(61-62) Elçiler (melekler) Lut'un ailesine gelince, Lut onlara, "Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
فَلَمَّا جَاءَ اٰلَ لُوطٍ الْمُرْسَلُونَ قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ
fe lemmā cā'e āle lūTin l-murselūne / ḳāle innekum ḳavmun munkerūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
O, siz dedi tanınmamış kimselersiniz.
Abdulkadir Gölpınarlı
O, siz dedi tanınmamış kimselersiniz.
Adem Uğur
Lût onlara: "Hakikaten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
Ahmed Hulusi
(Lut) dedi ki: "Muhakkak ki siz yadırganacak birilerisiniz!"
Ahmet Tekin
Onlara: 'Siz, kimse tarafından tanınmayan ürküntü veren kimselersiniz' dedi.
Ahmet Varol
(Lut): 'Siz tanınmayan bir topluluksunuz' dedi.
Ali Bulaç
(Lut) Dedi ki: "Sizler gerçekten tanınmamış bir topluluksunuz."
Ali Fikri Yavuz
Lût dedi ki: “- Doğrusu siz ürkülecek bir kavimsiniz
Ali Rıza Safa
"Aslında, siz yabancısınız!" dedi.
Bayraktar Bayraklı
Lut onlara, "Hakikaten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
Bekir Sadak
(61-62) Elciler Lut'un ailesine gelince, Lut: «Dogrusu siz taninmayan kimselersiniz» dedi.
Celal Yıldırım
Lût, onlara : «Elbette (yabancısınız) tanınan bir topluluk değilsiniz,» dedi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(61-62) Elçiler Lût ailesine geldiklerinde Lût onlara, “Bilinmedik tanınmadık kimselersiniz” dedi.
Diyanet İşleri
(61-62) Elçiler (melekler) Lut'un ailesine gelince, Lut onlara, "Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
Diyanet İşleri (eski)
(61-62) Elçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: 'Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz' dedi.
Diyanet Vakfi
(61-62) Elçiler Lût âilesine gelince, Lût onlara: «Hakikaten siz tanınmayan kimselersiniz» dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Lût dedi ki: «Doğrusu siz ürkülecek bir kavimsiniz.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Lut: "Siz, gerçekten ürkülecek bir topluluksunuz." dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Siz, dedi: cidden ürkülecek bir kavmsiniz
Erhan Aktaş
Lut: "Doğrusu çekinilecek kimselersiniz." dedi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Lut: "Doğrusu çekinilecek kimselersiniz." dedi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Lut: "Doğrusu çekinilecek kimselersiniz." dedi.
Fizilal-il Kuran
Lût; «Siz benim tanımadığım kimselersiniz» dedi.
Gültekin Onan
(Lut) Dedi ki: "Sizler gerçekten münker bir kavimsiniz."
Hamdi Döndüren
Lut, “Siz, (buralarda) tanınmamış kimselersiniz!” dedi.
Hasan Basri Çantay
(Lut) dedi ki: "Herhalde siz tanınmamış bir zümresiniz".
Hasib Asutay
(Lut onlara) 'Siz tanınmayan kimselersiniz' dedi.
Hayrat Neşriyat
(61-62) Nihâyet elçiler Lût âilesine geldiğinde, (Lût onlara:) 'Doğrusu siz (buralarda pek) tanınmamış bir topluluksunuz' dedi.
İbni Kesir
Lut: Doğrusu siz, tanınmamış kimselersiniz, dedi.
Mehmet Okuyan
(Melek) elçiler Lut’un ailesine gelince (Lut) onlara “Şüphesiz ki siz tanınmayan kişilersiniz!” demişti.
Muhammed Esed
(Lut onlara): "Doğrusu, siz (burada) tanınmayan kimselersiniz!" dedi.
Mustafa İslamoğlu
o dedi ki; "Bakın, siz tanınmayan garip kimselersiniz!"
Ömer Nasuhi Bilmen
(Lut aleyhisselâm) Dedi ki: «Muhakkak siz, meçhul bir tâifesiniz.»
Ömer Öngüt
Lut onlara: “Doğrusu siz tanınmamış kimselersiniz. ” dedi.
Suat Yıldırım
(61-62) Elçiler Lut’un evine gelince O: "Doğrusu, siz ürkülecek kimselersiniz." dedi.
Süleyman Ateş
(Lut): "Siz hiç tanınmamış kimselersiniz!" dedi.
Süleymaniye Vakfı
Lut (onlara): "Sizler buralarda tanınmayan kimselersiniz!" dedi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Lut dedi ki "Sizler tanınmamış bir topluluksunuz."
Şaban Piriş
-Siz, tanınmayan kimselersiniz, dedi Lut.
Tefhim-ul Kuran
(Lut) Dedi ki: «Sizler gerçekten tanınmamış bir topluluksunuz.»
Ümit Şimşek
Lût 'Siz yabancı kimselersiniz' dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Lut: "Siz tanınmayan kimlersiniz." dedi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
o dedi: “Siz yad adamlarsınız!”
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Lut) dedi: ″Siz yad adamlarsınız (mən sizi tanımıram)!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
sagte er: ʺIhr seid verdächtige Leute.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
sagte er: ʺIhr seid ja fremde Leute.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
da sprach er: ʺWahrlich, ihr seid (uns) unbekannte Leute.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
sagte er: ʺIhr seid ziemlich unbekannte Leute.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
He said to them: "You are strangers who are foreign to me. "
Abdul Haleem
he said, ‘You are strangers.’
Abdullah Yusuf Ali
He said: "Ye appear to be uncommon folk."
Abul A'la Maududi
he said: "Surely you are an unknown folk."
Aisha Bewley
he said, ‘You are people we do not know. ’
Al-Hilali & Khan
He said: "Verily! You are people unknown to me."
Ali Quli Qarai
he said, ‘You are indeed strangers [to me]. ’
Amatul Rahman Omar
(Lot) said, `Surely, you are an unknown people, I apprehend evil from you (because of your coming). '
Arthur John Arberry
he said, 'Surely you are a people unknown to me!'
Bijan Moeinian
Lot welcomed them and said: "You look stranger to me. "
E. Henry Palmer
he said, 'Verily, ye are a people whom I recognise not. '
Edip-Layth
He said, "You are a people unknown to me."
George Sale
he said unto them, verily ye are people who are unknown to me.
Hamid S. Aziz
He said, "Verily, you are a people whom I recognize not (or of uncommon appearance). "
Mahmoud Ghali
He said, "Surely you are a people unrecognized (by me). "
Marmaduke Pickthall
He said: Lo! ye are folk unknown (to me).
Mohamed Ahmed - Samira
He said: "You are people I do not know. "
Muhammad Asad
he said: "Behold, you are people unknown [here]!"
Mustafa Khattab
he said, "You must be strangers!"
Progressive Muslims
He said: "You are a people unknown to me. "
Sahih International
He said, "Indeed, you are people unknown. "
Sam Gerrans
He said: “You are people unknown.”
Shabbir Ahmed
He said, "Behold, you are people unknown. "
Syed Vickar Ahamed
He said: "You seem to be unknown (unusual) people. "
Taqi Usmani
he said, "You are an unfamiliar people."
The Monotheist Group
He said: "You are an unknown people."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
celui-ci dit: ʺVous êtes (pour moi) des gens inconnusʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Lût ji wan re) Got: Bi rastî hûn civateke nenas in.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
zei hij: ʺJullie zijn onbekende mensen.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zeide hij tot hen: Waarlijk, gij zijt een volk, dat mij onbekend is.
Hollandaca — Siregar
Hij (Loeth) zei: ʺJullie zijn een onbekend volk.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
сказал он: «Поистине, вы – незнакомые (мне) люди».
Rusça — Osmanov
он сказал: ʺВоистину, вы [люди] незнакомыеʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
sade han: ʺJag känner er inte.ʺ