olarak dağlardan evler yontar olmuşlardı.

Ömer Öngüt

Onlar emniyet içinde kalacakları dağlardan evler oyarlardı.

Suat Yıldırım

Dağlarda evler yontarak güven içinde bulunuyorlardı.

Süleyman Ateş

Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Süleymaniye Vakfı

Güvende olsunlar diye dağlardan evler oyuyorlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dağları yontar, güven duydukları evler haline getirirlerdi.

Şaban Piriş

Onlar, dağları oyarak güvenli evler yapıyorlardı.

Tefhim-ul Kuran

Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

Ümit Şimşek

Onlar dağlardan güvenli evler yontarlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Dağlardan güvenli güvenli evler yontuyorlardı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar təhlükəsizlikdə qalmaq üçün dağlarda evlər yonurdular.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar (Allahın əzabından) salamat qurtarmaq üçün dağları yonub (özlərinə) evlər qurudular.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie meißelten sich in den Bergen sichere Wohnstätten.

Almanca — Der Edle Quran

Und sie hauten aus den Bergen Häuser aus, im Trachten nach Sicherheit.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie pflegten sich Wohnungen zur Sicherheit in die Berge einzu hauen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie pflegten in die Felsenberge Wohnstätten zu meißeln, in voller Sicherheit.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And they were carving the mountains into homes wherein they made abode and enjoyed safety and security.

Abdul Haleem

They carved out dwellings in the mountains, and lived in security-

Abdullah Yusuf Ali

Out of the mountains did they hew (their) edifices, (feeling themselves) secure.

Abul A'la Maududi

They used to hew out houses from the mountains and lived in security.

Aisha Bewley

They carved out houses from the mountains, feeling safe,

Al-Hilali & Khan

And they used to hew out dwellings from the mountains (feeling themselves) secure.

Ali Quli Qarai

They used to hew out dwellings from mountains feeling secure.

Amatul Rahman Omar

And they (in search of a life of peace and security, ) used to hew some parts of the mountains into houses feeling secure (therein).

Arthur John Arberry

They were hewing the mountains into houses, therein dwelling securely;

Bijan Moeinian

They used to carve secure houses inside the mountains.

E. Henry Palmer

And they did hew them in the mountain houses to dwell in in safety.

Edip-Layth

They used to sculpt from the mountains dwellings that were secure.

George Sale

And they hewed houses out of mountains, to secure themselves.

Hamid S. Aziz

And they used to hew out dwellings from the mountain to dwell in safety.

Mahmoud Ghali

And they used to hew the mountains into homes, (therein dwelling) securely.

Marmaduke Pickthall

And they used to hew out dwellings from the hills, (wherein they dwelt) secure.

Mohamed Ahmed - Samira

They used to hew dwellings in the mountains to live in security.

Muhammad Asad

notwithstanding that they had been wont [to enjoy Our blessings and] to hew out dwellings from the mountains, [wherein they could live] in security

Mustafa Khattab

They carved their homes in the mountains, feeling secure.

Progressive Muslims

And they used to sculpt from the mountains dwellings that were secure.

Sahih International

And they used to carve from the mountains, houses, feeling secure.

Sam Gerrans

And they hewed houses from the mountains, feeling secure.

Shabbir Ahmed

Even as they (with power given by Us) used to carve homes in the mountains for security.

Syed Vickar Ahamed

And they cut out large houses out of the mountains, (trying to become safe and) secure.

Taqi Usmani

They used to hew out houses from the hills peacefully.

The Monotheist Group

Andthey used to carve from the mountains homes, to be secure.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils taillaient des maisons dans les montagnes, vivant en sécurité.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wan ji bo xwe ji çiyan malên ewle dikolan û çêdikirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij hadden in de bergen veilige huizen uitgehouwen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij hieuwen huizen in de bergen uit om zich te beveiligen.

Hollandaca — Siregar

En zij hieuwen de rotsen uit tot veilige woningen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И высекали они [самудяне] в горах дома (и жили они в них) (будучи) в безопасности.

Rusça — Osmanov

Они высекали в горах недоступные жилища.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De högg ut bostäder åt sig ur klippan och bodde där i trygghet.